30.06.2015 13:34 | Son Güncelleme: 30.06.2015 14:10

İTÜ GVO'da Yüksek Başarıya Odaklı Gençler Yetişiyor

İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları başarısını neye borçlu, hangi donanımlara sahip öğrenci yetiştirmeyi hedefliyor, öğrencilerine hangi konularda rehberlik ediyorlar, sizler için sorduk.
İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları başarısını neye borçlu, hangi donanımlara sahip öğrenci yetiştirmeyi hedefliyor, öğrencilerine hangi konularda rehberlik ediyorlar, sizler için sorduk.



İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Özeren sorularımızı yanıtladı;


RÖPORTAJ
Billur Ocak - Arzu Kalaylı


''BAŞARI HER ZAMAN TUTKUYLA ÇALIŞARAK KENDİNİ GELİŞTİREREK GELİR''

- Uçak mühendisliği hayalinizden girişimciliğe uzanan öykünüzü kısaca özetleyebilir misiniz? Sizi başarıya taşıyan faktörler nelerdi? Gençlere bu konuda ne tür tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

İzmirliyim. Annem ve babam askeri öğrenciydi. İlk, orta ve liseyi İzmir’de okudum. 1984’te İTÜ’de Uçak Mühendisliği okumaya geldim. Uçak Mühendisliğini çok seviyordum ama bilgisayardan bir türlü kopamıyordum. Derslerden vakit buldukça bilgisayarla uğraşıyor, program yazıyordum. 1989’da İTÜ’den mezun oldum. O zaman Lever’de çalışan bir ağabeyimiz vardı. Ona “Lever’de çalışabilir miyim” diye sordum. Bir müracaatta bulundum. Bilgi işlem müdürü Dr. Mehmet Kebapçı, bana eleman ihtiyaçları olmadığını söyledi. Ama ısrar ettim ve “benim paraya ihtiyacım yok, burada bir şeyler öğrenmek istiyorum. Müsaade edin, gelip gideyim” dedim. O da bana “akşam saatlerinde gelebilirsin” dedi. Üç ay boyunca akşamları 18.00’de gidip sabaha kadar orada çalıştım. Bir gün bir backup kartuşunun fabrikaya götürülmesi gerekiyordu. “Bunu kim götürecek” dediler. Hemen atıldım “Ben yaparım“ dedim. İşte o gün, Mehmet Bey beni operatör kadrosuna aldı. Lever’de kadrolu eleman olmak hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü o dönemde Türkiye için ilk sayılan birçok sistem uygulamasının tam içinde yer alma fırsatı yakaladım ve çok şey öğrendim. İki fabrika, 10 satış deposu ile merkezi sistem arasındaki komünikasyon sisteminin kuruluşuna katıldım. Günde 14-15 saat çalışıyorduk. 3 ay boyunca bu alanda sorumlu eleman olarak çalıştım. Sonra sistemlerin tamamından sorumlu olarak 1994’e kadar devam ettim. 1994’te Lever’den ayrılarak kendi şirketim olan Erenet’i kurdum. Lever’e IT’de outsource hizmet vermeye başladım. Erenet, IT işinde Türkiye’de, hatta dünyada outsourcing hizmetlerinde öncü şirketlerden biri oldu. Unilever’den sonra Algida, Gilet, Citibank, BAT, Borusan, BİM, Bridgestone, Selpak, ÇBS, Eczacıbaşı, DAF, Pfizer gibi büyük şirketlerle Erenet’in outsourcing müşteri sayısı hızla arttı. Dört kişi ile kurduğumuz şirket, bir yıl içinde 140 kişilik bir şirkete dönüştü.

1995’te Eresoft’u kurduk. Türkiye’de ilk SAP uygulamasını biz yaptık. Bir de teknik servis şirketi olarak Eretek’i kurduk. Sonra networking şirketimiz Eresis’i kurduk. Böylece çok yönlü sinerji yakaladık. 1997 sonuna geldiğimizde 4 şirketimiz vardı ve yaklaşık 350 kişilik kadroya çıkmıştık.

Eresoft ile yazılım alanındaki faaliyetlerimizi güçlendirdik ve Avrupa Birliği için projeler geliştirmeye başladık. Euroka projesi ile 33 ülkeyi kapsayan bir araç takip sistemi kurduk.  Sonra 6. çerçeve kapsamında önemli projeler yaptık.

2005 -2008 yılları arasında C5 Elektronik'te, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür olarak görev yaptım. Şu anda kurucusu olduğum Atlas Telekomünikasyon ile Bilgi Yönetimi ve Stratejik Araştırmalar’da görevlerim devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk yıl önce de İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları’nda (İTÜ GVO) yönetimde görev aldım.

