Tercih maratonuna sayılı günler kaldı. Üniversite adayları, lise arayışı içinde olan öğrencilere göre daha şanslı. Hem kontenjanlar daha çok hem de tüm üniversitelere merkezi sistemle öğrenci alınıyor. Ortak sorunları hormonlu notlar!
Şu günlerde tercihlerle yatıp, tercihlerle kalkıyoruz ve bu durum ek kayıt ve ek yerleştirmeler nedeniyle daha uzunca bir süre devam edeceğiz.
Konu bu kadar önemli olmasına rağmen hemen her yıl yüzbinlerce aday tercih kurbanı oluyor.
Yerleştiği öğrenim kurumu ya da bölümden memnun kalmadığı için sonraki yıllarda değiştirmek zorunda kalıyor. Ya da öğrenim gördüğü alanlarla hiç ilgisi olmayan işlere yöneliyor.
Hangi lise, hangi üniversite ve en önemlisi de hangi meslek sorularına cevap arıyoruz?
Uzmanlar önümüzdeki 20, 25 yıl içerisinde hatta kimilerine göre 10, 15 yıla kalmadan bugünkü mesleklerden yüzde 70’inin yok olacağını, yerine yeni mesleklerin geleceğini söylüyor.
Dünya hızla değişiyor da peki biz geleceğe ne kadar hazırız?
Tam da tercih aşamasında, zaten karmakarışık olan kafaları daha da karıştırmamak istemiyoruz ama yanlış yapmanıza da gönlümüz razı olmuyor!
Tercih sıralamasında herkes için geçerli altın bir anahtar söz konusu değil.
Hepimizin hayalleri gibi ilgi, yetenek, beceri ve puanlarımız da çok farklı.
Önemli olan puanlar ve girdiğiniz fakülteler değil, sizin için en doğru seçeneğin ne olduğu!
Herkes için iyi üniversite, iyi fakülte ya da iyi bir meslek yoktur, iyi öğrenci vardır ve ne istediğini bilen, kendisine inanan bir öğrenci, hangi mesleği seçerse seçsin, hangi üniversitede okursa okusun hayatta başarılı olur.
Puanlar, üniversiteler, meslekler de elbette önemli ama her şey değil.
Eğer öyle olsaydı, bugün bütün dünyayı, her alanda, sınav şampiyonları yönetirdi!..
İşte bu noktada tercihler çok önemli.
Puanınızın sizi götürdüğü yere ya da iş bulacağınız mesleğe değil, ilgi, yetenek ve duygularınızın sizi götürdüğü yere giderseniz, en azından hayatta daha mutlu olursunuz!..
Öncelikler?
. Tercih yaparken önceliklerinizi çok iyi belirlemeniz gerekiyor!
. Örneğin hangi kent, hangi meslek, hangi sektör, hangi üniversite?
. Örneğin devlet mi vakıf mı, örneğin kent üniversitesi mi kampüs mü, örneğin akademik kariyer mi bol kazanç mı?..
Şu an için adayları da, ailelerini de en fazla rahatsız eden konu işsizlik! Bu yüzden pek çoğu yıllardır hayalini kurdukları mesleklere değil de iş bulabilecekleri alanlara yöneliyor.
İşte en büyük yanlışları da bu noktada yapıyorlar.
Belki daha iyi bir üniversiteye, daha popüler bir mesleğe yöneliyorlar ama sevmedikleri bir meslekte mutlu ve başarılı olmaları mümkün değil…
İş bulurum diye seçtiğiniz meslekleri, sevmediğinizi anladığınızda ise iş, işten çoktan geçmiş oluyor…
Tercihlerinizi yaparken, bugünü değil, on, on beş yıl hatta çok daha sonrasını düşünmelisiniz…
Hormonlu notlara gelince:
MEB, YÖK ve ÖSYM sanki ortada böylesi bir sorun yokmuş gibi üç maymunu oynamaya devam ediyorlar.
Keşke mezuniyet rotları ile sınav puanları arasında korelasyona bir göz atılsa!
Keşke eskiden olduğu gibi okul içi standart mezuniyet puanı uygulamasına yeniden geçilse.
Keşke bu konuda daha sıkı bir denetim yapılsa ve daha adil olunsa.
Hepimizin istediği de bu değil miydi?..

