05.03.2015 12:42 | Son Güncelleme: 05.03.2015 14:25

''BABAMIZIN VASİYETİYLE YOLA ÇIKTIK''

Üniversite sınavı adım adım yaklaşırken bizde eğitim ajansı okurları için yüksek öğretimin nabzını tutmaya devam ediyoruz.
Üniversite sınavı adım adım yaklaşırken bizde eğitim ajansı okurları için yüksek öğretimin nabzını tutmaya devam ediyoruz.

Teorik bilgiyi pratikle besleyerek, öğrencilerini profesyonel yaşama hazırlayan Türkiye’nin en yeni ve dinamik üniversitelerinden Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, eğitim ajansı okurları için sorularımızı yanıtladı.

Röportaj: Billur Ocak
                Arzu Kalayl
ı




-Nişantaşı Üniversitesi hangi fikirle yola çıktı, hangi felsefeyle yoluna devam ediyor?

Bu işe başlarken babamızın vasiyetiyle yola çıktık. Devletimize aslında  bir ilkokul, ortaokul vakfetmek istiyorduk. O dönem YÖK başkanımızla yaptığımız görüşmede kendisi bize babamın Yükseköğretime katkılarından dolayı
sürekliliği sağlamak için bir meslek yüksekokulu açmamızın daha fayda sağlayacağı tavsiyesiyle yola çıktık. 2010 yılında Nişantaşı Meslek Yüksekokulu’nu yapılandırdık.2012’de de Yüksekokul, Üniversiteye dönüştü.
 

‘’Levent Uysal, Çukurova Üniversitesi’nin kurucularından Doç. Dr. Cevdet Uysal’ın oğlu. Babası Mersinli, annesi Kayserili. Babası, uzun yıllar hem akademik kariyer yapmış hem de devlet planlama alanında çalışmış. 16 yıl Stutgart Üniversitesi’nde ders verdikten sonra Türkiye’ye döndüğünde de Çukurova’nın yapılanması için çalışmış. Yaşamını yitirmeden önce ailesine de önemli bir vasiyet bırakmış. “Buradaki mal varlığımıza ihtiyacınız olmadığında bir okul yaptırın, eğitime ağırlık verin.”’’


ODAĞIMIZ UYGULAMALI EĞİTİM

Meslek Yüksekokulu’na gelen öğrencilerimiz meslek liselerinden geldiği için sektörle iç içe olmaları gerektiğine inanıyoruz.

MESLEKLE İÇ İÇE BÖLÜMLER

Daha çok uygulama odağında olan bölümleri açtık. 5. yılımıza giriyoruz, 10 binin üzerinde öğrencimiz var. Geçen yıl en çok tercih edilen ilk 3 üniversiteden biriyiz.


-Nişantaşı Üniversitesi mezunu bir öğrenci hayata nasıl başlıyor?


ÖĞRENCİLER SEKTÖRÜ İŞİN PROFESYONELLERİNDEN ÖĞRENİYOR

Bir taraftan öğrencilerimizin sosyal ağlarını geliştiriyoruz bir taraftan ise teorik bilgileri aktararak ama bunları uygulatarak, özelikle sektörel ortaklarımızla bu işi çözmeye çalışıyoruz.

İyi bir İngilizce altyapısıyla dünyadaki iş ortaklarıyla birlikte nasıl inovasyon yapabilir,sektörünü nasıl geliştirebilir yorumu, bu doğrultuda teknolojiyi nasıl çok iyi kullanabilir, biz arkadaşlarımıza öğrencilerimize bunları aktarmaya çalışıyoruz.

Birinci önceliğimiz üniversite olarak iç huzuru insanların pozitif enerjisini birbirine yansıtabileceği yapıları oluşturmak, özellikle öğrencilerimizin kulüplerle doğru orantıda sosyalleşmeleri için çalışmalar yapıyoruz. Kulüplerimiz mutlaka haftanın bir günü sektörel davetler vererek öğrencilerimizi işin profesyonelleri ile bir araya getiriyor, sektörde ne yaparlarsa başarılı olacaklarını, ilk ağızdan duymalarını sağlıyoruz.


-Programlarınızı belirlerken önceliğiniz nedir?

Bir program açmadan mutlaka o programın en az 5 iş ortağını belirliyoruz. Mesela moda ile ilgili bir program açacaksak, modanın ulusal ve uluslararası markaların insan kaynakları, üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek nasıl bir insan kaynağına ihtiyaç duyacaklar hangi müfredatı okutursak pratikte fayda sağlayacağız, bunlarla ilgili çalışmalar yapıyoruz. O doğrultuda sayın rektörümüz ve akademi takımımız yapılanmayı sağlıyor.


