Alaaddin Dinçer

Alaaddin Dinçer Biyografi

Eğitimci

Üniversitelerin Nicelik Gelişimi Adaletsiz Yürüyor

13.01.2018 17:44 | Son Güncelleme: 13.01.2018 17:44

Üniversite sayısı 112’si kamu 72’si özel üniversite ve meslek yüksekokulu olmak üzere 184 oldu.112 Kamu üniversitesinin 19'u 12’Eylül öncesinde,9’u 12 Eylül ile 1992 arasında, 24’ü ise 2000’e kadar olan zaman diliminde açıldı. AKP Hükümeti iş başına gelene kadar 52 üniversite bulunmaktaydı.2006 yılı ile birlikte üniversitelerin hem kamuda hem de özelde çoğaldığını görmekteyiz. Her şehirde bir üniversite projesi 2006-2007-2008 yıllarında 42 üniversite daha açılarak tamamlandı. Ardından 2010 yılı ile birlikte 8 büyük kentte ilave 8, üç büyük kentte ise 10 üniversite açılarak toplam üniversite sayısı an itibarı ile 112’ye ulaşmış oldu. Son yıllarda açık ve uzaktan öğretim ağırlıklı olmak üzere üniversite öğrenci sayısında da önemli artışlar sağlandı. Bu süre zarfında üniversiteler bütçesi ile akademisyen sayısında yeterli olmamakla beraber oransal karşılığı yüksek sayılabilecek artışlar gerçekleştirildi.

Üniversitelerin kuruluş aşamaları 5 döneme ayrılmış her bölgeden 5 üniversite gruplanarak istatistikleri sütunlara eklenmiştir. Öğrenci ve bütçe ortalamaları tarafımızdan hesaplanmıştır. Çalışmada elimizde güncel veri olarak bulunan YÖK’ün 2016-17 istatistikleri kullanılmıştır.2017-18 verilerinde üniversite öğrenci ve akademisyen sayılarında değişimler olması olasıdır. Ancak 2017’nin bütçesine göre 2018 yılı bütçesinde oluşan artış farkı akademisyen ve öğrenci sayısında ortaya çıkabilecek olası artışları ve değişim rakamlarını dengelemek için yeterlidir. Yükseköğretim kurumlarının 2018 bütçesi 27 milyar 767 milyon 363 bin liradır. Kamu üniversitelerinin örgün yükseköğretim programlarında 3 milyon 323 bin öğrenci öğrenim görmektedir. Öğrenci başına yapılan harcamaların Türkiye ortalaması 8.356 liradır.

Bu çalışmamızın birinci amacı bir nitelik tartışmaktan çok, nicelik artışlarının özellikle akademik personel ve bütçe boyutunda üniversitelerin gelişmesine yansımalarının yarattığı etkinin görülmesini sağlamaktır. Çalışmanın bir diğer amaç ise, 2010’dan sonra kurulan 18 üniversite arasında yer alan 5 üniversiteye 2010 öncesi yıllarda kurulan üniversitelere göre sağlanmış olan bütçe ve akademisyen olanaklarının öncekilerle kıyaslanarak oluşan tabloyu ortaya koymaktır. Aşağıda tablolarda yer alan sütun sayıları altta belirtilen başlıkları numaralamak için verilmiştir.

Bu bağlamda,

*1.Sütun üniversitenin adını,

*2.Sütun üniversitede okumakta olan öğrenci sayısını,

*3.Sutun üniversitede görev yapmakta olan toplam akademisyen sayısını,

*4.Sütun üniversitede bir akademisyene düşen öğrenci sayısını,

*5.Sütun üniversiteye genel bütçeden ayrılan payı,

*6.Sütun üniversitede okumakta olan her bir öğrenci için yapılan bütçe harcama rakamını göstermektedir.

