adscode

İkamete dayalı kayıt sistemi tuttu mu?

İlk ve ortaöğretimde tablo böyle de yüksek öğretimde farklı mı?

aguclu@milliyet.com.tr




İlk açıklandığında kulağa çok hoş gelmişti. "En iyi okul en yakın okul" olacak, herkes evinin en yakınındaki okula gidecekti. Servislere harcanan paralar, sabahın köründe okula gitmeler sona erecek, sınav ve dershane giderleri asgariye inecekti? Peki başarabildik mi?

Köy okulların bir gecede kapatıp taşımalı eğitime geçildiğinde, zorunlu eğitimi önce 8 sonra 12 yıla çıkarttığımızda da benzeri hayaller kurdutturulmuştu ama arkası gelmedi…

İlk ve ortaöğretimde tablo böyle de yüksek öğretimde farklı mı?

Her gelen Bakan gibi her gelen YÖK Başkanı da arada bir de olsa ayakta alkışlanacak projeler üretiyor, devletin ve kamuoyunun her kesiminden destek geliyor, o gidip yerine başka bir bakan ya da başkan geldiğinde ilk icraatlarından birisi de o ayakta alkışlanan projeleri çöpe atıp yeni proje başlatmak oluyor!

Tek tek saymaya kalksak buradan Çin’e yol olur. En acısı ise bu projeleri hayata geçiren Bakan ve başkanların bu konuda tek kelime etmemeleri, getirdikleri projelere sahip çıkmamaları!..

Güzel projeler yetiştiriyoruz, şaşalı başlangıçlar yapıyoruz ama devamını getiremiyoruz.

”Türk gibi başla Alman gibi bitir” atasözü sanki tam da eğitimde yaşananlar için söylenmiş…

Yeni bir öğretim yılı daha başlamak üzere peki ne kadarımız en yakınlarında gidilebilecek bir okul bulabildi daha da önemlisi kayıt yaptırma şansı yakalayabildi?

Güya ikamete dayalı kayıtı sistemi var, peki o zaman okul önündeki servisler neyin nesi?

Eğer ille de bir puan sıralaması yapılacaksa bu il, ilçe değil, mahalle hatta büyük kentlerde sokak ya da bitişik sokaklar bazında yapılması gerekmez mi?

Okulları biraz daha halkla iç içe hale getiremez miyiz?

Akademik işlerin dışında tutup çocukları için en iyi eğitim ortamının sağlanması konusunda onların insiyatifinden de yararlanamaz mıyız?


Servislere, dershanelere, özel derslere, yardımcı kitaplara, farklı etkinliklere harcadıkları paranın yarısının yarısını en yakınlarındaki okulları iyileştirmek için harcasalar ve bu konuda söz sahibi olsalar gittikleri o uzak okullardan çok daha iyisini yapamazlar mı?

Kesinlikle başarılılar.

Müdür ve öğretmen seçimine direk karışmazlar ama atanacak müdür ve öğretmenler için kriter belirleyebilirler ve en iyi öğretmenlerin kendi okullarına başvurması için her türlü desteği de sağlayabilirler, neden böylesi bir yapı kurup onlara bu fırsatı tanımıyoruz?

Hemen herkesin başvuracağı popüler liseler, üniversiteler olmayacak mı?
Elbette olacaktır.

Onların da kriterleri de çok önceden belli olur, kriterleri yerine getiren ve gitmek isteyenler başvurur diğerleri de sınav çarkının için öğütülüp, değersizleştirilmezler…

Ne olur artık umut tacirliğinden ve günü kurtarmaktan vazgeçelim, çocuklarımıza çocukluğunu, gençlere gençliğini yaşatmayan sınavlardan, ebeveynlerimizi de çocuklarının gelecek kaygısından kurtaralım.

Bu o kadar zor mu?
Kesinlikle hayır.

Önemli olan ne istediğimizi bilmek ve bunun hayata geçirilmesi konusunda kararlı olmak.

Eğitimin önemini ve bu konudaki beklentilerimizi politikacılara en doğru şekilde iletir ve oyumuzun rengini bu yöndeki projelerin belirleyeceğini hissettirebilirsek eminiz ki onlar da derslerini daha iyi çalışıp gereğini yerine getireceklerdir…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş