27.11.2017 14:05 | Son Güncelleme: 27.11.2017 14:05

Liselere Giriş Yine Değişti! Şubat’ta 20 bin Atama ve 5 Yıllık Ücretli Öğretmenlere Kadro Sinyali!..

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, önemli açıklamalarda bulundu. Ama görünen o ki, daha taşlar yerli yerine oturmadı ve sanki hala el yordamıyla hareket ediyorlar. Keşke, yapacakları tüm değişiklikleri iyice düşündükten sonra, tek seferde yapsalardı! Öğretmenle
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
 Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, önemli açıklamalarda bulundu. Ama görünen o ki, daha taşlar yerli yerine oturmadı ve sanki hala el yordamıyla hareket ediyorlar. Keşke, yapacakları tüm değişiklikleri iyice düşündükten sonra, tek seferde yapsalardı! Öğretmenle

 Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, önemli açıklamalarda bulundu. Ama görünen o ki, daha taşlar yerli yerine oturmadı ve sanki hala el yordamıyla hareket ediyorlar. Keşke, yapacakları tüm değişiklikleri iyice düşündükten sonra, tek seferde yapsalardı! Öğretmenlere yönelik açıklamaları ise çarpıcı!


Yeni sınav sistemi  açıklanırken detayların enine boyuna düşünülmediği kesin. Bu alışkanlık, yıllardır olduğu gibi hala devam ediyor. Revize edilen sistemin revizesi yapılırken bile yeni revizyonlara yani düzeltmelere ihtiyaç duyuluyorsa, ortada bir sorun var demektir.

Gelelim Bakan Bey’in açıklamalarına ve bu konudaki görüşlerimize:

Sınavda adaylara hangi dersten kaç soru sorulacak?

"Önce 60 soru sorulacak demiştik, ancak Üniversite sınavına girerken sorulacak sorular ilişkin her branştan 20'şer soru sorulacak. Tek oturumda yapılacak. Belki 10 dakika ara verilebilir. Tek oturumda 90 soru 135 dakikada sorulacak. İnkılap, Din Kültürü derslerinden 10'ar soru sorulacak. Soruların tamamı 8. sınıftan gelecek. Liseyi giriş sınavının örnek soruları Aralık ayında yayınlanacak. İsteyen öğrencilerin gireceği liseye giriş sınavı için ücret alınmayacak. Özel okullarının da böyle bir uygulaması olmayacak. O yönde karar verdiler."

-       Bu cümleyi anlamak gerçekten mümkün değil. Üniversiteye giriş ile liselere giriş arasında nasıl bir bağ kurulmuş anlamak mümkün değil. Üniversite sınavına girerken Felsefe grubu soruları ve yabancı dil soruları da var. Peki liselere girişte var mı? Aynı cümle de hem belki ara verilebilir deniliyor hem de tek oturumdan söz ediliyor. Artık ne olur kesin karar verilsin! Özel okullar MEB’in yapacağı sınav için niye para alsınlar ki, madem almıyorlar, kayıtlarda da alınmasın. Eğer ille de üniversite sınavı örnek alınacaksa, sınav gibi yerleştirme işlemi de, özel, devlet, ortak tercih, merkezi olsun.

Sınava kimler girebilecek? 

"Bizim sistemimizde sınav zorunlu olmayacak, isteyen girecek. Sadece yüzde 10'luk bir bölümü girmiş olacak. Öğrenci sayısı yüzde 10'a tekabül eden bir okul kontenjanı sınava ayrılmış olacak. Proje okulları olan okullar bunlar. Bu okullar vardı zaten. Yüzde onluk kapsam içine giren okullar her yıl güncellenecek."

-       Görünen o ki, Bakan Bey hala kontenjan ile sınava girecek aday sayısını, karıştırıyor! Adayların yüzde 10’una yetecek kadar, proje okullar kontenjanından söz ediliyor. Sınava girecek aday sayısı ise yarım milyonu bulabilir. Başbakan Yıldırım da yüzde 10’nun çok üzerinde bir başvuru bekliyor. 

Adrese dayalı kayıt sistemi nasıl olacak? 