ÜNİVERSİTELER İNSAN KAYNAĞI ŞİRKETLERİDİR

Ben bir üniversitenin büyük bir insan kaynağı şirketi olduğunu düşünüyorum. Hem akademi tarafına insan kaynağı üretiyoruz, hem de sektörlere insan kaynağı üretiyoruz. Bunu da yaparken mutlak surette uluslararası platformlarla çalışılması gerektiğine inanıyoruz.

-Aynı zamanda Vakıflar Birliği Genel Sekreterliğini yürütüyorsunuz. Burada yüksek öğretim adına ne tür çalışmalar yürütülüyor?

Vakıf üniversitelerinin markalaşmalarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Diğer vakıf üniversitelerinin herhangi birinin negatif bir nedenden dolayı etkilenmesinin bütün vakıf üniversitelerini etkileyeceğine inanıyoruz. Bunun için bir birlik kurduk. YÖK’le olan diyaloglarımız, uluslararası platformlarda diyaloglarımız ve kendi içimizdeki centilmenlik anlaşmalarını yaparak birbirimize fayda sağlama odağındayız. Rıfat Sarıcıoğlu başkanlığında 6 kişiden oluşan bir yönetimimiz var. Her ay toplanıyor, güncel konuları tartışıyoruz. Vakıf Üniversiteleri belki bir basamak sonra özel üniversite kanununun gelişiyle doğru orantıda devletimize bilgiler aktarıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızla, Yükseköğrenim kurumumuzla çalışıyor düşüncelerimizi söylüyoruz. Çok pozitif bir yapımız var ve zarardan çok fayda sağlama odaklı çalışmalar yürütüyoruz.




-Yükseköğretim Kurulu’nun, tıp ve hukuk programlarına başarı sırası sınırlaması getirdi ve ilerleyen dönemde diğer bölümleri de kapsayabilir.
Bu durum vakıf üniversitelerini nasıl etkileyecek?


EĞİTİMDEKİ KALİTE ÖLÇÜLEBİLİR OLMALI

Bence eğitimdeki kalite ölçülebilir olmalı. YÖK başkanımız, pozitif diyaloglar kurarak her şeyin kriterlerini, her şeyin nasıl gerçekleşmesi gerektiğiyle ilgili bir reçete yazıyor. Biz o reçeteyi uyguluyoruz.

Vakıf üniversitelerinin taban puanlarını bizler belirliyoruz. Bunu da biz önerdik her şeyden önemlisi bizleri dinleyerek karar alınıyor. Bu, birliğin bütün vakıf üniversitelerine sağladığı en büyük güç.


-Hangi programlarınızda iddialısınız?


DİKEYDE BÜYÜYEN YAPILARI KURUYORUZ

Uygulama merkezlerimizde çocuklarımızı sektörle tanıştırıyoruz.

Çok iyi bir gastronomi labaratuvarımız var, Yemek Sanatları Bölümü’nü açtık. 5 yıldızlı otellerde bulunan ekipmanlarımız mevcut ve bir Alman partner’imiz var.



Çok iyi bir sinema tv labaratuvarı kurduk. Aynı şekilde, Yeni Medya Bölümümüzde okuyan arkadaşlarımızda buradaki uygulama merkezlerinde pratik kazanıyor.



Nısh Radyo ve Nısh tv’yi  açtık. Yine bizim çocuklarımız yönetiyor.

Burada ekonominin nasıl geliştiğini görüyorlar. Bilançoları okumayı öğreniyorlar. Böylelikle buradan mezun olduklarında  tecrübe sahibi olarak sektöre katılıyorlar.

Aynı şekilde sağlıkla ilgili labaratuvarlarımız var. Bir hastanenin acil yardım bölümünde ne varsa labaratuvarımızda mevcut. Derslerimiz orada işleniyor.

 


İç mimarlık bölümümüzde, inşaat mühendisliği bölümümüzde çok iddialıyız.
Rektörümüzden dolayı bankacılık, finans, ekonomi bölümünde aynı şekilde çok iddialıyız.

-Öğrencinin sektörle tanışması süreci nasıl başlıyor?

İnsan kaynakları atölyesi var. Öğrencimiz eğitime başlar başlamaz görüşmeler yapılıyor hedefleri belirleniyor, önerileri değerlendiriliyor eğer bir hedefi yoksa bizim önerdiğimiz markanın insan kaynakları ve yönetim ofisleriyle onları tanıştırıyoruz. Her hafta çocuklarımızı çeşitli sektörlerden İnsan Kaynakları direktörleriyle buluşturuyoruz. Sonrasında bir yol haritası belirliyoruz. İlgilendiği sektörün nasıl işlediğini, ne yapması gerektiğini ilk ağızdan duyduğu için orada odaklanıyor. Öğrencilerimizin burada okurken sektörde çalışmaya başladığında ne yapması gerektiğine karar vermesini sağlıyoruz. Buna göre tercihine göre yarı zamanlı ya da tam zamanlı işler ayarlıyoruz. Çalışan öğrencilerimize pozitif ayrımcılık yapıyoruz, okulumuz 7/24 açık olduğu için öğrencilerimiz kaçırdığı derslerin telafisini yapma şansı buluyor.

