adscode

Demokratik Eğitim, Okul ve Üniversite İçin, Seçim Talepleri Bildirgesi!

alaaddindincer@egitimajansi.com

Türkiye yeni bir erken ya da bazı siyasetçilerin tanımladığı haliyle “baskın” seçimle karşı karşıya, baskın ya da erken adına her ne denirse densin halk 24 Haziranda geleceğini yeniden oylayacak.15 yıldır iktidarda olan AKP’nin başarısızlıklar listesinin ilk sırasında eğitim yer alıyor. O nedenle eğitim alanı ile ilgili topluma verilecek mesajların ve oluşturulacak politikaların çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda metinde maddeler halinde sıraladığımız sorunlar ve bu sorunlarla ilgili ortaya koyduğumuz çözümlere ilişkin program, plan ve yatırımların 2 yıl içinde gerçekleştirilmesi durumunda demokratik eğitim ve okul, nitelikli ve demokratik yurttaş, demokratik toplum ve ülke olma yolunda büyük ilerlemeler kaydedeceğimizi belirtmek isterim. 

Aşağıda yer alan diğer söz konusu eğitim ve bilim politikalarının neler olabileceğine dair söylenebileceklerin sıralamasını, var olan sorunlar ile birlikte çözüm önerilerini ve taleplerimizi barındıran bu bildirgenin siyasete eğitim ve bilim alanında ufuk açıcı perspektif oluşturma anlamında önemli katkılar sunacağını düşünüyorum.  

Sorunlar, çözümler ve talepler; 

Öncelikli ve temel talep olarak eğitim ve bilim emekçilerinin siyaset yapma haklarını güvence altına alacak yasal değişiklikler ilk 6 aylık süre içerisinde yapılarak yürürlüğe girmesi sağlanmalıdır. 

Mevcut 444’Lük Sistem 5 Yılda Çöktü Değişmesi Gerekir

Eğitimin öncelikli sorunu bugün uygulanmakta olan 4+4+4’lük sistemdir.4 yıllık temel eğitim süresi çocuklara yetmemektedir. Bu nedenle 4+4+4’lük okul sistemi temel eğitim aşaması okul öncesi dönem hariç 6 yıl üzerine 3 yıl ortaokul ve 3 yıl lise olacak şekilde mutlaka yeniden düzenlenmelidir. Öğrencileri ortaokul 6 ncı sınıftan itibaren öğrenci yönlendirme sistemi ile çocuklarımızın ilgi ve yetenekleri doğrultusunda, etkin bir ölçme değerlendirme sistemi yardımı ile öğrencinin istediği lise türüne yönlendirilmesi ve geçişi sağlanmalıdır. 

Eğitime Daha Fazla Bütçe Ayrılmalıdır

MEB yatırım bütçesini (8,36) %18’e çıkarılmalı, eğitime ayrılan kaynağın AB ülkeleri seviyesine çıkarılması sağlanmalıdır. Kamu eğitim harcamalarının GSYH içindeki payını (% 3,54), UNESCO'nun önerdiği oranı (% 6) esas alınarak arttırılmalıdır.

Tüm eğitim-öğretim kademesinde yer alan okullarda “katılımcı bütçe” yöntemi üzerinden okul bütçeleri oluşturulmalı. Merkezi bütçeden ihtiyacı kadar her okula ödenek aktarılmalıdır. 

Köy Okulları Yeniden Eğitim Hayatına Kazandırılmalıdır.

Kapatılan köy okullarının koşulları uyanlar ile öğrenci sayıları yeterli olanların tamamı yeniden açılmalı, bu köylerdeki taşımalı eğitim uygulaması sona erdirilmelidir. Öğrenci sayısı yeterli olan köylerdeki okullar erken çocukluk eğitimi veren kurumlar olarak açılmalıdır.

Tüm ihtiyaç sahibi öğrencilerimize yetecek kadar yurt yapılmalıdır. 

Eğitime erişim ve okullaşma. 

