Maarif Modeli ile eğitimde büyük bir devrim mi yaşıyoruz yoksa müthiş bir çöküş mü söz konusu? Olaya nereden baktığınıza göre yorumlar değişiyor ama istatistikler çok çarpıcı! Kalite bir yana “Eğitimde büyük kopmalar yaşanıyor” iddiaları ürkütücü!
MEB, Eğitim-Bir-Sen raporunda yer alan tespitleri ve iddiaları umarız titizlikle ele alır bir an önce açıklama getirir. Sorunlar varsa nereden kaynaklanıyor, çözüm beklentileri neler?..
İşte raporda yer alan o tespitlerden bazıları:
. Öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 753 bin azaldı
. 14-17 yaşta okullaşma sert düştü. Kızlarda yüzde 7.7, erkeklerde 8.4 azaldı.
. Eğitim dışında kalanların oranı %8,7’den %13,6’ya çıktı
. İller arasında büyük fark var (Ağrı en düşük, Rize en yüksek)
. Ne eğitimde ne işte olanların oranı %31 (OECD ortalaması %14)
. Okul öncesi eğitimde gerileme var!
. Açık öğretim yoğun öğrenci kaybı! Açık liseye giden öğrenci sayısı son iki yılda bir milyon 54 bin azalarak 954 bine indi!
. Öğrenci başına harcaması üçte OECD ortalamasının bir oranına indi. Onlarda 13 bin 527 dolar olan harcama bizde 4 bin 38 dolar!
. Sınıflar kalabalık, eşitsizlik büyük!
Rapor mu abartılı, bakış açısı mı şaşı yoksa anlatılanlar mı gerçeklerden çok farklı?
Konuyu açıklık getirilmeli ki neler olup bittiğini çok daha net anlayalım.
Yukarıdaki tespitler içerisinde can sıkıcı olanlar gibi pozitif yönde yön alındığını gösterenler de var. Örneğin okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesini beklerken okullaşma oranın azalması üzücü, sınavlara daha iyi hazırlanmak ya da farklı kurslara gitmek için açık öğretime kayan öğrenci sayısının azalması ise sevindirici.
Temel eğitimin açığı olmaz, okulların görevi de sadece bilgilendirmek değil!..
Peki açık öğretime giden öğrenci sayısı azalırken, örgün öğretime devam eden öğrenci sayısının artması gerekmez mi?
O da azaldığına göre öğrenciler nerede?
Zorunlu eğitim kapsamında olup da okul dışında kalan öğrenciler ne kadar takip ediliyor?..

