adscode
adscode
adscode

TEOG Sonrasında Liselerin Öğrenci Sayılarında Görülen Değişimler

TEOG tartışmaları eğitimde ilk, ülke gündeminde ise üçüncü sıraya oturmuş durumda.

alaaddindincer@egitimajansi.com

Bilim insanları ve sınav uzmanları ile eğitimcilerin tartışması gereken bir konu maalesef her zaman olduğu gibi bugünde siyasetin malzemesi oldu. Bilimsel araştırma, saha çalışması ve analizlere dayandırılması gereken tartışmaların sığ bir üslup, gerilim ve kutuplaşmanın hakim olduğu bir yola girmiş olduğunu söylemeliyiz. Tartışmaların bu yola girmiş olmasına siyasi iktidar ve Bakanlığın tutumunun yol açtığını görmekteyiz. Konun okulların açılmasına iki gün varken Cumhurbaşkanı tarafından neden gündeme getirilmiş olduğu sorusuna hala yanıt bulunabilmiş değil. Hamasette dayalı demeç ve açıklamalar ise kimseye bir yarar sağlamıyor. TEOG sonuçlarına göre yapılan yerleştirmelerin başladığı 2013-14 Yılından bu yana ortaöğretime yerleşen öğrenci sayılarının dağılımına bakıldığında dağılımın okullar arasında belli bir dengeye oturmuş olduğunu görmekteyiz.

İlk iki yıl 16 tercih yapan öğrencilerden bu tercihlere yerleşemeyenleri Bakanlık yerleştirme yaparken, terih sayısının arttırılması ile birlikte bu yıl dahil son üç yılda öğrencilerin büyük oranda kendi tercihlerine yerleştikleri görülmektedir. Bu yıl yapılan yerleştirmelerin okul türlerine göre dağılımlarının ne olduğu bilinmemektedir. Şu ana kadar da açıklanmış değildir. Yapılan açıklama sadece TEOG’a girenlerin, tercih yapanlar ile yapmayanların sayılarını içermektedir. Buna göre; Nisan ayında yapılan TEG’a 1 milyon 192 bin 660 öğrenci girmiştir. Bu öğrencilerin 1 milyon 192 bin 577’si tercih yapmış,173 bin 83’ü ise tercih yapmamıştır. Tercih yapan öğrencilerden 935 bin 241’i tercihlerinden birine yerleşmiştir. Bu durumda tercih yapan öğrencilerin yüzde 91.73’ü tercihlerinden birine, tercih yapmayan 83 bin 818 öğrenci açık ortaöğretim programlarına yerleştirilmiştir. Sınava girdiği halde tercih yapmayan 173 bin 83 öğrencinin büyük bölümünün özel ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptırmış olabileceği öngörülmektedir. Böylece TEOG’a giren öğrencilerin yüzde 21.54’ü devlet liselerinin örgün öğretim programlarına girmemiş oldular.

2016-17 Verilerine göre açık öğretimde aktif okuyanlar dahil ortaöğretim kurumlarına devam eden 5 milyon 513 bin 424 öğrencinin okuduğu okulların bağlı bulunduğu genel müdürlüklere göre oransal dağılımı aşağıda olduğu gibidir.

*Açık Öğretim Liseleri Yüzde 23.35(Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü)

*Özel Ortaöğretim Yüzde 9.08(Özel Öğretim Genel Müdürlüğü)

*Mesleki Teknik Ortaöğretim Yüzde 35.68(Mesleki Ortaöğretim Genel Müdürlüğü)

*Din Öğretimi Ağırlıklı Ortaöğretim Yüzde 9.38(Din Öğretimi Genel Müdürlüğü)

*Genel Ortaöğretim Yüzde 22.52(Ortaöğretim Genel Müdürlüğü)

2016-17 Eğitim öğretim yılında örgün öğretim yapan lise türlerinin öğrenci oranına göre ilk on sırayı oluşturan liseler. Bu liselerde okuyan öğrencilerin oranlar hesaplanırken açık öğretim öğrenci sayıları orana dahil edilmemiştir.

Lise türleri;

*Anadolu Liseleri Yüzde 32.04

*Mesleki Teknik Anadolu Liseleri Yüzde 26.00

*İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Liseleri Yüzde 12.23

*Özel Temel Liseler Yüzde 4.82

*Çok Programlı Liseler Yüzde 4.53

*Özel Anadolu Liseleri Yüzde 2.82

*Endüstri Meslek Liseleri Yüzde 2.67

*Özel Meslek Liseleri Yüzde 2.63

*Fen Liseleri Yüzde 2.37

*Kız Meslek Liseleri Yüzde 1.29

TEOG Sonuçlarına göre yerleştirmelerin yapıldığı 2013-14 eğitim öğretim yılı ile 2016-17 eğitim öğretim yılı arasında geçen 4 yılda bazı lise türlerinin bağlı bulunduğu genel müdürlüklere göre öğrenci oranlarında gözlemlenen oransal değişimler.

