25.02.2016 15:52 | Son Güncelleme: 25.02.2016 15:52

Güneydoğu'nun biinmeyenleri masaya yatırıldı!

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar dün gece Abbas Güçlü İle Genç Bakış'ta Güneydoğu'ya dair bilinmeyenleri anlattı.
Güvenlik Uzmanı Mete Yarar dün gece Abbas Güçlü İle Genç Bakış'ta Güneydoğu'ya dair bilinmeyenleri anlattı.

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar dün gece Abbas Güçlü İle Genç Bakış'ta Güneydoğu'ya dair bilinmeyenleri anlattı. Güvenlik güçlerinin yaşadıklarını, terör yüzünden evini kaybeden bölge insanlarını, Suriye savaşının iç yüzünü Genç Bakış'ta öğrencilerle paylaştı. Çarpıcı tespitlerin yapıldığı programdan başlıklar: 

Güneydoğu'da Neler Oluyor? 
- Şuanda yaşanan olayların temelini Türkiye'de aramayın. Kesinlikle dış kaynaklı.
- Terör boyutunu şuan çok aşmış durumda. Bu PKK'yı aşan bir eylem tarzı.
- Bir ülkenin savaşı sürdürebilmesi için en fazla 6 aylık kaynağı vardır. 6 ay sonra ekonomisi ve diğer kaynakları yıpranmaya başlar.
- 2004 'te Irak'ta başlayan savaşın Amerikan ekonomisini nasıl çökertti. Afganistan ve Irak savaşının ABD'ye maliyeti yaklaşık 1,2 trilyon dolardı.
-Sur'a girmek ve oraya takviye için gönderilen merminin sayısı 400 bin. Bulunamayanlar ile bu rakam 1 milyondur. Bu mermileri üreten ülkeler belli. Sevkiyatı nasıl yapılıyor?
-Yabancı bir üst akıl var. Ülkelerin kendi istihbarat olanaklarını kullanıyorlar. Uydu ve dinlenme kabiliyetlerini kullanmak ve yönlendirmek üzere.
-Askerlerle konuştuğum zaman "Ateş eden kişilerin sakinliği, ateş teknikleri, yöntemleri biraz daha özel keskin nişancılar olduğunu fark ettiriyor bize" diyorlar.  Ve daha sonra yabancı bir ülkeden gelen keskin bir nişancı olduğu çıktı. YPG'ye geçmiş.
- Bu mermileri gönderen adamların sadece mermi gönderdiklerini düşünmek saflık olur. 

Sınırların Korunması
- 1200 km hiç kimse tarafından korunmayan bir sınır var. Karşı tarafta sınır korunmuyorsa sizin alacağınız tedbir %50'nin üstüne çıkamaz. Adamların geçmesi gereken hat yalnızca 500 metrelik bir hat. Duvar örerek zamanı uzatmaya çalışıyor silahlı kuvvetler. Duvar ötesinde mayınlı arazi. Onun ötesinde tel örgüler bulunuyor.
- Silahlı kuvvetlerin kobra araçlarının %70'i hudut hattında. Karşınızda bunu geçmeye çalışan profesyonel bir örgüt var. Ama silahlı kuvvetler bunu engellemek için mücadele ediyor.

Silahları nereden buluyorlar?
-2003 yılında Irak işgali sırasında ben oradaydım. Bir ülkenin başka bir ordu tarafından işgaline çok kötü şahit oldum. Kimse kimseyi kurtarmaya gelmedi. Bosna- Hersek'teki savaş sonrası 100 binin üzerinde toplanılan silahları Rus uçakları ile Irak'a getirdiler toplamda 135 bin tane. Daha sonra istihbaratlarda bu silahların büyük bir kısmının PKK'lılara geçtiği Türk istihbaratı tarafından Amerikalılara iletildi.  Hatta o dönem IŞİD diye olmayan ilk 2006 yılında Ramadi'de kurulan örgütün temel silah kaynağının da o olduğu da tespit edilmiş durumda.
- Terör örgütünün kendi kısıtlamaları vardı. Roket öyle çok kolay bulunabilen bir malzeme olmadığı için bir bölgeye en fazla 1-2 tane atardı. Ben Nusaybin'de çekim yaptığım esnada bulunduğum yerde 7-8 roket yedim. Günlük olarak Şırnak civarında atılan mermi civarı 30 bin üzerinde. Hoyratlığı düşünebiliyor musunuz? Bu mermiyi atabilmeniz için bu merminin bir taraftan size gelebileceğinin birisi tarafından size garanti edilebilmiş olması lazım. 
- Zagros denilen silah yaklaşık 2 km kadar ateş edebiliyor. Böyle bir silahı alabilme şansınız yok.

Türkiye'deki Terör saldırılar 
-Ankara'da 29 tane vatan evladı bir bombalı saldırıda şehit oldu. Saldırı sonrasında tek ses olabildiniz mi? Diyorlar ki "Fransa'da olay oldu işte bütün dünyanın liderleri geldiler ve orada bulundular". Ama orada yürüyen 2 milyon Fransız vardı. Siz umursamıyorsunuz ki yaşadıklarınızı. 
-Toplumlar acıları ile birleşemiyorlarsa  daha ne sağlayabilir ki? İnsanların bir olmadıklarında sorunlarını tartışarak çözemediklerinde, eline silah alarak gittiklerinde ve duygusal kopuşlar başladıklarında gidebilecekleri yeri bize gösteren 2 örnek var:Irak ve Suriye. 

