adscode
adscode

ÖZDER'den Alan Değişikliği Görüşü

ÖZEL EĞİTİMCİLER DERNEĞİ (ÖZDER)’İN ALAN DEĞİŞİKLİĞİNE İLİŞKİN BİLDİRİSİ

ÖZDER'den Alan Değişikliği Görüşü
Özel Eğitim
Özel eğitim, çeşitli nedenlerle engelli durumda olan birey ve ailelerine; özel olarak hazırlanmış programlar, özel ortamlar, özel olarak geliştirilmiş araç-gereçler ve bu konuda lisans eğitimi almış özel eğitim öğretmenleri tarafından verilen eğitimdir. Özel eğitim öğretmeni, erken müdahale döneminden yetişkinlikte dahil olmak üzere her yaş gurubundan özel gereksinimleri olan bireylerin var olan performans düzeyini belirleyip, eğitim ortamlarından en üst düzeyde yararlanabilmeleri için Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) geliştiren ve uygulayan, uygulamalı davranış analizi ilkelerini kullanarak öğretim sürecini planlayan, uygulayan ve izleyen, aile eğitimi programları yoluyla aile eğitimi hizmetlerini gerçekleştiren ve profesyonel hizmetler arasındaki koordinasyonu sağlayan öğretmendir. Özel eğitim öğretmenliği mesleği, başka herhangi bir üniversite eğitimiyle ya da sertifika programlarıyla kazandırılması söz konusu olmayan bir bilim ve ihtisas alanıdır.

Türkiye’de ilk kez 1983 yılında özel eğitim öğretmeni yetiştirme programları başlamış, her geçen gün artan bölümlerle bugün bu sayı 30’a yaklaşmıştır. Özel eğitim öğretmeni yetiştirme programları, devlet ve özel üniversiteler ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ndeki üniversiteler de dahil olmak üzere her yıl yaklaşık 2000 mezun verme kapasitesine erişmiştir. Dolayısıyla, yakın bir gelecekte özel eğitim öğretmenliği programlarından mezun olan öğretmenler de atanamama riskiyle karşı karşıya geleceklerdir.

Milli Eğitim Bakanlığı uzun bir süredir özel eğitim okullarındaki öğretmen açığını gerekçe göstererek, sınıf ve branş öğretmenleri için “alan değişikliği” uygulamasını gerçekleştirmektedir. Alan değişikliği uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığının kendi bünyesinde açtığı sertifika programlarıyla yürütülmektedir. Sertifika programına sınıf öğretmenliği unvanına sahip her öğretmen başvurabilmektedir. Bu sınıf öğretmenlerinden bir bölümü geçmişte veterinerlik, ziraat, maden, su ürünleri vb. çeşitli mühendislik alanlarından ya da uluslararası ilişkiler, işletme, iktisat gibi öğretmenlikle hiç ilgisi olmayan alanlardan mezun olup kısa süreli pedagojik formasyon programlarıyla sınıf öğretmenliği unvanını almış kişilerdir. Günümüzde gerçekleşen alan değişikliği ve unvan verme uygulamalarıyla, sınıf öğretmenleri şimdi de branş değiştirerek özel eğitim alanının norm kadrolarını işgal etmektedirler. Bu sınıf öğretmenlerinin bir kısmı, hizmet puanlarının yüksekliği nedeniyle özel eğitim okullarında halihazırda görev yapan alan mezunu “özel eğitim öğretmenlerini norm fazlası” durumuna düşürmektedir.

Var olan sertifika programları ile sınıf öğretmenleri 540 (320 saat teorik-220 saat uygulama) saatlik eğitimi tamamladıklarında ve yapılan sınavlarda 45 puan alarak başarılı olduklarında, sertifika almaya hak kazanmaktadırlar. Bu programda okutulan derslerin içeriğine bakıldığında, derslerin özel eğitimin tanımı, sınıflandırılması, engelliliğin nedenleri, yaygınlık oranları gibi çok genel konularda ve giriş düzeyinde olduğu; dolayısıyla, ders içeriklerinin özel gereksinimleri olan öğrencilerle uygulama yapmayı sağlayacak bir içeriğe sahip olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, kursiyer devamlarının nasıl takip edildiği, sınav sorularının nasıl hazırlanarak uygulandığı, derslerin kimler tarafından verildiği konusunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır.

Özel eğitim öğretmeni yetiştiren üniversitelerde Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Öğretmen Yetiştirme Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan standart öğretmenlik programları bulunmaktadır. Bu programların ders saatleri, kredileri, bu dersleri okutacak öğretim elemanlarının nitelikleri, öğretmenlik uygulamalarının nasıl yapılacağı Türkiye’deki tüm programlarda ortak hale getirilmiştir. Dolayısıyla, YÖK tarafından özel eğitim (Zihin, İşitme, Görme Engellilerin Öğretmenliği) öğretmenliği programlarında dersler ve içerikleri belirlenmiş ve tüm üniversitelerde bu derslerin aynı şekilde verilmesi için düzenlemeler yapılmıştır. Özel eğitim alanındaki alan dersleri toplamı, genel kültür ve ortak öğretmenlik meslek bilgisi dersleri hariç yaklaşık 1300 saatlik bir süreyi kapsamaktadır. Bunun yanı sıra, derslerini tamamlayan öğretmen adayları, en az 280 saatlik öğretmenlik uygulamasını alanında uzman bir öğretim üyesi gözetiminde, ilgili özel eğitim okulu müdürü koordinatörlüğünde ve deneyimli bir özel eğitim öğretmeni ile birlikte gerçekleştirmektedirler.
Yukarıda sıralanan tüm bu gerekçeler dikkate alındığında, 540 saatlik sertifika programının içeriği, uygulanması ve uygulayıcıları açısından yetersiz olduğu, bu sertifika programında ders vermek için görevlendirilen eğitimcilerin konu uzmanı olmaktan uzak oldukları, pek çoğunun ise Formatör Belgesinin dahi olmadığı görülmektedir.

Sonuç olarak, üniversitelerden eğitim almadan sertifika ve unvan verilmesinin hiçbir gerekçesi ve bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Bu tür kısa süreli programlarla özel eğitim alanında alan değiştirmelerin ve atamaların yapılması, ileride önemli hukuki sorunlar oluşturabilecektir. Bizler Özel Eğitimciler Derneği olarak sekiz şubemizle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere sertifika programları yoluyla özel eğitim öğretmeni unvanı verme uygulamasını ve bu yolla alan değişikliği yapılarak özel eğitim öğretmenlerinin bulunması gereken norm kadrolarının işgal edilme işlemlerinin durdurulmasını ve şimdiye kadar gerçekleştirilen işlemlerin iptal edilmesini talep ediyoruz.

Özel Eğitimciler Derneği
14.12.2014

 

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Emoji ile tepki ver!

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)