17.06.2017 12:18 | Son Güncelleme: 17.06.2017 12:18

10 yılda Almanya gibi varlıklı olabiliriz

​30 yıldır hasbelkader öğrendiklerimi, analizlerimi yazıya döküp gazete, dergi, bülten, web sitesi ve kitaplar aracılığıyla çevremdeki insanlara yani topluma ulaştırmaya çalışıyorum.
​30 yıldır hasbelkader öğrendiklerimi, analizlerimi yazıya döküp gazete, dergi, bülten, web sitesi ve kitaplar aracılığıyla çevremdeki insanlara yani topluma ulaştırmaya çalışıyorum.

Okuyan, araştıran, düşünen, yeniliklerin peşinde koşan insan sayımız çok az olduğu için bir çok yazım yazıldığıyla kaldı. Olumlu veya olumsuz etki-tepki yaratamadan kaybolup gitti.
 
Topçu, popçu, kokainman, pazarlamacı, köçek, şantöz, dansöz tiplerin yaptıklarını, yaşantılarını aktaran yazı ve haberler milyonlarca kişi tarafından takip edilir. Bilim, teknoloji, sanat, edebiyat, etik, kültür, tarih ile ilgili yayınlar hep elde kalır.
 
Epey uzun zamandır kafamda şekillendirmeye çalıştığım, ölmeden önce bir kitap olarak sunmak istediğim bir konuyu arz etmeye çalışacağım. Burada bir kısmını ancak irdeleyebileceğim konuları parçalı olarak geçmişte yazı konusu yaptığım oldu. Bu yazıları bir çok mecrada yayınlattım. Ancak umduğum etkileri gözleyemedim.
 
Türkiye’yi 10 yıllık süreçte Almanya gibi zengin, güçlü, huzurlu, mutlu yapacak önerilerimi topluca bir kez daha dile getiriyorum.
 
* 80 milyonluk kitleye kredi kartı ya da ona benzeyen ulusal bir plastik kart verilmeli. Herkes tüm harcamalarını bununla yapmalı. Kart ile yapılan harcamaların yüzde 5-10’u her yılın sonunda vergi iadesi olarak kişilere iade edilmelidir. Bu sayede kayıt dışı ekonomi tamamen ortadan kalkacaktır. Bu kadar çok para basılmasına gerek kalmayacak, hiç vergi ödemeden bu ülkenin nimetlerinden bolca yararlananlar yok olacaktır.
 
* Yastık altında döviz ve altın tutulmasının azaltılması için dürüst ekonomistler tarafından bilinçlendirme ve yönlendirme yapılmalıdır. Bu sayede 100-200 milyar dolarlık bir kaynak reel ekonomiye girecektir. Yabancı dövizi ve altını  satın almanın ülke ekonomisine çok zarar verdiği herkese idrak ettirilmelidir.
 
* Halka açılan, vatandaşları ortak eden şirketlere vergi kolaylıkları sağlanmalıdır. Bu sayede sermayenin tabana yayılması artacaktır.
 
* 25 milyon dolayındaki ev, işyeri, ofis ve sokaklardaki tüm aydınlatma armatürleri ledli hale dünüştürülerek yılda 1-2 milyar dolarlık enerji tasarrufu sağlanabilecektir.
 
* Bilgi sunan kitaplardan, gazetelerden, dergilerden alınan vergiler en az seviyeye indirilmelidir. Herkes bilgiye makul fiyat ile ulaşabilmelidir.   
 
* TRT bilimsel tarım ve hayvancılığın nasıl olması gerektiğini anlatan TV kanalı açmalıdır.
 
* Diyanet İşleri Başkanlığının yaptığı bilimsel (kültürel, dini) nitelikli sınavdan geçer not alamayan hiçbir din adamı TV, radyo, gazete, dergi, kitap üzerinden inanç konularında ahkam kesememeli, fikir serdedememelidir.
 
* Tüm kamu kurumları yerli malı olmayan taşıt, mobilya, kalem, kağıt, klima, fayans, karo, TV, bilgisayar almaktan vaz geçmelidir.
 
* Motor hacmi 600, 800, 1000 cc olan otomobillerin vergisi sıfıra yakın olmalıdır.
 
