adscode

ÇOCUĞUMUN HER ŞEYİ VAR AMA MUTLU DEĞİL

Bu sözü son zamanlarda velilerden en fazla duyduğumuz sitemlerden biri belki de bu.

ersanrehberlik@gmail.com

Şimdinin yetişkinlerine baktığımızda birçoğunun yokluk çekerek, maddi imkansızlıkların üstesinden gelerek bir yerlere vardığını görmekteyiz. Bizlerin, şimdiki yetişkinlerin çocukluk döneminden bu kadar fazla oyuncak çeşidi yoktu. Dolayısıyla eğer yeni bir oyun kurmak istiyorsanız eldeki malzemeler ile bunu yapmanız gerekmekteydi. Bu durum birçoğumuzun ileride karşılaşacağımız zorlukları elimizdeki imkanlar ile nasıl çözebileceğimize, pes etmemiz gerektiğine yönelik bir temel oluşturdu. Böylelikle bireylerin sorun çözme becerileri ve olaylara karşı bakış açıları gelişti.

Şimdiki çocuklara baktığımızda ise durumun tam tersi olduğunu görmekteyiz. Çocuklar ellerlinde olanı değerlendirip bir oyun oluşturmaktansa o oyunda kullanacakları materyalleri direk istiyor. Hep anlatılır ya patlıcana iki sopa geçirip bunlara 4 kapak ya da kullanılmayan yuvarlak başka bir malzemeden tekerlek yapıp oyuncak araba niyetine oyunlarda kullanılırdı. Şimdi mise çocuk araba ile oynamak istiyorsa ona araba alınıyor. Eğer öğrenci bu oyuncağı dikkatli kullanmayıp kırarsa ona yeniden başka bir oyuncak araba alınıyor. Bu sebeple çocukların hayal gücü gelişmiyor, yeni çözüm yolları üretmek için çaba göstermiyorlar. Ayrıca oyuncağı bozulduğunda hemen ailesi tarafından yeni bir oyuncak alınacağını bildikleri için bunun değerini bilmeyip hor kullanıyorlar.

Birçok aile görüşmelerimizde kendisinin zorluklar içinde yetiştiğini, imkansızlıklar yüzünden çok sıkıntılar yaşadığını fakat çocuğunun bu sıkıntıları yaşaması için her isteğini yaptıklarını buna rağmen yine de çocuğun mutsuz olduğunu, doyumsuz olduğunu ve hep daha fazlasını istediğini söylerler. Yoksunluk duygusunu bilmeyen bir çocuk için elinde olanların hiçbir değeri yoktur. Çünkü çocuk bilir ki istediği zaman daha iyi bir oyuncağı hemen olacaktır.

Peki, bu durum çocuğun akademik başarısına nasıl yansır?

Bazılarınız bu yazıyı okurken oyuncaktan akademik başarıya nasıl geçildi, ne alaka var ki gibi düşüncelere kapılabilir. Oysa birbiri ile son derece alakalı durumlar. Bilimsel birçok araştırmanın bize gösterdiği şeylerden biri de çocuklarınızın şimdiki davranışlarının temellerinin aslında çok öncelere daha küçük yaşlara dayandığıdır. Küçük yaşta çocuk elindeki imkanları değerlendirerek çözümler üretmeye alışmıyor, daha sonra sınavlara hazırlanırken karşısına yoruma dayalı, eleştirel düşünme becerileri gerektiren, yaratıcı çözüm yolları üretebileceği sorular ile karşılaşıyor ve işte başarısızlıklar burada başlıyor. Çünkü daha önce çocuk bu yeteneklerini hiç kullanmamış, her istediği kendisine sunulmuş. Böyle yetişen çocuklarının günümüz standartlarında yapılan sınavlarda başarılı olmaları da zorlaşıyor.

Çocuklarınıza yaratıcılık, hayal gücü, sorun çözme becerileri gibi günümüz yetkinliklerini kazandırmak istiyorsanız her istediğini kendisine vermeyin. Bırakın ilk başta elindeki imkanlarla nasıl üstesinden gelebileceğini bulmaya çalışsın, çaba göstersin gayret etsin.

Ancak böylelikle kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirebiliriz.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)