Metin Çanga

Metin Çanga Biyografi

Emekli Maarif Müfettişi

GÜNÜ KURTARMAK YETERLİ Mİ?

31.07.2017 17:37 | Son Güncelleme: 31.07.2017 17:37

Günü kurtarmak oportünizm, takiyecilik ya da idareyi maslahatçılıktır.

Geleceği sağlıklı bilgi ve bunu sağlıklı uygulayan kişi ve kuruluşlar kurtarır. Çünkü “Bilgi servettir” derler. Örf, adet, gelenek, görenek, etik değerler, dinsel inançlar kısacası insani yönden de bu servetin karşılıksız ve beklentisiz paylaşılması gerekir. İnsanoğlu tarih boyunca bunu yapmış ve tüm bilgiler ve edinilen kazanımlar günümüze dek gelmiş. Bende tüm yaşantım boyunca bilgimi karşılıksız tüm eş, dost, akraba ve iş arkadaşlarımla paylaştım. Bazen hiç tanımadığım kişilerle de bildiklerimi paylaştığım oldu, oluyor.

Doğru mu yapıyorum? Etik açıdan doğru olduğuna inanıyorum. Yaşantım boyunca arkadaşlarımı, dostlarımı, iş hayatında ki ilişkilerimi seçerken oportünist, takiyeci, idareyi maslahatçı ya da çıkarcı bir yaklaşımda hiç bulunmadım. İlişkilerin kalıcı olmasına çalıştım. İstisnalar dışında bunda da başarılı olduğumu sanıyorum. Çünkü “Ne kesren onu biçersin.” Rüzgar eken fırtına biçer.” Özdeyişini hiç aklımdan çıkarmadım.  
Ancak; kapitalizmin kol gezdiği Dünya’dan Ülkemiz insanları da etkilenmiş olacak ki; iş hayatında, evliliklerde, dini duygularda, kısacası hayatın her evresinde gitmiş bizim saf, temiz, dürüst, gelenek ve göreneklerine bağlı, özünde demokrat, kısacası insan olan tanıdıklarım tüm değerlerini farkına varmadan ya da işine öyle geldiği için çıkarlarına göre yorumlamaya ve öyle davranmaya başlamışlar.

Bunun adına uyanıklık, iş bitiricilik diyerek davranışlarını haklı göstermeye ve bir an önce köşe dönmeye çalışmaya ve ölen ölür kalan sağlar bizimdir sloganı ile hareket etmeye başlamışlar. Bu tür kişiler gözü karalıkla yasaları kendi çıkarlarına göre yorumlayarak, yükselmeyi insanların sırtına basarak yapmaya ve onları kullanarak çok kısa zamanda onların tabiri ile “köşeyi dönerler”.  Bu ve buna benzer işler genellikle bizim gibi kapitalizmi bile tam gerçekleştiremeyen gelişmekte olan ülkelerde olur.

Ancak; parayı, mevkii, gücü hazmetmek yönetmek zordur. Köşeyi döndüklerin sanınca beraber yola çıktıkları arkadaşlarını tek tek satmaya başlarlar.  Güç, mevki, para sendromu günü kurtarır ama bir yerde tıkanır. Hazımsızlık başlar. Bu tür insanları, kurumları, arkadaşları, akrabaları, kısacası bu tanıma uyan herkesi uyarmak istiyorum.

Bu tür kişilerde güç hastalığı geliştiğinden öngörü yoktur. Plan program yoktur. Uygulamaları günü birliktir ve günü kurtarmaya yöneliktir. Yaptıkları uyanıklıklar, kullandıkları insanlar ve çalıştırdıkları kişiler tarafından sezilince işler tersine gitmeye başlar ve tepetaklak giderler. Birde bakarlar ki etraflarında kimse kalmamış.

Çünkü, onlar uyanık ve çıkarcı davrandıkça yanlarındakilerde geleceklerini onların yöntemlerine karşı geliştirdikleri ilkesiz yöntemlerle kurtarmaya çalışırlar. Neden böyle yapıyorsunuz? diye sorunca “Göze göz, dişe diş.” “Hayvan terli yemezler” haklarımızı yedirmeyiz gibi savunma yaptıklarına tanık oluyoruz.  Sonunda “İki ucu boklu bir değnek” gibi hangi yana gidilse onlarda batar yanlarında vasıfsız, yalaka, tasdikçi çalışanlarda batar ve yok olur giderler.

