07.06.2018 17:22 | Son Güncelleme: 07.06.2018 17:31

Karne, LGS, MEB ve Siyaset!

Yarın, karne günü. Sevinen de olacak, üzülen de. Takdir, teşekkür alan da olacak, karalar bağlayan da.
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
Yarın, karne günü. Sevinen de olacak, üzülen de. Takdir, teşekkür alan da olacak, karalar bağlayan da.

Yarın,  karne günü. Sevinen de olacak, üzülen de. Takdir, teşekkür alan da olacak, karalar bağlayan da. LGS öğrenci ve annelerinin ise hiçbir şey umurlarında olmayacak. Çünkü onlara hala şokta! Eğitim, siyasetin gündemine girdi mi? Evet demek çok zor. Arada bir dokunuyorlar, o kadar

 

Bugün verilecek olan karneler öğrenciyi ne kadar yansıtıyor?

Daha da önemlisi, o karnelerdeki başarı ya da başarısızlıklar, öğrencinin mi, öğretmenin mi, MEB’in mi, velilerin mi, sistemin mi, yoksa hepimizin mi?

Ölçtükleri hadi neyse de peki ya ölçmedikleri?..

Batılı eğitim sistemleri, öğrenciyi kazanma ve hayata kazandırma üzerine kurgulanmıştır.

Başarısızlıkları değil, başarıyı dikkate alır.

Ve en önemlisi de her öğrencinin başarılı olacağı bir alanın mutlaka olduğuna inanılır.

Yani karnesindeki 5 zayıfa değil, başarılı olduğu diğer 5 derse bakıp, o yönde ilerlemesi sağlanır.

Bizde ise sanki herkes doktor, mühendis, avukat ya da bilim insanı olacakmış gibi belli dersler dayatılır ve onlardan başarılı olan omuzlarda taşınır, diğerleri tu kaka ilan edilir. Adeta harcanır!

Ülkemizde, sporun, sanatın, ara insan gücü ve sosyal bilimlerin geri kalması ya da tesadüflere bağlı olması biraz da bu yüzden değil mi?..


Değişen bir şey yok

 

Hemen her karne günü aynı şeyleri yazıyoruz ama hâlâ değişen bir şey yok.

Aslına bakılırsa, artık eski karne heyecanı da kalmadı.

Çünkü okullarda yer kalmadığı için sınıfta kalma yani sınıf tekrarı artık yok gibi!..

Şimdi ona bir de ödevsiz tatil eklendi!

Popülizm, popülizm, popülizm...

Peki, sınıfta kalmanın yok denecek düzeye indirilmesi iyi mi, kötü mü?

Öğrenci, veli ve MEB açısından baktığınızda her şey yolunda.

Çocuklar boş yere yıl kaybetmiyor, MEB de yeni okullar açmak zorunda kalmıyor, veli de çocuğum sınıf geçti diye seviniyor...

Peki ya madalyonun öteki yüzü?

LGS’deki Matematik performansına bakıp, karalar mı bağlayacağız!


Sorumlu kim?

 

Peki, eğitimde lime lime dökülmemizin sorumlusu kim?

Elbette, öğrenciler biraz daha çalışsa çok daha iyi notlar alabilirlerdi.

Aynı şekilde ülkemizin genel eğitim çıtası çok daha yükseğe çıkabilirdi.

Bu kesinlikle doğru.

Peki, ama o motivasyonu ve ortamı, veliler, öğretmenler ve millet olarak kendilerine sağlayabildik mi?

Bu konuda kendisini sorgulayan hiç oldu mu?

Aslında dün öğrencilerin aldıkları karneler, sadece onların değil, velisiyle, öğretmeniyle, okul müdürüyle, Milli Eğitim Bakanlığı, iktidarı ve muhalefetiyle hepimizin karnesi.

Ve tabii medyanın da.

Hangi biri eğitime ne kadar yer ayırıyor?

Karne haberlerinin dışında ne yapıyor?..

Doğrular bizim, yanlışlar öğrencinin, başarı bizim, başarısızlık onların, yapılamayanlar iktidarın, yapılacaklar muhalefetin diyemeyiz.

Daha da önemlisi, bu sistemde başarı ya da başarısızlık, kesinlikle gelecek için bir ölçü olamaz.

Çok örneklerini gördük, okul birincileri hayatın içinde kaybolurken, okulu zar zor bitirenler çok başarılı konuma gelebiliyorlar...


Ölçme-değerlendirme

 

Eğitim sisteminin can damarı, objektif bir ölçme-değerlendirme sistemidir. Ama ara ki bulasınız.

Ezbere ve sınava dayalı eğitim sistemi yüzünden öncelikler zaten altüst olmuş durumda.

Sistemin tek amacı var, öğrencileri papağan gibi ezberletip, yarış atı gibi koşturmak.

Öncelikli hedef ise iyi bir insan olmak değil, sınavı kazanan yarış atı olmak.

“Karnen iyi değil ve bir de sınavı kazanamadıysan, sen bir hiçsin.”

Verilmek istenen mesaj bu.

Veliler olarak ne olur siz bu tuzağa düşmeyin.

Elbette, karnesinde kırık olanları savunacak değilim ama o kırıklara bakıp çocuklarınızı sorgulamayın, aşağılamayın ve onlardan umudunuzu kesmeyin.

Onların bu dönemde her zamankinden daha çok desteğe ihtiyaçları var.

Morallerini bozmak yerine moral verin ki gelecek yıllarda çok daha gayretli olsunlar.

Yoksa gelecek yıllardaki karneler,  çok daha can sıkıcı olabilir.

Keşke öğrenciler gibi bir de bakanından müsteşarına, Talim Terbiye’den bürokratlara, okul müdüründen öğretmenlere yani eğitime yön verenlere de bir karne hazırlansa, işte asıl o zaman görevini layığıyla yapan, yapmayan kim o ortaya çıkar...

Bugün, havada uçuşan o karneler aslında öğrencilerden çok bizim karnemiz!..

 

LGS’e Kabusu

 

LGS kabusundan hala kurtulabilmiş değiliz.

Milyonlarca öğrenci ve veli, hala şokta ve hala önlerini göremiyorlar.

Hemen her şey gibi LGS ve ikamete dayalı kayıt sisteminin ayrıntıları da seçim sonrasına ertelendi.

Soru çok, cevap veren yok!

Umarız sizler de sandık başına giderken, iktidarıyla, muhalefetiyle, eğitimi sorgular ve çocuklarımızın geleceğinin, her şeyden önemli olduğuna onları inandırır ve politika üretmelerine vesile oluruz.

Yoksa, böylesi, kabusları hep yaşamaya devam ederiz..

Haydi, siyaset, eğitimi öncelikli maddeler arasına al da yüzler biraz olsun gülsün…

 
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Diğer Haber Başlıkları

Anketler

Sizce partilerin seçim vaatlerinde eğitim yeterince yer alıyor mu?


Editör Mail