* Gıdaların saklanmasında kullanılan plastik ve cam ambalajların tümü depozitolu olmalıdır. Marketlerde verilen poşetler Batı’da olduğu gibi paralı olmalıdır.
 
* Elektrikli taşıtların vergisi sıfır olmalıdır.
 
* Güneş pili panelleriyle ya da rüzgar türbinleriyle kendi elektrik enerjisini üretmek isteyenlere vergi kolaylığı getirilmelidir.
 
* Ekonomik ömrünü tamamlamış, fazla yakıt harcayan, çevreyi çok kirleten, bakımsız taşıtlar trafikten men edilmelidir.
 
* Büyük ekranlı bilgisayar, TV gibi cihazların vergisi daha fazla olmalıdır.
 
* Belediyelerin görgüsüzlük abidesi olan abartılı süslü aydınlatma düzenekleri kurması yasaklanmalıdır.
 
* 100 bin dolayındaki caminin ışık akısı değerleri ölçülmeli, fazla aydınlatma yapılmışsa bunlar iptal edilmelidir. Çok lüks, çok pahalı cami yapımına izin verilmemelidir.
 
* 80-100 metrekareden fazla konutların vergisi daha fazla olmalıdır. Japonya’da evler ortalama 40 metrekaredir.
 
* İngilizce dil öğretiminde kullanılan, çok yüksek fiyata sunulan yabancı kitap, dergi, CD, DVD ve sözlük gibi ürünlerin yerli versiyonları üretilerek yıllık 100 milyon dolarlık israf önlenmelidir.
 
* Öğretmen ve akademisyenlere patent, makale, kitap üretimi sayısına göre ek ödemeler yapılmalıdır.
 
* Patenti, bilimsel makalesi, icadı, kitabı çok olan okulları, sanayi tesislerini açan girişimcilere vergi kolaylığı sağlanmalıdır.
 
* Lüks malların, taşıtların, giysilerin ithalatı zorlaştırılmalıdır.
 
* Yurtdışına gezi/tatil için sürekli olarak çıkış yapanların ödediği harç her seferde katlamalı olarak artmalıdır.
 
* Resmi kurumların “inceleme” adı altında düzenlediği yurtdışı geziler, seminerler, toplantılar yasaklanmalıdır.
 
* Yük kamyonların gündüz yollarda tehlike saçmasını önlemek için gece 00:00-06:00 arasında otoyollar ücretsiz olmalıdır.
 
* Tren ve deniz yoluyla yük, yolcu taşımanın vergisi azaltılmalıdır.
 
* Köprü ve tünellerden geçen minibüs, otobüs gibi taşıtların geçiş ücreti toplu taşımayı teşvik etmek için otomobillerden daha az olmalıdır.
 
* Tütün ve alkollü içki içenlerin SGK kesintileri yüzde 10-50 oranında daha fazla olmalıdır.
 
* Bisiklet kullanımını teşvik etmek için vergisi çok az olmaldır.
 
* Hiç hasta olmayanlara, hastane, hekim, eczane bilmeyenlere yani sağlıklı yaşam sürdürenlere 5 yılda bir geri ödeme yapılmalıdır.
 
* Kamuda çalışanların tümü belirli sürelerde (5 yıl gibi) sınava tabi tutulmalı, 70 ve üzeri puanlar alanlara daha çok ücret ödenmeli, vasatlar tasfiye edilmelidir.
 
* Tüm taşıtların en fazla 50-70-90 km hızla gitmesi için sürat tabelaları yenilenmelidir. Yüksek süratli seyirler hem yakıt sarfiyatını artırmakta hem de kazaları çoğaltmaktadır.
 
* Ceza ve tutukevlerinde her mahkumun bir konuda üretim yapması teşvik edilmelidir.
 
* En az 1000 adet kitabı olmayan mekanlara kahvehane, kafe, pastane, lokal açma izini verilmemeli, 10.000 ve üzeri kitap bulunduran mekanların vergisi azaltılmalıdır.
 
* Tüm konutların Almanya’da olduğu gibi ısı geçirgenliği çok az olan 10-15 cm kalınlığındaki yalıtım malzemeleriyle yalıtılması teşvik edilmelidir. Göstermelik olarak yapılan yalıtım işlemleri yılda 20 milyar TL kadarlık zarara sebep olmaktadır.
 