Özellikle erken çocukluk ve okulöncesi eğitimde okullaşma oranları hala hedeflerin çok gerisindedir. Erken çocukluk ve okul öncesi eğitimde hedeflerin tutturulmamasının en büyük nedeni bu eğitim aşamasının paralı olmasıdır. Okulöncesi dönem erken çocukluk eğitimi (0-3 yaş) ve okulöncesi eğitim (4-5-6 yaş) olacak şekilde planlanmalı, merkezi hükümetin ya da yerel yönetimlerin sorumluluğunda ve parasız olmalıdır.

Devlet okulları paralı, velilerin eğitim maliyetleri yüksektir

Okulların parasız olmasını sağlamak, yoksul velilerin eğitim maliyetlerini düşürmek için okula bütçe, yoksul öğrenciye eğitime hazırlık ödeneği verilmelidir. Okul bütçesi yıllık öğrenci maliyetleri üzerinden hesaplanmalı, okullara ödenek olarak aktarılmalıdır. Öğrenci ödeneği ise yoksulluk sınırının altında gelire sahip bütün ailelerin çocuklarına verilmelidir. Bu rakam okulöncesi için 400,ilkokul için 600,ortaokul için 800,lise için 1000 TL olmalıdır. Yoksul öğrencilerimizin annelerine okulların açık olduğu aylarda 300 TL eğitim desteği verilmelidir.

Okulların büyük bir bölümünde kütüphane ve spor salonu bulunmamaktadır.

Eğitim ve öğrenme süreçleri sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri ile bir bütündür. Bu etkinliklerin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için kütüphane ve spor salonlarının tam teşekküllü ve her türlü alt yapısı ile faaliyet yürütecek olanaklara kavuşturulması gerekmektedir. Her okula bir kütüphane ve spor salonu önümüzdeki 2 yılda tamamlanarak çocukların hizmetine sunulmalıdır.  

Halen on binlerce okulda ikili eğitim yapılmaktadır.

İkili eğitim yapılan okulların tamamında 2019 yılı sonuna kadar tam gün eğitime geçilmelidir. İkili eğitim sorunu 2 yılın sonunda eğitim sisteminin bir sorunu olmaktan çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kademelerinde okul ve derslik sayısını ihtiyaç doğrultusunda tamamlanarak bütün derslikleri en fazla 24 öğrencili olması sağlanmalıdır. 

Tam gün eğitim yapan okullarda beslenme ortamları sağlıksız, yemekler paralı ve yetersizdir.

Tam gün eğitime geçilen okullarda öğlen yemekleri verilmektedir. Taşımalı okulların dışında kalan okulların büyük bölümünde yemekler paralıdır. Yemek yeme alanları sağlıksızdır. Yemekler günlük kalori üzerinden hazırlanmalı, sağlıklı ortamlarda ve hijyen koşullarında parasız olarak çocuklara sunulması sağlanmalıdır.

Yönetimlerin oluşumu anti demokratik atamaya dayalı, erkek egemen bir yapıdadır.

Eğitim yönetimleri katılımcı demokrasi esas alınarak demokratik seçimler yapılarak bileşenler tarafından belirlenmeli, seçimlerin cinsiyet eşitliği temelinde yapılmasının yasal alt yapısı oluşturulmalıdır.

Müfredatın içeriği ve niteliği sorunludur. Sistemin amacı çocukları sınavlarda yarıştırmaya odaklanmıştır.

Mevcut müfredat çocukların özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerine nitelikli yurttaşlar olmalarının önünde engel oluşturmaktadır. Müfredat, çocuklar arasında bireysel rekabeti kışkırtmakta büyük bir yarışa dönüştürmektedir. Müfredat, kolektif aklın olguları ve gerekleri ile evrensel bilim ve demokratik esaslar üzerinden yeniden hazırlanmalıdır. Sınavlar araç olmaktan çıkmış tamamen sistemin amacı haline getirilmiştir. Ortaöğretime ve yükseköğretime geçişin sınavsız olması için hazırlanacak çözüm modelleri tartışmaya açılmalı,  3 yıl içerisinde sınavsız geçişin gerçekleştirilmesi amaçlanmalıdır. Eğitim sistemini yeniden inşası “Yüksek Yetenek İnşasına” dayalı, modern dünyanın öngördüğü çağdaş, bilimsel esaslara ve laik eğitim ilkelerine göre, çocukların ve gençlerin üstün yararını önceleyerek gerçekleştirilmelidir. Özcesi müfredat demokratik değerlere, bilgi toplumuna ve cinsiyet eşitliğine göre yeniden hazırlanmalıdır.