Ticari hayattaki tecrübem ile sivil toplum faaliyetlerinde de oldukça aktif rol almaya çalışıyorum. 2002 yılında TEDER'i kurduk ve halen TEDER'in Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürütüyorum. 2008 yılında Türkiye E-Dönüşüm Danışma Kurulu Başkanı seçildim. Tüm Telekomünikasyon İşadamları Derneği (TÜTED) Başkan Yardımcısı, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde de bulundum. Halen, Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanlığı, TUBİSAD İcra Kurulu üyeliği, TOBB Telekomünikasyon Sektör Meclisi Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütüyorum.

Bu görevlerle beraber, Eylül 2012 yılından itibaren de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İnternet Geliştirme Kurulu Başkanlığı görevine devam ediyorum. İTÜ Geliştirme Vakfı Yurtları Yönetim Kurulu Başkanı, İTÜ Arı - Teknokent Yönetim Kurulu üyesiyim. Siber Güvenlik İnisiyatifi Başkanlığı, TOBB Telekomünikasyon Sektörü Meclisi Başkan Yardımcılığı, Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanlığı da sürdürdüğüm görevler arasındadır.

Gençlere önerim, ilgi duydukları alanlar üzerine yoğunlaşmaları ve hayatta karşılarına çıkacak fırsatları her zaman değerlendirmeleridir. Başarı her zaman tutkuyla çalışarak ve kendini geliştirerek gelir.

''DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN DEĞERLERİMİZİ PAYLAŞALIM''


- Bilişim ve teknoloji odaklı uzmanlaşmış bilgi birikiminizle eğitim sektörüne ne tür artı değerler sunmayı hedefliyorsunuz?
   İTÜ GVO’da bu alanda geliştirmeyi düşündüğünüz yeni eğitim modelleri, eğitim projeleri var mı?


Okullarımızda uluslararası kabul görmüş standartlarda eğitim veriyoruz. Çocuğun bütünsel olarak gelişimine odaklanıyoruz. Öğrencinin bilişsel, sosyal ve duygusal, bedensel ve kültürel gereksinimlerine bir çerçeve sunacak şekilde, ezberci eğitimden uzak olarak sorgulamaya dayalı öğretimi esas alıyoruz.

Dersler öğrencilerin ürettikleri sorular çerçevesinde ve her çocuğun farklı bir öğrenme biçimi ve farklı zeka türü olduğu göz önünde bulundurularak, farklı etkinlikler kullanılarak işleniyor. Hedef, öğrencilerin en üst düzey düşünme becerisi olan "Dönüşümlü Düşünme" becerisini, yani düşünmesi hakkında düşünme becerisini kazanmasıdır.

İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları’nda uygulanan GEMS Matematik ve Fen Uygulamaları (Great Explorations in Math and Science) programındaki etkinlikler, öğrencileri prensip ve kavramlarını öğrenmeden önce deney yapma ve deneyim kazanmaya yöneltiyor. GEMS eğitim tekniği, anaokulu öğrencilerine matematik ve fen dallarını sevdirmek için geliştirilmiş bir programdır. Bu sayede çocuklarımız; yaratıcılıklarını geliştiren etkinlik ve deneylerle Matematik ve Fen bilimlerine ait kavramlarla tanışırlar. Öğrencilerimizi problem çözme konusunda yaratıcılığa yöneltiriz. Onların bağımsız düşünme becerilerini geliştirmeye çalışırız.

Birleşmiş Milletler’de uluslararası bir proje olarak uygulanmaya başlanan Değerler Eğitimi, Yaşayan Değerler Eğitim Programı’nı (Living Values Education) biz de okullarımızda hayata geçirdik. Programın amacı, iyi karakterli bireyler yetiştirmek, temel değerleri pekiştirmek, çocukların kendilerine ve topluma yararlı olacak temel değerleri psikolojik, bilişsel ve sosyal gelişimlerine uygun olarak kazanmalarını sağlamak, kazandıkları değerleri davranışla ifade etmeleri yönünde onlara fırsat vermektir. Değerler Eğitimi Programı’nın uygulanmasında hareket noktamız, “Daha iyi bir dünya için değerlerimizi paylaşalım” düşüncesidir. Eğitim programımızda yer verdiğimiz değerler; evrensel değerler olan  işbirliği, özgürlük, mutluluk, dürüstlük, sevgi, alçakgönüllülük, barış, saygı, sorumluluk, özgüven ve hoşgörüdür.


-BİLİMLE İÇ İÇE YAŞAM-


- İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları'nda fen bilimleri alanında ne tür çalışmalar yürütülüyor?
Bilim Merkezlerinde öğrencilere ne tür olanaklar sağlanıyor? Her öğrenci bu olanaklardan faydalanabiliyor mu?