‘İNGİLİZCEYİ KENDİN İÇİN ÖĞREN’ NOT YOK!

Sürekli İngilizce eğitimiz var ve hangi programda eksiği varsa buradaki workshoplara katılıyorlar.  İngilizceyi kendin için öğren diyoruz birazda kendi gelişimini kendisi için yapması gerektiğini anlatmaya, bu bilinci vermeye çalışıyoruz bu sebeple not sistemi de yok.

ÜCRETSİZ ÇİFT ANADAL FIRSATI

Bölüm değiştirmek isteyene ücretsiz çift anadal fırsatı sunuyoruz. Diyelim ki inşaat mühendisliğinde mutlu olmayan, dikey geçişle mimarlığa geçebiliyor,endüstri mühendisliğine geçebiliyor. Ya da bölümünü çok seviyor ama aynı zamanda mimar da olmak istiyor. Yan dal olarak fark derslerini vererek ya da  yaz okuluna katılarak her iki diplomayı da alıyor. Ayrıca ikinci diploma içinde ücret almıyoruz.

Türkiye de en büyük bursu veren üniversiteyiz. Yüzde 80 oranında burs imkanı sağlıyoruz. Bizde çok az bir öğrenci yüzde 50 bursludur, yüzde 10’u yüzde yüz bursludur. Puan barajına ve programlara göre burs oranları değişiyor.




-Beklentiye yönelik Nişantaşı Üniversitesi öğrencilerine neler sunuyor?
Öğrenciler hangi beklentiyle sizi tercih ediyor?


Öğrencilerin bir kısmı iş dünyasında kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmak istiyor, bir kısmı da akademide hizmet vermek isteğiyle geliyor.

Biz onlar için uygulamalı eğitimler ve sektörel yapıları oluşturuyoruz.

Öğrencinin hedefine yönelik çalışmalar sunuyoruz.

Öğrencilerimizin huzurlu bir ortamda tamamen şeffaf bir ortamda, herkesin yanındakine zarar vermeyeceği şekilde özgürlüğünü kullanabileceği  platformlar sunuyoruz.


MEZUNA YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ

Teknoloji altyapısı, İngilizce altyapısı, sektörel noktaların gelişimi, burası aslında tamamen pozitif bir insan kaynağı şirketi, farkımız, dersini de veriyoruz.


-Şu ana kadar sektöre kaç mezun verdiniz?
Türkiye’de ki işsizlik gerçeğini nasıl değerlendiriyorsunuz?


670 mezun verdik, hepsi çalışıyor. Siz işinizi iyi yaparsanız zaten insanlar gelip sizi buluyorlar.

İşsizlik deniyor ama şu anda en çok gelişen sektör İnsan Kaynağı şirketleri. İnsan Kaynağı şirketleri özellikle online tarafta giderek artıyor, onların iflas etmesi gerekiyordu.


PUANI TOPLA ÖDÜLÜ KAZAN

Verdiğimiz burslar dışında yine öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda ödül sistemi getirdik.

Öğrencilerimiz bir kulübe üye olarak, bir sosyal sorumluluk projesi hazırlayarak, okulumuza öğrenci kazandırarak puan topluyorlar ve karşılığında hangi ödül varsa onu kazanıyorlar. Hak edene çalışana ödüller veriyoruz.

Bütün öğrencilerimiz okula fayda sağlayacak, projelerde yer alıyor. Kızılay’la ortak bir kampanya yapıyoruz. Kızılay’a bir litre kan veren herhangi bir kişi burada 1 ay boyunca ücretsiz ingilizce alabiliyor.Biz o hafta hafta 400 litre kan topladık.

Güzellik ve saç bakım üzerine bölümüz var, öğrencilerimiz yaşlı bakım evlerine  gidip onlarla çeşitli etkinlikler düzenliyor. Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencilerimiz Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidip orada etkinlikler organize ederek çeşitli yardım kampanyaları düzenliyorlar.

Çocuklar kendi fikirleriyle projeler organize ederek bu projeyi en iyi şekilde yönetmeyi öğreniyor. Onların karar vermesini sağlıyoruz.


HEM DOKUNUYOR, HEM DOKUNDURUYORUZ
 
Fayda merkeziyiz, teori ama pratik eğitim destekli, olduğumuz lokasyona fayda sağlıyoruz, hem dokunuyor hem dokunduruyoruz.

www.egitimajansi.com


 

Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

Erken kayıt sizce avantajlı mı?
Editör Mail