01.07.2015 12:54 | Son Güncelleme: 01.07.2015 12:36

'BİRİLERİ HELİKOPTER KALDIRIRKEN BİZ UÇAK KALDIRDIK'

İlk öğrencilerini 2014-2015 Akademik Yılı’nda alan MEF Üniversitesi, farklı eğitim-öğretim modeli ile (Flipped Classroom) ve her biri alanında uzman akademik kadrosuyla üniversite adaylarının gözde tercihlerinden biri oldu.
İlk öğrencilerini 2014-2015 Akademik Yılı’nda alan MEF Üniversitesi, farklı eğitim-öğretim modeli ile (Flipped Classroom) ve her biri alanında uzman akademik kadrosuyla üniversite adaylarının gözde tercihlerinden biri oldu.

RÖPORTAJ: BİLLUR OCAK
                     ARZU KALAYLI



Geçtiğimiz yıl tercih döneminde üniversite binasının inşası henüz tamamlanmamışken öğrencilerin mekan kaygısına düşmeden, akademik kadroyu ve öğretim modelini öğrenir öğrenmez tercihlerinde netleştiklerini,  bunun da kendilerini çok memnun ettiğini dile getiren Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Erinç Ünal, gelen adayların ve velilerin MEF Üniversitesi hakkında çok fazla bilgi sahibi oldukları ve ellerinde bu notlarla geldiklerini, kendilerinden sadece onay beklediklerini belirtti. 

2014 yılında MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ile gerçekleştirdiğimiz  ''Yeni Neslin Üniversitesi MEF Yükseköğretimde Çığır Açacak!​''  röportajda uygulayacakları eğitim- öğretim modeline son derece güvendiklerini, hedeflerine ulaşmada iddialı olduklarını açıklamıştı.

Bu yıl da tüm öğrencilere sundukları burs imkanıyla 27 Haziran'da kapılarını adaylara açan MEF Üniversitesi, Tercih Günleri boyunca aday öğrencilerle, uzman rehber öğretmenleri, akademisyen ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Öğrenciler ayrıca bu dönemde MEF Üniversitesi'nin ilk öğrencilerinden de fikir alma şansına sahip olacaklar. 

Eğitim Ajansı olarak gelecek dönemde MEF Üniversitesi'nde hangi yeniliklerin olacağını, öğrencileri nasıl bir eğitim programı beklediğini, kampüs içinde hangi olanaklara sahip olacaklarını sorduk, rektör hocamız Prof. Dr. Muhammed Şahin yine oldukça iddialı açıklamalarda bulundu.

Ayrıca Flipped Classroom modeliyle eğitim gören MEF Üniversitesi öğrencilerine yıl boyunca nasıl bir eğitim gördüklerini, bu modelin onlara sağladığı avantajları konuştuk.




-Tercih günleriniz ne zaman başlıyor, ne kadar sürecek, bu dönem içerisinde hangi çalışmalar yürütülecek? 

Tercih günlerimiz 27 Haziran’da başladı. 14 Temmuz’a kadar sürecek. Bu yıl da tüm öğrencilerimizi %100, %75, %50 ve %25 oranında burslu olarak alıyoruz.  Beş fakülte ve on beş bölüme toplam 700 lisans öğrenci alacağız. Yapı Kredi ile ortak açtığımız Bankacılık ve Sigortacılık Programımıza ise  50 ön lisans öğrencisi alacağız. MEF Üniversitesi, Tercih Günleri boyunca aday öğrencilerle, uzman rehber öğretmenleri, akademisyen ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Her gün 9.00-18.00 saatleri arasında MEF Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde devam edecek olan Tercih Günleri boyunca, aday öğrenciler uzman rehber öğretmenlerle yüz yüze görüşerek danışmanlık alabilecek. Ayrıca MEF Üniversitesi’nin seçkin akademik kadrosu aday öğrencilere meslek seçimi ve üniversite hayatı hakkında bilgi verirken, MEF Üniversitesi’nin ilk öğrencilerinden de fikir alabilecek. 

