Yeşilay dijital bağımlılığın uyuşturucudan daha beter olduğunu açıklamıştı. İTÜ’de gerçekleşen sempozyumda ise dijital kumar bağımlılığının gençleri esir aldığı vurgulanıyor. Peki teknolojiyle aralarına set çekmeden çocuklarımızı bu etkilerden nasıl koruyacağız?
Bağımlılıkların yasaklarla önlenemeyeceği kesin.
Panzehirinin bilinçlendirme olduğunu bilmeyen de yok.
Peki o zaman bu konuda neden daha etkili önlemler almıyoruz,
bilinçli bir toplum neden yaratmıyoruz,
sınırların nerede başlayıp nerede biteceğini neden yeterince anlatmıyoruz,
önlemleri önceden değil de neden hep iş işten geçtikten sonra alıyoruz?..
Çarpıcı tespitler!
Gelin önce bu yandaki habere bir göz atalım:
Enstitü Sosyal’in “Türkiye’de Dijital Kumar: Görünüm, Dinamikler ve Mücadele Stratejileri” başlıklı araştırmasının raporu, 5 Ocak’ta İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapılan tanıtım programında kamuoyuna tanıtıldı.
Öne çıkan veriler:
Dijital kumar bağımlılık yaşı 16’ya düştü.
Dijital kumar oynayanların %84,5’u meslek sahibi.
Tedaviye başvuranların %81,2'si düzenli bir işe sahip. Kumar; işsizlikten değil, finansal stres, hızlı kazanç arzusu ve gelir yönetimi zafiyetinden besleniyor.
Her üç kişiden biri dijital kumar oynadığı için açıkça dışlandığını belirtiyor.
Suç örgütleri, para transferlerini gizlemek için üniversite öğrencileri ve yaşlılar gibi kırılgan grupların banka hesaplarını kullanıyor.
Dijital kumarın erişim kolaylığı ve dijital platformlardaki reklamlar, krizin erkenden okullara kadar yayılma riskini taşıyor.
Ciddi önlemler şart!
Diğer kurumların yanı sıra MEB ve YÖK’ün bu konuda çok ciddi önlemler alması, denetimlerini sıklaştırması ve en önemlisi de öğrencilerini diğer çok önemli konularda olduğu gibi bu konuda da bilinçlendirmesi gerekiyor.
Bunu da iş işten geçtikten sonra değil öncesinde yapmalı ki bir işe yaramalı.
Gerekiyorsa velilerden ve diğer ilgili kurumlardan da destek almalı.
Öğrencilere farklı hobiler kazandırarak ilgi ve dikkatlerini onlara yöneltmeleri sağlanmalı.
Felaket senaryoları yazmak en kolayı, zor olanı hemen her konuda toplumu bilinçlendirmek.
Yapay zeka ile birlikte daha pek çok konuda negatif etkileşimler söz konusu olacak, onları bakıp teknolojik gelişmeleri öcü gösterme ve abartılı sınırlamalar getirme yerine doğru kullanmalarını öğretmek ve özellikle de yer yönüyle bilinçlendirmek sanki en doğru olanı!..