Depremlerden kamu binaları içinde en çok okullar etkilenmektedir, okullar depremlere karşı dayanıksızdır.

Okulların yüzde 70’i 1 ve 2. Deprem bölgelerinde yer alan yerleşim alanlarında bulunmaktadır. Depremlerde ise okullar en çok hasar gören, yıkılan kamu binalarındandır. Deprem bölgelerindeki okulların depreme dayanıksız olanları saptanmalı, bir plan dahilinde yıkılarak yeniden inşası gerçekleştirilmelidir.

Eğitimde Saydam Bir Yapı Kurulmalıdır

Sınavlar başta olmak üzere MEB'i, veli ve öğrencileri mağdur etmeyen, daha saydam ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır.

MEB'in ihale, yatırım ve okul harcamalarının internet üzerinden izlenebilmesi sağlanmalıdır.

Birleştirilmiş sınıf uygulamasına son vereceğiz.

Tüm özel eğitime gereksinim duyan gruplara uygun olarak asansör, rampa, tuvalet gibi gerekli altyapı düzenlemelerini içeren okulları inşa edeceğiz. Tüm özel eğitime gereksinim duyan çocuklarımızı okullarla buluşturacağız.  

Eğitimde Cinsiyet Eşitliğini Sağlanmalıdır

Karma eğitim sistemine aykırı uygulamalardan vaz geçilmeli, bu modeli tartışmaya açma girişimlerinden uzak durulmalıdır.

Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerle ilgili gerekli tedbirleri alınmalı, çocuklarını okula göndermeleri için gereken teşvikler uygulanmalıdır...

Çocuklarımız Tam Donanımlı Okullara Kavuşturulmalıdır.

Tüm okullarımızda kütüphane, fen laboratuvarı, resim ve müzik atölyeleri, spor salonu ve yeşil oyun alanı oluşturmak için gerekli altyapıyı kuracağız.  

Bütün okullarda tam gün eğitime geçildikten sonra okullarda öğleye kadar zorunlu akademik derslerin okutulduğu ve öğleden sonra sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin gerçekleştirildiği bir modele geçilmelidir.  Okullarımızın tamamında sportif, sanatsal ve kültürel etkinliklere daha fazla yer veren bir program uygulanmalıdır.

Okulların internet altyapıları ve bilgisayar odaları güçlendirilmelidir.

Okullar Öğrenciler İçin Güvenli Ortamlar Haline Getirilmelidir

Okullarda yaşanan yaralanmalara ve kazalara karşı tüm okullarda yeterli sağlık güvenliği tedbirleri alınmalıdır. 

Okullarda ve okulların yakın çevresinde öğrencilerin ve eğitimcilerin güvenliğinin sağlanarak, bu yaşam alanları şiddetten arındırılması “güvenli okul” için gereklidir. 

Okullarda rehberlik ve sosyal hizmet servislerinin tam teşekküllü ve verimli çalışması, olmayan okullarda kurulmasını sağlayacak önlemler hayata geçirilmelidir. Yoksul, dışlanmış, kötü muameleye maruz kalmış, madde kullanan gençler için bu alanda eğitim almış sosyal hizmet uzmanları görevlendirilmelidir.

Yabancı dil derslerinin ders saatleri ve ortalamaya etkisi arttırılarak her öğrencinin en az bir yabancı dili bilerek mezun olması sağlanmalıdır.

Seçmeli Dersler Öğrencilerin Tercihi Olacak

Seçmeli derslerin öğrenciler tarafından sadece rehberlik servislerinin desteği ile seçilmesini sağlanmalı, seçmeli dersler için yeterli sayı ve nitelikte öğretmen bulundurulmalıdır. 

Öğretmen yetiştirme sistemi ve istihdamı sorunludur. Halen Çalışan Öğretmenlerin Sorunları Bulunmaktadır.

Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden ele alınmalı, yapılandırılmalı ve ihtiyaç bulunan bütün alanlardaki öğretmen açıkları kapatılmalıdır. İşsiz öğretmenlerin kendi alanlarında bir iş yapmak ve seçenek olmak üzere(Psikolojik rehberlik ve danışmanlık) kamu ve özel her 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde(işyeri öğretmenliği) istihdam edilmeleri olanaklı hale getirilmelidir. Anadolu Öğretmen Liselerini güçlendiren politikaları uygulamaya konulmalıdır  

Öğretmen alımlarında sözlü sınavı kaldırılmalıdır. 

Öğretmen meslek eğitimleri yaygınlaştırılıp, öğretmenin iş verimliliğini ölçmek ve gelişimini sağlamak için, öğretmeni rencide eden “Öğretmen Performans Sistemi” yerine daha adil, bilimsel ve okul huzurunu ve iş barışını bozmayan, öğretmenler arası dayanışmayı esas alan bir değerlendirme sistemi oluşturulmalıdır.  

Eğitim emekçilerinin özgür toplu sözleşme haklarını güvence altına alacak TİS’li ve Grevli sendika hakları tanınmalıdır. Bu süreç gerçekleşene kadar, öğretmen maaşları ilk 6 ay için %20, ikinci altı ay için %20 oranında arttırılmalıdır. Öğretmenlere 3600 ek gösterge imkânı sağlanmalıdır. Ayrıca eğitim-öğretim tazminatlarında iyileştirme sağlanmalıdır. Eğitim öğretime hazırlık ödeneği 1500 TL çıkarılmalı, tüm eğitim emekçilerine verilmelidir.

Öğretmenlerin aile bütünlüğünü her koşulda korunması sağlanmalıdır.

Okulların açık olduğu günlerde toplu taşıma araçların tüm eğitim emekçileri için ücretsiz olmalıdır.

.Özel ihtiyaçlara sahip öğrencilerin eğitimini üstlenen öğretmenlerin yeterli pedagojik donanıma sahip olmalarını sağlanmalıdır.

Öğretmen ve yöneticilerin üyesi olduğu sendikaya göre hukuksuz yargılanmaları, açığa alınmaları ve sürgün edilmelerine son verilmelidir. Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç edilmiş bütün eğitim emekçileri görevlerine iade edilmeli, geçmişe dönük bütün hakları ödenmelidir.  

Öğretmen Nitelik ve Yeterliliğinin Arttırılması

Mesleki gelişim seminerleri güncel gereksinimlere uygun, yeni bir model içerisinde yeniden düzenlenmelidir.

Öğretmenlere yurtiçi ve yurtdışındaki eğitimleri için izin ve burs imkânı sağlanmalıdır.

“Mesleki Öğrenme Grupları” kurulmalı. Bu gruplar ile öğretmenlerin verimliliği, etkililiği ve değişimlere uyum sağlama yeteneklerini geliştirmek için başka okullarla iletişim kurmalarını sağlayacak yeni bir model hayata geçirilmelidir.

Bu iktidar döneminde yerle bir edilen teftiş sistemi yeniden düzenlenerek ve tanımlanarak, yandaşlık sistemine son verilmelidir.

Mesleki Ortaöğretim

-Temel eğitim sonrası öğrencilerin yetenek, eğilim ve becerilerini ortaya çıkararak onları en uygun mesleki eğitim programlarına yönlendirilmelidir. Bir öğreti programından bir başka öğretim programına geçişi esnek ve mümkün kılacak bir düzenleme gerçekleştirilmelidir.

-Meslek öğretimi çalışma yaşamıyla eşgüdümlü şekilde geliştirilmelidir.

-Organize Sanayi Bölgelerine sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda iş garantili yatılı Mesleki ve Teknik Liseleri yaygınlaştırılmalı, meslek liselerinde yapılan staj süreleri emekliliğe sayılmalıdır.

-Meslek okullarında yetişkinlere yönelik diploma ve kısa süreli sertifika programları ile mesleki kursların verilmesini sağlayacak uygulamalara geçilmelidir.

Lisans Programlarına Geçiş

Üniversitelerin herhangi bir lisans programına geçiş için ortaöğretim başarı puanı ve lise bitirme sınavı notunun yüzde 50’si ile üniversite sınavından alınan puanın sonucunun yüzde 50’sinin ortalamasını esas alan bir modele geçilmelidir. 