1980 Öncesi Yıllarda Kurulan ve Örneklem Olarak Alınan 5 Üniversite-Tablo 1

Sütun 1

Sütun 2

Sütun 3

Sütun 4

Sütun 5

Sütun 6

Boğaziçi Üniv

11.683

981

11.91

273.562.000

23.415.000

Dicle “

28.274

1.759

16.09

369.015.000

13.051.000

Cumhuriyet “

49.932

1.836

21.20

399.608.000

8.003.000

Fırat “

36.382

1.776

20.49

376.069.000

10.337.000

KTÜ

49.954

2.428

20.57

459.596.000

9.200.000

Toplam

176.225

8.780

20.07

1.877.257.000

10.653.000

*1980 öncesi oluşturulan 5’li grup üniversitelerde bir akademisyene 20.07 öğrenci düşmektedir. Bir öğrenci için yapılan bütçe harcaması ise 10 bin 653 liradır.

*Bu grupta en avantajlı üniversite Boğaziçi dezavantajlı üniversite ise Cumhuriyet Üniversitesidir.

1980’de Kurulan ve Örneklem Olarak Alınan 5 Üniversite-Tablo 2

Sütun 1

Sütun 2

Sütun 3

Sütun 4

Sütun 5

Sütun 6

Trakya Üniversitesi

40.712

1.692

24.06

316.851.000

7.783.000

Yüzüncü Yıl “

23.908

1.673

14.29

347.045.000

15.516.000

Dokuz Eylül “

61.703

3.193

19.32

667.454.000

10.817.000

Yıldız Teknik “

23.908

1.631

14.66

300.794.000

12.581.000

Akdeniz “

59.861

2.369

25.27

487.411.000

8.142.000

Toplam

210.092

10.558

19.90

2.119.855.000

10.089.000

*1980’de kurulan ve 37 yıllık bir geçmişe sahip üniversiteler arasında örneklem alınan 5 üniversitede bir akademisyene 19,90 öğrenci düşerken 2018 yılında ayrılan bütçenin öğrenci başına düşen miktarı 10 bin 89 liradır.

*İki gösterge başlığında bu üniversiteler arasında en avantajlı üniversite Van Yüzüncü Yıl, dezavantajlı görünen Akdeniz ve Trakya Üniversiteleridir.

1992’de Kurulan ve Örneklem Olarak Alınan 5 Üniversite-Tablo 3

Sütun 1

Sütun 2

Sütun 3

Sütun 4

Sütun 5

Sütun 6

Balıkesir Üniversitesi

34.114

984

34.67

199.141.000

5.838.000

Ş. Urfa Harran “

20.434

1.032

19.80

224.659.000

10.994.000

Gazi Osmanpaşa “

28.942

1.256

23.04

249.993.000

8.638.000

Manisa Celal Bayar “

48.057

1.546

31.04

316.931.000

6.595.000

Hatay M. Kemal “

21.972

1.024

21.46

208.393.000

9.484.000

Toplam

150.519

5.842

25.76

1.199.117.000

7.967.000

*Tablo 3Te yer alan üniversite grupları arasında bir akademisyene düşen öğrenci sayısı 25,75 bütçeden her bir öğrenci için ayrılan ödenek 7 bin 967 liradır.

*Tablo 3’te yer alan üniversiteler arasında en avantajlı olarak görünen Şanlı Urfa Harran Üniversitesi dezavantajlı olarak görünen ise Balıkesir Üniversitesidir.

2007’de Kurulan ve Örneklem Olarak Alınan 5 Üniversite-Tablo 4

Sütun 1

Sütun 2

Sütun 3

Sütun 4

Sütun 6

Sütun 5

Ordu Üniversitesi

18.705

704

26.57

136.657.000

7.306.000

Erzincan “

20.111

914

22.00

150.424.000

7.480.000

Yozgat Bozok “

14.892

734

20.29

156.154.000

10.486.000

Adıyaman “

19.804

847

23.38

151.101.000

7.630.000

Burdur M. Akif Ersoy

27.048

839

32.24

145.356.000

5.374.000

Toplam

100.560

4.038

24.90

739.692.000

7.356.000

*Tablo 4’te gruplanmış 5 üniversitede bir akademisyene ortalama 24,90 öğrenci düşerken, bir öğrenci için harcanmak üzere ayrılan ödenek 7 bin 356 liradır.

