adscode
adscode

Biat-10

Arabaların “beygir” gücü dışında 4000 yılda ne değişti?

byomerorhan@gmail.com

Geceleyin yaptığım bir saldırı ile şehri aldım. Yerine yaban otu ektim. Benden sonra her kim kral olur ve Hattuşaş'ı yeniden iskân ederse fırtına tanrısının laneti üzerine olsun."

Şu insanoğlu her zaman aynı… Benden sonrası tufan!

Hattilerin Anadolu Yarımadası’nda kurduğu bugünkü Çorum Boğazköy’de bulunan Hattuşaş. Hititler veya Etiler…

Anadolu’da yaşamış büyük bir uygarlık Hititler. Öyle böyle değil… Hani şu Anadolu medeniyetleri denince akla gelen, meşhur güneş kursunun sahipleri. Tarihe geçmiş olaylardan biri olan Kadeş Savaşı ve Barış Antlaşması’nın tarafı olan Hititler. Zamanında Mısır’ın ünlü “O”su Firavun II. Ramses’in dize getirildiği savaşın antlaşması hani…

Bu toprakların yerlisi mi yoksa yabancısı mı oldukları henüz açıklığa kavuşturulmamış olsa da “O”nun kudreti buralarda da derin izler bırakmış. Tarih derslerinde beynimize nakşedilmiş Alacahöyük’te gerçekleştirilen kazılarda, Hititlerin yaşadığı dönemlere ışık tutan birçok şey bulunmuştur. Zengin insanların mezarlarından elde edilen değerli eşyalardan, Hititlerde de varlıklı olmanın ayrıcalığı ve bunun ölümsüzlüğe taşınma isteğini görüyoruz.

MÖ 2000’li yıllarda dünya mallarını öbür tarafa götürme yanılgısı neyse de 4000 yıl sonra bile devam eden ve ölene kadar mal mülk edinme telaşını neye yormalı acaba?..

Eski Krallık, Orta Krallık ve İmparatorluk Dönemi olarak üçe ayrılan Hitit tarihinde I. Şippiluliuma, imparatorluk döneminin ilk kralı yani “O”sudur. Kayıtlara önem veriyor olmalı ki onun dönemine ait çok sayıda yazılı eser bulunmuştur.

Eser, lafın gelişi… “O”nun hakkında kayalara kazınmış, şatafatlı ve elbette abartılı övgü dolu “başarı” öyküleri...

O”nun ilk başarısı, onu destekleyen yalakaların desteğiyle kardeşi Tuthaliya’yı öldürtmesi olsa gerek.

Kardeşini öldüren bir zihin yapısı, ne olursa olsun hastalıklı, bunu destekleyen insanların adalet beklemesi de büyük bir saflıktır.

Yaşanan dönemde krallığın üst yönetim kademelerinde bulunanların böylesine bir saflık içerisinde olacakları elbette düşünülemez. Peki, kardeşinin ölüm emrini veren bir insanın neden yanında durulur?

İnsanoğlu verdiği kararın doğruluğunu kendine kanıtlamak için her zaman haklı sebepler bulmuştur. “O”nun içerisindeki virüsten elbette bu insanlarda da bulunduğu şüphesizdir.

Hastalıklı da olsa güç, güçtür. Cezbedicidir! Ona sahip olmak ya da sahip olanın yakınında bulunmak, gücü hissetmek ve mümkünse nimetlerinden yararlanmak insanoğlu için her zaman bir zafiyet yaratmıştır.

Ayrıca “O” ve “O”nun gibiler için güç, aile içinde kalmalıdır. “O”nun hükmedişi tükenince, kanlı ya da kansız görev devredilir.

Günümüzde “sözde demokratik” toplumlar ve siyasi parti yönetimlerinde de benzer durumların yaşandığına şahitlik ediyoruz. Babadan oğula geçen ve hak görülen başkanlıklar ve ülke yönetimleri ile biat her yerde!

Arabaların “beygir” gücü dışında, 4000 yılda ne değişti?

Belki arabaları çekmiyor olabilirler ama günümüzde “beygirler” çok daha aktif kullanılıyor.

Yine “O”nun zaferi!

Devam edecek

 

Bu Yazıyı Paylaş :

Emoji ile tepki ver!

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)