"Sınav sistemi dışında herkes kendi mahallesindeki istediği okul gidebilecek. Bundan sonra farklı akademik düzeydeki öğrenciler de başarı gösterebilecek. Bu sene bu seviyede 1 milyon 180 bin öğrencimiz var. Bu sayı ilk yıl biraz daha fazla olabilir. Başarıyı yakaladığında çocuklar sistemin rahatlığı anlaşılmış olacak. İlkokuldan ortaokula geçiş var mı? Yok. Aynı sistemi ortaokuldan liseye yapılacak dendiğinde herkes şüphede kalıyor. Özel okullar kamunun okullarından daha iyidir gibi bir anlayış var bu doğru değildir. Şu anda ilkokul kayıtlarımız adrese dayalı sisteme göre yapılıyor. Konut satışlarına yansıma gibi bir şey olabilir mi? 18 milyon öğrencimizden okula göre bir adres değişikliği yüzde biri geçmez. Üniversiteye gitmeden önce dahi meslek sahibi olsun diyenler var, Anadolu lisesi, sosyal bilimler lisesi, spor lisesi, gibi liseler var. Bunlar dikkate aldığımızda kapasitemiz arzın üstünde kalıyor. 1 milyon 200 bin adayımız var onun üzerinde kapasitemiz var. Kimse açıkta kalmayacak. Bir veli evladını imam hatip’e göndermiyorsa biz öyle bir kayıt yapmayacağız. " 

-        İstediği liseye giremeyen öğrenci için açık lise dışında nasıl bir alternatif söz konusu. Bu konuyu biraz daha açıklık getirilirse, yürekler ferahlayacak ve sınava başvuru azalacaktır.


Açık uçlu sorular olacak mı? 

Açık uçlu soru olmayacak. Daha önce gerek ben gerek Başbakanım açık uçlu sorunun daha doğru olacağını ifade ettik. Ancak toplumda şöyle bir algı var, bunun değerlendirmesini objektif olarak yapabilmek mümkün değil. Dolayısıyla yeni bir tartışmaya yol açmamak için açık uçlu soru olmamasına karar verdik. PISA Direktörü birçok şey söyledi: “Açık uçlu sorular olmalı, öğrenciler sorulara kendi bakış açısıyla cevap verebilsin diye.” Eğitimin ölçme sistemi açık uçluyu gerektirir. Ancak tartışmalara yol açmamak için açık uçlu sormayacağız. Biz aslında MEB olarak açık uçlu sorulara hazırdık, öğretmenlerimiz ve değerlendiricilerimizi bu doğrultuda eğitmiştik.

-       MEB bir şey yapıyorsa arkasında durmayı artık öğrenmelidir. Sürekli olarak karar değiştirirse, inandırıcılığı kalmaz. Hatada ısrar etmek elbette doğru değil. Ama hala bir şeyin doğruluğuna inanıyorsa, toplumu da buna inandırmalıdır. Yok eğer daha baştan inanılmıyorsa, neden getirildi, neden bu tartışma başlatıldı?

Tercihli sistemi nasıl işleyecek? 

"İl müdürlüklerimizin başkanlığında komisyonlar oluşturuldu. Büyük illerde daha geniş çalışma yapılacak. Öğrencilerimizin tercihinde bir çalışma yapılacak. İmam Hatip mi? Anadolu Lisesi mi? Bu sistem vatandaşımızın yabancı olduğu bir sistem değil. Öğrencimizin kendi muhitinde çok daha başarılı olabileceği bir sistem olacaktır bu. Kontenjan fazlası var mı? Süreç içinde iyi bir yönlendirme yapılırsa sıkıntı olmayacak. Özel okullar için 300 bin öğrencimize destek oluyoruz. Geçen yıl bin 779 özel okul açıldı bunu da belirtmek istiyorum. Hiçbir öğrencimiz açıkta kalmayacak.Okul başarı puanı alınmayacak. Hangi eve hangi okul yakın ona bakılacak. Özel yetenekle alan okullar eski standartlara göre öğrenci kaydına devam edecek. 81 Güzel Sanatlar Lisesi var. Sosyal Bilimler Lisesi 93 tane var. Bu okulları da öğrencilerimiz eskisi gibi tercih edebilir."  

-       Yine karma karışık bir açıklama. Çok göreceli ve içinden çıkmak mümkün değil. Sosyal bilimler liseleri tercih sisteminin dışında mı kalacak yoksa merkezi olarak mı öğrenci alacak?

