adscode

“Yeni” Türkiye’nin Eğitim ve Yükseköğretim Döngüsü!

Eğitim, son dönemde hiç bir dönemde olmadığı kadar yoğun tartışılmakta ve gündem oluşturmaktadır.

alaaddindincer@egitimajansi.com

Bunun nedeni, eğitim alanında birbiriyle tutarsızlık gösteren ardı ardına yapılmakta olan düzenlemeler ve bu düzenlemelere gösterilen toplumsal duyarlılık ve tepki ile izah edilebilir. Söz konusu olan çocuklar ve onların geleceği olunca duyarlılık kat sayısı bir kat daha artmaktadır. Duyarlılık ve tepkinin bu denli artmasına nedenleri arasında halen uygulanmakta olan eğitim politikalarına duyulan güvensizlik gelmektedir. Uygulanmakta olan eğitim politikalarına karşı duyulan güvensizlik ve toplumsal kaygı, bu politikaların geleceğin toplumunu oluşturacak çocukları pedagoji ve diğer bilim alanlarının doğruları yerine ideolojik arka plan kalıplarının içine itmeye zorlayan olgulara dayanmaktadır. Yeni diye kamuoyuna servis edilen değişikliklerin yeni olmaktan çok “döngüsel” bir süreç izlediğini ve dolayısıyla eskiye dönüş emareleri gösterdiğini son bir yılda eğitim alanında yapılanların bilançosuna ve bu bilançonun yarattığı etkilere bakarak söylemek mümkündür.

Müfredatta Değişmeyen Nakarat Değişim!

Askı süreci ve ardından kesinleştirilip açıklanan programlar yılın ilk aylarının en yoğun tartışma konuları arasında yer aldı. Bakan ve bakanlık yetkililerinin kamuoyunu ikna çabalarına rağmen, programa yönelik eleştiri konuları arasında bulunan evrim, Atatürkçülük ve din referanslı değerler eğitimi ile güncellenen programlara göre hazırlanan ders kitaplarında oluşan hatalar zinciri bu listenin ilk sırasında yer aldı.

Müfredatın arkasında “gelecek nesilleri ideolojik ve kültürel kodlar üzerinden formatlama” niyetinin gizli olduğu eleştirisi sıkça yapıldı.Müfredatın kademeli olarak 4 yıla yayılarak uygulanacağı ifade edilmesine rağmen yapılan son dakika değişiklikleri ile bütün sınıf düzeylerinde gelecek yıl uygulamanın gerçekleştirileceği açıklandı. Müfredat tartışmalarının daha uzun bir süre gündemdeki yerini koruyacağını söylemek mümkün.

Açık 110 Bin, Kontenjan 20 Bin “Kiralık Öğretmen” Çalıştırmaya Devam

Listenin ikinci sırasını referandum öncesi açıklanan 20 bin sözleşmeli öğretmenin atanacağına yönelik yapılan açıklamalar oluşturdu. Açıklanan sayıda atanması söz konusu olan öğretmenlerin göreve başlatılması mülakat, güvenlik soruşturması gibi nedenlere bağlı olarak uzun bir zamana yayıldı.2017 yılı geçmiş yıllardan farklı olarak öğretmen atama sayısının en düşük olduğu yıl oldu. Bakan öğretmen ihtiyacının 110 bin olduğunu açıkladı. Buna rağmen atama sayısının 20 binde kalması, öğretmen açıklarının kapatılması için ücretli öğretmen çalıştırılması yoluna gidilmiş olması çok eleştirildi.

Şubat ayında yapılması öngörülen 20 bin atamanın tamamı İstanbul’a yapılsa bile bu ilin açıklarını kapatmaya yetmiyor. Çünkü İstanbul’un öğretmen açığı 28 bin 701. Marmara Bilgesinin öğretmen ihtiyacı ise yaklaşık 33 bin.Yeni yılda atamanın 20 bin ile sınırlı tutulması açık sorununun 2018 yılında da devam edeceğini göstermektedir. Bu alanda görülen tartışma ve icraatlar da sürekli başa dönülmekte olduğunu söylemek mümkündür.

