25.04.2018 09:26 | Son Güncelleme: 25.04.2018 09:28

Eğitime En Çok Zararı Kim Veriyor? Fransız Üniversiteleri?

Bu konuda kabahatliyi uzakta aramaya hiç gerek yok. MEB, YÖK, ÖSYM ve Talim Terbiye'nin yaptıklarına göz atmak yeter de artar. Şimdi bu kervana, bir de milletvekilleri eklendi!..
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
Bu konuda kabahatliyi uzakta aramaya hiç gerek yok. MEB, YÖK, ÖSYM ve Talim Terbiye'nin yaptıklarına göz atmak yeter de artar. Şimdi bu kervana, bir de milletvekilleri eklendi!..

Daha önce de defalarca, yazdık, çocuklarımıza en büyük kötülüğü, iyilik olsun diye bazen biz anne, babalar, bazen de devlet yapıyor.
Kasıtlı mı, hayır ama geriye dönüp baktığımızda, verilen zararlar çok büyük...

Bir grup milletvekili, tam da seçim öncesi, 10 civarında üniversitenin bölünmesi için yasa tasarısı verdi. 
Bu kararın, şu an için kime bir yararı olur diye bakıyoruz, şuna demek mümkün değil.  
İktidara deseniz olamaz, çünkü durduk, yerde yüz binlerce öğrenci huzursuz edildi.
Üniversitelere deseniz, kimyaları bozuldu. Memnun olanı bulmak mümkün değil.
Öğrenci  ayakta, çünkü, girdiği üniversiteden mezun olmak istiyor.
Halka sorsanız, yeter artık çok fazla üniversite oldu, kontenjanları bile dolmuyor görüşünde.

Peki o zaman bu kadar üniversite niye?..
Madem çok büyüdüler? 
Bunları bu kadar büyüten kim?
YÖK ve ÖSYM!
Şimdi aynı kararı alkışlamaları bir tezat değil mi?

MEB ve Talim Terbiye Kurulu'nun ne yaptığını anlayana ise aşkolsun sürekli hata yapıyorlar ve sanki tüm bu hataları kendileri yapmıyormuş gibi bir de zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorlar.

Sınavlar konusunda yarattıkları kaos yetmiyormuş gibi yine tam da seçimden önce ders kitaplarını sil baştan yeniden yazacaklarmış.
Haydi hayırlısı!..


Fransız Üniversiteleri

Biz, neredeyse hemen her ay bir kaç üniversite açıyoruz ama Batılı ülkelerin pek çoğunda nerdeyse son 50 yıldır tek üniversite açılmadı.
Mevcutları iyileştirip, insan gücü planlaması yaparak, hem gençleri iş güç sahibi yapıyorlar hem de bilimde söz sahibi oluyorlar.
Biz ise sayılara takılıp kaldık.
Üniversite ve öğrenci sayısını artırınca, herkesin önüne geçeceğimizi sandık ama sonuçlar ortada.
İlk 500'e giren üniversite sayımız, bazen bir kaç tane, bazen de hiç yok!
İşte böylesi bir ortamda, yeni üniversiteleri destekleyenler, Fransa'da 2500 üniversite var, bizde 200 tane bile değil diye ahkam kesmeye başladı. Yani yine bir yanlış yönlendirme söz konusu.
Gelin işin doğrusunu, yıllarca bu ülkede yani Fransa'da rektörlük yapan Ordinaryüs Profesör Cafer Özkul'dan dinleyelim:

3 farklı sistem var

"Bildiğiniz gibi Fransa'da 3 ayaklı bir yüksek öğrenim sistemi var. Biri üniversiteler:
Özerk  73 üniversite var. Bu üniversitelerin bazılarının bünyesinde mühendislik okulları da var. Mesela Rouen Üniversitesinde benim kurduğum ESITech gibi. 

Diğer bir ayak üniversitelere bağlı olmayan Mühendislik Okulları.  
200 den fazla 500 ile 5000 arası öğrencisi olan okullar bunlar. 
Üniversite bünyesinde olanlar dahil bütün mühendislik okulları 2+3 sistemi üzerine kurulu. 
2 yıl temel bilimler ve dil ağırlıklıklı yoğun eğitim+3 yıl mesleki mühendislik eğitimi. Bu son 3 yıl içinde toplam  10 ay staj var. 

