Öylesine bir algı oluştu ki eğitim görenlerin hemen hepsi mutsuz hem de çok mutsuz! Gelinen noktanın özeti ise “Kendim ettim, kendim buldum” yönünde! Ne okuyanlar mutlu ne de okumayanlar. Oysa herkesin olmasa bile büyük çoğunluğun mutlu olacağı sistemler mevcut!
Hemen her konuda olduğu gibi eğitimde de doğru teşhis koymadan doğru çözümler üretemeyiz. Üretemiyoruz da.
Herkesi diploma sahibi yaparsak mutlu olacaklarını sandık. Olmadılar.
Şimdi herkesi iş, güç sahibi yaparsak huzuru bulur, mutlu olurlar yönünde bir algı var ki o da çözüm değil. Çalışanlara bakmak yeter de artar.
Bayram sonrasındaki sloganımız ”samimiyet” olmalı. Olmalı ki sadece eğitime değil yaşamın her alanına yönelik doğru tespitler, doğru analizler, doğru çözümler gelsin.
Liyakata, kaliteye, denetime ve en önemlisi de öğrencilere kendi çocukları gibi sahip çıkan bir bakış açısı, eğitimdeki en kronik sorunları bile çözer, geleceğe çok daha umutla bakmamızı sağlayabilir.
Yaz aylarında yeni öğretim yılına hazırlanırken ki öncelikli görevimiz de olup biteni sadece izlemek, eleştirmek ya da ben yaptım oldu dayatması değil eğitimdeki çıtayı çok daha yükseğe çıkartmak olmalıdır…
“Söz konusu olan eğer eğitimin yani çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği ise gerisi teferruattır” diyoruz ama onun ötesine geçemiyoruz.
Tüm sorunların panzehiri de huzurun, refahın, topyekûn kalkınmanın anahtarı da eğitimden, bilimden geçiyor ama nedense buna yeterince inanmıyor ve yeterince gündeme getirmiyoruz!
Önemsiz olduğundan mı?
Hayır.
Eğitime yeterince değer vermediğimizden mi?
Hayır.
Eğitimin kişilerde artık farkındalık yaratmadığından mı?
Hayır.
Peki o zaman sorun nerede?
Öncelikle derin sınav uykusundan uyanmamız gerekiyor.
Sınavlar elbette önemli ama her şey değil.
Ne çok iyi puan alanların başı göğe değiyor ne de en düşük puan alanların yaşamı altüst oluyor.
Su akıyor, yolunu buluyor…
Asıl sorun insan gücüne yönelik eğitim ve istihdam politikalarının yeterince ciddiye alınmaması. Doğru ve zamanında yönlendirmeler yapılmaması.
Akla, bilime, ihtiyaçlara ve gidişata göre değil de çok daha farklı gerekçelerle üniversite açıyor, tek tercih almayan bölümlerde ısrar ediyor, yüz binlerce işsiz mezunu olan alanlara hala öğrenci yetiştirmeye devam ediyoruz.
Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğine yönelik olarak her şey konuşuluyor ama nedense bu konular hiç gündeme gelmiyor!..
Getirmeyenler de onlar, bunlar, şunlar değil kendimiziz…

