adscode
adscode
adscode
adscode
adscode

Bilmediğimiz Cumhuriyet

Şu anda ülke olarak gündem konumuz Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Türkiye’nin gidişatı.

c.gultekin@iku.edu.tr
Bazı kişiler için yaşanan sorunların kaynağı A partisi. Onlara göre C partisi iktidara gelince her şey çok güzel olacak. Bazılarına göreyse A partisi çok iyi çalışıyor, her şey yolunda gidiyor. Bizler, gözü kapalı herhangi bir siyasi partinin peşinden giden vatandaşlardan oluşan bir ülke olduğumuz için, taraftarı olduğumuz siyasi partiye gözü kapalı inanır, o siyasi parti iktidara gelirse her şeyin çok güzel olacağını zannederiz.

Size inanamayacağınız bir şey söyleyeyim. Bugünlerde ülke olarak, halk olarak yaşanan sorunların kaynağında, büyük çoğunluk iktidardaki AKP’yi gösteriyor. Ama gerçekte, ülke olarak bugün yaşadığımız sorunların ana sorumlusu İnönü’nün başında olduğu CHP’dir. Kimse itiraz etmesin, nedenleriyle aşağıda gerçekleri göreceksiniz.

                Öncelikle, hangi siyasi görüşte olursanız olun, bu siyasi görüşü bir kenara bırakın. Yazdıklarıma mantıksal olarak doğru mu? Yanlış mı? Diye bakın, lütfen.

                Bir yerde halk varsa, bu halkın sosyal yaşamını düzenleyen bir de devlet var demektir. Eğer, devlet halkının geleceğine yatırım yapar, halkın refah ve medeni yaşam seviyesini yükseltmek için çalışır ve bunda başarılı olursa, halkın refahı arttığı gibi, devletin de dünya üzerindeki sözünün geçme etkisi artar. O ülke gelişmiş ülkeler arasına girer.

                Bunun tersine, eğer bir devlet halkına hizmet etmek için çalışmaz, halkının geleceğine yatırım yapmazsa, o halk gün geçtikçe karmaşa içine girer, fakir bir sosyal yaşam yaşamaya başlar. Zamanla karmaşa içine girer ve gün gelir yok olur, tarih sayfalarındaki yerini alır.

                Devletin başındakilerin şunu kesinlikle unutmamaları gerekiyor. Devletin, halkının geleceğine yatırım yapması, halkına hizmet etmesi demek, devletin kendi geleceğine yatırım yapması demektir.

                Bizim yönetim şeklimiz Cumhuriyet, daha doğrusu herkes öyle biliyor. Cumhuriyet demek, halkın ülke yönetiminde söz sahibi olması demektir. Herkesin aynı anda söz sahibi olmasının mümkün olmaması nedeniyle de halkın seçtiği vekiller aracılığı ile ülke yönetiminde söz sahibi olması mantığı ile çalışır. Ulu önderimiz Atatürk, Cumhuriyeti ilan ettiğinde, devletimizin yönetim şekli gerçekten Cumhuriyetti. Yapılan milletvekili seçimlerinde halk oy pusulasında adı geçen adaylardan birine oy vererek, kendi vekilini kendisi seçiyordu.

                Atatürk vefat ettikten sonra İnönü’nün başında olduğu CHP ile çok partili sisteme geçtikten sonra, yapılan milletvekili seçimlerinde seçmenler kendi adaylarını seçeceklerine, herhangi bir siyasi partiye oy vermeye başladılar. Bunun sonucunda da TBMM’de milleti temsil edecek vekillerin yer alması gerekirken, millette hizmet edecek siyasi partiler yer almaya başladı.
 
                TBMM, devletin vereceği hizmetleri alanların temsil yeridir, devletin vereceği hizmetleri yerine getirenlerin temsil yeri değildir. Yapılan milletvekili seçimlerinde siyasi partilere oy verince, siyasi partileri hizmeti veren konumundan çıkarıp, hizmeti alan konumuna getiriyoruz. Devlet, tüm olanaklarını TBMM’de temsil edilen siyasi partilere hizmet etmek için harcıyor.