 Okullarımızda 3D robot uygulamalarından yenilenebilir enerji sistemlerine, fizikten iletişim teknolojilerine uzanan geniş bir yelpazede eğitim sunuyoruz.
Öğrencilerimizin bilimle iç içe yaşaması, Ar-Ge’yi öğrenmesi ve inovatif düşünme becerisini kazanması amacıyla Yaratıcı Uygulamalar Merkezi ve Bilim Merkezi'nde uygulamalı eğitim veriyoruz.

-AVRUPA DİL PASAPORTU DÜZEYİNDE YABANCI DİL EĞİTİMİ-


- Eğitimde yabancı dilin yeri ve öneminden, öğrencilerinizin iyi bir yabancı dil eğitimi almaları için yaptığınız çalışmalardan söz edebilir misiniz?

Öğrencilerimizin anadil eğitimi öncelikli olmak üzere anaokulundan itibaren İngilizce eğitimine büyük önem veriyoruz. İleri sınıflarda ise Avrupa standartlarında yabancı dil eğitimi veriliyor. Dört yıllık yabancı dilde eğitim veren Özel Anadolu Lisesi statüsünde olan Özel Ekrem Elginkan Lisesi IB Diploma Programı eğitim seçeneği de, 10. ve 11. sınıflarda sunuluyor. Öğrencilerin anadil eğitimi öncelikli olmak üzere Avrupa Dil Pasaportu dil düzeylerinde yabancı dil öğrenebilmeleri için İngilizce ve İspanyolca, Almanca eğitimi veriliyor.

''ETKİN VE VERİMLİ ÇALIŞMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMADA REHBERLİK EDİYORUZ''

- Öğrencilerinizi akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif açılardan tam donanımlı yetiştirmek, onları çok yönlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak için eğitim konusundaki yaklaşımlarınız nelerdir?
İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları olarak, bilgiye erişme becerisine sahip, verimli ve etkin çalışma alışkanlığı kazanmış, yaratıcı, sorgulayıcı ve bağımsız düşünebilen, sanata ve insana duyarlı, etik değerlere saygılı, ilkeli ve özgüven sahibi bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla, öğrencilerimize çeşitli formlardaki bilgiye erişim araçlarını kullanma olanaklarını sunuyoruz. Etkin ve verimli çalışma alışkanlığı kazanmasında ona rehberlik ediyoruz. Öğrenmekten zevk almayı öğretmeyi amaçlayarak, uygun etkinlikler planlıyoruz. Yaratıcı ve sorgulayıcı düşünme becerisini kazanması ve kullanması için ortamlar yaratıyoruz. Estetik algısının geliştirilmesi ve beslenmesi için ona zengin bir uyarıcı ortam sağlıyoruz. Başta kendisine olmak üzere, fiziksel ve sosyal çevresindeki tüm varlıklara karşı duyarlılık geliştirici etkinlikler gerçekleştiriyoruz.

Öğrencilerimizin içinde yaşadığı topluma özgü etik değerler kadar, evrensel değerleri de tanımasını ve onlara saygı göstermesini teşvik ediyoruz. Sonucun niteliği kadar, sonuca ulaşmada gösterilen çabanın da önemli olduğu bir ölçme ve değerlendirme sistemi kullanıyoruz. Eğitim kadrosu olarak öğrenmeye açıklık ve işe yarar bilgiyi kazanmada öğrenciye örnek oluyoruz. Okul-aile işbirliğini önemseyerek, çocuk eğitiminde ailenin ve okulun birlikte çalışmasını sağlıyoruz. Demokratik, tutarlı, disiplinli ve paylaşımcı bir anlayışla, çağdaş bir yönetim sergilemeye çalışıyoruz.

-İTÜ GVO'DA SINAV BAŞARISI-


- Okullarınızın sınav ve üniversite başarı oranları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Biz İTÜ GVO olarak, bilimden sanata, spordan müziğe öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimine yönelik programlar uyguluyoruz. İTÜ’nün güçlü tarihi ve köklü akademik birikiminin temelleri üzerine kurulu bir eğitim kurumu olarak, çocuklarımızın tüm gelişim alanlarını destekliyoruz. 15 yılda gençlerimizle ve değerli hocalarımızla önemli başarılara imza attık. Sağlam ve emin adımlarla ilerledik. Bilimden, sanata, spordan, edebiyata kadar her alanda öğrencilerimizi başarıya taşıyacak olanaklar, kapılar açtık. Öğrencilerimizin elde ettiği başarılar doğru işler yaptığımızın güzel bir göstergesidir. Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) sınavlarında, Dr. Natuk Birkan Ortaokulu ve Beylerbeyi Ortaokulu'ndan sınavlara katılan 111 öğrencimiz yüzde 93.5’lik başarı ortalaması elde etti.
 
