adscode

Kitaba dair…

Eskiden tatil demek okumak demekti.

aguclu@milliyet.com.tr




Öğrencileri üzerinde baskı yaratmasın diye daha önce sormamıştım ama ara tatil geldi geçti, şimdi rahatlıkla sorabilirim: Tatilde kaçınız, kaç kitap okudu? Bu sorunun cevabı 20, 30 yıl önce farklıydı, bugün çok daha farklı! Öğrencileri eğitime olduğu gibi okumaya da küstürdük!

Eskiden tatil demek okumak demekti.

Haftasonu, bayram, yarıyıl ve yaz tatilleri için kitap setleri vardı.
Oku oku bitmezdi. Bitse bile arkadaşlar arasında kitap değiştirildi.

Peki ya şimdi?..

Alışkanlıklarımız değişti.
Hem de çok değişti.

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte evlerimize günlük gazete girmez hale gelindi.

Kitap okumak, ansiklopedi karıştırmak, iki satır bir şey yazmak hele ki kütüphaneye gitmek tarih oldu!

Yakında yazmayı, konuşmayı olduğu gibi yapay zeka ile düşünmeyi de unutursak hiç şaşırtıcı olmaz!

140 karakterle yazmak, bir kaç yüzü aşmayan kelime ile konuşmak, kısa videolar izlemek en makbul olanı.

Artık her şey akıllı telefonlarda.
O yoksa hayat bitiyor!
Onsuz bir dünya adeta yaşanılmaz hale geliyor…

Bu konuda şikayetçi olma ya da karalar bağlama yerine hep birlikte kafa yoralım ve başta çocuklarımız olmak üzere herkesi kitapla yani okumayla yeniden nasıl barıştırırız ona kafa yoralım.

Neden mi?
Dijital dünya zaten yorulan beyinlerini daha da yoruyor, giderek hantallaşan vücutlarını daha da hantallaştırıyor, giderek artan içe kapanıklıklarını daha da artırıyor!

Yeni dünya düzeni bu.

Yeniliklere karşı çıkarak değil onları geçmişle harmanlayarak yola devam edelim. Ama okumaktan da asla vazgeçmeden…

Sınavlar nedeniyle kitap okumada dahil her şeyi rafa kaldıran öğrencilere, velilere ve öğretmenlerimize bir hatırlatmada bulunmak istiyoruz:

Okumak, çok okumak sınavlarda ki başarının da altın anahtarı.

Neredeyse bir sayfalık sınav sorularını 1, 1.5 dakikada okuyup, anlayıp, doğru cevaplayıp, cevap kartına işaretlemeniz gerekiyor. Yani bir soruyu ikinci kez okuma zamanınız yok!

İşte bu yüzden okuma alışkanlığı, okuma hızı ve okuduğunu tek seferde anlama yeteneği tüm sınavlarda aranan en önemli ayrıntı!..

İşte bu yüzden biraz da şu tür sorulara kafa yarmalıyız:

. Öğrencilere kitabı yeniden nasıl sevdirebiliriz?
. Kitap okumayı sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz?
. Çocuklarımızı dijital bağımlılıktan nasıl kurtulabiliriz?
. Yazma alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz?
. Kütüphanelerimizi “Okuma / Yazma Evleri” haline nasıl dönüştürebiliriz?
. Münazaraları yeniden nasıl canlandırabiliriz?
. Düşünce ve hayal dünyalarını 4, 5 seçeneğin ötesine nasıl geçirebiliriz?
. Armağanlar sırasının en tepesine kitapları yeniden nasıl çıkartabiliriz?

Hasan Ali Yücel döneminde olduğu gibi yeni dünya klasikleri ve en çok beğeni kazanan kitaplar, dilimize yine çevrilemez mi?

Özellikle de çocuk kitabı yazımı teşvik edilemez mi?
Hele ki çocuklara yazdırılamaz mı?

Kapağı açılmayan bedava ders kitapları ve yardımcı ders kitapları yerine ya da onlarla birlikte okuma kitapları da verilemez mi?..

Soru çok ama muhatabı yok!
En üzücü olan da bu zaten!..


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Değişim?..
Üniversite başvuruları?