Şahin Aybek

Şahin Aybek Biyografi

İŞİ NEREDEYSE, SİVASLI CINDY MEB’E NE ZAMAN GENEL MÜDÜR OLACAK, SİVASLI HADİSE MEB’DE OLAY ÇIKARDI NOKTASINA GETİRENLER, EĞİTİM HABERCİLİĞİ Mİ YAPTIĞINIZI SANIYORSUNUZ?

24.01.2018 13:08 | Son Güncelleme: 24.01.2018 13:08

Her Yönüyle Eğitim Medyası

Bir sabah kalksak… Yer gök eğitim. Herkes bilimsel, akla dayalı eğitim konuşuyor. Gazeteleri açıyoruz. Her gazetede en az iki üç tane bilgiye dayalı eğitim köşe yazısı. Onları bir çırpıda okuyorsunuz; eleştiren, yapıcı, eğitimi bilen eğitim muhabirlerinin yaptığı leziz eğitim haberlerini okuyorsunuz… Bir uyanıyormuşsunuz, rüyadaymışsınız… Çünkü bu hayal gibi bir şey. Oysaki günümüz dünyasında yasama, yürütme, yargıdan sonra medya 4.temel güç olarak kabul ediliyor. Daha demokratik, özgür ve güçlü bir toplum için özgür bir medya vazgeçilmezimiz. Aynı şey, eğitim medyası için de geçerli.

Müfredatı İncelemedim Ama…” Tarzı Tablolar Oluşuyor

Bugün bu yazıyı kaleme almak istememin nedeni; geçenlerde MEB Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Tekin’in bir toplantıda sarf ettiği sözler. Bu vesileyle, uzun zamandır kaleme almak, irdelemek istediğim bir konuydu “Her Yönüyle Eğitim Medyası” Tekin’in, bir televizyon kanalındaki tartışmacının, “müfredatı incelemedim ama…” cümlelerini hatırlatıyor ve ekliyor. Geçenlerde bir gazete, bilmem kaç yıl önce çekilmiş bir fotoğraf kullanılarak, sanki yeniymiş gibi, eğitimle ilgili negatif haberler yapılıyor. 1 milyon öğretmenin, yaklaşık 20 milyon öğrencinin olduğu devasa bir yapıdan, tek tük olabilecek negatif örnekler cımbızla çekilerek, eğitimle ilgili negatif bir imaj oluşturuyor ve genelleniyor, diyor. İşte tam da Tekin’in bu söylediklerinden hareketle, eğitim medyasını her yönüyle ele almak gerekiyor.

Eğitimci İzi, Eğitimci Olmayan izine Karıştı

Oysaki geldiğimiz noktada, medyanın tüm alanlarında da eğitimci izi eğitimci olmayan izine karışmış bir vaziyette. Örneğin; çok büyük bir ulusal televizyon, sözde moderatör ve sözde eğitim BİLİCİLER eğitimi tartışıyorlar. Eğitimi de bildiğini sanan toplumumuz, bu programla eğitimi daha da iyi bilmiyor. Evet ve tabi ki eğitim çok önemli, televizyonlarda ve kamuoyunda her nasıl olursa olsun daha fazla eğitim konuşulmalı ve tartışılmalıdır. Nasıl ki, herkes tıpla ilgili konuşup ameliyatlara giremiyorsa, doktor olmayan biri ameliyata girerse hasta ölüyorsa ya da nasıl ki uçağı dolmuş şoförüne sürdürmek kazaya yol açıyorsa eğitimi de eğitimden anlamayanların eline bırakmak büyük toplumsal ölümlere ve eğitim kazalarına yol açar. Eğitim kazalarının bedeli de toplumlara çok ağır olur.

Bakan Yüzme Bilmiyor Mu?

Medya ile ilgili anlatılan meşhur bir ironik öykü vardır, farklı versiyonları olmakla beraber: “Bir ülkede bir bakan, kendini gazetecilere hiç sevdirememiştir. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın kendisiyle uğraşıyordu. Artık canına tak etmişti ve ‘öyle bir şey yapayım ki gazeteciler mat olsun’ diye düşünürken aklına bir fikir geldi. Bakanın bazı özel yetenekleri vardı ve bu yeteneklerinden birini kullanarak basın mensuplarını etkilemeye karar vererek bir basın bildirisi yayınladı. Pazar günü saat 10’da tüm basın mensupları bildiride belirtilen yerde toplandılar. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı ve karşı kıyıya kadar da yürüyerek ilerledi. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi gün tüm gazetelerde şu başlık okundu: Bakan yüzme bilmiyor!” Yani bir haberi maalesef bu şekilde olduğu gibi istediğiniz yerden yakalayabilirsiniz. Bu dengeyi yakalayabilmek, yapılan haberlerin ve yazılan köşe yazılarının gerçeğe uygun olması çok önemli. Yoksa maalesef son süreçte olduğu üzere, bir kısım medya, işi neredeyse Sivaslı Cindy MEB’e ne zaman genel müdür olacak, Sivaslı Hadise MEB’de olay çıkardı noktasına getirerek, habercilik yaptığını sanmaktadır. Bunu yaparak hem gerçek eğitim emekçilerine hem de MEB’e zarar veriyorsunuz.

Medya Etiğinden Uzak Bir Eğitim Medyası, Eğitimi Rezil Ya da Vezir Edebilir Mi?

Haa, eğitim medyasının işi tabii ki yazılmayanı yazmak, söylenmeyeni söylemektir. Bu anlamda medyayı eleştirenler, kendilerini de eleştirmelidirler. Sen sahte isimlerle açtığın twitter hesapları üzerinden, isim isim fotoğraflarına varıncaya kadar MEB’deki her şeyi yayınla, ee sonra medya niye yazdı. Öncelikle şunun altını özellikle çizmek gerekiyor; yıllardır ülkemizin eğitimine çok ciddi emekler veren eğitim editörlerine ve muhabirlerine haksızlık etmemek adına, onları bu tartışmaların dışında tutmak gerekiyor.Tabii ki de eğitim medyasının görevi, eğitimi rezil ya da vezir etmek değildir. Yapılması gereken; ön yargılardan uzak, gerçekçi bir şekilde eğitim haberleri yazmaktır. Bütün bunları yaparken, ideolojilerden uzak ve hassas olmak gerekiyor. Çünkü eğitim ve MEB hepimizin. Gözümüzden bile sakınmamız gerekiyor.

S…. Et, Birkaç Gün Yazar, Unuturlar

Tabii eğitim medyasının göstereceği bu hassasiyet karşılıklı olmalıdır. Sen liyakate, akıl, bilime, meritokrasiye aykırı ne varsa yap, sonra da medya niye yazdı da olmamalıdır. Ya da eğitim medyası, herhangi bir haber yaptığında “S…. et, yazsınlar, birkaç gün yazar, unuturlar” tarzı da yanlıştır. Eğitim medyasının, ileri demokrasilerde, eğitim iktidarını sınırlandırma gibi bir işlevi de vardır. Yani nitelikli ve gerçekleri yazan bir eğitim medyası, eğitimin ve MEB’in de niteliğini arttıracaktır. Burada şöyle de bir yanlış tavır var. Eğitimle ilgili negatif bir şey mi oldu ve bunu muhalif bir medya grubu mu yazdı. Tepki hemen şu: “Yaa, aman boşver, X yer yazmış.” Bir haberin nerede çıktığı gerçeklerin üzerini kapatmaz. Tabii ki de yapıcı olmak koşuluyla muhalif yerler yazar, yazmalı. Bu, karşılıklı bir ilişkidir. Eğitim medyası, medya etiğine uygun haberler yapmalı, MEB’de buradan kendisine gereken ödevleri almalı ve eğitimimiz daha iyi olmalıdır. MEB, kimsenin babasının malı olmadığı gibi, Türkiye de, MEB de hepimizin.

Muhalif Bir Haber Mi Yaptı, Hemen Akredite Et

Gazeteci, gerçeğe sadık kalmak koşuluyla, zaten muhalif olmak zorundadır. Bir eğitim gazetecisinin yapıcı, eleştirel, muhalif haberler yapması asla akredite nedeni olmamalıdır. Eğitim gazeteciliği şu değildir. Eee, gazeteci elimizin altında olsun, bakanlık koridorlarında gezsin, iyi ilişkiler kursun, çay kahve içsin, hazır eline verilen kılçıksız eğitim bilgi notlarına takla attırsın. Böyle eğitim gazeteciliği olmaz. Gazetecilik; bilinmeyeni yazmaktır, görülmeyeni görmektir, birileri kızsa, ürkse, tepki verse bile yazılmayanı yazmaktır. Bu konuda eğitim medyası da kendini ve kurduğu ilişkileri gözden geçirmelidir. Sen perde arkasından insanları muhalif olmamakla suçla, görünürde de instagramdan, ordan burdan her türlü iletişime geç.

Eğitim Medyası, Özel Kurumlarla da İlişkilerini Dengelemek Zorundadır

Unutmayalım, eğitime çıkarlar karışırsa, vicdanlar susar. Kelli felli, dünya çapında eğitimci olmayan bir hoca, televizyonda eğitimci olmayan bir haberciyle eğitimi konuşuyor. Bir hoca, 10 dakika içinde, iki defa bir özel öğretim kurumunun, iki ayrı kurumunun adını niye zikreder? İşte tam da bu. Bu yönüyle eğitim medyası, özel öğretim kurumlarıyla ilişkilerini dengelemek zorundadır. Eğitim medyasında bir grup var ki; eğitim haberi ve eğitim köşesi yazmakta ama tek yol devrim dercesine tüm kapılar, yazıların sonu nemalandıkları özel öğretim kurumuna çıkıyor.Bunların asıl amacı; kendi anlaştığı kurumun reklamıdır. Ama unutmayalım; eğitime çıkar karışırsa vicdanlar susar. Ve diğer bir konu; gazete ve televizyonların eğitim editörü ve muhabirleri, eğitimi ne kadar bilmektedirler? Nitekim eğitim ciddi bir iştir ve eğitimin şakası olmaz. Haksızlık etmeyelim, bu işi iyi düzeyde yapanlar da var. Öyle ki, yıllarını eğitime vermiş olan bu gazeteciler, eğitimle ilgilenen pek çok üst düzey yöneticiden daha çok konuya hakimler ve yaptıkları haberlerle eğitimin daha iyiye gitmesi için çalışıyorlar.

Sen Eğitim Muhabirine 2 Bin Lira Maaş Ver, En Az 3 Ayrı Bakanlıkta da Kullan

Ancak diğer tarafta da hoop bir eğitim muhabiri işten çıktı, hadi diğer boşta olanını veri verr eğitim muhabirliğine. Eğitim ciddi bir iştir, şakası olmaz. Bir de ciddi bir emek sömürüsü var bu yanıyla. Eee, sen eğitim muhabirine 2 bin lira maaş ver, en az 3 ayrı bakanlıkta kullan, sonra da nitelikli eğitim haberi bekle. Bu anlamda, özel okul reklamı yapan grubun yanı sıra iki grup daha var. Bir hazırcılar grubu var ki, suya sabuna karışmazlar, bakanlık ne yayınlarsa aynısını alıp haber ve yazı diye bize yedirirler. Bakanlıkla, kapalı kapılar arkasında kuzu sarmasıdırlar, bizi de sert ve muhalif olmamakla suçlarlar (Hahaha). Diğer grup; bakanlık ağzıyla kuş tutsa, tuttuğu kuş niye kırmızı değildir diyen, eğitimin öldük bittikçileridir. Her şey kötüye gidiyor, mahvolduk derler. İşte bu gruptur, işi neredeyse Sivaslı Cindy MEB’e ne zaman genel müdür olacak, Sivaslı Hadise MEB’de olay çıkardı noktasına getirenler…

