27.12.2017 15:39 | Son Güncelleme: 28.12.2017 12:40

Vah YÖK Vah!

Üniversitelerde program ve kontenjan planlamasında yeni bir dönem başlamış!
E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr / editor@egitimajansi.com
Üniversitelerde program ve kontenjan planlamasında yeni bir dönem başlamış!

"Yükseköğretimde sessiz devrim" olarak nitelendirilen politikalar arasında yer alan Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu, bugün, ilk toplantısını, yaparak, tarihinde ilk kez kontenjan planlamasını konuşmaya başlamış. Bakalım, sonuç ne olacak?

Diplomalı işsizlik ülkemizin en büyük sorunlarından birisi.

YÖK, bugüne kadar, milyonlarca diplomalı işsizi olan, alanlarda bile kontenjan artırımına gidiyor, yeni fakültelerin açılmasına izin veriyordu.

Görünen o ki, artık akıllanmışlar.

Ama bu kadarı yetmez, çünkü alınan kararların hayata geçmesi, en önemlisi de insan gücü planlamasının yapılması gerekir.

Bunlar yapılmadan, tarihi toplantılar yapıp, tarihi kararlar almanın hiçbir anlamı olmaz!

Ankara, hemen her alanda, reform paketi çöplüğü haline geldi ve yenileri için artık tahammül kalmadı.

Umarız, yeni projeden ciddi sonuçlar alınır.

Çünkü ülkemizin  buna ihtiyacı var.

Özellikle de, hayal kırıklıklarının en büyüğünü yaşayan gençlerin.

Gelin önce bu yöndeki habere bir göz atalım:

Tarihi Toplantı

YÖK Başkanı Prof. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, başkanlığında, yeni açılacak eğitim programları için asgari koşulları belirlemek ve eğitim programları kontenjan planlanmasında ihtiyaç analizi yapmak üzere ilk toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

Toplantıya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Saraç, Danışma Kurulu'nun, yeni açılacak eğitim programları için asgari koşulları belirlemek ve eğitim programları kontenjan planlanmasında ihtiyaç analizi yapmak üzere ilk toplantısını gerçekleştirdiğini ve  yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaları oluşturmak üzere çalışmalar yapıldığını söyledi.

Kurulun ilk toplantısı ile YÖK tarihinde yetki paylaşımı anlamında bir ilk yaşandığını ifade eden Saraç, "YÖK tarihinde bir ilk yaşanıyor. YÖK, kontenjan planlaması konusunda yetkilerini konunun ilgili kamu ve özel sektör temsilcileri ile paylaşıyor. Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu, yerel, bölgesel ve ulusal düzeydeki ihtiyaç analizleri yaparak üniversitelerde program açılmasında ve kontenjan planlamasında istihdam odaklı ve daha rasyonel kararlar alınmasına yardımcı olacak." dedi.

Saraç, kurul üyelerinin hem birikimlerini hem de güçlerini kamu yararına yönelik olmak üzere birleştirip ortak akılla doğru kararları alması gerektiğine işaret etti.

Kontenjan planlaması!

Dünya Ekonomik Forumu'nun 2017-2018 raporuna göre, Türkiye'nin, yükseköğretime erişim oranında 137 ülke arasında ikinci sırada olduğu, yükseköğretime erişimde sorun bulunmadığını belirten Saraç, üniversiteli işsizler ile ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlardaki iş gücü yetersizliğinin, ülkenin yakın dönemde önündeki en önemli çözümlenmesi gereken öncelikli konular arasında yer alacağına dikkati çekti.

Bu sorunların çözümü için çeşitli politikaların üretildiğini aktaran Saraç, üniversite kontenjanlarının ve yeni açılacak yükseköğretim programlarının belirlenmesi konusunun, YÖK'ün tek başına yüklenebileceği sorumluluk olmadığını söyledi. Prof. Dr. Saraç, "Bu kurul ile YÖK'ün kontenjan planlaması, diğer paydaşların da görüşü alınarak daha rasyonel ve katılımcı bir şekilde yapılabilecek." dedi.

Saraç, Türkiye'de 185 üniversitede 7 milyon 800 bin öğrenci bulunduğunu belirterek, öğrenci sayısı bakımından ülkenin Rusya'dan sonra ikinci sırada yer aldığını, Almanya'nın ise geride bırakıldığını kaydetti.

Türkiye'de üniversite sınavına giren, kazanan ve sınav için bekleyen öğrenci sayılarında yıllar itibarıyla büyük artışlar yaşandığını dile getiren Saraç, "Üniversite eğitimi de adeta zorunlu eğitimin bir parçası haline geldi. Bunun ülkenin kalkınmasına faydası vardır. Ancak yönetilmesi giderek zorlaşan bir alandan söz ediyoruz." diye konuştu.

Toplantıda kurul üyelerinin dışında ilgili tüm bakanlık müsteşarlarının da toplantıya katıldığını belirten Saraç, konunun önemi dolayısıyla kurulun daha sık toplanacağını ve dönemsel olarak müsteşarlarla birlikte değerlendirme toplantılarının yapılmasının kararlaştırıldığını belirtti.

Toplantıya, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Erdem, Maliye Bakanlığı Müsteşarı H. Abdullah Kaya, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Veysel Ayan, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Cüneyd Düzyol, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, TOBB Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Delibaş, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Yardımcısı Cevdet Ceylan, Kalkınma Bakanlığı Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürü Emin Sadık Aydın, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Zübeyde Çağlayan, Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdurrahman Madan, MEB Yükseköğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürü Bülent Çiftçi ile Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Alper Cihan katıldı.

Kafa Aynı Kafa

YÖK Başkanı Saraç'ın açıklamalarına bakıldığında, değişen hiç bir şey olmadığı dikkat çekiyor.

Yükseköğrenime ulaşılabilirlikte ikinci sıradaymışız, Almanya'dan daha iyi durumdaymışız ve 7 milyon 800 bin üniversite öğrencimiz varmış! 

Başkan Saraç, keşke bu yıl, kaç kontenjanın boş kaldığını, 7 milyon 800 bin öğrencinin dağılımını da verseydi de, üniversite öğrencilerinden ne kadarının açık ve uzaktan eğitim ile iki yıllık yüksekokullarda okuduğunu da öğrenmiş olsaydık. Ama asıl önemli olan üniversite mezunu diplomalı işsiz sayısıydı! Nedense ondan hiç söz etmemiş!


YÖK ve ÖSYM bu kafa ile yola devam ederse, kontenjanlar, bu yıl da yüzbinlerce açık verecek!

Sanıyorlar ki, soruları kolaylaştırınca, her köşe başına bir üniversite açınca, gençler koşa koşa kendilerine gelecek!. İşte yanıldıkları en önemli konu bu!

Gençler, artık, önlerine konuna yemeği değil, aç kalma pahasına da olsa, istediği yemeği tercih ediyor!..

Umarız bunu anlamaları uzun sürmez.

Çok daha önemlisi ise ülkenin ve dünyanın ihtiyaçlarına göre insan gücü planlaması ki, o kuruldan, böyle bir karar çıkmaz...

İnşallah yanılan biz oluruz da, kazanan gençler ve ülkemiz olur!..

Yasayla ve kurullarla ülke yönetmek bu kadar kolay olsaydı, Türkiye bugün, bu noktada olmaz ve bu toplantılara gerek kalmazdı!..
Bu Haberi Hemen Paylaş!
Facebook Twitter Linkedin
Paylaş Tweetle LinkedIn

Yorum Yazın

Anketler

Yeni müfredatı nasıl değerlendiriyorsunuz?


Editör Mail