5.Sınıflar Yabancı Dil Ağırlıklı Sınıf Olacak

2018’in diğer önemli gündemi ortaokul 5.sınıflarda yabancı dil ağırlıklı pilot uygulamanın seçilmiş 620 oklun sınıflarında başlatılması oldu. Gelecek yıl ortaokullarda geçilmesi planlanan yabancı dil ağırlıklı hazırlık sınıfı için bu yıl 620 pilot okul belirlendi. 81 ilden örneklem olarak alınan pilot okullar il ve ilçe merkezlerinden belirlendi. Pilot okulların belirlenme sürecinde örneklem seçim yönteminin hangi ölçütler üzerinden yapıldığına ilişkin bir açıklama yapılmadı. Okullar belirlenirken; İl nüfusu mu, tam gün eğitim yapılıyor olması mı, ildeki ortaokul öğrenci nüfusu mu, TEOG başarı sırası mı, öğretmen yeterlilikleri mi, çevresel özellikler mi, okulun gelişmişlik düzeyi mi? Kısacası bu okulların alameti farıgasının ne olduğu öğrenilemedi.

Uygulamanın hayat bulduğu pilot okullarında görev yapan iş görenlerden gelen eleştirilerde üç başlığın öne çıktığı görülmektedir. Bunlar, yabancı dil derslerinin yerine konulduğu dersler ağırlıklı olarak sanat ve spor derslerinden oluşmaktadır. Ergenlik çağında çocukların spor ve sanat derslerinden yoksun yetişmesi çocukların sosyalleşmesinde ciddi boşluklar yaratacaktır. 15 saat olan yabancı dil dersleri için boşaltılan diğer derslerin oluşan öğretmen fazlalığı ve yabancı dil öğretmeni açıklarının kapatılmasında yaşanan güçlükler.

Yabancı dil okuryazarlığı bugünün dünyasında insanlığın ve ülkelerin gelişmişlik düzeyinin geçerli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bireylerin yabancı dil okuryazarlığının akıcı, kalıcı ve etkin olabilmesi için süreklilik göstermesi gerekmektedir. Bu anlamda salt ortaokul birinci sınıfta yabancı dil okuryazarlığı alt yapısının verilmesi okuma, yazma ve konuşma temelli dil öğretimi için yeterli olmayabilmektedir. O nedenle diğer sınıflarda yabancı dil öğretim sürecinin nasıl işletileceğine yönelik bir planlama yapılmalıdır. Pilot uygulama yapılan okullarda görülen en temel eksiklik, okulların yeterli alt yapı hazırlıkları yapılmadan pilot uygulamaya geçilmiş olması ile ilgilidir. Uygulamanın geçmişte Anadolu Liselerinde uygulanan ve pek çok eleştiriye neden olan yabancı dil hazırlık sınıfı uygulaması ile bu uygulamanın benzerlik göstermekte olduğu eleştirisi yüksek sesle dile getirilmektedir.

TEOG Olmadı Mahalli Yerleştirme Verelim

TEOG ve YGS’nin değiştirilmesi ile ilgili Cumhurbaşkanının Eylül ayında yaptığı açıklamaların ardından başlayan tartışma ve çalışmalar sonunda getirilen düzenlemeler gündemin arka sıralarına düşmüş olsa da hala taşların yerli yerine oturmadığı görülmektedir. Hiç bir hazırlık ve bilimsel alt yapı çalışması yapılmadan sırf Cumhurbaşkanı öyle istiyor diye getirilen adrese dayalı ortaöğretimden yükseköğretime geçiş modeli yeni sorunları bünyesinde barındırma potansiyeli taşımaya devam etmektedir. Üstüne değişim ve yeni maskesi giydirilerek kamuoyuna yansıtılan orta ve yükseköğretime geçişlere ilişkin düzenlemelerin aslında önceki yıllarda denenmiş ve sınanmış olanların birer kopyası olduğu çok kısa zamanda anlaşıldı.

ABİDE Sonuçları Malumun İlanıydı

8.sınıflara yönelik gerçekleştirilen aynı zamanda yerli ve milli olduğu söylenen ABİDE de ortaya çıkan sonuçlar eğitim sisteminin içinde bulunduğu açmazları ve çıkmazları bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle matematik ve fen bilimlerinde orta ve altı düzeyde kalanların düşük puan ortalamaları ile alt ve üst gelir gruplarına mensup olan çocukların elde ettikleri puanlarda oluşan farklılıkların sınıfsal katmanlar arasındaki ayrışmayı daha net biçimde görmek için büyük mercekli gözlüklere gerek olmadığı anlaşıldı. ABİDE sonuçları bir bakıma sisteme yeniden ayna tutulmamızı sağladı.

Danıştay Kararları Kimin Umurunda

Danıştay’ın öğretmenlerin mülakat yöntemi ile atanması ve yönetici yapılmasının hukuksuzluğu üzerine verdiği kararların uygulanması gayet hukuksuz bir biçimde geciktirilmektedir. Danıştay’ın ilahiyat mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olmalarının mevcut mevzuat hükümlerine göre yanlış olacağı yönündeki kararları son çıkarılan KHK’ya eklenen bir ek madde ile aşıldı. Böylece yargının dur dediği her hukuk dışı uygulama OHAL’in KHK hukuğu ile yok sayılmaya devam edilmektedir. 

Öğrenci Yurtlarının Ruhsatlarını MEB Verecek. Verecekte Ne Olacak?

Öğrencilere barınma hizmeti veren ticari işletmeler için kurum açma ve ruhsat düzenlenme yetkisi Milli Eğitim Bakanlığına devredildi. Bakanlıkça, konuya ilişkin alt mevzuatlar yayınlandı. Özel öğrenci yurdu, pansiyonu, apartı ve stüdyo dairesine ruhsat alınabilmesi için binaların tavan yüksekliğinden kapı, merdiven ve koridor genişliklerine kadar bir dizi standart getirildi. Dikili’de bir öğrenci yurdunda yaşanan, erkek öğrencilere bir görevlinin hem de daha önceden bu konuda sabıkası olan bir görevlinin tecavüz olayı yılın son günlerinin en önemli gündemi oldu. Bu olay, çocuklarımızın barınma sorununu çözemediğimizin, aynı zamanda da barındıkları yurtlarda koruyamadığımız gerçeğinin en somut örneği oldu.

Diğer Eğitim Gündemleri

Ortaokullarda Arnavutça ve Boşnakça dilleri seçmeli ders olarak müfredata alındı. Programları Talim ve Terbiye Kurulunun onayından geçen her iki dil, Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında ortaokullarda seçmeli okutulmaya başlandı.

Özel okulların talepleri doğrultusunda okul öncesi ile ilkokullara yönelik "Özel Öğretim Kurumları Kur'an-ı Kerim Öğretim Programı" hazırlandı.

Okullarda pilot olarak başlatılan çalışma kapsamında, öğrencilerin okul ve okul dışında yaptığı her türlü sosyal etkinlik, e-okul sisteminde kayıt altına alınmaya başlandı. Kayıtlar, e-okul sisteminin dışında karne ile birlikte "sosyal etkinlik belgesi" olarak öğrenciye verilecek. Yeniden düzenlenen Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği ile eğitim öğretim kurumlarındaki rehberlik öğretmenlerinin görevleri arasına, eğitimlerini evde ve hastanede yapan öğrencileri ziyaret de eklendi.

