Şahin Aybek

Şahin Aybek Biyografi

ALANDAN YILLARIN TECRÜBELİ ÖĞRETMENİNDEN TEOG ÖNERİSİ: YEREL ÖLÇME ve DEĞERLENDİRMEYE DAYALI BİR MODEL

16.10.2017 17:24 | Son Güncelleme: 16.10.2017 17:24

Çocuklarımızı Liselere Yönlendirecek Adil Bir Yönlendirme Sistemi Oluşturulmalıdır

Eğitim sistemimizin, üniversiteye giriş sınavlarının ve TEOG’un yoğun olarak konuşulduğu şu günlerde daha katılımcı çözümler adına, alanda görev yapan okul müdürlerine ve öğretmenlere daha fazla kulak vermek lazım. Akademik teorik bilgileri sahada görev yapan ve değişiklikleri bizzat uygulayacak olan okul müdürü ve öğretmenlerin bilgileriyle harmanlamak gerekiyor. Bu anlamda başarılı okul yönetimi, tecrübeli öğretmenleri ve örnek okul kültürünü yaşatan öğrencileriyle ülkemizin ve Ankara’nın önemli okullarından olan Bahçelievler Anadolu Lisesi’ne girdiğinizde öğrencilerin selamlaşma biçiminden sizi karşılama biçimlerine, yerelin ve evrenselin değerlerinin nasıl sentezlendiğini, bilimin ve geleneğin sevgide ve akılda nasıl birleştirildiğini ve bu gençlerin dünyaya pırıl pırıl zeka dolu bakışlarını gördükçe ülkemizin geleceği adına umut dolarsınız.

İşte bu okulun tecrübeli ve eğitim hassasiyetleri yüksek Fizik Öğretmeni Necati BAĞCI’dan çok değerli katkılar içeren aldığım yazıyı yorumlarınıza bırakıyorum.

 

“Önce bir veli sonra da bir öğretmen olarak TEOG sınavlarının kaldırılmış olmasından büyük bir memnuniyet duymakta; alınan bu kararın düşünen, soran, sorgulayan, araştıran ve eleştiren yaratıcı bireylerin yetişmesine çok büyük katkı sağlayacağı inancındayım. Ancak çocuklarımızı liselere yönlendirecek adil bir yönlendirme sisteminin de oluşturulması göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Bu bağlamda çocuklarımızı yıl içerisinde okullarında yapılan sınavlarla liselere yönlendirecek adil ve bilimsel olduğunu düşündüğüm bir değerlendirme sistemi arz etmek isterim.

Düşündüğüm bu sistemin oluşturulmasında önemli bir kaynağa da ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim. Bilindiği gibi bazı kurumlar belli bir ihtiyacı karşılamak üzere kurulur, işlevini yerine getirir ve zamanla fonksiyonerliği kendiliğinden ortadan kalkar. İlki 1953’te kurulan Halk Eğitim Merkezleri bunlardan biridir. Bu merkezler il ve ilçelerde halkın toplumsal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına yardım etmek, Atatürk ilkelerini, cumhuriyet niteliklerini, demokratik yaşayışı benimsetmek ve genel olarak, örgün eğitime hiç girememiş ya da örgün eğitimin herhangi bir kademesinden ayrılmış vatandaşların eğitim ihtiyacını karşılamak amacıyla açılmışlardır. Halk Eğitim Merkezleri bu ulvi amaçlara başarıyla ulaşmış ve uzaktan eğitim araçlarından en az ikisinin evlerimize girmesiyle görevini tamamlamıştır. (Yurdumuzun birkaç yerleşim biriminde halen bu faaliyetlere duyulan ihtiyacı yerel sorunlara hâkim olması sebebiyle, mevcut yasalar çerçevesinde yerel yönetimler karşılayabilir.). Bu sebeple halk eğitim merkezleri, buralara ölçme değerlendirme uzmanları atandıktan sonra bünyesinde var olan memurları da içine alan bir uyarlama ve oryantasyondan sonra yerel ölçme ve değerlendirme merkezleri haline getirilebilir.