Eğitim Emekçisi Eğitim Muhabirlerinin Maaşları Arttırılmalıdır

Şüphesiz, eğitim hepimizin derdi olmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığımız, üniversitelerimiz, sendikalarımız, siyasi partilerimiz, meclisimiz ve medyamız eğitimimiz için şüphesiz iyi niyetle iyi şeyler yapmaya çalışmaktadırlar. Daha iyi bir Türkiye adına; aklı, bilimi, liyakati ve objektifliği merkeze alarak, ön yargılardan uzak ve yapıcı olarak daha çok çalışmalıyız. Eğitim konuları, gerek yaşamımızın her alanında gerekse de medyada daha çok yer almalıdır. Televizyonlarda eğitim programları sayısı artmalı, ufuk açan eğitimin tarihsel, felsefi, sosyolojik temellerini ortaya koyan eğitimci köşe yazarı sayısı çoğalmalıdır. Ve eğitim muhabirleri sadece eğitime bakmalı, eğitim konusunda daha uzmanlaşmalı ama eğitim emekçisi eğitim muhabirlerinin maaşları da arttırılmalıdır. Eğitim medyasından bunlar beklenirken, MEB’in de ön yargılardan uzak, yapıcı, eleştirel eğitim medyasının kendisini zenginleştireceğinin farkında olarak hareket etmesi gerekmektedir. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…