MEF Üniversitesi; Maslak Kampüsü’ne gelemeyen aday öğrenciler için 0212 395 36 95 numaralı telefondan çağrı merkezi ve  HYPERLINK "http://www.mef.edu.tr" www.mef.edu.tr adresinden online olarak rehber öğretmenlere ve Üniversite yetkililerine danışabilecekleri anında yardım hattı da kuruldu. Dileyen öğrenciler ise  HYPERLINK "mailto:tercih@mef.edu.tr" tercih@mef.edu.tr adresine tercih listesini mail atarak rehber öğretmenlerden yardım alabilecek.

Aday öğrenciler, kendilerine sunulan tüm iletişim olanakları dışında tercih dönemi boyunca bana doğrudan cep telefonumdan ulaşabilirler. Rektör ile öğrencinin arasında iletişim açısından hiçbir engel olmamalı.  Tercih dönemi boyunca dileyen tüm aday öğrenciler ve aileleri beni doğrudan kişisel 0549 778 55 00 nolu cep telefonumdan arayabilirler. Bu önemli süreçte onlara her zaman destek ve yardımcı olmaya hazırım.


-İlk yıl için koyduğunuz hedeflere ulaştınız mı? Doluluk oranınız ne oldu?

 

‘İLK YILDA DERECEYE GİRDİK’


ilk yıl 520 kontenjanımız vardı, 518’i doldu. Doluluğun kayda dönüşmesi aşamasında  oranımız yüzde 98.5. Bu oran bizi tüm vakıf üniversiteleri arasında İstanbul’da 2.si, Türkiye’de 3.sü yaptı. 

Yüzde 10’luk dilimdeki öğrenciler nereye gitti dediğimiz zaman İstanbul’da ki vakıf üniversiteleri arasında 2. sırada yer aldık.


- Hangi bölümler daha çok ilgi gördü? Bu ilgiyi ve başarıyı neye bağlıyorsunuz?

Her bölüm aynı oranda ilgi gördü. 520 öğrencinin 190’ı buraya gelen öğrencilerdi. Diğerleri buraya gelmeden tercih yapanlardı. Bunda elbette ki okul olarak farklı bir vizyonla ortaya çıkmamız etkili oldu.

Öğrenciler bize geldiğinde hep şunu söylediler. Bir çok kampüse gidiyoruz oralarda bize kampüs olanakları anlatılıyor bir tek eğitimden bahseden üniversite sizsiniz. Onun için biz burayı istiyoruz.

Gelen öğrencilerin yüzde 38’i İstanbul dışından yüzde 62’si İstanbul'dan geldi. Aslında vakıf üniversitelerinde bu oran yüzde 25’tir. Bu da demek oluyor ki sosyal medya ve basın aracılığıyla Anadolu’ya da ulaştık. İlk yıl için hedeflerimizin üstünde bir başarı elde etmiş olduk.


 

'BİRİLERİ HELİKOPTER KALDIRIYOR, 

BİZ AYNI PİST MESAFESİNDE UÇAK KALDIRDIK'


-Bu yıl için hedefleriniz neler? Yeni açılacak bölümler var mı?

Geçen yıl 12 bölümle başladık. 

TÜM BÖLÜM VE KONTENJANLARINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

12 bölümün hepsi ana disiplinlerdir. Üniversiteler genelde 1-2 bölümle başlarlar. Hatta tek bölümle başlayan üniversiteler de var. Biri helikopter kaldırıyor pist mesafesi aynı, biz 12 bölümle başlayarak aynı pist mesafesinde uçağı kaldırdık.

*Bu sene diğer bölümlerimize ek olarak İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ, İÇ MİMARLIKve PSİKOLOJİ bölümleri ekleniyor.



-Organik tarımla ilgili özel konseptli bir fakülte için çalışmalarınız vardı. Ne aşamada?

 

''TARIM VE YAŞAM BİLİMLERİ' TÜRKİYE İÇİN BİR İLK, 
İŞBİRLİĞİNE AÇIĞIZ!'

Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakültemiz var. Geçen yıl bu fakültenin onayını YÖK’ten aldık. 2016-2017 Akademik Yılı’ndan itibaren öğrenci almak istiyoruz ancak bu fakülte özel ve Türkiye için de yeni bir fakülte. Dünyada 3-4 yerde var. Tarım ve Yaşam Bilimleri alanında faaliyet gösteren, bu alanda kendini ispatlamış olan şirketlerle işbirliğine açığız. Onlarla birlikte bu fakülteyi kurmak istiyoruz. Fakültenin yönetimini de kendilerine devretmeye hazırım. Bu fakülte Türkiye için bir ilk olacak.


-İlk yıl her öğrenciye burs vaadiniz vardı. Bu sene aynı şekilde devam edecek mi?

Bu yıl da tüm öğrencilerimizi burslu almaya devam ediyoruz. Burssuz programımız yok. En düşüğü yüzde 25 bursla öğrenci alıyor. Yüzde 25, yüzde 50, yüzde 75 ve yüzde 100 oranlarında burslar var. Tüm bursları topladığınızda yüzde 58 tam bursa eşit oluyor. 



-Flipped Classroom modelinde istediğiniz başarıyı elde ettiniz mi?

 

‘DÜNYADA BU MODELİ TÜM PROGRAMLARINDA UYGULAYAN 
İLK VE TEK ÜNİVERSİTEYİZ'

Başlangıçta sınıflarımızın yarısını Flipped Classroom yapalım yarısını da klasik sınıf yapalım diye bir yapılanma içindeydik. Hatta ilk yıl 2 katımızı o şekilde yaptık.

1. dönem sonunda aldığımız genel not ortalamalarına baktık. Geri dönüşleri çeşitli anketlerle değerlendirdik. Aldığımız olumlu geri dönüşlerden sonra bu yıl tüm sınıflarda Flipped  Calassroom modeline geçiyoruz. Hem öğrenciler, hem hocalar Flipped'i çok sevdi.

Ders çekim videolarının yapıldığı özel stüdyomuz var. Profesyonelce bu işi yapan tek üniversiteyiz. Dünyada da bu konuda örnek gösteriliyoruz. Bu da bizi motive ediyor.

Tüm bölümlerimiz için uluslararası akreditasyon alacak şekilde ders programlarımız tasarlandı. Mezun verdiğimiz andan itibaren o süreç işlemeye başlayacak.

-Yabancı dil eğitiminde sunduğunuz ayrıcalıklarınız nelerdir? 

İlk yıl nasıl sonuçlar aldınız?

 

'İNGİLİZCE HAZIRLIKTA OKUTMANLARIMIZIN TAMAMI YABANCI'


Yabancı dil eğitiminde ilk başladığımızda hazırlık okuyan 400 öğrencimiz ve bu sayıya karşılık 28 yabancı hocamız vardı. Sınıflarımız 15-16 kişiliktir. Hocaların tamamı yabancı. Türkiye yükseköğretimde tamamı yabancı hocalardan oluşan tek hazırlık okuluyuz. Öğrenciler bunu çok seviyor. Hiç İngilizce bilmeyen öğrenci bile 1. aydan itibaren çok rahat konuşmaya başlar hale geldi. Hocalarımız da memnun, öğrencilerimiz daha da çok memnun. Çünkü böyle bir eğitimi hiçbir yerde alamayacaklarını biliyorlar. Ders materyallerimizin hepsi dijitaldir. Oxford University Press ile çalışıyoruz. Onlar da bizim eğitim modelimize uygun kendi sistemlerini geliştiriyorlar. Flipped Classroom onlar için de yeni bir model oldu. 


-Yurt dışındaki üniversitelerle ortaklıklarınız var mı? Ne tür ortaklıklar kuruyor, neleri hedefliyorsunuz?

İlk yıl için 25 üniversiteyle ortaklık kurmaya başladık. Onun dışında Türkiye'ye işbirliği için gelen üniversiteler de var. 