Diğer Talepler, 

*Anadili Türkçe olmayan çocukların yaşadığı anadili eğitimi sorunları çeşitli ülke örnekleri incelenip, çocuk hakları sözleşmelerinin öngördüğü ilkeler çerçevesinde çözümüne dair somut adımlar atılmalıdır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır.  

*İki yılda okullaşma oranları bütün okul düzeylerinde % 100’e çıkarılmalı, okul terkleri önlenmeli devamsızlık sorununu çözülmelidir.

*Mevsimlik çalışan ailelerin çocuklarının, “Gezici Okul Modeli” ile eğitim ve öğretimden geri kalmalarını engellenmelidir.

*Okulların açık olduğu tarihlerde toplu taşıma araçları tüm öğrenciler için ücretsiz yapılmalıdır.

*Temizlik, ısınma, yemekhane, kantin, spor salonu, tuvalet, dış bahçe, yeşil alan vb başta olmak üzere tüm okul koşulları iyileştirilmelidir. Ayrıca, okullar ve bölgeler arasındaki nicelik ve nitelik farkını en aza indirilmeli, okulların olanakları eşitlenmelidir. 

*Öğrencilerin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri amacıyla tam gün eğitim yapan okullarda su ve öğle yemekleri ücretsiz olarak karşılanmalıdır.

*Eğitimin tüm bileşenlerinin ve sivil örgütlerin görüşlerine önem verilmeli, eğitim politikaları, eğitimin tüm bileşenleri, eğitim sendikaları ve STK’larla birlikte katılımcı ve demokratik bir modele göre oluşturulmalıdır. 

Yükseköğretim Sistemine Yönelik Talepler

YÖK kaldırılmalı, yükseköğrenime verdiği tüm zararlar onarılmalıdır.

YÖK yerine üniversitelerin idari, bilimsel ve mali özerkliklerini gözeten, eşgüdümü sağlayan ve yükseköğretim planlaması yapan yeni bir üst kurul kurulmalıdır.

Üniversiteler üzerindeki merkeziyetçi yapı kaldırılmalı; siyasi otoritenin üniversitelerin özerkliğine müdahale etmesi engellenmelidir. 

Üniversiteler içerisinde çalışma barışını sağlanmalı. Üniversiteler özgürlük arayışının, bilimsel çalışma ve tartışmaların merkezi haline getirilmelidir. Ülkemizin ihtiyaçlarına göre üniversite, fakülte ve bölümleri yeniden planlanmalı ve yapılandırılmalıdır.

Katılımcı üniversite yönetimleri oluşturulmalı, üniversitelerin mali ve idari özerkliği sağlanmalıdır.   

Üniversitelerin bütçe payı iki katına (yüzde 3,63’ten, yüzde 7’ye) çıkarılmalıdır.

Demokratik değerlere, hümanizme, aydınlanmaya ve çoğulcu ilkelere dayanan bir üniversite modeli kurulmalıdır.

Üniversitelerin uluslararası akreditasyon çalışmalarını izleyip yürütecek bir kurum oluşturulmalıdır.

Üniversite rektörlerinin ve dekanların üniversite bileşenlerinin temsil sayıları ile orantılı katılımla seçilmesi sağlanmalıdır.  Öğrenci Konseyleri her düzeyde üniversite kurullarına katılmalıdır.

Bilimsel Araştırmalar

Üniversitelerde bilimsel araştırmalara ve Ar-Ge çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılmalı,  araştırmacı akademisyenler teşvik edilmelidir.

Nitelikli öğretim elemanları mesleğe kazandırılmalı, en iyi koşullarda yetişmeleri sağlanmalıdır.

Türkiye'nin yükseköğrenim ve AR-Ge gereksinimlerine yanıt verecek yurtiçi ve yurtdışı programlardan mezun on binlerce doktoralı eleman yükseköğretim sistemine kazandırılmalıdır.

Sağlıklı bir ödül ve teşvik mekanizması kurulmalı, nitelikli bilimsel yayınların sayısı arttırılmalıdır.

Kuruluş amacından saptırılıp uzaklaştırılan, keyfi ve siyasi amaçlarla yozlaştırılan TÜBİTAK’a eski saygınlığı yeniden kazandırılmalıdır. Yükseköğretim ve istihdam ilişkisi verimli, ihtiyaçlara dönük ve sürdürülebilir bir biçimde planlanmalıdır.

