11.10.2017 10:37 | Son Güncelleme: 11.10.2017 10:37

Kızlarımıza Ne Kadar Sahip Çıkabildik!

Bugün, Dünya Kız Çocukları Günü, hepsinin bu çok özel günlerini canı gönülden kutluyoruz.
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
Bugün, Dünya Kız Çocukları Günü, hepsinin bu çok özel günlerini canı gönülden kutluyoruz.

Peki onlara ne kadar sahip çıkabildik? Okuyun dedik okudular, zirveye tırmanın dedik tırmandılar, peki, hak ettiklerinin karşılığını alabildiler mi? Evet demek o kadar zor ki!..


Osmanlı’dan bugüne, kızlarda okuma oranı neredeyse yüzde bin arttı.

Artık hayatın her yerindeler.

Ama hala bırakın pozitif ayrımcılığı, pek çok alanda, hak ettiklerini alamadıkları gibi, dışlanmaya devam ediyorlar.

Kadın bir öğretmenimizden gelen mektup, onların bugünkü hallerini öyle vurucu bir şekilde anlatıyordu ki, ne zaman kızların öğrenimi söz konusu olsa,o mektup aklıma gelir.

Anadolu’nun ücra bir köşesinde, bir dağ köyünde, okuyup öğretmen olmaya karar verir.

Köyünde okul yoktur, taşımalı eğitimle ilk ve ortaokulu bitirir, lise için akrabalarının yanında çok zor günler geçirir, büyük bir azimle hazırlandığı üniversite sınavlarını kazınıp eğitim fakültesine girer ve yine bin bir zorlukla mezun olup öğretmen olduğunda dünyalar onun olur…

O okudukça, köyün diğer kızları da ona özenir, on yıl içinde, köyde okula gitmeyen, liseyi bitirmeyen kız kalmaz, yarısı da üniversiteli olur.

Kendini bir kahraman gibi hisseder, köyün kızlarının idolü olmuştur.

Sonra KPSS ile mücadele dönemi başlar. Çok iyi puanlar  alır ama bir türlü atanamaz. Üç yıl böyle geçer. Utancıdan evden dışarı çıkamaz hale gelir.

Ve en acısı, düne kadar idol olan o, artık “köyün delisi”dir.

Okudu da ne oldu, kafayı yedi, boşu boşuna herkesi baştan çıkartı, okullu yaptı, sizin de sonunuz işte bu olacak diye arkasından konuşmaya başlanır…

Bana o mektubu gönderdiğinde hala işsizdi, atama bekliyordu ve inandığı tüm değerler ters yüz olmuştu.

Öylesine idealistti ki, ille de devlet okulu  diyordu, özel okullara yönel dedik, kabul etmedi…

Elbette, evladın kızı, erkeği olmaz ama kız çocuklarımızı böylesine özendirip, gaz verip sonra da ortada bırakmak onlara yapılacak en büyük kötülüktür.

İlle de okuyun derken, sonrasını da düşünmek zorundayız.

İnsan gücü planlaması yapılmadan ağızdan çıkan hiçbir sözün anlamı yoktur.

Bugün onlar için en iyi kutlama, verilecek en büyük armağan, hamaset nutukları değil, en zoru da olsa, bir iş olacaktır!..

 
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

YKS örnek soruları yayınlandı! Sizce sorular nasıl?


Editör Mail