-ÖĞRENCİLERE 3+2 GARANTİSİ-

Bizim işbirliklerimiz 3+2 modelimiz üzerine kuruluyor. Öğrenci 3 yıl MEF ‘de okuyor. Son sınıfın derslerini gidiyor yurt dışında (Amerika ve İngiltere gibi İngilizce konuşulan ülkeler) alıyor. Biz o dersleri MEF’e transfer ediyoruz. MEF’den lisans veriyoruz. Yurtdışında 1 yıl daha kalıyor tezsiz master yapıyor. Tezli istiyorsa 1 dönem daha kalabilir. Biz o anlamda 3+2’yi öğrencilerimize garanti ediyoruz. Yurt dışından işbirliği için gelen üniversitelere de bu sistemi sunuyoruz. Aldığımız yanıt genelde şu oluyor; - 'Dünyada o kadar çok üniversite geziyoruz, ama karşımızda ilk defa ne isteğini net bir şekilde bilen bir üniversite görüyoruz.'

Biz ortaklık sözleşmesini daha çok 3+2 şeklinde için yapıyoruz. Onun dışında kağıt üstünde kalacak anlaşmalar ve işbirlikleri içine girmiyoruz.

Son olarak New York Institude Of Technology’den gelen konuklarımız vardı. Bu üniversite araştırma ağırlıklı, %60 oranında yüksek lisans eğitimi veren bir üniversite. İTÜ ve ODTÜ gibi teknik üniversite. Ondan önce J. Washington Üniversity'den president, yani bizdeki karşılığı mütevelli heyeti başkanı ile de görüşmemiz oldu.

Flipped Calassroom modeli ilgilerini çekiyor ve gelip görmek istiyorlar. Yurtdışında hocaların ders video kaydına pek sıcak bakmadıklarını burada nasıl oluyor da bu başarıyı elde ettiğimizi merak ettiklerini söylüyorlar.

Biz kurulduğumuzda modelimizi ortaya koyduk ve hocalarımız da bunu kabul ederek geldiler. Öğrenci de öğretmen de burada ki eğitim modelini bilerek geliyor.

Geçen sene tercih döneminde kampüsümüze gelen öğrencilerimiz bizi iyi araştırıp gelmişlerdi. Bütün öğrenciler muhteşem bir akademik kadro var diyerek geldiler. Hocalarımızın yarıdan fazlası yurt dışından iyi üniversitelerden doktorasını yapmış hocalar.

-Yurt olanaklarınız nedir? Üniversite bünyesinde yurt var mı?

Anlaşmalı yurtlarımız var. Şimdi yakın bir mesafede Ayazağa Köyü’nde yeni bir yurt daha yapılıyor. Kendi yurdumuzu açmak için de bir çalışma yürütüyoruz.



- MEF Üniversitesi'nde öğrenciler hangi sosyal imkanlardan faydalanabiliyor? Kampüs içi olanaklarınız neler?

İlk yıl olmasına rağmen 32 öğrenci kulübü kurduk Hemen hemen her öğrencimiz de aktif olarak bu kulüplerde görev aldı.
Yan tarafta UNIQ İstanbul var. UNIQ İstanbul, İstanbul'un kültür sanat ağırlıklı tek AVM'sidir. Üniversite olarak tüm ortak alanları UNIQ İstanbul ile birlikte kullanıyoruz. Öğrencilerimiz burayı da kampüs olarak değerlendiriyor. Orada part time çalışanların çoğu MEF'li. Onlar açısından böyle de güzel bir avantajımız var. 


-Sizce Türkiye'de Temel Bilimler neden sarsıldı?
YÖK’ün bu konuda son dönemde yaptığı çalışmaları nasıl buluyorsunuz?


Ben Prof. Dr. Yekta Saraç'ın çalışmalarını beğeniyorum. Yekta Bey, içerden geldiği için sorunları bilen birisi. Bu dönem gelebilecek en iyi kişiydi. Kendinden önce oluşmuş kangren olmuş sorunları tek tek çözmeye çalışıyor. Yekta Bey’den bir önceki dönemde kim ne tarafa çektiyse YÖK, o tarafa gitti. Asistanların  3 yıldır yaşadıkları sorunlar vardı. Yekta Bey geçtiğimiz aylarda  o grupla da görüştü. Bu gençler önceki dönemde hiç kimseyle görüşemediler.