Yerinden Ölçme Değerlendirme Merkezleri'nin Kurulmasıyla;

•       Yaklaşık aynı hazır bulunuşluk düzeyindeki öğrenciler birbiriyle yarışır olacaktır. Yerelde yapılacak teşhis edici ölçme ve değerlendirme ileöğrenciye güçlü ve zayıf olduğu alanlar konusunda geri bildirim sağlanabilecektir.
•       Aynı bölgede yaklaşık aynı imkânlara sahip okullar birbiri ile yarışacaktır.
•       İklim koşullarının yaratacağı olumsuz etkiler daha kolay önlenmiş olacaktır. Örneğin yetiştirilemeyen konulardan soru sorulmasının önüne geçilmiş olunacaktır.
•       Dersler sınava dayalı değil daha çok öğretim programına dayalı olarak planlanıp işlenecektir.
•       Öğrenciler okullarında sınav olacakları için stres ve kaygıdan uzak tutulmuş olacaktır.
•       Geçerliliği ve güvenilirliği yüksek sorularla sınav yapılmış olacaktır.
•       Değerlendirmede yöntemden, ortamdan ve kişiden kaynaklanan olası hataların önüne geçilmiş olacaktır.
Öğretmenlik Bir Uzmanlık Mesleğidir

Bütün bunları sıralarken anlatmaya çalıştığım yapılanmanın başarısı için en önemli görevin öğretmenler üzerinde düğümleneceği açıktır. Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir. Meslek erbaplarının hizmet-içi eğitimi ihtiyaçlara ve günün koşullarına göre sürekli tutulursa yapılan öğretmenliğin kalitesi; doğuda, batıda il merkezinde veya köyde farklılık göstermez. Bu durum diğer meslekler için de aynıdır. Siz şu zamandan otuz yıl öncesinin hekimini günümüzün ameliyathanesine koysanız, tıp ve tıbbi teknolojideki gelişmeler onun görev yapmasını engelleyecektir. Daha doğrusu günümüz hastanesi söz konusu hekime bir anlam ifade etmeyecektir. Bu değerli öğretmenimiz gibi öğretmenlerimizin ve okul müdürlerimizin sahadan yansıttıkları tecrübelere daha fazla kulak vermeli ve yararlanmalıyız. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…