Milli Eğitim Bakanlığınca, çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına alan kanuna dayanılarak hazırlanan yönetmelik değişikliği ile 18 yaşını bitirenlerin mesleki eğitim merkezlerine kayıt olup lise mezunu olabilmelerinin önü açıldı.

Kanun değişikliği ile "öğrenci etüt eğitim merkezleri" tanımı yürürlükten kaldırıldı. Bu merkezlerin yerine "sosyal etkinlik merkezleri" açılması hükme bağlandı. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın imzasıyla yayınlanan genelge kapsamında, meslek liselerinde öğrenim gören 1 milyon 700 bin öğrencinin, kimsesi olmayan yaşlıların evlerinde toplum hizmeti vermesi için 81 il genelinde proje başlatıldı.

İlkokul birinci sınıflarda "bitişik eğik el yazısı" öğretmenlerin tercihine bırakıldı. İlkokul üçüncü sınıftan itibaren de öğrencilere haftalık 8 saatlik Türkçe derslerinde 2 saat güzel yazı dersi verilecek. Yapılanlara bakarak “Bir öyle bir böyle işime nasıl gelirse öyle” diye bilinen halk deyimini hatırlamamak ne mümkün.

2017’nin Yükseköğretim Gündemleri

Yardımcı Doçentlik ve Doçentliğe Geçiş Tartışmaları


Cumhurbaşkanın yardımcı doçentliği kaldırın talimatı ile birlikte bir anda kamuda ve özel üniversitelerde çalışan 37 bin yardımcı doçentin üniversitelerdeki iş pozisyonları ve gelecekleri belirsiz bir sürecin içine itilmiş oldu. Bu açıklamanın üzerine YÖK, doçentlik süreçlerini kamuoyunun görüşüne açtı.6 Kasıma kadar toplanan bu görüşler sonrası geçiş süreçlerinin ne ve nasıl olacağı belirlenmeye çalışılıyor. YÖK Başkanının yaptıkları çalışmanın sonuçlarını bir ay içerisinde kamuoyuna sunacağız açıklaması merak ve beklentileri üst boyuta taşımış oldu. Süreçle ilgili usul ve esasların neler olacağına ilişkin oluşan çözüm önerilerinin önümüzdeki günlerde açıklanması hem yardımcı doçentleri, hem de yardımcı doçentlikten doçentliğe geçmeye hazırlananları rahatlatacaktır.

ÖSYM'ye Başkan Dayanmıyor

ÖSYM tarafından yapılan 2017 LYS'de ilk kez açık uçlu sorular soruldu. LYS sonrası yapılan kontrollerde, 7 bin 84 üniversite adayının yerleştirme puanlarının yeniden hesaplandığı açıklandı. Üniversiteye yerleştirmede ise bazı okul türlerinde kullanılan ek puan hesaplamalarına ilişkin güncelleme nedeniyle bin 110 adayın ilan edilen yerleştirmesinin değiştiği, bin 628 adayın daha önce bir programa yerleşmemişken yerleşir duruma geldiği, daha önce bir programa yerleştiği ilan edilen bin 499 adayın ise yeni durumda herhangi bir programa yerleşemediği açıklandı.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, ilgili personelin kasıt taşımayan dikkatsizlikleri sonucu ortaya çıkan yerleştirme hatası nedeniyle ÖSYM'nin kurum olarak tartışılmasının önüne geçmek maksadıyla istifa ettiğini açıklamasının ardından ÖSYM Başkanlığına Prof. Dr. Mahmut Özer atandı. Profesör Dr. Mahmut Özer son 5 yılda atanan üçüncü ÖSYM Başkan.ı

ÖSYM’nin 9,45 Mağdurları

2017 yılında yapılan YGS’de uygulanan 9,45 kuralı sınava yetişemeyerek bu kurala takılan 50 bine yakın adayın mağduriyet yaşamasına yol açmıştı. Kamu Denetçiliği Kurumu başta olmak üzere çeşitli kurumların yaptığı girişimler sonuç vermemiş bu adayların yaşadığı mağduriyetler kamuoyunun uzun bir süre meşgul etmişti. ÖSYM Başkanlığına yeni atanan Profesör Mahmut Özer, kamuoyunda çok tartışılan "09.45" kuralını kaldırdıklarını, adayların saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağını açıkladı. Böylece yapanın yaptığı yanına kalmış,50 bin aday yaşadığı mağduriyetle umutlarını başka bir sınava ertelemiş oldu.

