adscode
adscode

Çoktan Seçmeli Test Sınavları, Yaratıcılığı Köreltiyor mu?

"Çoktan seçmeli sorular/ test, insan zekasını durağanlaştıran; yorumlama kabiliyetini yok eden bir değerlendirme yöntemidir. Bu yöntem terk edilmedikçe sağlıklı bir değerlendirme yapmış olmayız” diyenler var. Haksızlar mı? Kesinlikle hayır. Peki, MEB, YÖK, ÖSYM bu konuda ne düşünüyor? Batılı ülkelerde aynı durum söz konusu mu?

aguclu@milliyet.com.tr




İnsan beynini, 4-5 seçenekli sorulara göre şartlandırmak, insanoğluna yapılacak en büyük kötülüktür. Çünkü, beynimiz sınır tanımaz!

Test sisteminin, çocuklarımızı getirdiği son noktayı anlatan en iyi anekdot şöyle:

Baba üniversite sınavlarında dereceye giren ve ülkemizin en iyi üniversitelerinden birinde ekonomi okuyan oğluna şu soruyu sorar:

Kriz söylentileri var, senin düşüncen nedir?

Oğlu, soruya soruyla cevap verir:

Seçeneklerin ne?..

Yani döviz mi, altın mı, emlak mı, TL mi yoksa hiçbiri mi? Diye sorsaydık anında cevabını verirdi.

Diğeri, düşünmeyi, yorumlamayı, analizi, sentezi, kıyaslamayı gerektirir ki, biz onu kendisine öğretmedik.

Öyle bir noktaya geldik ki, birinden bir görüş ya da doğru olanın ne olduğunu istiyorsak, önce seçenekleri ortaya koymamız gerekiyor. Bu da yaratıcılığı köreltmekle kalmıyor, bir süre sonra hepten öldürüyor.

 

Peki batılı ülkeler, bu konuda ne yapıyor?

Bizim gibi umut tacirliği yapmıyor, tüm öğrencilerini üniversite önüne yığmıyorlar. Yani insan gücü planlaması yapıyorlar. Üniversiteye yönelecekleri üniversiteye, hayata yönelecekleri de hayata göre hazırlayarak, kısa yoldan hayata yöneltiyorlar.

Sınavlar yerine ise yönlendirme ve öğrenim hayatı boyunca yapılan değerlendirmeler yani karneler öne çıkıyor.

Peki bu bizde de mümkün olabilir mi?

Bu kafayla elbette mümkün değil ama eğitim sistemi sil baştan yeniden şekillendirilir ve herkese eşit eğitim olanakları sağlanırsa neden olmasın!

Üzerinde çok kafa yorulması gereken bir konu.

Ve ilk olarak kendimize şu soruyu soralım:

Bu sistemin kazananı kim?

Çocuklarımızı mutlu ediyor mu, akademik düzeyi yükseltiyor mu, adil ve güvenilir mi?

Hayır, hayır, hayır!

Bu soruyu, dün Twitter'da da sormuştum.

Tahmin edeceğiniz gibi çok farklı düşünceler var.

Yani, yeni seçenekler düşünme yerine mevcut seçeneklere göre sorgulama yapıyoruz!

İşte onlardan bir kaçı:

. Evet doğru ancak mevcut sistem/öğretmen kalitesi/okulların fiziki durumu IB/AP/Matura vb. gibi asıl olması/verilmesi gereken eğitim için yetersiz ve başarılabilse dahi lise ve üniversiteye kabul prosedürleri-mülakatlar-iyi niyet mektupları torpilliye her kapıyı açar bu ülkede !

 

. Bence hatalı bir düşünce, çoktan seçmeli sorular bu yaşadığımız dönem için vazgeçilmez bir seçenek. Soruların cevapları farklı olduğu zaman ve okuyan insan faktörü olduğu zaman binlerce hata ortaya çıkacaktır.

 

. Allahınızı severseniz durun bir de yeni bir şeyler uydurmasınlar, yıllardır çalışıp biriktirdiğimiz tecrübeyi yerle bir etmesinler.

 

. Milyonlarca insanın sınava girdiği bir ülkede sizce nasıl bir çözüm bulunabilir Abbas Bey? Bulunan yöntemlerin çok külfetli olacağını da biliyorsunuzdur. Öğretmen atamasını dahi bütçeden dolayı fazla alım yapamıyoruz denildi. Sizin söylemiş olduğunuz bu şey çok ÜTOPİK olmuş 

 

Önemli olanın külfetli ya da zor olması değil, doğru olması gerektiğini, elbette bir gün biz de öğreneceğiz!..

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    2 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (2)