Bu yıl da önemli bir başarı yakalayan 8. sınıf öğrencilerimizi TEOG sınavlarında aldıkları sonuçlarından ötürü yürekten kutluyorum. Aynı şekilde Özel Ekrem Elginkan Lisemizden mezun olan öğrencilerimizin de üniversiteye geçiş başarı oranı yüzde 100’dür. Mezunlarımız yurtiçinde olduğu kadar, yurtdışında da dünyanın önde gelen üniversitelerinden davet almaktadır. Bu gururu bize yaşattıkları için öğrencilerimize ve emeği geçen tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.

-İTÜ GVO'LU ÖĞRENCİNİN KAZANIMLARI-


- Hangi donanımlara sahip mezunlar yetiştiriyorsunuz?

Öğrencilerimizin başarılı olabilmeleri konusunda bizim genel ilkemiz, her öğrenciye her türlü bilgiyi kendi bireysel gelişim çizgisine uygun olarak verebilmektir. Sonucun niteliği kadar, sonuca ulaşmada gösterilen çabanın da önemli olduğu bir ölçme ve değerlendirme sistemi kullanıyoruz. Eğitim kadrosu olarak, öğrenmeye açık olmak ve işe yarar bilgiyi kazanmada öğrenciye örnek olmaya çalışıyoruz. Okul-aile işbirliğini önemseyerek, çocuk eğitiminde ailenin ve okulun birlikte çalışmasını sağlıyoruz. Demokratik, tutarlı, disiplinli ve paylaşımcı bir anlayışla, çağdaş bir yönetim sergilemeye çalışıyoruz. Öğrencilerin, ruhsal, bedensel ve zihinsel bütünlük içinde sağlıklı ve dengeli bir gelişim göstermelerini sağlıyoruz. İletişim kurarken ve ödevlerini yerine getirirken olumlu düşünmelerini ve yapıcı olmalarını destekliyoruz. Çağdaş, uygar bireyler ve sorumlu yurttaşlar olmalarını sağlıyoruz. İlgi, merak ve yeteneklerini en üst düzeyde geliştiriyoruz. Çağdaş gelişime daima hazır ve istekli olmalarını, yüksek başarıya odaklanmalarını destekliyoruz.

----TÜRKİYE'NİN İLK MİNİ KONSERVATUARI------

- 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılına ne gibi yeniliklerle hazırlanıyorsunuz?

Öğrencilerimize müziği yaşatmak, müzik bilgisini geliştirmek ve müziği doğru öğretmek amacıyla Türkiye’nin ilk Mini Konservatuar’ını kurduk. 15. kuruluş yılımızda, bizim için önemli bir kilometre taşı olan Mini Konservatuarımızı hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın çok değerli birikiminden aldığımız güçle hayata geçirdiğimiz Mini Konservatuar ile çocuklarımızın erken yaşta müzikle tanışmasını amaçlıyoruz. Türkiye’ye dünya çapında sanatçılar kazandıracağımıza yürekten inanıyorum.

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı (TMDK) işbirliğinde açtığımız ve 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında eğitime başlayacak konservatuvarımız, Beylerbeyi Yerleşkesi’nde hizmet verecek. Konservatuvarda, küçük yaşta müziğe ilgisi olan öğrenciler için piyano, keman, çello, gitar, yan flüt, saksafon, bateri, ritim atölyesi, kanun, bağlama, kemençe, ney ve ses eğitimi verilecek.

28 hafta sürecek olan “Erken Yaşta Müzik Eğitimi” programını başarıyla tamamlayan öğrencilerimiz, İTÜ TMDK Erken Müzik Eğitimi Sertifikası'nın sahibi olacak. Konservatuvar eğitiminden, İlkokul 1, 2, 3, 4 ile Ortaokul 1, 2, 3 ve 4. sınıf düzeyindeki öğrenciler yararlanabilecek. İlkokul 1. sınıfta okuyan öğrenciler için hazırlık eğitimi verilecek. İlkokul 2. sınıftan itibaren enstrüman eğitimine başlanacak.



RÖPORTAJ- Billur Ocak
                     Arzu Kalaylı












 

Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn
En Çok Arananlar: İTÜ, İTÜ GVO, Serhat Özeren, röportaj

Yorum Yazın

Anketler

YGS'ye 9.45 / 10.00 arası gelip de sınava alınmayan adaylara da mazeret sınavı hakkı tanınsın mı?
Editör Mail