Akademik Personel

Akademisyenler için iş güvenceli, bilimsel açıdan özerk ve özgür çalışma ortamı sağlanmalıdır.

Akademisyen yetiştirme programı hazırlanmalı, coğrafi bölgelerde akademisyen yetiştirme programları uygulayan “Bölge Üniversiteleri” oluşturulmalıdır.

Her akademisyen adayı yurt dışına yüksek lisans ve doktora öğretimine gönderilmelidir.

Bütün üniversite emekçilerinin özgür toplu sözleşme haklarını güvence altına alacak TİS’li ve grevli sendika hakkı tanınmalıdır. Bu yasal süreç gerçekleşene kadar; devlet üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları ile öğretim üyelerinin maaşları AB standartları düzeyine yükseltilmelidir. Üniversitelerde görev yapan idari personelin aylıklarına ilk ay için  %20, ikinci altı ay için %30 iyileştirme yapılmalıdır. 

Doktor öğretim üyeleri sözleşmeli kapsamdan çıkarılmalı sürekli kadroya alınmalıdır.

Akademik ve idari personelin keyfi uygulamalara ve ayrımcılığa uğramadan ve siyasi baskı altında kalmadan mesleklerini sürdürmeleri sağlanmalıdır. Kamu üniversiteleri arasında var olan atanma ve yükselme kriterlerine yönelik farklılıklar kaldırılmalıdır  

Vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenler ile diğer personelin sendikalaşması ve iş güvenliğinin yaygınlaşması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Bilimsel üretimde eşit işe eşit ücret politikasını esas alınmalıdır. 

Doktoralarını bitirmeden kadrolarının bulunduğu üniversitelerdeki görevlerine çağrılan ve ders verdirilen ÖYP’lilerin tüm sorunlarını çözülmelidir.

Suça bulaşmamış ve onaylanmış yargı kararı bulunmayan akademik personelin KHK gibi adil olmayan yöntemlerle akademiden tasfiye edilmelerine son verilmeli, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunmayanlar görevlerine geri iade edilmelidir.

OHAL dönemlerinde akademisyenlerin pasaport iptali ve yurt dışına çıkışlarını engelleyen uygulamalara meydan veren keyfiliklere son verilmeli, bu uygulamalardan kaynaklı mağduriyet yaşayan ve yurt dışına çıkışları yasaklanan akademisyenlerin maaş kayıpları başta olmak üzere tüm hakları geri verilmelidir.

Üniversite Öğrencileri

AKP iktidarında öğrenciler için sosyal bir hak olmaktan çıkan yükseköğretimi sistemi, eğitim-öğretim eşitliği ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir.

Öğrenci yurtlarının sayı ve yatak kapasitesi arttırılmalı, yemek, konfor, sosyal hizmetler, iletişim imkânları, sportif ve kültürel olanaklar bakımından öğrenci ihtiyaçlarını karşılaması için gerekli şartları sunulmalıdır.  

Yükseköğretim öğrencilerinin tamamına karşılıksız “Öğrenim Bursu” sağlanmalı, Eski KYK borçları silinmelidir.

Yükseköğretim öğrencilerinin tümüne ücretsiz yurt ve yemek imkanı sağlanmalıdır.

Tutuklu ve hükümlü üniversite öğrencilerinin yükseköğrenim hayatlarını durduran uygulamaları yasal düzenlemeler yapılarak hak kayıpları önlenmelidir. 

Yaşam Boyu Eğitim

Yetişkin yurttaşlarımız için yeni bilgi ve beceriler kazandıracak "Kent Enstitüleri" ve "Yaşam Boyu Eğitim Okulları” kurulmalı, Kent Enstitüleri'nde ve Yaşam Boyu Eğitim Okulları’nda katılımcıların internet, teknoloji ve medya okuryazarlığını arttıracak ve onlara sanatsal, kültürel ve sportif bilgi, beceri, pratik ve değerler kazandırılmalıdır.

Farklı branşlardaki ataması yapılmayan öğretmenler Kent Enstitüleri ve Yaşam Boyu Eğitim Okulları’nda istihdam edilmelidir.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)