*Tablo 4!te yer alan üniversite gruplamasında Yozgat Bozok Üniversitesi, dezavantajlı olarak görünen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesidir.

2010’dan Sonra Kurulan ve Örneklem Olarak Alınan 5 Üniversite-Tablo 5

Sütun 1

Sütün 2

Sütün 3

Sütün 4

Sütün 5

Sütün 6

Yıldırım Beyazıt Üniversi

9.981

1.012

9,86

168.528.000

16.885

İzmir Katip Çelebi “

7.070

785

9.00

145.079.000

20.570

Necmettin Erbakan “

26.156

1.644

15.91

355.681.000

13.598

İst Medeniyet “

2.375

605

3.93

108.224.000

45.568

İst Sağlık Bilimleri “

2.192

1.017

2,16

255.622.000

116.616

Toplam

47.774

5.063

9,44

935.134.000

19,574

*Tablo 5’te gruplanmış üniversitelerde bir akademisyene 9,44 öğrenci düşerken, öğrenci başına ayrılan ödenek miktarı 19 bin 574 liradır.

*Tablo 5’te gruplanmış üniversitelerin en avantajlısı Sağlık Bilimleri, dezavantajlısı ise Necmettin Erbakan Üniversiteleridir.

2010 Yılında Kuruldular 7 Yılda Binlerce Akademisyene Ulaştılar!

2010 yılında kurulan ve yukarıda yer alan 5 numaralı tabloda yer alan 5 üniversite 7 yılda kendilerinden yıllarca önce kurulan onlarca üniversitenin sahip olduğu akademisyen sayısının çok üzerinde akademisyeni bünyelerine kattılar. Aynı üniversiteler bütçe rakamları ile bir akademisyene düşen öğrenci bakımından da oldukça avantajlı görünüyorlar.

Yukarıda adları ve akademisyen sayıları yer alan üniversitelerden YÖK’ün 2016-17 İstatistiklerine göre Necmettin Erbakan Üniversitesi kendinden önce kurulan 73 üniversiteden, Yıldırım Beyazıt ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi 48 üniversiteden daha çok akademisyen sayısına son yedi yılda ulaştırıldı. İzmir Katip Çelebi 37,İstanbul Medeniyet Üniversitesi 24 üniversiteden daha fazla akademisyen sayısına ulaştırılırken, Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde bir öğretim üyesine 9,66,Necmettin Erbakan Üniversitesinde 15,91, İstanbul Sağlık Bilimlerinde 2,16,İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde 9,İstanbul Medeniyet Üniversitesinde 3,93 öğrenci düşmekte olduğunu göstermektedir.

Bir akademisyenin akademik kariyer yaparken olağan giden bütün süreçlerinin sonunda yardımcı doçent olmak için en az 5-7 yıl, doçent olmak için 10-12 yıl, profesör olmak için 15-17 yıl çalışması gerekmektedir. Adı geçen üniversitelerde 7 yılda bu denli yoğun öğretim üyesinin birikmiş olması bu alana ilgi duyan her yurttaşın merak ettiği bir konu olsa gerek. Yukarıda yer alan tablo öğretim üyeleri açısından da benzerlik göstermektedir. Bu 5 üniversitede 647 profesör,745 doçent, bin 151 yardımcı doçent toplamda iki bin 543 öğretim üyesi görev yapmaktadır. (Kaynak YÖK 2016-17 İstatistikleri)

Pek çok üniversitede profesör ve doçent bulunmaz, bir profesör ve doçente yüzlerce öğrenci düşerken söz konusu olan üniversitelere rakamlara bakarak bir ayrıcalık ve kayırmacılık yapıldığını söylemek olanaklıdır. Bu kadar kısa zaman diliminde bu yoğunlukta akademisyenin bahsi geçen üniversitelere kadro verilerek yönlendirilmiş olması diğer üniversitelere yapılmış bir haksızlık olarak yazılı kaynaklara geçecektir.

