adscode

Bakan Selçuk sözleşmeli öğretmenlerin aile birliği meselesine bürokratların yönlendirmesi ile mi bakıyor?

Sözleşmeli öğretmenlerin en büyük problemlerinden biri aile birliği meselesi. İşte bu konu hakkında bize gelen bir maili sizlerle paylaşıyoruz:

Bakan Selçuk sözleşmeli öğretmenlerin aile birliği meselesine bürokratların yönlendirmesi ile mi bakıyor?
Eğitim
Güncelleme : 08-Kas-18 11:58

"Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, toplumun büyük kesimi tarafından benimsenmiş ve toplum nezdinde “kredisi” yüksek bir bakan.     

Yalnız sözleşmeli öğretmenlerin aile birliği konusunda maalesef kendisinden beklenen çözümü henüz geliştirememiş durumda. Açıklamalarına bakılacak olursa, kısa vadede bir gelişme kaydedeceğe benzemiyor. TBMM'yi adres göstererek bir anlamda topu taca atıyor.

Bazı iller diye tabir edilen (doğu ve güneydoğu) yerlerde öğretmen tutamamanın çözümü olarak eski MEB yönetimi “dahiyane ve eşsiz” bir fikirle sözleşmeli öğretmenlik modelini geliştirdi. Eskiden 4 yıl sözleşmeli + 2 yıl kadrolu olmak üzere toplam 6 yıl olan görev zorunluğu, yeni bakan Selçuk ile 3 yıl sözleşmeli + 1 yıl kadrolu olmak üzere toplam 4 yıl olarak revize edildi ve 2023 vizyon sunumunda bu değişiklik paylaşıldı. Peki bu 1/3’lük süre kısaltması evli çiftler için yani yuva sahibi sözleşmeli öğretmenler için bir nefes oldu mu? Hayır. Çünkü eş durumu tayin hakkı kadrolu öğretmenlerde 1 yıl iken sözleşmeli öğretmenlerde yeni düzenleme ile tam 4 katı daha fazla olarak sürdürülmek isteniyor.

Sayın Bakanın, TRT’deki programda “herkes ben yaparım, ancak fiili duruma gelince işler değişiyor” şeklindeki ifadesi yıllarca emek verip okuyan, bir iş sahibi olmak için mücadele eden gençleri ve bir çok fedakarlıkta bulunan ailelerinin emeklerini görmemezlikten gelmek değil midir? Bu insanların önlerine tek tercih geliyor ve onu tercih ediyor. Kaldı ki evli ve özellikle çocuk sahibi öğretmenler sorumlulukları gereği işlerini yapmaları ve evlerine bir gelir sağlamaları kadar doğal ne olabilir ki? Bu insanlar Üniversite tercihini yaparken ve üniversitede okurken sözleşmeli öğretmenlik diye bir model var mıydı? Yoktu. Şimdi bu insanlar o kadar emeğini toprağa gömsün ve yeni bir meslek sahibi olmak için mi çalışsın. Ne yapsın siz söyleyin.

Sayın Bakan, 4 Kasım 2018 günü katıldığı bir televizyonun sabah programında “terapi için çocukların yanına gidiyorum” diyor. Peki, evladından uzakta mesleğini yapmak zorunda bulunan sözleşmeli öğretmen veya eşi terapi için ne yapacak? Evlat hasreti ve evladın ebeveyne duyduğu hasretin tarifi mümkün mü? Yine aynı programda Sayın Bakan şu önemli cümleyi kurdu: “Toplum aslında kendi çocuklarını seviyor, ama genele baktığımda çocuk sevmiyorlar”. Doğrusu bu söz karşısında şu soru akla geliyor. “Sayın Bakan, sözleşmeli öğretmen çocuklarını gerçekten seviyor mu?”

Sözleşmeli öğretmenlik ve eş durumu konusunda akla gelen bir takım sorular şunlar:

1. Bu ülkede 1 milyon öğretmen varken, öğretmen sorunu neden 65 bin sözleşmeli öğretmen ile çözülmeye çalışılıyor?

2. Öğretmen tutamıyoruz dediğiniz yerlerde eğitimde sürekliliği sağlamak adına sözleşmeli öğretmenlik modeli ile 4 yıl şartını öne sürüp, Türkiye’nin farklı bölgelerinde eş durumu ile 2. yılında tayin isteyecek bir kadrolu öğretmeni nasıl tutmayı düşünüyorsunuz? Oradaki öğrenciler için aynı kaygı yok mu? (Örnek: MEBŞırnak'ta ilkokul 1. sınıftan 4. sınıfa kadar aynı öğretmen ile öğrenim görsün istiyor. Peki, Bursa'da bir ilk öğretimde görev yapan kadrolu öğretmen evlenip eş durumu tayini isteyince 2. sınıfta gitme imkanı var mı? Evet VAR, o zaman eğitimde süreklilik tezi çürümüş olmuyor mu?)

3. Eğitim psikolojisi üzerine tez yapmış ve bu konuda akademik yayınları olan MEB Bakanı, sözleşmeli öğretmenlikten dolayı eşinden km’lerce uzakta ayrı kalan ve babasından-annesinden uzakta yaşamak durumunda olan sözleşmeli öğretmen çocuklarının psikolojisi konusunda endişe duyuyor mu?

4. Sözleşmeli öğretmen eşi kendisi gibi sözleşmeli öğretmen ise eş durumu tayin hakkı veriliyor. Aynı öğretmen ile devam gerekçesi, eşi sözleşmeli öğretmen olan çiftler için sağlanan eş durumu tayininde neden akla gelmiyor? Bu çelişki değil de nedir?"


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)