Moral ve motivasyonumuz yerlerde sürünüyor. Öğrencisinden öğretmenine, çalışanından emeklisine, velisinden mezununa, iktidarından muhalefetine, şampiyon adayından şampiyonluğu kaçıranına, kentlisinden köylüsüne, çalışanından patronuna hemen herkes mutsuz, umutsuz, kırgın!..
Bu ruh hali bizde böyle de dünya genelinde farklı mı?
Evet demek mümkün değil!
Dünyanın çivisi çıktı diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Peki daha nereye kadar?
Umarız bugünleri de arar noktaya gelinmez…
Sorunlar ekonomik mi, sosyolojik mi, teknolojik mi, psikolojik mi yoksa çok daha farklı nedenler mi var?
Eminim ki “hepsi artı çok daha fazlası” diyenler çok çıkacaktır…
Son 50 yıldaki bilimsel gelişmeler, binlerce yıllık değişimi gölgede bıraktı. Görünen o ki tempo daha da hızlanacak.
Bu noktada hep birlikte teknolojik yarışa odaklandık yarattığı, yaratacağı sosyoekonomik sorunları göz ardı ettik…
Yaşam biçimimiz değişti, harcamalar farklı noktalara kaydı, sorunlar çeşitlendi, kaynaklar azaldı ama en önemlisi sosyal medya ile sosyalleşeceğiz derken hepten yalnızlaştık!..
Küstürdüklerimizi eğer yeniden kazanmak istiyorsak önce onlara değer verdiğimizi göstermeli, sonra da bu noktaya nasıl gelindiğinin gerekçelerini samimiyetle anlatmalıyız.
Örneğin eğitimi ele alalım ve bir adım daha ötesine giderek sınavlara hazırlanan milyonlarca öğrenciye odaklanalım.
Bugünkü sınav odaklı ezberci eğitim sisteminde, öğretilen bilgilerin kazanıma dönüşmemesinin nedeni onları yaşam için değil sınav için öğrenmemiz gerektiğine inanılmasıdır.
Bundan daha büyük bir yanlış olamaz ve biz bu yanlışı yarım asırdır yapıyoruz!
"Yürü aslanım" demek bir öğrenci ya da çalışan için inanılmaz motivasyon kaynağı ama bunu da anlamamız çok zaman alıyor. Bu saatten sonra görünen o ki onun da artık bir etkisi olmaz.
İnce ayarlar yerine "ya hep hiç" diyerek birilerinin ayağını kaydırmak, marifet değil, acizliktir!
Kazanılmayacak genç yoktur ama bu çok zor ve zahmetli bir süreç!
Değersizleştirip paçavraya çevirmek ise en kolay olanı ve sanki bazıları bunu çok seviyor! Özellikle de ÖSYM ve benzeri sınav yapan kurumlar!
Yakında iki büyük sınav var LGS ve YKS. Milyonlarca aday yarışacak. Velileri de onlarla birlikte aynı eziyeti yaşayacak.
Peki yüzde kaçı istediği liseye, üniversiteye ya da fakülteye girebilecek?
En yüksek notla mezun olsalar bile istedikleri işe girebilecek ve zamanı geldiğinde liyakate dayalı olarak terfi edebilecek?..
Yapılacak çok iş var ama önceliğimiz güven, samimiyet, liyakat ve en önemlisi de moral, motivasyonu yükseltmek olmalıdır!..

