08.05.2018 09:34 | Son Güncelleme: 08.05.2018 09:34

İstanbul da büyüdü onu da mı bölelim?

İstanbul ve Gazi üniversiteleri başta olmak üzere, pek çok üniversitemiz parçalanıyor.
İstanbul ve Gazi üniversiteleri başta olmak üzere, pek çok üniversitemiz parçalanıyor.

Gerekçesi de fazla büyümeleri.


/* */
Çare bu diye, 20 milyonluk İstanbul’u da mı böleceğiz?

İstanbul Üniversitesi’nin çok büyüdüğü ve artık yönetilemez hale geldiği kesin.

Peki ama bu hale kim getirdi?

Bölmek isteyenler değil mi?

Daha da önemlisi, tek çare, bölmek mi?

İşte bu noktada, alelacele alınacak bir karar, ileride büyük pişmanlıklar yaratabilir!

Hatadan dönmek de bir erdemdir ve zararın neresinden dönülse kârdır!

İşte çözüm!

İstanbul Üniversitesi, 250 bini aşan öğrenci sayısıyla yola devamda zorlanıyorsa, yapılacak olan, ana yapıyı bozmadan, obezlikten kurtulmasına olanak sağlamak olmalıdır.

Nasıl mı? İşte birkaç öneri:

- Öğrencinin yarısı uzaktan öğretim öğrencileri. Yani, hem öğrenci sayısını ikiye katlıyor hem de ana yapı olmadan, bu sistemin yürümesi imkânsız. Bu yüzden, bu yapının dışına itmeden İÜ2 adıyla özerk bir yapıya kavuşturulabilir.

- Meslek yüksekokulları sadece İÜ içinde değil, tüm üniversitelerde üvey evlat muamelesi görüyor. Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de MYO’lar kendi içlerinde, özerk hale getirilebilir. Böylece hem daha güçlenirler. İÜ’deki MYO’lar da İÜ3 adıyla yollarına devam edebilirler.

- Keyfi bir şekilde yapılan kontenjan artışlarına son verilerek, gerçek sayılara inildiğinde obezliği besleyen unsurlar, zaten ortadan kalkacaktır.

- İstanbul Üniversitesi gibi köklü üniversiteler dünyanın her yerinde araştırma üniversiteleri olarak ön lisans, lisans, açık ve uzaktan eğitimle değil, yüksek lisans ve doktoraya yönelerek, yükseköğretime, bilim ve teknolojiye, dolayısıyla da ülkeye güç katarlar. İşte bu nedenle, İÜ’nün öğrenci profili değiştiğinde, 30 binli rakamlara inmesi işten bile değil!

Yanlış tespitler!

- Üniversiteler daha önce de bölündüler, çok sayıda üniversite böyle kuruldu söylemi doğru değil. Gazeteciliğe başladığımda 19 üniversite vardı, şimdi 200’ü aştı. Yani neredeyse yüzde 90’ının kuruluşuna şahitlik ettim. Hacettepe, Ankara Üniversitesi bölünerek; Gaziantep, ODTÜ bölünerek; Sakarya, İTÜ bölünerek kurulmadı! Onların gözetiminde, onların koruyuculuğunda, onların öncülüğünde kuruldular. Anadolu, İnönü, Selçuk, KTÜ gibi pek çok köklü üniversite de yine aynı şekilde, pek çok üniversitenin kurulmasına öncülük etti.

Bölünerek kurulma ile yavrulayarak kurma birbirinden çok farklı kavramlar!

Yazının devamı için tıklayınız
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Hani gençler ve kadınlar nerede? 23 Mayıs 2018 - 07:24
En iyi okul? En doğru okul? 22 Mayıs 2018 - 11:47
Eğitimde fatura CHP’lilere çıktı 22 Mayıs 2018 - 09:33
Yapay Zekâ Çağı 20 Mayıs 2018 - 09:30
99 yıl önceki şartlar bugünden daha mı iyiydi? 19 Mayıs 2018 - 09:43
Özel okul enflasyonu 18 Mayıs 2018 - 09:14
Çocuklara önce sevgiyi öğretelim 16 Mayıs 2018 - 09:35
En büyük zenginlik ve ODTÜ? 15 Mayıs 2018 - 09:31
Bu seçim, gençlerin seçimi olacak! Niye mi? 13 Mayıs 2018 - 09:33
Eğitim, yaratıcılık ve sözleşmeli öğretmenler 12 Mayıs 2018 - 10:45

Anketler

Seçim bölgenizdeki milletvekili adaylarını tanıyor musunuz, bugüne kadar bölgeniz için çalışmalarda bulundular mı?


Editör Mail