2018 Yılında üniversitelere ayırılan bütçe kaynakları ve bu bütçenin öğrenci başına harcama dağılımına bakıldığında da yıllar önce kurulmuş üniversitelerden çok önde olduğu görülmektedir. Söz konusu üniversitelerin akademisyen sayısının toplamı Anadolu’da değişik zamanlarda kurulmuş olan 13 üniversitenin akademisyen sayısına eşittir. Mardin Artuklu, Siirt, Sinop, Yalova, Muş Alpaslan, Munzur, Şırnak, Osmaniye Korkut Ata, Galatasaray, Hakkari, Ardahan, Kilis 7 Aralık ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitelerinin sayısına eşittir. 13 üniversitede 5 bin 72 akademisyen görev yapmaktadır. Bu akademisyenlerin büyük bölümü öğretim elemanıdır.13 üniversitede 96 bin 681 öğrenci öğrenim görmektedir. Bir akademisyene 19,06 öğrenci düşmektedir. Aynı yıllarda kurulan başka 5 üniversite de; Adana Bilim ve Teknoloji, Abdullah Gül, Erzurum Teknik, Bursa Teknik ve Türk Alman üniversitelerinde ise öğretim üyesi statüsünde 917 akademisyen görev yapmaktadır.

Sonuç olarak,5 büyük kentte bulunan 26, ikisi kuruluş aşamasında 28 kamu üniversitesinde 45 bin akademisyen görev yapmaktadır. Anadolu’da bulunan diğer 84 üniversitede ise 83 bin akademisyen çalışmaktadır. Üniversitelerin akademisyen dağılımında bir dengesizlik olduğu görülmektedir. Bu dengesizlik batıdan doğuya gidildikçe daha belirgin bir hal almaktadır. Dengesiz dağılımın büyük ölçüde öğretim üyesi statüsün de görev yapmakta olan akademisyenler arasında olduğu hepimizce bilinmektedir. Yasama, yürütme ve yönetme organlarının görevi, ülkenin bütçesini oluştururken gelir kaynaklarını asgari ölçülerde eşit, adil ve dengeli dağıtmaktır.

Üniversite bütçeleri oluşturulurken de bu ilke göz önünde bulundurulmalıdır. Üniversitenin yeni kurulan veya kuruluş aşamasında olan bir üniversite olması kaynak dağılımında daha fazla pay aktarılmasını gerektirebilir. Ancak kuruluş aşamasının üzerinden 7 yıl geçmiş binlerce öğrencinin öğretime başladığı üniversitelere daha önceki yıllarda kurulmuş üniversitelerden fazla bütçe ve kadro aktarmak, önceki yıllarda kurulmuş üniversitelerin ve bu üniversitelerden hizmet almak isteyen yurttaşları arasında ayrım yapılması anlamına gelir. Yurttaşların kendini geliştirme ve geleceğe hazırlama olanaklarının eşit sunumu sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir.

Tablolarda bulunan ya da bulunmayan pek çok üniversitede öğrenci başına yapılan harcama Türkiye ortalamasının altında kalırken, analize konu olan 2010’da kurulmuş 5 üniversitenin Türkiye ortalamasının çok çok üstüne çıkarılmış olması ister istemez bazı soruları sormayı gerekli kılan bir durumdur. Yukarıda yer alan ve 2010Dan önce kurulmuş üniversitelerin büyük bir bölümünde ikinci öğretim programları bulunmaktadır. Bilindiği gibi ikinci öğretim programlarını tercih etmek zorunda kalan öğrencilerden ikinci öğretim ücreti, adı altında “harç” alınmaktadır. İkinci öğretim ücreti denilen uygulama eşitsizliğin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. O nedenle ikinci öğretim ücreti “harç” kaldırılmalı, bu ücretten akademisyenlere ödenmekte olan ders ücretleri üniversite tarafından artırılarak ödenmelidir. Genel bütçeden ikinci öğretim ders ücretlerini karşılamaları için üniversitelere ödenek aktarılmalıdır. Öğretim üyesi akademisyen istihdamında yoksunluk çeken üniversitelere yönelik teşvik dahil pek çok sosyal ve ekonomik tedbir alınmalı, ihtiyacın karşılanması için gönüllülük esasına dayalı geçici görevlendirmenin de içinde olduğu çeşitli projeler geliştirilmelidir. Gelişmekte olan üniversitelerde görev yapan akademik personelin yurt içi ve dışında değişik etkinliklerde ve projelerde akademik kariyer yapmaları için kolaylaştıracak mevzuatta gerekli düzenlemeleri gerçekleştirilmelidir. 

