Temel eğitim kurumlarının mümkün olduğu kadar eve yakın olması beklenir. “En iyi okul, en yakın okuldur” denilmesi bu yüzdendir. Üniversite söz Konusu olduğunda ise özellikle uzaktaki önerilir ki gençlerin hayata atılmadan önce ayakta durmayı öğrenmeleri istenir. Peki şartlar buna uygun mu?
Minik öğrencileri sabahın köründe yarı uykulu bir halde servislere bindirip çok uzaktaki okullara göndermek ne kadar mantıklı?
”Yakınımızda okul var da biz mi göndermedik” diyen çok çıkacaktır.
HaKsız da sayılmazlar.
Bırakın özel okulları, evlerine yakın yürüme mesafesinde ya da tek araçla gidilebilecek bir mesafede çocuğunu gönül rahatlığı ile gönderebilecek bir okul bulanlar kendisini şanslı sayıyor.
Oysa en temel ihtiyaçların en başında gelen temel eğitim kurumlarının her yerde, aynı katilerde, aynı mesafede, aynı donanımda her çocuğumuza eğitim vermesi anayasal bir yükümlülüktür.
Bunu sağlamak da hepimizin görevidir.
Daha farklı eğitim kurumları tercih edilemez mi, elbette edilir ama bu zorunluluktan değil farklı gerekçelerle olmalıdır…
Ana okulundan ilkokula, ortaokuldan liseye, üniversiteden yüksek lisansa milyonlarca aile yeni bir arayış içerisinde.
Doğal olarak da en iyisini, özellikle de okul öncesi öğretim kurumlarını, ilkokulu ve ortaokulu en yakınında arıyor.
Peki var mı?
Bu soruya gönül rahatlığı ile evet diyen kaç velimiz çıkar?
Özellikle de çalışan ebeveynler arasında…
Ortaokul ve lise döneminde LYS ve YKS hazırlık sürecinde öğrenciler ev-okul-dersane üçgeninde yorgun hem de çok yorgun düşüyorlar. Her biri biri farklı bir noktadaysa yorgunlukları daha da artıyor, yakınsa bir nebze azalıyor.
Peki bütün bu koşuşturmaya, harcamaya ve ötelenen hayallere değiyor mu?
Bunu ne siz sorun ne da ben anlatayım!..
Tercih ve kayıt süreçlerinin yaşandığı şu zor günlerde velilere önerimiz ne olur bu işi ciddiye alın.
Çocuğunuz okulda mutlu değilse, evde huzur yok demektir. Bu yüzden ne olur onun için en doğru okulu seçin, huzuru yakalayın, enerjinizi, kaynaklarınızı ve zamanınızı sorunlarla boğuşma yerine çok daha keyifli etkinliklere harcayın…
Gerekiyorsa ve okul uzaktaysa size oraya gidin!
Taşının, ev kendinizinse satın yakında bir ev alın ya da yakın bir okula verin ve o okulun iyileştirilmesi için okul aile birliğine girin, elinizden ne geliyorsa yapın ama çocuğunuzun gözünüzün önünde gibi erimesine asla izin vermeyin!..
Önemli olan okul mu, öğrenci mi, öğretmen mi, muhit mi?
Hem hepsi hem de hiç biri?
Hepisinin mükemmel olduğu öğrenci ve velilerle ile konuşun onlar da dert yumağı!
Okulları değerli kılan çocuklarınız ve sizlersiniz.
Her yeri “en iyi”ye dönüştürebilirsiniz.
Yeter ki size inanan öğretmen ve okul yöneticileri ve sizlerin güveneceğiniz kurumlar ve pedagojik bir ortam olsun…

