YKS yerleştirme sonuçları heyecanla bekleniyor. Umarız her aday emekleri oranında istedikleri bir yere girer. ÖSYM yerleştirme sistemi tıpkı borsa gibi. Şampiyonlar dışında hiç kimsenin yeri garanti değil. O yılki ilgiye göre puanlar iniyor, çıkıyor!
Örneğin 15, 20 yıl öncesine kadar ilk 100’e girenlerin yarından fazlası tıpkı tercih ediyordu. Şimdi bırakın ilk 100’ü ilk binde bile sayıları her geçen yıl daha da azalıyor.
Sonra bir ara Endüstri, Genetik, Uzay Bilimleri, Moleküler Biyoloji gibi popüler mühendislikler öne çıkar gibi oldu bir süre sonra mezunlar aradıklarını bulamayınca farklı alanlara yönelmeler başladı. Son yılların en önemli ilgi alanı ise bilişim ve yapay zekaya yönelik bölümler, bakalım onların saltanatı ne kadar devam edecek?..
Önceki yılların puan ve yüzdelik dilimleri, ortalama ve standart sapmalar sadece o yıla ait. Bir sonraki yıl yine aynı olacak diye bir durum söz konusu değil. Aynen de kalabilir, değişebilir de. Belirleyici olan sadece ve sadece adayların ilgisi ve performansı...
Yerleştirme ise şu şekilde oluyor:
Örneğin A Üniversitesi’nin X bölümünün kontenjanı 50 ve Eşit Ağırlıklı (EA) puana göre öğrenci alıyor. Siz de o bölümü 3. Tercihinize yazdınız.
ÖSYM bu bölümü tercih eden ede tüm adayları önce puana göre sıralıyor, sonra da tercih sırasına göre göre tek inceliyor. Bu noktada öncelik tercih sıralaması değil puan üstünlüğü!
Örneğin puan sıralamasının en tepesindeki 1. sıradaki aday eğer önceki tercihlerinden birisine yerleşmediyse ilk giren o oluyor. Sondaki adaylara da yine tek tek bakılıyor, ilk tercihinde olanlar yerleşiyor, önceki tercihlerine yerleşenler liste dışı kaldığı için bir sonrakilere bakılıyor.
Öncelik puan üstünlüğünde olduğunu için siz daha önceki tercihlerinize yazsanız da sizden binde bir puan bile fazlalığı olan aday eğer önceki tercihlerinden birine yerleşmediyse öncelik onun oluyor!..
Bu konuda en fazla tartışma konusu olan ve bilinmezlik zırhına büründürülen bir değer ayrıntı ise şu:
Aynı kişiler kaç farklı puan türünde yer alıyor. Örneğin Matematik çok fazla etkiye sahip olduğu için farklı puan türlerinde çok öne çıkıyor, tercihini herhangi birinde kullandığında ve oraya yerleştiğinde diğer adayların önünü açıyor ama ilk tercihlerine giremeyip de farklı puan türlerinde de tercih yaptığında önceliği olan adayları geride bırakabiliyor. Yani ara geçişler nedeniyle de puanlar, sıralamalar ve yüzdelik dilimlerde hemen her yıl farklı yönlerde kaymalar olabiliyor!
Eşit Ağırlık ve Yabancı Dil oraklı tercih yapanlar bu konuda çok dertli. Örneğin Yabancı Dil sorularının tamamını yapsanız da eğer Matematikten iyi bir performans sergilemediyseniz ilk 2000 bile giremiyorsunuz!
Eşit Ağırlıklı puanla örneğin Hukuk ve İşletme benzeri fakültelere girmek isteyenler Sayısal’cıların kendilerinden çok daha avantajlı olduğuna inanıyorlar.
YÖK, ÖSYM ve üniversitelerin önceki yılların verilerini çok yönlü analiz ederek, tıpkı hormonlu notlar gibi bu yöndeki algıyı da bilimsel olarak incelemesinde sonsuz yarar var…
Önceki yıllarda yaşadık:
Barajlı bölümlerde yeterli aday olmadığı için milyonlarca gencin girmek için can attığı bölümlerde bile açıklar kaldı.
Her yıl sınava giren adaylar, soruların güçlük derecesi, yanlış sorular, sırf kendini denemek ya da göstermek için skor peşinde olanlar, yurtdışına gidenlerin sayısı her yıl değişiyor ama baraj hep aynı.
YÖK ve ÖSYM kontenjanlar boş kalsa da “kalite düşmesin’’ diye +1 öğrenciye bile izin vermiyor ama yine aynı YÖK ve ÖSYM sanki barajsız bölümler hiç önemli değilmiş gibi 180 soruda 0.5 neti olanın puanını hesaplıyor, bununla da kalmayıp, kontenjanlar dolmadığı için üniversiteye yerleştiriyor.
Ayı ÖSYM yanlış sınav yapamıyor, sınava birkaç dakika geç kalanı sınav almıyor, barajlı bölümler boş kalsa da +1 öğrenciye şans tanımıyor ve hiç kimse ne oluyor diye sorgulamıyor.
Anaokulundan üniversiteye kaliteden asla taviz verilmemeli ama YÖK ve ÖSYM’nin başarıyı ne kadar doğru ölçütüğü, yönlendirmeyi ne kadar doğru yaptığı, sınavların ne kadar adil olduğu da titizlikle araştırılmalıdır!…
Eğer her şey doğru yapılıyor olsaydı daha önce üniversiteli olan yarım milyon aday bu yıl tekrar sınav girmezdi!..