Yorum Yazın

Şahin Aybek Diğer Yazıları

TÜRKİYE’DEKİ EĞİTİMİN PATRONU SPİRİTÜALİST EĞİTİM FELSEFECİSİ GAZALİ Mİ? 18 Kasım 2017 - 12:38
BU İŞ BU KADAR KOLAYSA; PISA DİREKTÖRÜ HAY HAY BUYURSUN GELSİN, HAY HAY TÜRKİYE’YE MİLLİ EĞİTİM BAKANI OLSUN 15 Kasım 2017 - 14:57
YUSUF TEKİN’İN AÇIKLADIĞI ALGORİTMİK HAREZMÎ EĞİTİM MODELİ ÜZERİNE PRAGMATİK DEWEYCİ VE EGZİSTANSİYALİST BUBERCİ METAFOR VE ÖĞELER AÇISINDAN BİR İNCELEME DENEMESİ 14 Kasım 2017 - 10:38
REALİST EĞİTİM FELSEFECİSİ ARİSTOTELES’İN LİBERAL EĞİTİM FELSEFESİ ÖZGÜR ÖĞRENCİLER YETİŞTİRMEMİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİR? 13 Kasım 2017 - 14:38
İDEALİST EĞİTİM FELSEFESİ VE PLATON EĞİTİMİMİZE ETKİ ETMİŞ MİDİR? 10 Kasım 2017 - 15:31
BİR EĞİTİMCİ OLARAK ÖLÜMSÜZ ATATÜRK 10 Kasım 2017 - 10:12
SİYASİ PARTİLER EĞİTİM KONUSUNDA MEB’İ ELEŞTİRDİKLERİ KADAR KENDİLERİNİ DE ELEŞTİRMELİDİRLER 09 Kasım 2017 - 15:06
KLASİK EĞİTİM FELSEFELERİNİN EĞİTİMİMİZE NE GİBİ KATKILARI OLUR? 07 Kasım 2017 - 14:52
MEB, ÜLKEMİZİN SOSYAL İDEALLERİNE EĞİTİM FELSEFEMİZİN POLİTİK BOYUTUYLA ULAŞABİLİR 06 Kasım 2017 - 17:31
EĞİTİM FELSEFEMİZİN ETİK BOYUTUNU ORTAYA KOYARAK İDEOLOJİLERDEN VE AŞILAMALARDAN KURTULABİLİRİZ 02 Kasım 2017 - 12:54
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM FELSEFESİNİN EPİSTEMOLOJİSİ OLMAZSA ÖĞRENMENİN DOĞASI ÜZERİNE YOĞUNLAŞILAMAZ 01 Kasım 2017 - 11:39
RUHUMUN VE AKLIMIN BABALARINDAN BİR SİYASET İDEASI OLARAK EĞİTİMCİ DENİZ BAYKAL: Eğitim Demek Öğretmen Demektir 31 Ekim 2017 - 13:21
SOSYOLOJİK BİR ASANSÖR OLARAK KIYI KAPTANININ OĞLUNU DEVLETİN BAŞINA TAŞIYAN DEMOKRATİK CUMHURİYET VE EĞİTİMİ 31 Ekim 2017 - 11:31
MEB EĞİTİM FELSEFEMİZİN ONTOLOJİK BOYUTLARINI ORTAYA KOYMADAN EĞİTİM SORUNLARIMIZI ÇÖZEMEZ 26 Ekim 2017 - 12:20
MEB EĞİTİMİMİZİ NİYE GÜÇLÜ BİR EĞİTİM FELSEFESİNE DAYANDIRMAK ZORUNDADIR? 24 Ekim 2017 - 13:23
SİYASİLERİN POPÜLER SÖYLEMLERİ EĞİTİMİMİZE ZARAR VERMEKTEDİR 23 Ekim 2017 - 16:50
EĞİTİMDE NASIL KURUMSALLAŞILABİLİR? 20 Ekim 2017 - 12:39
MEB’İN ÖNEMLİ PROJELERİNDEN BİRİ OLAN DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSLARININ AMACININ DIŞINA ÇIKMASI ENGELLENMELİDİR 19 Ekim 2017 - 11:25
TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ BÜYÜCÜLERE DEĞİL; ERKEN ÇOCUKLUK ÖĞRETMENLERİNE SORUN 18 Ekim 2017 - 15:33
MEB NOBEL EĞİTİM ÖDÜLLERİNİ VEREREK DÜNYADA BİR İLKİ YAPMALIDIR 17 Ekim 2017 - 12:44
ALANDAN YILLARIN TECRÜBELİ ÖĞRETMENİNDEN TEOG ÖNERİSİ: YEREL ÖLÇME ve DEĞERLENDİRMEYE DAYALI BİR MODEL 16 Ekim 2017 - 17:24
MEB GENÇLERİ “IKIGAI” SAHİBİ YAPABİLMELİDİR 13 Ekim 2017 - 11:58
EĞİTİM DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEZ; EĞİTİM İNSANLARI DEĞİŞTİRİR, İNSANLAR DA DÜNYAYI DEĞİŞTİRİR 12 Ekim 2017 - 17:04
İSMET YILMAZ, JOHN DEWEY, PRAGMATİZM, ABD VE HARİTADAKİ KUZEY KORE 11 Ekim 2017 - 12:36
MODERN OKUL SİSTEMİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ: BEYAZPERDE KARATAHTA, AAMİR KHAN VE EĞİTİM FİLMLERİ 10 Ekim 2017 - 10:37
KENT DEVLETLERİNDEN İMPARATORLUKLARA, İMPARATORLUKLARDAN MODERN ULUS DEVLETLERİNE SİYASİ KIRILMALARIN EĞİTİME VE İNSANLIĞA YANSIMALARI 09 Ekim 2017 - 12:52
ÖĞRETMEN NİTELİĞİMİZ CUMHURBAŞKANININ DEDİĞİ ŞEKİLDE NASIL ARTTIRILABİLİR? 06 Ekim 2017 - 10:41
CUMHURBAŞKANI NEDEN EĞİTİME BU KADAR ÖNEM VERİYOR? 05 Ekim 2017 - 17:03
CUMHURBAŞKANI NEDEN EĞİTİMDE BAŞARILI OLUNAMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR? 04 Ekim 2017 - 11:58
CUMHURBAŞKANI MEB’DE DEĞİŞİME GİDERKEN EĞİTİMDEN ANLAYANLARI DAHA ETKİLİ NOKTALARA TAŞIMALIDIR 03 Ekim 2017 - 11:02