Hemen her il, her ilçe kendilerine de üniversite, fakülte ya da bir meslek yüksekokul açılması için yarıştı. Çok çaba harcadı. Hemen her yere de açıldı. Açılıncaya kadar büyük vaatler verildi ama devamı gelmedi. Öğrencilerin kentlere katkısına sadece mali çerçeveden bakıldı.
Öğrenci dostu kentlerin sayısına baktığınızda bir elin parmaklarını zor geçiyor. Oysa sayılarının çok daha fazlası olması gerekiyor. Yoksa öğrenci sayıları her geçen gün daha da azalmaya devam eder. Bu da hemen her alanda kendilerini fazlasıyla etkiler!
Üniversitelerin ve öğrencilerin kentlere olan katkısı kadar olmasa da yerel yönetimlerin, esnaf ve ticaret odalarının, esnafın, ev ve işletme sahiplerinin öğrencilere “yolunacak kaz” gibi değil “öğrenci velinimetimizdir” gözüyle bakmalarında ona göre hareket etmelerinde sonsuz yarar var.
Örneğin ev sahipleri öğrencilere karşı daha insaflı olabilir,
esnaf öğrenci indirimleri uygulayabilir,
yerel yönetimler ve odalar öğrenciye burs verebilir,
sivil toplum örgütleri kentlerini sevdirmek için öğrencilere monitörlük yapabilir
ve en önemlisi de üniversiteler varoluş gerekçelerinin öğrenciler olduğunu hatırlayıp, onlara ona göre davranırlar.
Hemen her yıl başta barınma olmak üzere ortaya çıkan yeni sorunlarını çözemedikleri için kazandıkları üniversiteye kayıt yaptıramayan ya da ekonomik koşullar nedeniyle öğrenimlerini yarıda bırakmak zorunda kalan yüzbinlerce öğrenci var.
Şehrinize, üniversitenize gelen her öğrenciyi ne olur kendi çocuğunuz gibi görün ve elinizden geldiğince yardımcı olun, her türlü desteği ve indirimleri onlara çok görmeyin. Bundan daha büyük sevap ya da yardım şekli ne olabilir ki. Kendinizi de öğrencileri de bundan mahrum bırakmayın!..
Başarı ve mutlu her öğrenci geleceğimizin en büyük teminatıdır!..

