08.01.2014 13:30 | Son Güncelleme: 08.01.2014 13:30

Metin Göktepe Anılıyor

8 Ocak 1996’da gözaltındayken hayatını kaybeden Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe öldürülüşünün 18. yılında mezarı başında anılıyor.
8 Ocak 1996’da gözaltındayken hayatını kaybeden Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe öldürülüşünün 18. yılında mezarı başında anılıyor.



Bugün, 18 yıl önce gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe'nin ölüm yıldönümü. Göktepe için mezarı başında bir anma töreni düzenlenecek.

8 Ocak 1996 tarihinde, Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenaze törenini izlemek için Alibeyköy'e giden Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, gözaltına alınmış ve yapılan işkence sonucunda hayatını kaybetmişti. 

Göktepe'nin ölümüyle ilgili 1996 yılında fezleke hazırlandı, 49 polisin yargılanması istendi. Yıllarca süren yargılama sonucunda 6 sanık polis, "kastı aşarak insan öldürmek" ve "faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek" suçlarından cezalandırıldı. Sanıkların cezalandırılmasıyla, Göktepe Davası, "mahkumiyet kararı çıkan ilk gazeteci cinayeti" olarak tarihe de geçmiş oldu.

Ancak, toplam 1 yıl 8 ay cezaevinde kalan polisler kamuoyunda "Rahşan affı" diye bilinen afla şartlı tahliye edildiler. 

Metin Göktepe için bugün, Esenler'deki mezarı başında anma töreni düzenlenecek.CNNTürk



 Metin'i öldürdüler, benim doğduğum tarihte!

Bugün benim doğum günüm!
Şarkıda söylenenin aksine, ne yorgunum, ne hastayım!
Babamın beni mapus damlarında aradığı yaştayım!
Yarım asrı devirip, ikincisine üç adım atmış biri olarak, yıllardır yaptığım gibi her 8 Ocak'ta Metin Göktepe'yi düşünüyorum.
Hani şu 1996'da gözaltına alıp işkenceyle öldürdükleri genç gazeteciyi!
4 ay hapis yatıp, yıllardır mapusluk edebiyatıyla ayakkabı kutularını dolduranların ülkesinde, kış günü, üzerinde montu bile olmadan halkın haber alma hakkı için koşuştururken muktedirlerin hakkında katledilme emri çıkardıkları çocuğu!
Düşünüyorum da, benden sadece yedi yaş küçükmüş; oysa bugün aramızdaki yaş farkı tam 25'e çıkmış. Ben 53'e girerken o hala 28 yaşında!
18 yıldır Kendisine ilişkin ağıtta yazıldığı gibi, "gün döndü geceye gelmedi o"
Annesinin "oyy ben öleydim loo" dediği çocuk, her 8 Ocak'ta herkesten çok benim yanımda dolaşır.
İnsanız hepimiz!
Kendimize dair bir adım atmak, bir ödül vermek isteriz; diyelim ki doğum günümüzde!
Şöyle en uzak duran yakınımızla!
Ama olmaz; elim varmaz hiçbir şeye!
Metin Göktepe'yi öldürdükleri yılın Anneler Günü'nde Ankara'dan Erzincan'a; annemin yaşadığı doğduğum köye gitmek istemiştim. O sırada gördüm devrimci bir gazetenin manşetini; "Bu annenin gözlerine bakın!" yazıyordu.
Annemi arayıp, "Metin." demiştim.
Anlamıştı; "gelmesen de olur, duydum ya sesini" diyerek beni teselli etmişti.
Bilmez miydi hiç; benim gibi O'nun da gözünün önüne, Mamak Cezaevi'nde görüş yerine asılı kalan bakışı gelmişti.
Nereden bilebilirdim ki aynı yılın, 1996'ının Ekim'inde annemi kaybedeceğimi!
O yıl Metin'in annesi Metin'siz; ben annesiz kalmıştım!
Metin'i işkenceyle öldürmüşlerdi; annem ise çocuklarından birinin de aralarında olduğu binlerce çocuğun işkenceden geçirilişine tanık olduğu için çağın illetine yakalanıp aramızdan erken ayrılmıştı.
Değil mi ki, "her ölüm erken ölümdür"!
Ama Metin'inki ölüm değil, bir cinayettir!
Katlettiler O'nu!
O gün bugündür, ben 8 Ocak'ı Metin günü ilan ediyorum!
Biliyorum; Metin de istemezdi, göğsümüzün orta yerine gelip yumruk gibi oturan bu hali.
Ve fakat O hala 28'inde!
Ben ise hızla büyüyorum; aramızdaki yaş farkı her yıl giderek açılıyor.
Sormazsak hesabını; bu böyle sürüp gidecek!Radikal

Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn
En Çok Arananlar:

Yorum Yazın

Anketler

TEOG soruları nasıldı?
Editör Mail