Bu nedenle öngörüye, deneyime, tecrübeye, bilgiye, yasaya, geleneğe, göreneğe ve insani tüm değerlere gereken önemi vererek ve onlardan yararlanarak yaşantımızı sürdürmeliyiz. Bazen bir evet, bir hayır, bir olur, bir olmaz vb. görüş, öngörü kişilerin ve kurumların geleceğini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir. Etkiler de. Buna uyalım ve bazı konuları bir bilene soralım. Hatta birden fazla ayrı ayrı uzmanlık bilgisine sahip bilenlere sormak gerekir. Büyük, kalıcı şirketlerin kurduğu ARGE birimleri, bağımsız kuruluşlara yaptırdıkları iç denetim gibi  Ülkemizde ve diğer ülkelerde yaptığı uygulamaları incelemeli ve Ülkemizde ve kurum ve kuruluşlarımızda uygulamasını sağlamalıyız. Çünkü günü kurtarmak insanın, kurumların ya da devletlerin geleceği kurtarmıyor.
 
Metin ÇANGA
Emekli Maarif Müfettişi

Yorum Yazın

Metin Çanga Diğer Yazıları

MEB’DE AMİRLERE NE DEMELİ 08 Aralık 2017 - 09:16
ÖĞRETMENLER GÜNÜ 24 Kasım 2017 - 15:05
ÖĞRETMENLER GÜNÜ 23 Kasım 2017 - 14:59
MEB’DE YAPILAN REKLAM VE İLAN İNCELEMELERİNİN AMACI NE OLMALI? 22 Kasım 2017 - 15:24
ANLAYANA AŞK OLSUN 13 Kasım 2017 - 09:38
Teog Sınavının Kaldırılması Sonucunda Neler Olabilir 16 Eylül 2017 - 22:03
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği ve Bakanlık Maarif Müfettişi Atamaları Hakkında Düşünceler 29 Ağustos 2017 - 16:10
GÜNÜ KURTARMAK YETERLİ Mİ? 31 Temmuz 2017 - 17:37
BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞLERİ SEÇİMLERİ 28 Haziran 2017 - 15:53
Yarın Anneler Günü 13 Mayıs 2017 - 16:08
Özel Öğretim Kurumları Mevzuatı Hakkında Düşünce ve Öneriler 01 Mayıs 2017 - 10:04
ÖĞRETMEN OKULLARININ 169 YILLIK KURULUŞ TARİHÇESİ 16 Mart 2017 - 15:43
İL YA DA İLÇELERDE İNCELEME/SORUŞTURMA YAPAN MUHAKKİKLERE ÖNERİLER 08 Mart 2017 - 15:47
BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞLİĞİ SEÇİMLERİ HAKKINDA DÜŞÜNCELER 01 Mart 2017 - 16:26
MEB MEVZUATI UYGULANMALARINDA BEKLENTİLER 17 Şubat 2017 - 15:05
SEVGİLİLER GÜNÜ 13 Şubat 2017 - 14:53
Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri Ne Olacak? 09 Şubat 2017 - 14:39
İLETİŞİMİ SAĞLAMAK LAZIM 04 Şubat 2017 - 14:07
SÖYLEMESİ BENDEN 26 Ocak 2017 - 15:10
YENİ MEB YASA DEĞİŞİKLİKLERİ ÜZERİNE AÇIKLAMALAR 27 Aralık 2016 - 13:59
BENCE NE OLMALI, NASIL OLMALI İNSAN? 16 Aralık 2016 - 12:43
MEB YASASI VATANA MİLLETE HAYIRLI OLSUN 05 Aralık 2016 - 08:47
ÖĞRETMENLER GÜNÜ 23 Kasım 2016 - 15:59
Bir Bilene Soralım 10 Kasım 2016 - 10:38
YAZMAK LAZIM, SÖYLEMEK LAZIM 16 Eylül 2016 - 11:20
Demek ki neymiş? Takiyye yapılıyormuş. 25 Temmuz 2016 - 16:51
SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTMELİ 21 Temmuz 2016 - 15:34
MEB’DE BAŞARILI OLMAK İÇİN UYULMASI GEREKEN BAZI DÜŞÜNCELER 14 Temmuz 2016 - 10:11
Yarın Ramazan Bayramı 04 Temmuz 2016 - 16:58
MEB’DE DENEYİMSİZ VE HOŞGÖRÜSÜZ ELEMANLARDAN KAYNAKLANAN SIKINTILAR 30 Haziran 2016 - 14:17