 

Yorum Yazın

Alaaddin Dinçer Diğer Yazıları

Üniversitelerin Nicelik Gelişimi Adaletsiz Yürüyor 13 Ocak 2018 - 17:44
“Yeni” Türkiye’nin Eğitim ve Yükseköğretim Döngüsü! 28 Aralık 2017 - 11:31
2022’de İşsiz Öğretmen Sayısı 1 Milyon Olacak! 20 Aralık 2017 - 13:41
"Eğitimde ve Yönetiminde Demokratikleşme İstiyoruz!" 08 Aralık 2017 - 10:54
Yükseköğretim alanında yaşanan program karmaşasına ve meslek yüksekokullarında bu yıl oluşan kontenjan açıklarına yönelik iki kurul 06 Aralık 2017 - 11:01
'ABİDE’si Dikilecek Sınav Sonuçları! 01 Aralık 2017 - 17:09
Milli Eğitim Bakanının Sınav Açıklamaları! 27 Kasım 2017 - 13:43
Öğretmenleri Anlama ve Tanıma Kılavuzu! 22 Kasım 2017 - 12:26
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü 18 Kasım 2017 - 14:15
“Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliğine” Yönelik İtirazlar Değerlendirilmelidir 17 Kasım 2017 - 11:37
İkili Eğitim Gelecek Yıl da Sona Ermiyor! 13 Kasım 2017 - 10:32
Açıklanan Ortaöğretime Geçiş Modelinin Güçlü ve Zayıf Yönleri 06 Kasım 2017 - 16:40
Öğretmenlere Kurulan Tuzağın Yeni Adı Performanstır 04 Kasım 2017 - 16:42
YÖK, Üniversiteler, Doçentlik ve Ademi Merkeziyetçilik! 30 Ekim 2017 - 11:46
YKS Sosyal Adaleti Sağlar Mı? 18 Ekim 2017 - 12:21
Umuda Yolculuğun Üniversite Durağı ALES ve Yabancı Dil Sınavları 16 Ekim 2017 - 15:41
Lise Türleri Arasında Derslik ve Öğrenci Sayılarını Karşılaştırma 10 Ekim 2017 - 13:00
Öğretmenime Dokunma! 02 Ekim 2017 - 13:32
TEOG Sonrasında Liselerin Öğrenci Sayılarında Görülen Değişimler 23 Eylül 2017 - 16:36
Merkezi Sınav Olmadan da Olur! 19 Eylül 2017 - 13:25
Yabancı Dil Ağırlıklı Hazırlık Sınıflarının Maliyeti Yüksek Olacak 13 Eylül 2017 - 11:17
Eğitim İçin Taşınan Çocukların Yaşadığı Gerçekler! 11 Eylül 2017 - 16:52
Hayat Boyu Açık Öğretimli Olmak! 05 Eylül 2017 - 12:17
Ücretli Öğretmenlik MEB’in Can Simidi Oldu! 27 Ağustos 2017 - 15:33
Ölçme Ve Değerlendirme Merkezleri İçin Öneriler 21 Ağustos 2017 - 10:44
Yükseköğretim Programlarının Akademisyen Dağılımında Görülen Dengesizlikler 12 Ağustos 2017 - 12:34
MEB’te Deneyimli Öğretmenlerin Emeklilik Depremi Yaşanıyor! 09 Ağustos 2017 - 13:18
Öğretmenlik Programlarının Nitelik Sorunu Devam Ediyor! 05 Ağustos 2017 - 16:05
İlim ve Bilim Demokratik Üniversitede Gelişir! 31 Temmuz 2017 - 13:23
Dikey Geçiş Sınavının (DGS) Sonuçlarının Diğer Sınavlardan Farkı Yok! 27 Temmuz 2017 - 14:38