adscode

Doğru tercih nasıl olacak?

TEOG kalktı kalkıyor derken, yerine getirilen LGS ve tercih sistemindeki değişiklik ile birlikte işler iyiden iyiye karmakarışık bir hal aldı. Dön dolaş gelinen nokta; sınav yine var, tercih hepten ka

sinanalcin@gmail.com

Bu iki hafta milyonlarca öğrenci ve aileleri için kıldan ince, kılıçtan keskin. 

Tercihin bu kadar önemli bir hale gelmesinin sebebi kıtlık. Gençlere geleceğin temellerini öğretecek okul sayısı kıt. Öyle olunca da sınavdan sınav, tercih sisteminden tercih sistemi beğen beğenebilirsen!

Öğrenci bol, ‘kayda değer’ okul sayısı az olunca da seçim bir tür elemeye dönüşüyor. Tercih edenlerin elendiği bir sistem bu. Kimin daha çok puanı varsa o daha öndekine yerleşebiliyor. Bu durum ölçme-değerlendirme kriterleri açısından normal olsa da öğrencinin yetenekleri ve gerçek başarısı için fazla anlamı olmayan bir noktaya işaret ediyor. 

Tercih sisteminin absürtlüğünün sonuçlarını üniversitelere girişte de görüyoruz. Gelecek ay sırada yine o süreç var. Gerek lise gerek üniversite tercihlerini biz öğrencinin beceri, yetenek ve ilgi alanlarını dikkate almadan sadece puana bağladığımızda mutsuz ve başarısız nesillerin de temelini atmış oluyoruz. Yaşadıklarıyla hayalleri sürekli çatışan mutsuz çalışanların da ne kendisi ve ailelerine ne de ülkenin geleceğine katkısı olmuyor maalesef.

***

Diyelim ki, parkta bulduğunuz piyango biletine yüklüce bir para çıktı. Parayı bayiden aldınız ve evin yolunu tuttunuz. Eve giderken her gün uğradığınız ve birkaç erzak satın aldığınız markete girdiniz. Artık cebinizde şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla para var! Şimdiye kadar satın aldığınız domates, cips ve meşrubatı mı alırsınız yoksa paranız daha çoğuna yetiyor diye en pahalı ama alışık olmadığınız ürünleri mi alırsınız? İkisini de yapabilirsiniz elbette. Ancak, sırf para bol diye yaptığınız alışverişten ancak eve gidinceye kadar mutlu olabilirsiniz. Eve gidip de poşeti boşalttığınızda karşı karşıya kaldığınız size ait değildir aslında! Evet, poşettekilerin hepsini alabildiniz. Çünkü bol paranız vardı. Ama poşettekiler sizi mutlu etmedi…

***

Bir yanda Sanayi 4.0’ın çerçevesini çizdiği geleceğin ekonomileri ve bu ekonomiler içerisinde ortaya çıkmakta olan geleceğin meslekleri ve yine bu mesleklerin gerektirdiği çoklu yetenekler. Diğer yanda ise LGS ya da YKS puanınızla “satın alabileceğiniz” lise ya da üniversite bölümleri. Hangisi gerçek? 

***

Şunu unutmamak gerek; aslında nasıl ki her insan için hayatın bir yerinde ‘doğru insan’ var ise doğru meslek ve o mesleğin gerektirdiği eğitimi verecek doğru lise ve üniversite bölümü var. Mesele biz acaba gerçekte bize gelecekte gerçekten bize ait olan yani başarılı ve mutlu çalışacağımız mesleğin temellerini kazandıracak lise veya üniversite bölümünü seçiyor muyuz yoksa ‘çoktan seçmeli’ sınav sisteminin alternatifsizliğinde mi boğuluyoruz… Bunu anlamanın tek yolu var: Zihinsel aynamızın karşısına geçip LGS’yi de, YKS’yi de bir kenara bırakıp, taban puanları da başka bir tarafa bırakıp kendi beceri ve yeteneklerimize bakmak. Kendimize bakarken şunu sormamız lazım: Beni mutlu edecek, başarılı olacağım, her gün koşarak gideceğim iş ve meslek hangisi? Dahası ben bu mesleği istiyorum ama o mesleğin yeterlikleri (karakter, düşünce yapısı, ilgi alanı) bende mevcut mu?

Neticede tercihleri puana göre değil kendimize göre yapmalıyız. Her zaman en iyi ya da en yüksek puanlı okulda okumak bizleri “en iyi” yapmaz. En iyi olmanın yolu geleceğimize sımsıkı sarılacağımız, bizi bu yolda destekleyecek yeri bulmamızdan geçiyor. 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları