19.11.2015 11:53 | Son Güncelleme: 19.11.2015 13:45

Genç Öykücüler Bu Yıl Adalet Temasıyla Yazacak

İlk bölümünü dün yayınladığımız röportajımızın 2. bölümünde, Günışığı Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni Mine Soysal, genç öykücülere seslendi.
İlk bölümünü dün yayınladığımız röportajımızın 2. bölümünde, Günışığı Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni Mine Soysal, genç öykücülere seslendi.


Çocuklar ve gençler Günışığı Kitaplığı'nda ne tür kitaplara erişebiliyor, yaş gruplarına göre türler nasıl belirleniyor?

Hayali yazarlık olan, yazarlığı deneyimleyerek bu alanda nerde durduğunu görmek isteyen çocuklar için hangi proje yürütülüyor?

Günışığı Kitaplığı'nın birikiminden nasıl faydalanabiliriz, aileler, öğretmenler için başvuru niteliği taşıyan kaynaklara nasıl ulaşabiliriz?

Dijital yayıncılık ve elektronik ortamların edebiyat yayıncılığına etkisi.....


Tüm detaylarıyla röportajımızın ikinci bölümünde yanıt buluyor;


RÖPORTAJIN İLK BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYIN!


--ZEYNEP CEMALİ ÖYKÜ YARIŞMASI-

*Çocuları yazarlığa teşvik etmek için bir yarışma düzenliyorsunuz.'Zeynep Cemali Öykü Yarışması', Sizin için anlamı nedir?
  Bu yarışma nasıl organize ediliyor? İlgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?


Çocukların dünyayı ve yaşamı edebiyat yoluyla anlamlandırmaya çalışmalarını, kendilerini yazarak ifade etmeye çalışmalarını çok önemsiyoruz. Bu, dünyayı değiştirebilecek, daha güzel bir yaşamı kurabilecek denli büyük bir güç.

İşte bu nedenle, değerli öykücümüz Zeynep Cemali'yi yitirdiğimizde, onun adını yaşatmak için bir yarışma düzenledik: Zeynep Cemali Öykü Yarışması. Altıncı yılına giren yarışmaya tüm yurttan 6, 7, 8. sınıf öğrencileri katılıyor. Müren Beykan'ın proje başkanlığını yürüttüğü yarışmaya her yıl daha çok gencin öyküleriyle katılması gelecek umudumuzu diri tutuyor. Büyük kentlerin yanı sıra diğer pek çok il ve ilçeden katılımın artması kadar, devlet okullarından katılımın da hızla yükselmesi çok çok sevindirici.

Yarışmanın ödül töreni her yıl sektörel konferansımız olan Zeynep Cemali Edebiyat Günü'nün kapanışında yapılıyor. Dereceye giren öykücüler, ödüllerini edebiyatımızın ustalarının elinden alıyor. Onların öyküleriyle birlikte seçilen "okumalık" öyküler her yıl Ödüllü Öyküler Kitapçığı'nda yayımlanıyor. Törene hem aileleri hem de öykü yazmaya heveslendiren öğretmenleriyle birlikte katılan gençler, bu sayede pek çok yazar, sanatçı ve yayıncıyla tanışma fırsatı buluyor.

Yarışmanın her yıl değişen teması, Zeynep Cemali'nin kitaplarından alınan bir kılavuz cümleyle belirleniyor.

'GENÇ ÖYKÜCÜLER  BU YIL -ADALET- TEMASINI YAZACAKLAR'

2016 yılında genç öykücüler "adalet" temasında yazacaklar. Bu kez onlara, Cemali'nin, "Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği" kitabından alıntılanan, "Kara gözlerinde şimşekler çakıyordu," cümlesi ilham verecek.

2016 seçici kurulunda da yine edebiyatımızın usta isimleri yer alıyor: Nazlı Eray, Cemil Kavukçu, Karin Karakaşlı, Yusuf Çotuksöken ve sevgili Müren Beykan…


*Günışığı Kitaplığı yayınevi olarak okurlara hangi türlerde kitaplar sunuyorsunuz?
 

