adscode

Yeni öğretim yılına ve güçlü bir geleceğe hazır mıyız?

Peki MEB, YÖK, ÖSYM, üniversitelerimiz, okullar, veliler, öğrenciler, öğretmenler ve eğitimin diğer paydaşları yeni öğretim yılına ne kadar hazır?

aguclu@milliyet.com.tr




Yeni öğretim yılına sayılı günler kaldı. Öğretmenlerimiz mesleki ön hazırlıklar için 1 Eylül'de, minik öğrenciler de uyum eğitimleri için 7-11 Eylül arası okullu oluyor. Diğer öğrenciler ise 14 Eylül’de arkadaşlarına, öğretmenlerine ve okullarına kavuşacak.

Üniversiteler de Eylül sonu, Ekim’de yeni öğretim yılına peyderpey merhaba diyecek.
Peki MEB, YÖK, ÖSYM, üniversitelerimiz, okullar, veliler, öğrenciler, öğretmenler ve eğitimin diğer paydaşları yeni öğretim yılına ne kadar hazır?

Uzun yaz tatilinden sıkılan öğrenci ve velilerin, okulların bir an önce açılmasını istediklerini bilmeyen yok.

Öğretmenlerimiz için ise eve dönüş çoktan başladı.

Atama bekleyen öğretmenlerimizin hayallerinin gerçekleşmesi ise görünen o ki pek çoğu için daha çok uzun yıllar alacak.

Ücretli öğretmen uygulaması yerine ihtiyaçlar bir defaya mahsus olmak üzere, bir anda kadrolu öğretmen ile karşılansa ve çeşit çeşit öğretmen uygulamasından vazgeçilse ne güzel olur!

Ücretli öğretmen maaş uygulamasına, eşit olmayan koşullarda üç kuruş maaşla aynen devam etmek onlarla adeta dalga geçmek ve eğitimi yeterince ciddiye almamak demektir. Birileri keşke bunu Maliye Bakanlığı’na etraflıca anlatsa…

Görünen o ki öğretmenlerimizin pek çoğu yeni öğretim yılına yine buruk girecek.


Okul bulayan öğrenciler


Üniversitelerde birinci kayıt döneminin hemen ardın başlayacak ek yerleştirme döneminde 100 bin civarında adaya daha üniversite şansı doğacak.

Sadece hiçbir yere yerleşemeyen adayların yararlanabileceği ek yerleştirmeyi fazlasıyla ciddiye almakta yarar var. Çünkü hemen hemen her alanda açık söz konusu…

YÖK her ne kadar kontenjanlar doldu müjdesi verse de ilk yerleştirmede 50 bin kontenjan boş kaldı, kazanıp da başta barınma sorunu olmak üzere çeşitli nedenlerle kayıt yaptırmayanların sayısı da muhtemel bir o kadar olacak!

Bu durumun tüm önyargılardan arınılarak en doğru şekilde değerlendirilmesinde yarar var.

Kapıda bekleyen milyonlar varken kontenjanların boş kalması kabul edilemez ve bunun sorumlusu kesinlikle öğrenciler değildir!


Heba olan milyarlar, uçup giden hayaller ve en önemlisi de yaşanan beceriksizliklerden artık birazcık da olsun ders almamak…
Daha nereye kadar?


Liselere giriş ise hormanlı notlar nedeniyle yine sancılıydı.
Güya her öğrenci evine en yakın istediği okula gidecekti.
Sonuç?
On binlercesi, aynen, şu durumda:
“Oğlum LGS merkezi sınav ile yerleştirilemedi, dışarıda kaldı.
Nakil dönemlerinde de hiçbir okula yerleştirilmedi.
Hiç gitmek istemediği okullara zorlandı, mecbur bırakıldı!
Yerleştirme Başarı Puanı: 83,65 !..
Gelece için en büyük sermayemiz ve güvencemiz, iyi yetişmiş insan gücü yani gençlerimiz.

Bu noktada, eğitim altyapısını büyük ölçüde gerçekleştirdik.

Üniversite olmayan kentimiz kalmadı. Sayıları 200’ü çoktan aştı.

Okul binası ve derslik sayılarına bakıldığında da sorun yok gibi.

Öğretmen konusunda da hiç sıkıntımız yok, tam aksine yüzbinlerce fazlamız var.

Bütçe konusunda hem devlet hem de aileler fazlasıyla cömert. En büyük pay hep eğitime ve çocuklarımıza ayrılıyor.

Dahi iyi eğitim konusunda hepimiz hemfikiriz.

Peki o zaman, malzemenin en iyisi varken, neden helvanın da en iyisini yapamıyoruz?..

Yeni öğretim yılı umutlarımızın tükendiği değil, yeşerdiği bir yıl olsun.

Bu hem büyük ve güçlü bir Türkiye için hem de herkesi kıskandıracak bir gelecek için olmazsa olmazlarımızın en başında gelmeli!


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş