Üniversite tercih süreci devam ediyor. 10 Ağustos’ta bitecek ama sakın ola son güne kalmayın! En büyük hatalar hep son anda yapılıyor. Peki okuyacağınız kente, üniversiteye, mesleğe karar verdiniz mi? Gidip gördünüz mü, Hocalarla, öğrencilerle, mezunlarla konuştunuz mu?
Neredeyse yarım asırdır her yıl bu dönemde tercihlerle yatıp, tercihlerle kalkıyoruz.
Hangi üniversite ve en önemlisi de hangi meslek sorularına cevap arıyoruz?
Sadece alt ya da orta puan dilimlerindekiler değil ilk 100, ilk 1000’dekilerin de kafası karmakarışık.
Konuştuğumuz ilk 100’deki bir aday “En çok istediğim üniversitenin, en çok istediğim bölümü 15 öğrenci alıyor. Kaygılıyım” diyordu. Gerisini siz düşünün…
En önemli sorulardan birisi de “Peki hangi meslek ve niye?”
Kimi “Çocukluğumdan beri hayalimdi” diyor çoğunluğu da popüleritesine, itibarını, kolay iş bulma şansının yüksekliğini, kazancını ve gelecek garantisini gerekçe olarak söylüyor.
Peki bugün popüler meslekleri yarın da ilgi odağı olacak mı?
Uzmanlar önümüzdeki 20 yıl içerisinde bugünkü mesleklerden yüzde üçte ikisinin yok olacağını, yerine yeni mesleklerin geleceğini söylüyor.
Yapay zekâ ile bu daha da hızlanabilir ve hiç akla gelmeyen meslekleri de silip, süpürebilirmiş!
Dünya hızla değişirken peki biz ve özellikle de eğitim kurumlarımız buna ne kadar hazır?
Umarız hayalini kurduğunuz fakülteleri kazandığınızda derin hayal kırıklıkları yaşamazsınız!..
Gelelim bugüne:
Puanlar, üniversiteler, meslekler de elbette önemli ama her şey değil.
İşte bu noktada tercihler çok önemli.
Puanınızın sizi götürdüğü yere ya da iş bulacağınız mesleğe değil, ilgi, yetenek ve duygularınızın sizi götürdüğü yere giderseniz, en azından hayatta daha mutlu olursunuz!..
Tercih yaparken her şeyden evvel önceliklerinizi çok iyi belirlemeniz gerekiyor!
Örneğin hangi kent, hangi meslek, hangi sektör, hangi üniversite? Hatta hangi şirket ya da kamu kurumu?
Hedefi belli olan gençlerin hayatta çok daha başarılı olduğuna yönelik çok fazla tespit ve araştırma var. Onlardan biri de niye siz olmayasınız!..
Örneğin devlet mi vakıf mı, örneğin kent üniversitesi mi kampüs mü, örneğin akademik kariyer mi bol kazanç mı?..
Şu an için adayları da, ailelerini de en fazla rahatsız eden konu işsizlik!
Bu yüzden pek çoğu yıllardır hayalini kurdukları mesleklere değil de iş bulabilecekleri alanlara yöneliyor.
Defalarca dile getirdik ama bir kez daha hatırlatalım:
Daha iyi bir üniversiteye, daha popüler bir meslek elbette önemli ama sevmediğiniz bir meslekte mutlu ve başarılı olmanız çok zor!
Tercihlerinizi yaparken, bugünü değil, on, on beş yıl hatta çok daha sonrasını düşünmelisiniz…
Üniversite mi meslek mi?
En iyi üniversite, en iyi fakülte, en iyi meslek hangisi diye çok soru geliyor.
Bu konuda tek reçete var.
O da sizi bir ömür boyu mutlu ve başarılı edecek olan meslektir.
Üniversite yılları çok hızlı geride kalıyor ama seçtiğiniz meslek bir ömür boyu sizin en büyük yoldaşınız oluyor!
İşte bu yüzden, popüler olanlara değil, sizi hayallerinizle buluşturacak üniversite ve mesleklere yönelmelisiniz.
Bunun yolu da tercihlerinizi, puan ya da yüzdelik dilimlere göre değil, istek sıranıza göre yapmaktır.
Nasıl bir sıralama?
* Tercih sıralamasına almayı düşündüğünüz üniversiteleri enine boyuna araştırın, ve uzak yakın demeden mutlaka gidip görün.
* Önce kendinizi keşfedin. Kararsız kalmayın. Geleceğinize yön verecek mesleği kesin olarak belirlemeden sıralama aşamasına asla geçmeyin.
* Gitmeyi düşündüğünüz illeri öncelikle belirleyin. Özellikle de sosyal yaşamın araştırın. Sizin beklentilerinizle ne kadar örtüştüğüne dikkat edin ki, aylar sonra benim bura ne işim var noktasına gelip, evinize dönmeyin!
* Ailenizin bulunduğu ilden başka bir ilde okumak istiyorsanız, barınma sorununu kafanızda çözüme kavuşturmadan o illeri listeye almayın.
* Kazandığınızda gidip öğrenim görmeyeceğiniz bölümleri kesinlikle listeye almayın. Mezun olduktan sonra gidip o işi yapmayacaksanız o mesleğe yönelmeyin.
* Aklınızda başka bir meslek varken popüler ya da iş garantisi var diye hayallerinizi çöpe atmayın!
* Tercih sıralamasını puana ya da yüzdelik dilime göre değil, istek sıranıza göre yapın.
* İlle de tıp, mühendislik, hukuk ya da öğretmenlik diyorsanız, tercihlerinizin tümü o yönde olsun.
* Büyük kentlere takılıp kalmayın. Anadolu'nun dört bir yanında çok iyi üniversiteler var. Onları da mutlaka araştırın. Hatta puanınız oraya yetiyorsa, kalkın gidin.
* Çift anadal ve Erasmus gibi olanakları var mı, mutlaka o gözle de bakın.
* Okul ya da dershanelerin, kendi başarı oranlarını yüksek tutturabilmek için sizi çok istemediğiniz bölümlere yönlendirmelerine müsaade etmeyin.
* Hazırlık sınıfında yıl kaybetmek istemiyorsanız, önümüzdeki birkaç ayı, yoğun bir şekilde İngilizceye ayırın.
* Üniversitelerle ilgili bilgileri elbette ilgili üniversitelerin kendilerinden de dinleyin ama başkalarına da sorun. Özellikle de ücretler ve burslar konusunda sözlü değil yazılı belgelere inanın ve bu konuda kendinizi garanti altına alın…
Zor bir süreç ve bu yüzden de çok büyük hatalar yapılıyor.
Bu yıl YKS’ye başvuranların yarım milyondan fazlasının üniversite öğrencisi, üniversite terk ya da üniversite mezununu olduğunu sakın göz ardı etmeyin ve ne olur “Tercih Kurbanları Kervanı”na siz de katılmayın!..

