adscode

PLATON’DAN BUBER’E SİSTEMCİ EĞİTİM FİLOZOFLARI EĞİTİMİMİZE NE KATABİLİRLER?

Klasik Eğitim Felsefesi Niye Normatif ve Preskriptiftir?

www.sahinaybek.com.tr

Klasik eğitim felsefesi, preskriptif diye de adlandırılan ve klasik felsefeye; yani Yunan’da başlamış olan felsefeye dayanan eğitim felsefesidir. Klasik filozoflara; yani Platon’a, Aristotales’e, Aquinalı Thomas’a, Descartes’e, Locke’a, Kant’a, Hegel’e, Dewey’e, Aziz Augunistus’a, Farabi’ye, İbn Sina’ya, Gazali’ye, Rousseau’ya, Nietzsche’ye, John Stuart Mill’e, Herbert Spencer’a dayanan eğitim felsefesidir. Bu filozoflar, sistemci olduklarından; klasik eğitim felsefesi aynı zamanda “izmler” yaklaşımı olarak da anılır. Klasik eğitim felsefesi; idealist, realist, spiritüalist, natüralist, kültürel, pragmatist ve bireyci felsefi yaklaşımların eğitime yansımasıdır. Klasik eğitim felsefesinin ana yaklaşımlarını kısaca inceleyerek eğitimimize ne gibi katkılarının olabileceğini ele almaya çalışalım. 

 Klasik eğitim felsefesi; eğitimin nasıl olması gerektiği, nasıl bir insan yetiştirilmesi ve eğitim sürecinde öğrencilere hangi değer, beceri ve bilgilerin öğretilmesi gerektiğini bildirme düşüncesiyle ortaya çıktığından; normatif ve preskriptif bir anlayıştır. Klasik eğitim felsefesi, yukarıda ifade ettiğimiz üzere, “izmler” in sonucu olduğundan; öğretim ve terbiye odaklıdır; yani normatif bir çerçevededir.

                               Klasik Bir Eğitim Felsefesi Olarak İdealist Eğitim Felsefesi

Klasik eğitim felsefesinin en önemli yaklaşımlarından birisi; idealist eğitim felsefesidir. İdealist eğitim felsefesinin temeli belirli ahlaki amaçlardır. Entelektüel ve manevi potansiyelin gelişimin ve adil bir toplum düzeni hedeflenir. İdealist eğitim felsefecileri, insanın doktor, mühendis olmadan önce insan olması gerektiğini düşündüklerinden mesleki eğitimi ikinci plana iterek; öğrencilere öncelikle insanı insan yapan değerlerin, fikirlerin öğretilmesi gerektiğini savunurlar. Ruh eğitiminin meslek eğitiminin önüne geçtiği idealist eğitim felsefesinin en önemli temsilcisi Platon’dur. Adaletin ve siyasetin hizmetinde bir eğitim tasarlamış olan Platon da kültürü koruyan, hiyerarşik bir müfredatın hakim olduğu, öğretmen merkezli ve değerlerin ön plana çıktığı bir eğitim felsefesi ortaya koymuştur.

                                Klasik Bir Eğitim Felsefesi Olarak Realist Eğitim Felsefesi

Klasik eğitim felsefesinin yaklaşımlarından olan realist eğitim felsefesinin en önemli temsilcilerinden Aristotales’in düalist varlık anlayışına dayanan eğitim felsefesi, eğitimde liberal eğitim ve mesleki eğitim olarak görülür. Özgür bireyler yetiştirilmesini amaçlayarak; liberal bir eğitim tasarlamıştır. Realist eğitim felsefesine göre; eğitim, öğrencilere değerli ve rasyonel tercihlerde bulunabilmeyi öğretebilmelidir. Erekçi bir filozof olan Aristotales, eğitimin öğrencinin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olması gerektiğini düşünür. Eğitim felsefesini “Lyceum” adlı okulunda hayata geçirmiş olan Aristotales, tüm bu özgürlüğü ve mutluluğu, felsefe ve düşünmenin sağlayacağını söyler. 

                               Klasik Bir Eğitim Felsefesi Olarak Spiritüalist Eğitim Felsefesi

Modern döneme gelinceye kadar, dünyada gerek Hristiyan, gerek Musevi, gerekse de İslam toplumlarına klasik eğitim felsefesinin bir yaklaşımı olan spiritüalist eğitim felsefesi egemen olmuştur. Bu düşünce, Hristiyan dünyada manastırlarda, İslam dünyasında medreselerde vücut bulmuştur. Ruhçuluğu ve maneviyatı ön plana çıkaran bir eğitim felsefesidir. Bu eğitim felsefesinin İslam dünyasındaki doruk noktası, Gazali’dir. Gazali’ye göre eğitimin amacı; öğrenciye yoğunluklu olarak dini bilimleri öğretip, bu dünyadan en üst düzeyde el etek çektirerek ahiretteki mutluluğa hazırlamaktır. Öğretim programlarında dini bilimler, akli bilimlere göre öncelenmeli; cemaat ve aile okulun önüne geçebilmeli, öğretmenin görevi de dini öğreterek, yayarak dini bir toplum oluşmasına hizmet etmek olmalıdır, der.

