adscode

Seçeceğiniz Meslek Kimsenin Değil, Sizin Geleceğinizdir

Bu sene üniversite sınavı ve tercihleri konusunda, emeği geçen kim varsa ne kadar teşekkür etsek az (!)

ozkangogercin@mynet.com

Bu sene üniversite sınavı ve tercihleri konusunda, emeği geçen kim varsa ne kadar teşekkür etsek az (!)

Bu sene sınava giren ve tercih yapan tüm adaylara kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok. Bu zamana kadar ciddi ve yorucu bir süreçten geçtiler ve hala geçmeye devam ediyorlar. Yeni sistemde hedef daha sade olmaktı ama, aksine adayların kafası iyice karıştı. YÖK ve ÖSYM, ne kadar yardımcı olmaya çalışsalar bile, en başta son dakika değişikliği yapmasalardı, emin olun en büyük yardımları o olurdu (!)

Adayların, her şeyden ama her şeyden önce, yaptıkları tercihlerden emin olmaları gerekiyor. 1. Sıradan, 24.sıraya kadar yazdıkları her üniversite için girme şansları var. O yüzden, bu sıralara mutlak suretle geldiği takdirde, okumaktan pişmanlık duymayacağınız bölümleri yazın. Bunu hep söylüyorum. Çünkü, bu konuda her sene pişmanlık yaşayan o kadar çok öğrenci oluyor ki.  Bunu yaşayanlardan biri de siz olmayın diye sürekli yineliyorum. Geleceğiniz bu noktada, sadece ve sadece sizin elinizde, ona gereken değeri ve kıymeti verin. Bugün, geleceğiniz için atacağınız doğru adımın meyvesini, yıllar geçtikçe fazlasıyla alacaksınız.

Önünüze kılavuzu koyduğunuz zaman, onlarca bölüm ismi ile karşı karşıyasınız. Belki bir çok bölümün adını daha önce duymadınız, çünkü yeni açılmış bölümlerde kılavuzda yer alıyor. Eminim ki, ÖSYM , 50 tercih hakkı verse, hepsini sonuna kadar dolduracak, her daldan bölüm yazacak adaylar da vardır. Ancak, unutmayın ki, gözünüze şirin şirin gözüken bu meslekleri, bilinçsizce seçerseniz; ya geri dönüşü olmayacaktır, ya da zaman kaybı olacaktır. Bu sebeple, kılavuzdaki meslek ve bölümleri iyice araştırın, tercihinizi sizden yana en iyisi olacak şekilde kullanın.

Tercih sürecinde, kendisine öğrenci çekmek isteyen birçok üniversite reklamını da göreceksiniz. Belki o reklamlar size cazip gelecek ve listenize koyacaksınız. Ancak, hangi üniversite olursa olsun, vereceği reklamdan çok, öğretim kadrosu ve mezunların istihdam olayı daha önemlidir. Türkiye’deki Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, KOÇ, İhsan Doğramıacı Bilkent Üniversitesi, TOBB Üniversitesi gibi bölümleri kenara koyarsak, dediğim konu hakkında diğer üniversiteleri araştırmanız faydalı olacaktır. En az 4 yılını vereceğiniz bir kurumda, hak ettiğiniz eğitimi ve değeri almanız hepinizin hakkıdır.

Sizlere bu zamana kadar, tercih dönemi ile ilgili elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık, olmaya da devam edeceğiz. Ancak, bizim öneri ve tavsiyelerimiz kadar, adayın bunları almaya ve öğrenmeye açık olması çok önemli. Ayrıca, bu öğrendiklerini uygulamaya geçirebilmesi de büyük önem taşıyor. Fakat, bu noktada tercihlerini başkasına yaptıran, yüzeysel bakan ve kendine güvenemeyen adaylar, ne yazık ki sonunda kaybedenler oluyorlar.

Tercih noktasına gelinceye kadar, tüm öğrencilere gereken sorumluluk ve bilinci veremediğimiz takdirde, burada bölümleri altın tepsi ile sunsak, gerekli verimi alabilir miyiz? Bence,  kesinlikle hayır. Önündeki malzemenin ne olduğunu ve kullanmasını bilmeyen bir insan, kendisi için doğru olanı da yapamaz. Eğer ki, bu ülkede sınavdan binlerce kişi barajı aşamıyor ve açıkta kalıyorsa, verilen eğitimin temeli ve uygulanabilirliği sonuna kadar sorgulanmalıdır. Yoksa, bugün tercihlerde birçok öğrenci sadece günü kurtarmak için seçim yapar, fakat gün gelir yaşadığı pişmanlığın da telafisi olmaz.

Bu kadar açıklamadan sonra, tüm tercih yapacak adaylara, son bir cümle ile yazımı tamamlamak istiyorum;

Seçeceğiniz meslek geleceğinizdir.

Bunu asla unutmayın….


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)