* Günlük gazetelerin her gün 1 sayfalarını bilim, teknoloji, inovasyon, başarı, azim, girişimci haberlerine ayırmaları zorunlu olmalıdır.
 
* Sadece bilim, teknoloji, endüstri 4.0, kültür, sanat, edebiyat, tarım, gıda, hayvancılık üzerine yayın yapan TV, radyo, web sitesi, gazete, dergi, bülten gibi mecralardan çok az vergi alınmalıdır.  
 
* Her yıl 160 milyon dolayında ders kitabını bedava dağıtma uygulamasından vaz geçilmeli, yoksul öğrencilere eğitim-öğretim ödeneği verilerek kitapları kendisi alması sağlanmalıdır. Bedava verilen 160 milyon kitabın 8 ay sonra çöpe atılması yılda 500 milyon dolarlık bir zarara sebep olmaktadır.
 
* Tablet ile eğitim verme uygulaması yılda 4 - 5 milyar dolarlık kaynağın çöpe atılmasından başka bir şey değildir.
 
* Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealleri Diyanet tarafından çok sayıda basılarak bedava ya da maliyet fiyatına tüm öğrencilere, vatandaşlara sunulmalıdır. Bilim kurulunun onayından geçemeyen mealler yasaklanmalıdır.
 
* Bütün dini cemaatlerin, tarikatların mal varlıkları, kursları, okulları, yurtları, üniversiteleri, külliyeleri Diyanet’e ya da MEB’e devredilmelidir.
 
* Ülkenin ihtiyacı olmayan lise ve üniversite alanları kapatılmalıdır. Zira hiç gereksinim duyulmayan dallarda öğrenci okutmak kaynak israfıdır.
 
* A+, A++, A+++ enerji sınıfı olmayan elektrikli-elektronik aygıtların ithalatı yasaklanmalıdır.
 
* TSE, CE ve ISO kalite belgesi olan ürünlerin vergisi daha az yapılarak kaliteli malların artması sağlanmalıdır.
 
* Tütün ve alkollü içkilere yüzde 50-100 oranında zam yapılarak elde edilen kaynaklarla Anadolu’nun her bir köşesi ağaçlandırılmalıdır. Bu sayede tarım, hayvancılık, turizm gelirleri de katlanacaktır.  
 
* Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olan ağalık, şeyhlik, şıhlık kurumları kanunlarla tasfiye edilmelidir.
 
* Tüm elektronik aygıtların (TV, yazıcı, bilgisayar vb.) bekleme konumunda yüzde 5 tüketim yaptığı iyice açıklanarak yılda 1 milyar dolar tasarruf sağlanmalıdır.
 
* Hormonlu, GDO’lu tarım ve hayvancılık yapanlara en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.
 
* Fazla sayıda trafik kazası yapanların ödediği sigorta primleri daha fazla olmalıdır.
 
* Mesleki ve teknik eğitim okulları fen ve teknoloji ağırlıklı eğitim modeline (STEM) geçirilmelidir. STEM esaslı okul açan özel girişimcilerden alınan vergi azaltılmalıdır.
 
* Mezun ettiği öğrencisi ilk 100 bine giren kamuya ya da özel sektöre ait okullara maddi destekler sunulmalıdır.    
 
* Tüm öğretmenlerin yüksek lisans ve doktora eğitimi almaları sağlanmalı, bu yönde belgeleri olan eğitimcilere fazla ödeme yapılmalıdır.
  
Bunları yaptığımızda cari açığımız yok olur. Dış borçlarımızı öderiz. Eğitime, sağlığa, bilime, teknolojiye daha fazla kaynak ayırabiliriz.
 
 
300 yıldır gerileyen, yerinde sayan, tökezleyen, borç içinde boğuşan ülke olmaktan kurtulmamız zor değildir. Yeter ki kendimize çeki düzen verelim.
 
Ali Özdemir
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn
En Çok Arananlar: Almanya, eğitim

Yorum Yazın

Anketler

Yeni üniversite sınavında Tarih ve felsefe gurubunun yok sayılması sizce doğru karar mı?
Editör Mail