                                         Klasik Bir Eğitim felsefesi Olarak Natüralist Eğitim

Spiritüalist eğitim felsefesinden sonra dünyaya yine klasik eğitim felsefesinin bir yaklaşımı olan; ama bilime dayanan natüralist eğitim felsefesi hakim olmuştur. Ruhun önüne bilimi ve doğayı geçirip; bunun gerçeklik olduğunu savunan natüralist eğitim felsefesinin temsilcileri; Francis Bacon, Thomas Hobbes, John Locke, David Hume, Diderot, Voltaire ve Jean Jacques Rousseau’dur. Öğrenci merkezli bir eğitimi savunarak, eğitim tarihinde bir kırılma yaratmış olan bu eğitim felsefesi, genel olarak; çocuğun toplum tarafından bencil ve hırslı bir hale getirildiğini, çocuğun haklarının ödevlerinden önce gelmesi gerektiğini ve öğrencinin insan doğasına göre eğitilmesi gerektiğini savunurlar. Natüralist eğitim felsefesinin bilimci kanadından farklı düşünen Rousseau, “Emilie”de insanın doğası itibariyle iyi olduğunu savunmuştur.

                                    Klasik Bir Eğitim Felsefesi Olarak Kültürel Eğitim Felsefesi

Klasik bir eğitim felsefesi olan kültürel eğitim felsefesinde, eğitim bir bildung olarak kabul edilir. Yani; öğrencinin kültüre dahil edilmesini, kültür aracılığıyla kendini gerçekleştirmesini savunurlar. Eğitim olmadan kültür, kültür olmadan eğitim olmaz diyen kültürel eğitim felsefesinin, romantik kanadından farklı olarak en önemli temsilcisi irrasyonalist, nihilist Nietzsche’dir. Nietzsche, gerek pratik gerekse de teorik olarak dil öğretimine önem verdiği gibi; klasiklerin okunmasını salık verir ve sadece bir vidayı çevirmekten öteye gidemeyen; ama inanılmaz ustalığa ulaşmış fabrika işçisi tarzı uzmanlaşmaya karşı çıkar.

                                Klasik Bir eğitim Felsefesi Olarak Pragmatik Eğitim Felsefesi

Klasik eğitim yaklaşımlarından olan pragmatik eğitim felsefesi, 20. Yüzyıla damgasını vurmuş bir eğitim felsefesidir. Öğrenci merkezli bir eğitimi savunan bu yaklaşımın en önemli temsilcisi John Dewey’dir. Okulun, demokratik bir toplumda, öğrencilere demokrasiyi bir hayat tarzı olarak yaşatması gerektiğini ve bunun için de laboratuvar okullarının geliştirilmesi gerektiğini söylerler. Bunlar eğitimi, hayata hazırlık olarak değil; eğitimin kendisi olarak görürler.

                                  Klasik Bir Eğitim Felsefesi Olarak Bireyci Eğitim Felsefesi

Klasik bir eğitim felsefesi olan bireyci eğitim felsefesi, öğrenci merkezli bir yaklaşım olup; egzistansiyalist felsefeye dayanmaktadır. Kierkegaard, Jaspers, Sartre, Camus ve Marcel gibi filozoflardan köklerini almakla beraber Buber önemli bir temsilcisidir. Hümanizm ve bireycilik arasında bir denge kurarlar. Öğrencinin kulağı kadar ağzı da olduğunu savunan bu eğitim felsefesi, eğitimde diyalojik bir sen-ben ilişkisi olması gerektiğini, öğrencinin böyle özgürleşebileceğini söylerler. İdeal bir eğitim felsefesini ortaya koyma adına; Buber’in bahçıvan, heykeltıraş, huni ve pompa metaforları büyük önem taşımaktadır.

Preskriptif diye de adlandırılan klasik eğitim felsefesi; Platon’un idealist eğitim felsefesiyle, Aristotales’in realist eğitim felsefesiyle Gazali’nin spiritüalist eğitim felsefesiyle, Rousseau’nun natüralist eğitim felsefesiyle, Nietzsche’nin kültürel eğitim felsefesiyle, John Dewey’in pragmatik eğitim felsefesiyle ve Buber’in bireyci eğitim felsefesiyle, dünya tarihine damga vurmuş ve yaşamlarımızı etkilemeye de devam etmektedir. MEB, klasik eğitim felsefelerini, yerel kültürümüzü merkeze alarak, analitik ve eleştirel eğitim felsefeleriyle de hesaplaşarak, bir an önce kendi güçlü eğitim felsefemizi ortaya koymak zorundadır. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin… 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)