                Bu durumda devlet nazarında halka verilecek hizmetlerin bir önemi kalmıyor. Devlet halkı için herhangi hizmet üretmiyor, halkın geleceği için yatırım yapmıyor. TBMM, devletin üst kademesi olması nedeni ile halkın siyasi partiler üzerinde bir yaptırım gücü de kalmıyor. Normalde siyasi partiler hizmet üretip, halkın refah içinde yaşaması gerekirken, şu anda halk çalışıyor, üretiyor, TBMM’de temsil edilen siyasi partiler ise sefa içinde yaşıyor.

                Bu işleyişin tek bir sonucu var. TBMM’de halk temsil edilmediği sürece, devlet halkı için çalışmayacak, halkın geleceği için bir yatırım yapmayacak ve bizler için diğer dünya ülkeleri halklarından daha geri seviyede yaşam sürüp, yok olmak kaçınılmayacak bir son olacaktır. Farkında değiliz ama yapılan milletvekili seçimlerinde herhangi bir siyasi partiye oy vererek, halkın devlet nazarındaki önemini sıfırlıyor, devletin halkına vereceği hizmetleri yok ediyoruz. Özetle, dışarıdan bir saldırıya gerek kalmadan kendi kendimizi yok ediyoruz.

                Anayasamızdaki “Cumhuriyet olan yönetim şeklimiz değiştirilemez.” İfadesi kalacaksa, Cumhuriyet adını verdiğimiz yönetim şeklinin işleyişini, herkese (Halkımıza, siyasi partilere, YSK’ya) öğretmemiz gerekiyor.

                Siyasi partiler sistemde yer almalı. Ama siyasi partiler, TBMM’nin altındaki bir konumda temsil edilmeli. Siyasi partiler hizmeti veren konumunda olacaksa, halkın siyasi partiler üzerinde yaptırım gücü kurulmalı.

TBMM, siyasi partilerin değil, milletin temsil yeridir. Yapılacak milletvekili seçimlerinde oy pusulasında sadece milleti temsil edecek, temsil ettiği halkı için çalışacak bağımsız adaylar yer almalı. Kesinlikle hiçbir siyasi parti yer almamalı.

TBMM’de bakanlık hacminde ihale açılmalı. Bakanlık görevini yapmaya talip olan her siyasi parti, yapacağı hizmetlere ait projeler hazırlamalı. Siyasi partiler tarafından hazırlanan projeler TBMM’de tartışılmalı ve oylamaya sunulmalı. TBMM’de bakanlık hacminde yapılan oylamada en çok oyu alan proje sahibi siyasi parti, o bakanlık görevlerini belirlenen süreler için yerine getirmeli. Periyodik aralıklarla bakanlık hacminde verilen hizmetler için halkın düşünceleri alınmalı. Halkın veya ülkenin geleceği için olumsuz sonuca ulaşılırsa, o hizmeti veren siyasi partinin iş akdine son verilip, o bakanlık için siyasi partiler arasında yeni bir ihale açılması sağlanmalı.

Bu şekilde devletin yönetim kademesi olan TBMM’de halkın temsil edilmesi sağlanarak, devletin halkı için çalışması, halkın geleceğine yatırım yapmasını sağlayabiliriz. Siyasi partilerin de TBMM’den daha alt bir konumda temsil edilmesini sağlayarak, halkın siyasi partiler üzerinde söz sahibi olmasını sağlar, siyasi partilerin halkı için hizmet üreten konumuna gelmesini sağlayabiliriz.
 
Gördüğünüz gibi, ülke olarak yaşadığımız sorunların kaynağı herhangi bir siyasi parti değil, Cumhuriyet sisteminin bilmediğimiz çalışma sistemi. Sorun kaynağı olan işleyişte, gerekli düzeltmeleri yaparsak, ülke olarak, Türkiye olarak, güzel ve mutlu bir geleceğe doğru zamandaki yolculuğa devam edebiliriz.


 

Bu Yazıyı Paylaş :

Emoji ile tepki ver!

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Bilmediğimiz Cumhuriyet