Suriye'de Yaşananlar
- Suriye'den kaçıp gelenleri eleştiriyoruz. Çoluğunu çocuğunu emniyete almak anne ve babanın en önceliğidir. İlk başta emniyete alır ondan sonra yapması gerekeni yapar. İç savaşın içinde insanlar nerede yer alacaklarını bilemediler ki. 
- Savaşmak kolay değildir. Profesyonel eğitim almış askeri savaş meydanına koyduğunuzda 10 askerden yalnızca 2 tanesinin kafasını kaldırıp ateş eder.Diğer 4 tanesi bakmadan ateş eder, diğer 4 tanesi kafasını hiç kaldırmaz. Herkesin bunu yapma kabiliyeti de olamaz.
- Türkiye'nin, Suriye ile askeri anlamda savaşa girmesi taraftarı değilim. Bazı politikalar üretmesi taraftarıyım. Suriyelilerin, Suriye içinde yaşayabilecekleri bir alan yaratılması gerekiyor.Türkiye en ufak bir askerini sokmadan yaklaşık 40 km'lik bir hattı koruyabilir. Ve oradaki insanların ikamesini sağlayabilir.
- Türkiye'ye giren silahların birçoğu Suriye'den geliyor. Dağ kadrosunun beslendiği kaynak Kandil, şehrin ise Suriye'deki belli noktalar. Türkiye bu lojistik kaynağı mutlaka kesmek zorundadır.
- Türkiye saflarından YPG'ye katılan kişi sayısı 20 bini geçmiş durumda. Sınırları güvenli hale getirmek gerekiyor.
- Irak'ta yaşananlar senelerdir devam ediyor. Suriye'de yaşananların da edecek gibi. Türkiye yanı başında bir Afganistan olmasına mı müsaade  edecek? Yoksa demokratik, herhangi etnik ve mezhepsel bir tercihi olmayan bir komşu ile mi yaşayacak? Bu coğrafyanın komşusu olmayanlar fikir sahibi olabiliyorsa, Türkiye'de fikir sahibi olmalı. Bu masada mutlaka olmalı.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri Yıpratıldı
Ergenekon suçlaması içinde yer alanların çoğu Özel Kuvvetlerdendi. Silahlı kuvvetler için duygusal travmadır. Türkiye'nin elit birliğine saldırı yapıldı ve hırpalandı. Türkiye şuan Kuzey Irak dahil olmak üzere, PKK ile mücadelesi Suriye'deki müdahaleler dahil olmak üzere aktif olarak kullandığı en önemli güçtür özel kuvvetler. Gönül kırıklığı vatana değil, bunu yapanlaradır. O yüzden hiçbiri vazgeçmez ve bu yoldan dönmez. 

Cizre ve Sur'da yaşananlar
Cizre'nin nüfusu yaklaşık 110 bin. Olaylar 4 mahallede geçti. Yaklaşık 40-50 bin civarında. Operasyon başlamadan önce %80'ini zaten terk etmişti. Travmanın bir tanesi evinizi terk etmek? Evinizi, eşyanızı,okulunuzu bırakıyorsunuz. Sokaktan barikatlar arasından geçiyorsunuz. Yüzü maskeli, ellerinde silahlar, her tarafta patlayıcının döşendiği yerlerden geçmeye çalışıyorsunuz. Kimlik soruluyor, üst arıyorlar. 
-Sur'da çok önemli bir işadamı, olaylar başladığından beri dükkanı kapalı. Şuanda Diyarbakır'da seyyar satıcılık yapıyor. Evine ekmek götürmek için. Bunlar kolay atlatılacak şeyler değil. Devlet hepsinin parasını verecektir.
-Sur'da PKK'lılar olaylar başladığında devlete yakın olan insanları sürmeye başlıyorlar. Bazı aileler direniyor içeride kalıyorlar. Birisinin evini kuşatıyorlar, ateş ediyorlar. 155'i arıyor diyor ki; " Evimi şuanda kuşattılar. Çocukları banyoya koydum gelin beni kurtarın" Polisler bölgeye sevk ediliyor. 2 dakika sonra tekrar arayıp  "gelmeyin buraya etrafta çok fazla silahlı adam var, barikatlar kurulmuş, roket atarlar var,siz beni kurtarmaya gelirken 10 tane kişi daha şehit olabilir, ben hakkımı helal ettim gelmeyin". Bunu söyletecek olan travmayı düşünün. 
-Oradaki insanların görevi teröre karşı dik durmak, eğilmemek.155'e aramalara baktığınızda yalnızca Sur ilçesinde hayatını kurtaran en az 1000 tane konuşma var. Bir uyarıları dinleseniz o insanların alnından öpersiniz. 
-Kapınızın önündeki tinerciler ile mücadele etmekten çekinen adamların oradaki insanlara laf söylemeye hakkı yok. Biz oradaki olaylara İstanbul gözü ile bakıyoruz. Orada sivil halk ölmesin diye 80 günde 60 şehit verildi. Sivil halka zarar gelmesin diye.
-Terör bugünü yok etmiyor. Geleceğini yok ediyor.
-Çözümü sağlayacak olan halktır. Toplumsal tepkilerdir.İstanbul'un güvenli olmasını isteyen 5 milyon kişi çıksın teröre karşı demokratik bir şekilde yürüsün bakalım bir daha bomba atarlar mı?
Siyaseten de tartışamıyoruz. Eline silah alanlar hariç uç fikirleri dahil herkesi dinleyelim.  
 
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

Devlet yurdu mu, özel yurt mu?
Editör Mail