 

'TEMEL BİLİMLER SORUNU AMERİKA'DA DA VAR'


Temel Bilimler sorunu Amerika’da da var. Temel Bilimler'e daha çok yatırım yapılması gerektiği konusunda bir takım çalışmaları onlar da yapıyor. Çünkü Temel Bilimler, teknolojinin bir ön safhasıdır. Temel bilimler olmadan teknoloji olmaz. 
 

'KALİTESİ DÜŞÜKSE KAPATILMALI'


Türkiye’ye baktığımız zaman büyük üniversitelerde kalite sorunu fazla yok ama Anadolu da yeni kurulan üniversitelerden bahsedelim. Yeni kurulan kamu kaynağını kullanan yani devlet üniversitelerinde  maalesef her alanda olduğu gibi temel bilimlerde de bir kalitesizlik söz konusu. Doktorasını yapmış 3 kişi buluyorlar, hemen bölüm açıyorlar.

Bana sorarsanız Temel Bilimler teknoloji için en önemli alandır. Belli bir seviyenin altında olan bölümlerin kapatılması lazım. Belli bir kalite çıtası getirilir, bunu sağlayamayan bölümlerin kapatılması lazım. Çünkü bu tür fakülteler  üniversiteyi zehirliyor. Kalite düşük olunca bu, tüm üniversiteye yansıyor. Kaynağı çok fazla dağıtmaktansa belli bir kalite seviyesinin üstünde olan fakültelerin güçlendirilmesine olanak sağlanmalı.


-Üniversiteye giriş sistemini adil buluyor musunuz?

Kalitenin eşit bir şekilde yaygınlaşmadığı bir ülkede sınav olması gerekiyor. Kontenjanların boş kalmasının nedeni de kalite sorunu. Öğrenci kalitesiz bir üniversiteye, bölüme gideceğime okumam diyor. Bir sene daha hazırlanıp iyi bir üniversitede okumak istiyor.

Türkiye'de üniversitelerin kendi öğrencilerini seçtiği bir model düşünün. Ne olur, ÖSYM sınavlarında ne olduğunu gördük. Bu kültürümüz değişmediği sürece sınav sisteminin de değişmesi mümkün değil, değişmemesi lazım. Değişmediği halde yaşadığımız sıkıntıları ülke olarak görüyoruz. Mevcut sistemle ilgili de ÖSYM Başkanı'nın önceki dönemin vermiş olduğu imaj erozyonunu tersine çevirebilmesi için imaj çalışması yapması lazım. Biz nasıl ki vakıf üniversiteleri olarak imaj çalışması yapıyorsak, kendimizi tanıtmak için liselerin ayağına kadar gidiyoruz. ÖSYM'nin de bunları yapması lazım. ÖSYM bunu daha kolay yapar çünkü bölge temsilcilikleri var. Bu imaj çalışmasıyla ÖSYM'nin eski itibarının kazandırılması gerekiyor.

-Hem İTÜ hem de MEF'de vakıf ünivertesi deneyiminizle üniversitelerde kalite ve akreditasyon sorununu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yekta Bey rektörlerle yaptığı ilk toplantısında kendi vizyonunu ortaya koyarken, ilk söylediği “Benim dönemimde kalite ve akreditasyon birinci gündem olacaktır” demiştir.

Kalite akreditasyonda süreklilik önem taşır. Bu sürekliliği sağlamak önemlidir.

İTÜ, 2008-2012 rektörlük dönemimde dünyada en fazla mühendislik dalında ABET akreditasyonu alan üniversite oldu. Şimdiki rankingler hala onun yansımasıdır. 


-Güçlü ülkelerin mi üniversiteleri güçlü olur, yoksa güçlü üniversiteler mi ülkeleri güçlü yapar hocam?

Güçlü vizyona sahip ülkeler güçlü üniversiteler kurarlar. Üniversitelerle ilgili karar verenler siyasilerdir. Ekonomik olarak güçlü bir ülke olmasa da,  siyasilerin gelen iktidarın yani karar vericilerin eğitim vizyonu yükseköğretim vizyonları güçlü olacak ki güçlü üniversiteler kurulsun. Sen istediğin kadar kaliteli hoca bulundur istediğin kadar para harca ama karar vericiler güçlü değilse güçlü üniversiteler oluşmaz.