*Anadolu Liselerinin Öğrenci Sayısı(Genel Liseler Dahil) Yüzde 9.83 Azalmış

*Açık Öğretim Liselerinin Öğrenci Sayısı Yüzde 0.76 Azalmış

*İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Liselerinin Öğrenci Sayısı Yüzde 0.63 Artmış

*Özel Liselerin Öğrenci Sayısı Yüzde 5.46 Artmış

*Mesleki Teknik Liselerin Öğrenci Sayısı Yüzde 4.52 Artmış

Yorum ve Sonuç, TEOG yerleştirmelerine göre öğrenciler 2013-14 öğretim yılında lise birinci sınıfa başlamışlardır. Bu öğrencilerin lise birinci sınıfa başladıkları yıl lise birinci sınıflarında örgün ortaöğretimde okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 423 bin 489’dur.Bu öğrencilerin 931 bin 583’ü 2016-17 yılında lise 12.sıfa gelebilme başarısını gösterebilmiştir. Mezun sayısını ise ancak 2017-18 verileri yayımlandığında öğrenebileceğiz. Yapılan hesaplamalara göre 2013-14 öğretim yılında lise birinci sınıfta okuyan öğrencilerin 491 bin 906’sı(Yüzde 34.56) lise 12.sınıfa gelebilme başarısı gösterememiştir. 2013-14’te lise birinci sınıfta okuyan öğrencilerden 1 milyon 50 bin 904’ü lise ikinci sınıfa geçmiştir.372 bin 585(Yüzde26.17) öğrenci lise birinci sınıftan ikinci sınıfa geçememiştir. 2016-17 Verilerinde lise birinci sınıfta görünen öğrenci sayısı 1 milyon 220 bin 520’ye düşmüştür.4 yıl öncesine göre lise birinci sınıfta öğrenci sayısında yaklaşık 203 bin öğrenci azalması olduğu görülmektedir. Bu verilere bakarak sınıf tekrarına kalan öğrenci sayısının 4 yıl öncesine göre azalmakta olduğu sonucuna varabiliriz.

Sınavların çocuklar üzerinde yarattığı olumsuz etki saptamalarımız ve çoklu sınava olan itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla, yukarıda yer alan matematiksel çıkarımlar ve sonuçlar bize TEOG sürecinin ortaöğretim sistemine olumlu yönde etki yaptığını göstermektedir. Öğrencilerin kendilerinin başarılı olacağını düşündüğü alanları tercihlerine yerleştirmelerinin ve büyük oranda buralara yerleşmelerinin sınıf tekrarına dair sayıların azalmasında etkili olduğunu söylemek mümkündür. O nedenle getirilmesi düşünülen modelin; alan bilgisi başarısı ile bu alanda çocuğun yönelimlerini ve tercihlerini esas alan bir model olması önem kazanmaktadır. Sırf oturum adresine yakın diye çocukları belli eğitim kurumlarına toplamak onlara yapılabilecek en büyük kötülük olacaktır. Kaldı ki adrese dayalı oturum göreceli ve değişken bir kavramdır. Aileleri ve çocukları daha büyük ekonomik yükler altına sokacaktır. Mahallesinde istemediği bir okula çocuğunu kaydettirmeyen aileler iyi olduğunu düşündüğü okula çocuğunu kaydettirmek için o okula yakın adreslere büyük külfetler üstlenerek taşınma durumunda kalacaktır.

Bütün bu nedenler ile yapılacak düzenlemenin adil, eşit, dengeli dağılımı esas alan ve hiçbir okula imtiyaz tanımayan bir anlayış ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu yapılmadığı takdirde yeni haksızlık ve mağduriyetlere kapı aralanmış oluşunuz. Eğitimde yapılan yanlışların insanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ve bu etkilerden ortaya çıkan travmatik izler yıllarca silinmez. Geçmişte örnekleri görülmüş ve yaşanmış olan sistem bozulumlarını tekrar edecek değişikliklerin sonuçlarının bedelini ödeyecek olanların çocuklarımız olması nedeniyle çok dikkatli davranmak, süreci oldu biti ye getirmemek gerekmektedir. Yapılacak müdahalede orantısız ve ölçüsüz davranmaya kimsenin hakkı yoktur.

Tahribatları yapmak kolay ancak düzeltmek zordur. Aklı ve bilimi kendine rehber alan insan yaşanmış deneyimlerden kendisine dersler çıkaran insandır. O nedenle bin düşünüp bir karar vermek eğitim gibi önemli bir alan için olmazsa olmaz koşuldur. Deneyimlerden sonuç çıkarılmayan ve bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Çocuklarımızın sonucu öngörülemeyen maceralara sürüklenmesine ve kobay olarak kullanılmasına hem iktidar sahiplerinin hem de çocuk sahiplerinin izin vermeyeceğine olan umudumuzu korumak istiyoruz. Söz konusu olan çocukların üstün yararı ve onların geleceği olduğunda hepimizin duyarlılığı artmaktadır. Buda doğal olan ve olağan karşılanması gereken bir durumdur.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)