adscode

Özel öğretim kursları ve temel liseler kapanacak mı?

Dershanelerin kapatılması sürecinde, “okulmuş gibi” görünen ama sınava hazırlık yapan temel liseler ve birkaç tane de temel ortaokul yaratıldı. Sadece sınavlara hazırlık yapan bu okullar, gerçekten de sınavlarda başarılı oldular ama eğitim “işlerine” neredeyse hiç mi hiç bakmadılar, bakamadılar!

byomerorhan@gmail.com

Okul olma standartlarından çok uzak binalarda öğretim yapmasına izin verilen temel liseler, bu yıl son kez faaliyet gösterecekler ve 2019 yılında kapanacaklar. Kapanır mı kapanmaz mı tartışmaları sürerken “bir ihtimal kapanmazlar” beklentileri devam ediyor.

Bu ülkede her şeyin olabileceğine alıştık ama bana göre kapanacaklar.

Binin üzerinde olan temel lisenin bir bölümü standartları asgari düzeyde karşılayabilenler binalarında ya da uygun binalara taşınarak; genelde -Anadolu lisesine dönüşmekle birlikte- seçecekleri bir kademede, eğitim öğretime devam edebilecekler.

Bu arada özel öğretim kurslarının geleceği de parlak görünmüyor. Binalarının fiziksel koşullarına göre bir ya da birkaç ders için izin alan kursların da tamamen kapanacağı konuşuluyor. Bu demek oluyor ki sınavlara hazırlık “merdiven altına” inecek! Şu an için devlete bağlı ve denetime tabi olan ve ne olursa olsun belirli bir kurumsal yapıya sahip yerler yok olacak. Denetim? Sanırım hak getirecek…

Sınavlar var olduğu sürece ve öğrenciler başarılarına göre sıralandığı müddetçe sınav hazırlığına ihtiyaç duyulacaktır. Bunun dışında modeller oluşturmaya çalışmak gerçekçi değil.

2018 yılında AYT’ye başvuran 1 milyon 982 bin 669 kişi, sınav başarısına göre sıralandı. Bu adayların tümünün soruları doğru yanıtladığını düşünecek olursak, onları da yine bir şekilde sıralamak gerekirdi ve birilerini “başarılı”, birilerini de “başarısız” kabul edecektik.

Aslında resmin tümünü görmekle başlamak lazım.

Ülkenin koşullarına göre yükseköğrenim mezunu olma zorunluluğu devam ettiği sürece,

Ara elaman yetiştiren meslek liseleri gibi ortaöğrenimden sonra iş olanağı bulunmadığı sürece,

Öğrencilerin hayal kurmasını başaran, onlara ilham ve kılavuz olan ve sürekli öğrenen öğretmenler yetiştirilmediği sürece,

Öğretmenlik, itibarlı ve yüksek kazançlı bir meslek olmadığı sürece,

Ülke topraklarında ekonomik anlamdaki bölgesel farklılıklar azaltılmadığı ve ekonomik yapı güçlenmediği sürece,

Tarım, hayvancılık ve küçük işletmeler desteklenerek, üretim ön plana çıkartılmadığı sürece,

Devlet tam anlamıyla sosyal bir devlet olamadığı sürece eğitim-öğretim sorunlarımız, sorunsalımız olmaya devam edecektir.

Haftalık ders çizelgesi, müfredat, kitap ve okul türlerini değiştirerek bu sistemi değiştirmek mümkün değildir.

Hatırlayalım, üniversiteye giriş sınavları 1999 yılında ÖSS adıyla tek basamaklı hâle getirilmişti. Böylece kolay bir sınavla öğrencilerin okuduklarını yorumlayarak soruları yanıtlamaları ve aldıkları puanlarla bir yükseköğretim kurumuna yerleşmeleri sağlanmıştı ama bu sefer de nasıl olsa sınavda sorulmuyor diye ne okullar bilgiyi derinlemesine vermişti ne de öğrenciler almaya niyetliydi. Birkaç yıl sonra üniversiteler ayağa kalktı ve “öğrenciler öğrenmeden geliyor” diye feryat etti. Sınav tekrar ve tekrar değiştirildi.

Şimdi yine sınavlara itibarı azaltacak veya okulları sınav hazırlığına ihtiyaç bırakmayacak bir model bulunmaya çalışılıyor.

Ne yapılırsa yapılsın, arz talep dengesi sağlanmadığı, sınav yapıldığı ve öğrenciler sınav başarısına göre sıralandığı sürece mutlaka sınav hazırlığı da olacaktır. Parası olan, olmayan, şartlarını zorlayarak okul dışında da çözüm arayacaktır.

İşin diğer yönü, özel öğretim kursları ve temel liseler kapandığında buralarda öğretmenlik yapanlar da ders büroları ve benzeri yöntemlerle hayatta kalmaya çalışacağı için sınav hazırlığını teşvik edecektir. Buna ne diyebilirsiniz? Hiç!

Ülkemizde öğretmen istihdamının ne durumda olduğunu biliyoruz. Diplomalı işsizler ordusunun sayısını arttırarak sınav hazırlığını okullarda yapmak veya sınav hazırlığına ihtiyaç duyulmayacak yöntemler aramak ne kadar inandırıcı? Keşke

Gemi, dipten tonlarca su alırken, kova ile suyu boşaltma çabası takdire şayan olmakla birlikte nafile görünüyor.

Bazen yeniden inşa etmenin, onarım yapmaktan çok daha ucuza mal olduğunu unutmamak gerek.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)