Özel ya da devlet, hiç fark etmez. Okul okuldur, öğretmen ve öğrencileri de, bir diğerinden farklı değildir. Onları birbirinden ayrıştırmaya çalışmak ve farklı roller yüklemek, aradaki uçurumun daha da derinleşmesini sağlamaktan öte bir işe yaramaz.
Özel okullarda çocuk okutan herkes zengin değil, pek çoğu dişinden tırnağından artırarak, çocuğuna daha iyi bir gelecek sağlamak için bu fedakarlığa katlanıyor.
Evinin yakınında çocuğunu gönül rahatlığıyla göndereceği bir devlet okulu bulsaydı inanın pek çoğu böylesi bir sıkıntıya girmezdi!
Özel okullar bu gerçeği bilerek yollarına devam ederlerse kalıcı olurlar…
Günün birinde eğitim devlet ve millet meselesi haline gelip, tüm okullar iyileştiğinde, bol keseden not ve diploma dağıtanlar, hormonlu not verenler değil çok yönlü bir başarı hikayesi olanlar ayakta kalacaktır!..
Onlar da zorda!
Çok azı dışında özel okulların çoğu da zor bir süreçten geçiyor, ayakta kalmaya çalışıyor.
Veli, öğrenci, öğretmen, servisçi, kantinci, idari personel ve okul kurucuları, aylardır “canımız yanıyor” diye haykırıyor.
Özel okullar hiçbir zaman bir sektör olamadı. Belki de bu yüzden sıkıntıları hiç bitmiyor!
Tuzu kurular, hep kendilerini kurtarmanın peşinde oldu.
“Batan batsın, öğrencisi bize kalsın” anlayışı devam ettiği sürece, taşlar yeri yerine oturmaz ve bir gün sıra kendilerine de gelebilir, bunun bile farkında değiller!..
MEB sürekli olarak “Kolejlerin yapmakla yükümlü oldukları düzenlemelerin yakın takipçisi olacağız” açıklaması yapıyor. Yapmalılar ve söylediklerinin sıkı takipçisi olmalılar da ama bu arada devlet okullarını da ihmal etmemeliler!
Antalya’da özel okullara bir kez daha ince ayar çekildi! Bakalım başlarına daha neler gelecek!
Eğitimdeki halkalar birbirinin devamlılığını sağlıyor. İçlerinden birisi koptuğunda sistemin tümü zarar görür. Bu yüzden, birini kollama, diğerinin canına okuma yerine, tüm paydaşların eşit koşullarda yükümlülükleri olmalı!
Kim daha güçlüyse, diğerinin sırtına yük olması, kalıcı olmadığı gibi sorunların daha da katmerleşmesinin ötesinde bir işe yaramaz!
Sonuç olarak, MEB eğitimde hiç yapılmaması gerekeni yapmaya devam ediyor. Özel öğretim kurumlarına cezayla gözdağı verip hizaya getirmeye çalışıyor!
MEB bir yandan öğretmenlere “Öğrencilerinize şefkatle yaklaşın, onları cezayla değil ödülle kazanmaya çalışın” derken, öte yanda kendisi de bu noktaya geldiyse, herkesin şapkasını önüne koyup düşünme zamanı geldi de geçiyor demektir!..