Yorum Yazın

Şahin Aybek Diğer Yazıları

SİYASİ PARTİLER MİLLİ EĞİTİM BAKANLARINI VE EĞİTİM ÜST KADROLARINI ŞİMDİDEN AÇIKLAMALIDIRLAR 16 Mayıs 2018 - 23:53
SEÇİMLERE GİDERKEN PARTİLERE, ADETA AŞİL TOPUĞU KESİLMİŞ EĞİTİMİMİZİN SORUNLARI BAĞLAMINDA RASYONEL TERCİHLER VE ÖNERİLER… 16 Mayıs 2018 - 10:34
MEB, BAKANIN SÖYLEDİĞİ MUTLULUK EĞİTİM BAKANLIĞINA NASIL EVRİLİR? 15 Mayıs 2018 - 16:04
YAVUZ BİNGÖL’DEN SARTRE’A, EĞİTİMİN TEMELİ OLARAK ÖZGÜRLÜK SORUNSALI 14 Mayıs 2018 - 12:27
ANNEM BENİ GÖKTEN YERE İNDİRDİ, ÖĞRETMENİM YERDEN GÖĞE YÜKSELTTİ 13 Mayıs 2018 - 10:45
SAYIN İSMET YILMAZ; ENDÜSTRİ 4.0’A, EĞİTİM 4.0 VE ADALET 4.0 İLE DESTEK VERMELİYİZ 11 Mayıs 2018 - 10:19
SCHEFFLER’DAN HARDİE’YE EĞİTİME YÖNELİK SİSTEMATİK BİR SORUŞTURMAYI NASIL YAPABİLİRİZ? 10 Mayıs 2018 - 10:12
JOHN DEWEY’İN PRAGMATİK EĞİTİM FELSEFESİYLE DEMOKRASİYİ OKULLARDA BİR HAYAT TARZI OLARAK YAŞATABİLİR MİYİZ? 08 Mayıs 2018 - 10:49
MUHARREM İNCE İLE EĞİTİMDE DE “1 İLERİ 5 GERİ” DEN, TAM GAZ İLERİYE Mİ? 07 Mayıs 2018 - 10:46
ÖĞRENCİNİN KULAĞI KADAR AĞZI DA VARDIR DİYEN BUBER’İN METAFORLARI 04 Mayıs 2018 - 11:31
NİHİLİST NİETSCHE’NİN EĞİTİM FELSEFESİYLE SADECE BİR VİDAYI ÇEVİRMEDE USTA UZMANLAŞMA NASIL ÖNLENİR? 03 Mayıs 2018 - 13:27
EĞİTİM BİLİMİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKMELİDİR DİYEN MODERNİZMİN NATÜRALİST ROUSSEAUCU EĞİTİM FELSEFESİ 02 Mayıs 2018 - 15:24
İSLAM EĞİTİM FELSEFESİNİN DORUK NOKTASI OLARAK SPİRİTÜALİST GAZALİ’NİN EĞİTİMİMİZE ETKİLERİ 30 Nisan 2018 - 11:09
ARİSTOTELES’İN ÖZGÜRLEŞTİRİCİ REALİST EĞİTİM FELSEFESİ RASYONEL VE DEĞERLİ TERCİHLERDE BULUNMAYI MI ÖĞRETİYOR? 27 Nisan 2018 - 14:06
HANGİ EĞİTİM FELSEFESİ İNSANIN DOKTOR, MÜHENDİS OLMASINDAN ÖNCE İNSAN OLMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNUR? 26 Nisan 2018 - 11:17
PLATON’DAN BUBER’E SİSTEMCİ EĞİTİM FİLOZOFLARI EĞİTİMİMİZE NE KATABİLİRLER? 25 Nisan 2018 - 11:28
EĞİTİM FELSEFESİ MEB TARAFINDAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASI GEREKECEK KADAR HAYATİ DEĞERDEDİR 24 Nisan 2018 - 10:00
SEÇİMLERDE EĞİTİME VE BİLİME ÖNEM VERMEYENLERE NİYE OY VERMEMELİYİZ? 20 Nisan 2018 - 17:16
Eğitimin Eğitimsizlerinden Misiniz? 19 Nisan 2018 - 10:34
EMRULLAH EFENDİ’NİN TUBA AĞACI NAZARİYESİNDEN MEKTEPLER MAMUR OLURSA HAPİSHANELER HARAP OLURA: HERŞEY, ‘EĞİTİM İYİ GİDERSE HERŞEY İYİ GİDER’ İÇİN 18 Nisan 2018 - 11:08
EMRULLAH EFENDİ’NİN TUBA AĞACI NAZARİYESİNDEN MEKTEPLER MAMUR OLURSA HAPİSHANELER HARAP OLURA: HERŞEY, ‘EĞİTİM İYİ GİDERSE HERŞEY İYİ GİDER’ İÇİN 18 Nisan 2018 - 11:08
MEB’DE BİR DÖNEMİN SONU MU? 17 Nisan 2018 - 14:15
İÇİNDE VARSA OKUR-OKUMAZ EĞİTİM FELSEFESİNDEN, EVET BENCE DE BİZDEN BİR ŞEY OLMAZ, ÇÜNKÜ BİZDEN ÇOK ŞEY OLUR EĞİTİM FELSEFESİNE… 16 Nisan 2018 - 13:41
MÜZİK ÜNİVERSİTESİ KURDURTMUŞ OLAN CUMHURBAŞKANI, ÜLKEMİZİN EĞİTİMİNİN ÇÖZÜMÜ VE YÜZYILIN PROJESİ OLARAK MEB’LE NASIL BİR EĞİTİM ÜNİVERSİTESİ KURDURABİLİR? 11 Nisan 2018 - 11:25
NEY!!! BİRİ EĞİTİM BİLİMCİLER Mİ VAR DEDİ, HANİ NERDELER? 10 Nisan 2018 - 10:53
İKTİSATÇI, MÜTEAHHİT HER ÖNÜNE GELEN KENDİNİ EĞİTİM BİLİMCİ OLARAK KONUMLANDIRACAKSA EĞİTİM FAKÜLTELERİNİ KAPATALIM GİTSİN 09 Nisan 2018 - 12:16
EĞİTİM YÖNETİMİNİ BİLMEDEN EĞİTİMİ YÖNETMEK GÖZÜ KAPALI ARABA KULLANMAK GİBİDİR 06 Nisan 2018 - 10:32
BAŞBAKANIN SÖZÜNÜ ETTİĞİ MEB’İN KIVILCIM ÖĞRENCİLERİ YURTDIŞINDAN TÜRKİYEMİZ İÇİN HİZMET ATEŞİYLE YANAN ALEVLER OLARAK GERİ DÖNMELİDİRLER 05 Nisan 2018 - 11:01
VOLTAIRE’DEN ROUSSEAU’YA BİR ‘DOĞAL DİN’ OLARAK İMAM HATİP ÖĞRENCİLERİNİN KAYDIĞI DEİZM 04 Nisan 2018 - 12:46
MEB, CUMHURBAŞKANININ SÖZÜNÜ ETTİĞİ MANKURTLAŞMA SÜRECİNİ NASIL ENGELLEYEBİLİR? 03 Nisan 2018 - 11:28