-       100 binin üzerinde öğrencinin bu yıl açık liseye gittiği söyleniyor. Peki sizce, keyiften mi gittiler? Kim açık lisede okumak ister ki, istese bile devlet onu neden örgün eğitime yönlendirmez ki?

Öğretmen atamaları konusu

"Türkiye'nin bütçesinin 134 milyar 700 milyondan fazlasını eğitime ayırıyoruz. Meslek Lisesi, İmam Hatip, Anadolu, Sanat Lisesi istenirse açılır. Öğretmen atamaları 2004'te 19 bin, her yıl atama yapmışız. Örneğin, geçen yıl 22 bin öğretmen ataması yaptık. 2010 40 bin öğretmen atamışız. Şubattaki atamamızı 20 bin atama için duyuruya çıkacağız. Devlet Personel Başkanlığı'ndan atama onayı çıkması lazım kadro talebimiz karşılandığında atama yapacağız. Medya okur yazarlığı dersini de vatandaşlarımızın daha çok seçmesi lazım. Medyada yazan her şeye inanmamak için bu ders lazım. " 

-       Şubat’ta 20 bin atama olacağının açıklanması sevindirici ama hala onay gerekiyormuş, keşke onay alındıktan sonra açıklansa ve mülakatın kaldırıldığı da ilan edilseydi. İtiraz var diye açık uçlu sorulardan vazgeçiliyor da, mülakattan neden vazgeçilmiyor!

Kodlama eğitimi müfredatta 

"Nobel ödülülü bilim adamı Aziz Sancar'ın kodlama ile ilgili açıklamasına ilişkin,  Kodlama eğitimini biz başlattık, daha önce seçmeli idi ancak ortaokuldan sonra müfredatımıza koyduk. Öğrencilerimiz artık yurt dışında robot yarışmalarında ödül alıyor. " 


-       Birkaç öğrencinin birkaç yarışmada ödül alması, birkaç okulda kodlama dersinin konulması bu kadar abartılmamalı ama başlangıç olarak takdire şayan umarız kalıcı olur!

İlahiyat Fakültelerinin öğretmen olması konusu 

"İlahiyat Fakültesi mezunlarının din öğretmeni olmalarına yönelik de; Eğitim Fakülteleri'nde böyle bir uzmanlık alanı yok. Biz Danıştay'ın kararına ilişkin bir düzenleme içindeyiz. Bu bir yanlıştı. Bunu düzeltmeye çalışacağız. Eğitim Fakültelerinde Din Kültürü ve Ahlak Dersi öğretmenliği bölümü yok."


-       Peki o zaman daha önce niye atandılar ya da eğitim fakültelerinde bu yönde bir açılım gelecek mi?

Geçici ve ücretli öğretmenlerin sorunları 

"Geçici ve ücretli öğretmenlik uygulamasına bakıldığında,  sözleşmeli öğretmen ile kadrolu arasında bir fark yok. O kimlik öğretmen olarak değişecek. Ücretli öğretmenlerin mağduriyetine ben de inanıyorum. Bunları için bir de 5 yıllık bir tecrübe göz önünde bulundurularak, bir düzenleme içine gireceğiz. 904 bin öğretmenimiz var, bu rakam pek çok ülkenin nüfusundan fazla. 20 bin atamasına çok az deniyor. Yeni başlayan öğretmenin aylığı 2 bin 900 ek dersle 3 bini geçiyor. Kontenjanı doldurursanız ek ders kalmayacak. En düşük öğretmen oranımız İstanbul'da. Öğretmen eksiğimizi ücretlilerle karşılıyoruz. 40 bin ücretli öğretmeni doğuda görevlendiriyorsunuz."


-        Bu yönde olumlu gelişmeler olması sevindirici. 5 yıllık  Ücretli öğretmenler, kadroya geçirilirken, umarız, diğer adayları üzecek oluşumlar gerçekleşmez, onlar için ayrı bir kadro tahsisi yapılır. Yoksa açılan kadroya onlar alınırsa rahatsızlık yaratır.

-       Evet şubat’ta 20 bin alımı çok az! Çünkü 2017 KPSS’ye girenlerden daha hiç atama yapılmadı!
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

YKS örnek soruları yayınlandı! Sizce sorular nasıl?


Editör Mail