-İlk Kitaplar-

 3-8 yaş arası ilk kitaplar dediğimiz bir kulvar var. Burada 3-5 yaş ve 3-8 yaş arası iki grup var. Bir de 8-12 yaş dediğimiz çocuk kitapları kulvarımız var. Burada 8-10 yaş ve 10-12 yaş birbirinden epey farklı okumalar yaratıyor. İlk kitaplarda resim öykü kitapları ve küçük diziler çok sevilirken, 8- 10 yaş grubunda kimi ilk, kimi de çocuk kitaplardan oluşan, metin desen dengesinin biraz daha eşitlenmeye başladığı kitaplar Behiç Ak’ın o müthiş gülümseten öyküleri, Karin Karakaşlı’nın ‘Gece Güneşi’ , Müge İplikçi’nin ‘Acayip Bir Deniz Yolculuğu’ ve ‘ Uçan Salı’ gibi daha fazla metin daha az desen içeren, akıllı kurgular ve inandırıcı karakterlerle işleyen sağlam öyküler.  Bunlarla başlattığınız zaman 10-12 yaş grubunda hem Türk Edebiyatında hem de çeviri edebiyattan müthiş bir yelpaze bekliyor. Orada artık türler ve alt türler devreye girmeye başlıyor. Roman, öykü, şiir, anlatı gibi çok farklı türlerle haşır neşir oluyorlar ama tabii ki öykünün ve romanın yeri burada çok başka. Hem yazarlarımızın çocuk edebiyatında ki verimleri açısından hem de okurun edebiyat okurluğunda hızlanması açısından çok önemli türler. 

-Genç Kitaplar-

Sonrasında Genç Kitaplar dediğimiz 12+ yaş grubu kitaplarımız geliyor. Genç Kitaplar’da denemeden öyküye, romandan anlatıya, bilim kurgu, fantastik gibi pek çok alt türde okuma yapabilir hale geliyorlar.  


-Köprü Kitaplar-

2010 yılında Mehmet Fuat yayıncılık ödülüyle taçlanan, Köprü Kitaplar koleksiyonumuzu başlattık. Burada çocuk grubuyla, genç grubu arasında hem yaşsal bir köprü kurduk, hem de Türk Edebiyatı’nın ustalarıyla, bugünün dünyasında büyüyen çocuk ve genç okur arasında bir köprü kurmak istedik. Usta edebiyatçıların dünyası söz konusu olduğu için Semih Gümüş gibi bir usta eleştirmen editörle çalışıyoruz. Günışığı Kitaplığı’nın Yayın Yönetmeni Müren Beykan, Çocuk ve Gençlik edebiyatındaki birikimiyle, yayıncılık deneyimiyle, Semih Gümüş’ün edebiyat yayıncılığı, ustalığı birleşti ve ortaya bugün 19 kitaba ulaşan dev bir koleksiyon çıktı. En son Tarık Dursun K.’nın ‘Elde Var Hikaye’ adlı kitabını yayınladık. Kitap rafa çıkmadan bir hafta önce ustamızı kaybettik.  


Son yüzyılın hem öykü hem roman yazarlığında ustalaşmış, ustalaşmakta olan büyük isimlerini, çocuklar ve gençlerle buluşturduk. Burada da aslında bir eklem kuruldu. 

 

 -ON8 Kitap-


Genç Kitaplardan sonra 2011 yılında 15+ yaş gruplarının okuma ihtiyaçlarını karşılamak için genç edebiyat markamız ON8 yayıncılık yolculuğuna başladı.
Orada da isterse Çağdaş Türk Edebiyatı’na devam edebiliyor, isterse de klasiklerle okuma yolculuğunu sürdürebiliyor.  

Hedefimiz kendi başına edebiyat kararlarını verebilen okurlar yaratmaktı, bu sayede bu yelpazeyle bunu da başardığımızı görüyoruz.  

*Bu zincire ailelere özel, başvuru kitapları niteliği taşıyan türler de eklenecek mi? 
Aileler sizin birikiminizden nasıl faydalanabilir?

Günışığı Kitaplığı sadece edebiyat yayıncılığı yapıyor. 

-KEÇİ EDEBİYAT-

Bizim beş yıldır sürdürdüğümüz konferans ve seminer organizasyonlarımızda biriken çok önemli bir içeriğimiz vardı. Bunları nasıl yayınlayacağımız konusunda çok tartıştık. O içerikleri daha çok insanın kullanabilmesi için e-dergimiz ‘Keçi’yi oluşturduk.  www.keciedebiyat.com adresinden her an ücretsiz olarak bu içeriklere ulaşabilirler. Aralık ayında 4.sayısı çıkacak. Bu dergi sayesinde  önemli anlamda edebiyat okurluğu meselesiyle ilgili pek çok konuyu ustaların, akademisyenlerin dilinden yayınlıyoruz.