YGS Gitti, İçinde TYT Ve AYT Olan YKS Geldi

Üniversiteye girişte, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) yerine yeni sistem Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) getirildi. YKS'nin birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) 23 Haziran 2018 Cumartesi sabahı, ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) ise 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak. YKS'nin ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Sınavı'nda, Türkçe testindeki 40 soruya ek olarak 20 sosyal bilimler sorusu, matematik testindeki 40 soruya ek olarak 20 fen bilimleri sorusu olmak üzere toplam 120 sorunun yer alması kararlaştırıldı. Sınav süresi ise 135 dakika olarak belirlendi. ÖSYM tarafından, TYT'ye ilişkin ilk örnek sorular kamuoyu ile paylaşıldı. Son dakikada YKS'de açık uçlu soru sorulmayacağı açıklandı.

Yükseköğretimin Diğer Gündemleri

YÖK Kanunu ile ilgili 10 dolayındaki madde teklifi, Üretim Reformu Paketi'ne dahil edildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın "yükseköğretimde sessiz devrim" olarak nitelendirdiği düzenlemeler kapsamında, Kalite Kurulu YÖK'ten bağımsız hale getirilirken, öğretim üyelerine 75 yaşına kadar çalışma hakkı verildi. Bilimsel araştırma projelerinde görev alacak tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs verilebilmesinin önü açıldı ve üniversitelerin, sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer şirketi kurabilmelerine olanak verildi. Doktorasını tamamlayanlar için 3 yıla kadar, üniversitelerde yeni bir istihdam imkanı (post-doc) sunuldu.

Ayrıca, ilk defa bu yıl yükseköğretimde 320 bin kontenjanın boş kalması meslek yüksekokullarının durumunun yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasına ve bu alanda çözüm arayışları kapsamında girişimler başlatıldı. Meslek yüksekokulları ve programların açılmasına yönelik standartların belirlenmesini sağlayacak Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kurulu ile kontenjan planlamasından istihdam odaklı politikaların oluşturulmasına kadar çeşitli alanlarda çalışmalar yapmak üzere Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu kurulma kararı alındı.

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile Türkiye'deki devlet üniversitelerinin, yurt dışında akademik birim ve sosyal tesisler kurabilmesine imkan tanındı.

YÖK tarafından, devlet ve vakıf dahil üniversite kadrosunda bulunmayan profesör ve doçentlerin, tıp ve diş hekimliği fakültelerinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışabilmesine imkan tanındı.

Yükseköğretim Kurulunca başlatılan uygulama ile YÖK-Temel Bilimler Programları (TEBİP) kapsamında, fizik, kimya, matematik ve biyoloji programlarında üstün başarı sınıfları oluşturuldu.

Sonuç olarak, her yeni bir yılın başı yeni umutların, dileklerin, temenni ve beklentilerin dile getirildiği açıklamalara konu olur. Bizde 2018 yılının OHAL’siz ve dolayısıyla KHK’sız, barışın, demokrasinin, temel insan hak ve özgürlüklerinin ayrımsız uygulandığı, kardeşliğin ve dayanışmanın her alanda egemen olduğu bir Türkiye’nin, kısacası insanca yaşanabilir bir Dünyanın gerçekleşeceğine olan inancımızı koruyarak bütün halkımızın yeni yılını kutluyoruz. 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)