Betül Çakmak- Öykü Beker

Hazırlık Bölümü Öğrencileri
 

-Flipped Classroom modelinden memnun musunuz? Nasıl bir eğitim modeli uygulanıyor?

Çok memnunuz. Çünkü derse gelmeden önce derste ne işleyeceğimizi ne yapacağımızı önceden bilmiş oluyoruz. Derste işleyeceğimiz konu hakkında videoyu izliyoruz. Konuyla ilgili soruları çözüyor, alıştırmalar yapıyoruz. Bize dersle ilgi dökümanlar önceden veriliyor. Derste konuya daha hakim olmuş oluyoruz. Yüzde yüz ingilizce eğitim görüyoruz.Hocalarımızın hepsi de yabancı. Türkçe kesinlikle konuşmuyorlar. Bizde ingilizce konuşmaya mecbur kalıyoruz.

 

Merve Asena Dirican-Eylül Çubukçu-Neslin Baydar-Gizem Şen


-Bu sisteme kolayca adapte olabildiniz mi?

İlk başta çok zorlandık. Daha önce hiç bu şekilde ı pad üzerinden ders yapmamıştık.Önce kurulumu biraz sıkıntı oldu, adapte olamadık ama daha sonra çok eğlenceli bir hale geldi.Kitaplarımız ı padlerimizde. Hocalarımız bize sınıf içinde tartışma platformu hazırlıyor. Dersler konu üzerinde tartışarak geçiyor.

Bir sonraki günün derlerine ait hocalarımızın bize göstereceği tüm sunumlar internet sitemizde oluyor. Biz derse hazırlıklı bir şekilde geliyoruz. Yarın okula geldiğimizde hoca bize bunları açıklamak zorunda kalmıyor. Biz dersin tamamını sınıf içinde tartışarak geçiyoruz.

-Her öğrenci o videoları izleyerek mi derse geliyor, izlemezse ne oluyor?

Bizim o videoyu görmememiz mümkün değil çünkü videonun sisteme yüklendiğine dair mail gönderiliyor. İzlemediğimiz taktirdi video sistemden siliniyor.O videoyu izlemezsek sistem kapanıyor ve ve notumuza etki ediyor.

12 yıl boyunca çok farklı bir eğitim sistemine maruz kaldık.Normalde adaptasyon sorunu yaşamamız gerekiyordu. Ama sanki 12 senedir ihtiyacımız olan şey buymuş gibi hiç zorlanmadık. Bizler için olması gereken gerçekten buymuş. Umarım bu sistem ilkokul, ortaokul ve liselerde de kullanılır. Gerçekten çok faydalı bir sistem.

Puzzle gibi düşünün eğer bir gece öncesinden dersi dinlemediyseniz o gün derste hiç bir şey anlamıyorsunuz. Sonrasında hep kesik kesik ilerlemek durumunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla toparlamakta güçlük çekiyorsunuz. O yüzden videoyu izlemediğiniz taktirde çok büyük bir risk alıyorsunuz.

Hocalarımızın da dediği şu: 'Biz size öğretmeyeceğiz, size nasıl öğreneceğinizi öğreteceğiz.Biz sadece öğrenmenize yardımcı oluyoruz, siz kendiniz öğreniyorsunuz'

-Kübra Karakaya-Tülay Dirican-Ceren Can

Mimarlık Bölümü Öğrencileri


-Flipped Calassroom sizce nasıl bir eğitim programı?

Mimarlık öğrencisiyiz, bizde daha çok uygulama ağırlıklı. Ama ingilizce derslerimizde ders videolarını izleyip geiyoruz. Bilmediğmiz kelimeler oluyor onları öğrenip ertesi gün derse giriyoruz.

İşin daha özünü konuşuyoruz. Hoca bize gereksiz yere bir sürü şey anlatmak zorunda kalmıyor.Dersler daha kısa daha net oluyor. Bu yüzden derse daha kolay odaklanabiliyor, derste daha uzun süre aktif kalabiliyoruz.




RÖPORTAJ: BİLLUR OCAK
                     ARZU KALAYLI

Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

Devlet yurdu mu, özel yurt mu?
Editör Mail