Özet olarak mühendislik diploması lisans seviyesinde değil mastır seviyesinde (graduate).
Burada üniversiteye baģlı fakültelerin 2+3 sistemine göre deģil de 3+2 sistemine göre eğitim verdiģini söylemeliyim. 
Ilk 3 yıl sonunda lisans diploması + 2 yıllık master eğitimi. 
Bu farklılığa rağmen Fransa iş dünyasında çalışan mühendislerin yüzde 55'i (55%) üniversite mezunu (master veya dengi sahibi) Mühendislik Okulları mezunu değil. 

Üçüncü ayak: 
3 yıllık mühendislik okulları öncesi 2 yıllık temel bilimler hazırlık sınıfları.
Bu iki yıl sonunda mühendislik okuluna giriş  seçmeli ( sınav, dosya incelemesi, mülakat). 
Özet olarak; Yüksek öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık üç (3) de ikisi (2) üniversitelerin 3+2 sisteminde iken 3'de 1'i 2+3  (hazırlik sınıfları+mühendislik okulları) sisteminde. 
Kısa dönem (2 yıllık) meslek yüksek okullarını unutmuş deģilim. Bunlar üniversite bünyesinde olduğu gibi dışında olabiliyorlar. Ara eleman ( teknisyen ve dengi) yetiştiriyorlar. 

Üniversitelerin hepsi  devlet üniversitesi olmasına karşın mühendislik okullarından bir kısmı özel sektörden. 
Bu özel sektör mühendislik okullarının çoğu odalar tarafından destekleniyor. 

Burada şu noktaya dikkatinizi çekmek isterim: 
Avrupa Topluluğu 2001 Lizbon anlaşması ile üyelerine bilgi toplumu ve ekonomisine geçiş hedefini saptadı. 
Ve her üye ülkenin yüksek öğrenim ve Ar-Ge'ye her yıl GSMH'nın en az yüzde 3'ünü ayırmasını  tavsiye etti. 

Biz parçalıyoruz, onlar birleştiriyor

Bunun akabinde Fransa Mühendislik okullarının akreditasyonu için Ar-Ge faaliyetlerini şart koştu. 
Üniversiteler ile Üniversite dışındaki mühendislik okullarının birlikte çalışması arayışına girdi. 
Aynı şehirdeki üniversitelerin birleşip tek üniversite oluşturmasını  ( Strasburg, Grenoble, Nancy-Metz, Aix-Marseille gibi) veya federasyon gibi yapılaşmalara işbirliģi yapmalarını teşvik etti. 
Yani 2010'dan önce Fransa'da 80'den fazla üniversite varken şimdi 73'e indi. Yeni birleşmelerle bu sayının daha da azalacağı kesin. 
Dünya üniversitelerarası sıralamalarda rekabet etme gücünü artırma bu gelişmeye yabancı değil. 
Büyük yatırımlarla büyük ekiplerin çalıştığı büyük laboratuvarlar kurmak; böylece bilgi toplumuna geçişi sağlayacak  bilimsel ve teknolojik eşikleri atlamak ayrı bir motivasyon.

Bu büyük üniversite oluşumlarına veya yüksek öğrenim federasyonlarına irili ufaklı mühendislik okullarını dahil etmek demek aynı zamanda mühendislerin de Ar-Ge ve Inovasyon ekosistemine dahil edilmesi demektir. Küçük ekiplerin kısır rekabetleri yerine birlikte disiplinlerarası işbirliği yaparak uluslararası arenada var olabilmeleri. 
Nasıl Almanya 10 yıl önce küresel yarışmaya en az on şampiyon üniversite ile katılmak istediyse, Fransa'da Shangaï sıralamasında görünür bir yer edinmeyi hedefledi. Bugün bunu büyük oranda başardığını söyleyebiliriz.
Shangaï sıralamasanın ilk 500 üniversitesi içinde 23 fransız üniversitesinin bulunması çok eski değil..."


 
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Anketler

Seçim bölgenizdeki milletvekili adaylarını tanıyor musunuz, bugüne kadar bölgeniz için çalışmalarda bulundular mı?


Editör Mail