Okurlar Keçi’de neler buluyor?

Çocuğu ya da öğrencisi için endişeleri olan, daha ne yapabilirim diye düşünen insanların Keçi dergisinin okuru olmasını gerektiğine inanıyorum. Orada Behiç Ak’ın görsel okurlukla ilgili önemli bir makalesini de bulacaklar, bir akademisyenin küfür ve argo konusunda edebiyatta neyi nasıl düşünmemiz gerektiğini anlatan bir yazısını da bulacaklar. Böyle pek çok somut örnekle haşır neşir olacaklar.  

 

Dijital yayıncılıkla birlikte sektörde neler değişti?

İnternetle birlikte çok şey değişti. Yayıncılık da, kaçınılmaz olarak, bu değişimden nasibini alıyor. Önceleri yadırganan e-kitaplara bugün artık alışıldığını görüyoruz. E-kitap kavramı ve dijitalleşme sektörü nasıl etkiledi?  Dijital yayıncılık Türkiye de henüz çok yeni, heyecan verici ama henüz olgunlaşmamış bir alan. Bunun 3 temel nedeni var. İlki e-kitap ve dijital yayınların meselesi, diğeri üretilenin e-kitap satış platformlarında satış meselesi, biri de dijital haklar meselesi. Bunların üçü de çok çabaladığımız ama henüz özellikle üretim ve dijital haklar meselesinde sektörün yeterine yol alamadığı meseleler. Sadece ülkemize ait bir mesele değil bu. Dijital haklarda tüm dünyada olgunlaşmamış bir durum var. Bizim özelimizde üretim teknolojilerinde önemli bir sorun var. Onun da kısa bir süre içinde rayına oturacağını düşünüyorum.   

 

*Önümüzde ki  5 yıl içinde bizi neler bekliyor?  

Edinme, tüketme kolaylığı açısından dijital okumaların önü çok açık. Bu basılı kitabı elinden bırakacağı anlamına gelmiyor. Burada bütün hikaye çocuğun okuma davranışından aldığı haz. Bunu olanağı varsa ister dijitalde yapabilir, isterse basılı kitapta yapar. Çocuk için aslında bir fark yok. Bu durumu mesele eden biz büyükleriz. Bugünün çocukları dijital ortamın içine doğduğu için, en olanaksız durumlarda bile bir internet paketine erişim sağladığı takdirde bütün dünyayla iletişime geçebilir. Dijital dünya zaten onların, biz onların dünyasında konuğuz. Biz bu durumu kendimiz için hızla olağan hale getirmeliyiz.  


*Türkiye’de yayıncılık alanında Çocuk ve Gençlik Edebiyat Yayıncılığı’nın pazar payı nedir?   

2014 verilerine göre %7 civarında. Bu sayının içinde doğal olarak anlattığı öyküyle ya da  kurguyla bir şeyi öğretmek için mesajlı yazılmış kitaplar olduğunu da öngörürsek gerçek anlamda %5’in çok altındayız. Dışarıdan büyük bir gelişim gibi görünen o yanılsama %90 oranında hala eğitim yayıncılığı alanında geçiyor.En büyük pay %52 oranında eğitim yayıncılığının. Bunların içinde ders kitapları,test kitapları, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz dağıtılan ders kitapları var. Ondan sonrakilerde küçük yüzdelerle dağılıyor. Akademik yayıncılık, Kültür Yayıncılığı, Çocuk ve Gençlik Yayıncılığı ve dini yayıncılık…  


*Çocukları iyi kitaplarla buluşturmak için yacağımız en büyük adım nedir? Onlar hangi donanımla yaşama hazırlanmalı?

Çocuklarımızı iyi kitaplarla buluşturmak için onları sadece kütüphanelere, kitapçılara kendi kütüphanelerimize davet edelim.
Onları tıpkı dondurma tezgahının önünde dururmuş gibi onlara bakıp, kimisinin renginden, kimisinin tadından, kimisinin içindeki biçimden, desenden, tadına bakmasını sağlayalım. 

Çocuklara hiçbir şeye dogma olarak yaklaşmamalarını, her şeye kuşku duyarak, işkillenerek, şüphe duyarak, korkarak, cesaret ederek, yani insan barındırdığı bütün duygularla hayata olaylara bakabilmesini sağlayabilsek sanıyorum en büyük donanım bu olacaktır.

Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

Özel okulların MEB sınavıyla öğrenci almasi iyi mi oldu kötü mü?


Editör Mail