03.05.2018 09:28 | Son Güncelleme: 03.05.2018 09:28

Eğitim, Öğrenci, Öğretmen, Öğretim Üyesi, Okul, Üniversite, Veli, "Yeni Model" Yorgunu!..

MEB, YÖK ve ÖSYM, ne olur, artık yeni modeller denemesin. Getirdikleri her yeni model, beterin de beteri oldu ve eskisini arattı. Şimdi de İstanbul Üniversitesi için yeni model arayışı, daha doğrusu dayatması varmış. Ne olur, İÜ'den uzak durun!..
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
MEB, YÖK ve ÖSYM, ne olur, artık yeni modeller denemesin. Getirdikleri her yeni model, beterin de beteri oldu ve eskisini arattı. Şimdi de İstanbul Üniversitesi için yeni model arayışı, daha doğrusu dayatması varmış. Ne olur, İÜ'den uzak durun!..

İstanbul Üniversitesi'nin öğrenci sayısı, yarısı örgün diğer yarısı da uzaktan eğitim olmak üzere 250 bine çıkmış!
Fazla hem de çok fazla!
Peki bu hale getiren kim? 
YÖK'ün bizzat kendisi değil mi?
Obezleştirdikleri gibi rejime alıp, gerçek kilosuna getiremezler mi?
Elbette getirirler ama belli ki arada başka hesaplar var.
İstanbul Üniversitesi'ni, öyle ya da böyle, eski ya da yeni modellerle parçalamak hiç kimseye bir şey kazandırmaz. 
Özellikle de kendi mezunlarına.
Parçalama kararının altında mezunlarının imzasının bulunması da ayrı bir dram.
Görevleri sona erdiğinde, yarın hangi icraatlarıyla hatırlanacaklar, bunu sakın unutmamalılar. 
Ve acaba bir daha, mezun oldukları o güzide üniversitenin önünden geçebilecekler mi?

Evet İstanbul Üniversitesi'nin pek çok sorunu var. Keşke, parçalamak ve obezleştirmek için gösterilen çabanın onda biri, bu sorunları çözmek için harcansaydı. İşte o zaman, bu noktalara zaten gelinmezdi!

Sorun, elbette sadece İstanbul Üniversesi'nde değil. 
Gazi'de ve diğer üniversitelerde de durum farklı değil. 
Onlar da YÖK'ün ve onlara yön verenlerin, yanlış politikalarının kurbanı.

Bu kafayla, çok yakında, her yıl kontenjanların üçte biri boş kalıyor, mezunlar da zaten işsiz, harcanan kaynaklara yazık değil mi, üniversiteleri hepten kapatalım noktasına gelirlerse hiç şaşırmayalım.

Üniversiteler, bir ülkenin can damarları ve lokomatifidir. 
Eğer onu çalışamaz hale getirirseniz, ülkeye sinerji kazandırmaz, olanı da yok edersiniz.
YÖK'ün, üniversitelerin ve bilim insanlarının görevi, yanlışı yanlışla düzeltmek değil, akılla, bilimle, sağduyu ile çözüme kavuşturmaktır.

Görünen o ki, adına "Yeni YÖK" deseler de, eskisinden hiç bir farkı yok!..
Yazık, çok yazık...

Peki üniversitelerde durum böyle de, MEB ve ona bağlı kurumlarda farklı mı, alın birini, vurun diğerine.
Sınav ve giriş sistemleri ile öğretmen atamalarına bakın yeter!..
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Anketler

Seçim bölgenizdeki milletvekili adaylarını tanıyor musunuz, bugüne kadar bölgeniz için çalışmalarda bulundular mı?


Editör Mail