adscode

YÖK Başkanı seviniyor. Peki, kazananlar sevindi mi? YKS analizi...

YÖK’ün amacı gençleri geleceğe hazırlamak ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalifiye insan gücünü yetiştirmek miydi, yoksa hiç bir plana, programa dayanmadan şişirilen kontenjanları doldurmak mıydı pek anlayamadık.

aguclu@milliyet.com.tr




Üniversiteyi kazananlar açıklandı. Hayalindeki fakülteye girenleri canı gönülden kutluyoruz. Bu sevinçleri, umarız yaşamları boyunca devam eder. İki önceki YÖK Başkanı kontenjanları şişirmiş, sonraki azaltmış, şimdiki de barajı kaldırdı. Sonuç? 

YÖK’ün amacı gençleri geleceğe hazırlamak ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalifiye insan gücünü yetiştirmek miydi, yoksa hiç bir plana, programa dayanmadan şişirilen kontenjanları doldurmak mıydı pek anlayamadık. 

Yusuf Ziya Hoca bir gecede kontenjanları şişirmiş, Yekta Hoca da dolmayan o kontenjanları azaltmanın yolunu azaltmakta ya da bölüm kapatmakta bulmuştu, Erol Hoca ise barajları tümden kaldırarak kontenjanları doldurdu. 

Peki iyi mi oldu kötü mü? 

Bunu zaman gösterecek... 

Erol Hoca yüzde 99 doluluk oranı var diye seviniyor. 

- Bakalım ne kadarı kayıt yaptıracak, 

- Ne kadarı yurtlarda yer bulacak, 

- Ne kadarı burs almaya hak kazanacak, 

- Ne kadarı mezun olacak? 

- En önemlisi de ne kadarı mezun olduğu alanda iş bulacak? 

Günü kurtardık diyelim peki ya yarınlar? 

Görünen o ki milyonları bulan işsiz üniversiteli kervanına yenileri eklenecek?bb YÖK Başkanı Ne diyor? 

Bu konularda söylenecek çok söz var ama gelin önce YÖK Başkanı Erol Özvar’ın yerleştirme sonuçlarlarına ilişkin yaptığı açıklamaya bir göz atalım. Üsteki açıklamalar onun, alta parantez içindekiler de bizim değerlendirmemiz: 

- Ocak ayında aldığımız bir kararla, 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı yani YKS’de baraj puanı uygulamasını sonlandırmıştık. Bu karar ile adaylarımızın üzerinde baraj kaygısı ve baskısı olmadan YKS’ye odaklanma imkânı oluşmuştur. 

Barajın kaldırılması kararının ardından üniversite sınavına girmek için başvuran aday sayısı bir önceki yıla göre %24 artmıştır. 

(Sınava başvurup da girmeyen aday sayısı kaç? Daha da önemlisi adaylar üzerindeki baskı azaldı mı yoksa tam tersine daha da arttı mı? Baskı azaldıysa, dersaneye giden sayısı neden arttı?..”

- Böylece, geçen yıl 2 milyon 607 bin 903 aday başvuru yapmışken, bu yıl 3 milyon 243 bin 425 aday başvuru yapmıştır. 

(Başvurunun artması, üniversite olsunda neresi olursa olsun mantığının bir sonucu mu yoksa daha iyi bir gelecek arayışı için mi? Kazananların ne kadarı mutlu?)

- Başvuranların sayısındaki artış, kararımızın ne kadar isabetli olduğunun somut bir göstergesidir. 

“Alınan kararın ne kadar isabetli olduğu bugün değil önümüzdeki yıllar içinde belli olacaktır. Kazananlardan kaçı kayıt yaptıracak, kaç gelecek yıl yeniden sınava girecek, kaçı mezun olacak, kaçı mezun olduğunda belli olacak. Eğer yine yüzde 90’lı rakamlara ulaşılırsa işte o zaman alınan karar “isabetli” olmuş olacaktır! 

- Bugün YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte daha net bir biçimde görmekteyiz ki YKS’ye başvuran aday sayılarındaki artışın akabinde yerleşen sayılarında da artış söz konusudur. 

(Amaç vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını doldurmaksa, başarılı olundu ve günü kurtardık ama asıl önemli olan bundan sonrası. Bu asla göz ardı edilmemeli…) 

- Geçen yıl açık öğretim hariç toplam yerleşen aday sayısı 690 bin civarında iken bu sayı bu yıl 850 bin civarında gerçekleşmiştir. 

(Açıköğretim neden kapsam dışı? Çünkü puanı yetmediği için açıköğretime yönelenler şimdi örgün eğitime girdi. Kayıt ve sonrasında çok önemli fireler verilirse hiç şaşırtıcı olmaz. Bugün kazandığı açıklanan her 100 öğrenciden kaçı girdikleri fakülteyi ya da yüksek okulu bitirecek çok merak ediyorum. Fire büyüdükçe kaybolan yıllar, hayaller ve yapılan harcamalar milli servet israf değil de ne?..) 

- Ayrıca, KKTC üniversiteleri hariç geçen yıl 164 bin civarında kontenjan boş kalmışken bu sayı bu yıl 13 bine düşmüştür. 

(Kontenjanlar Türkiye’de dolarken KKTC’de neden aynı ilgiyi görmedi? Sıfır baraja rağmen o 13 bin kontenjan neden dolmadı? Kazandığı halde kayıt yaptırmayacak onbinler neden kayıt yaptırmayacak? Umarız enine boyuna araştırılır.)

- YKS yerleştirme sonuçlarına göre, kontenjanlarımızın %99’unun dolmuş olması sevindiricidir. ( Günü kurtarma adına sevindirici. Peki ya mezuniyet sonrası? Aynı sevinci o zaman da yaşayabilecek miyiz?..) 

- Bu veriler, rasyonel bir planlama yapılması durumunda, arz ve talep arasında sağlıklı bir dengenin kurulmasının mümkün olduğunu göstermektedir. 

(Arz-talep dengesi, kontenjanlar keyfi bir şekilde belirlenirken mi göz önünde bulundurulmalıydı yoksa mezuniyet sonrasında mı? Hemen her alanda on binlerce, hatta yüzbinlerce üniversite mezun varken, yeni mezunlar nasıl iş bulacak? Ülkemizin geleceği, mezunlara göre mi şekillenecek yoksa dünyanın gidişatına göre mi?..)

- Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği zorlu pandemi süreci sonrasında, yerleşen adayların sayısının artmasının olumlu sonuçları olacağına canı gönülden inanıyorum. ( Bu noktada, duygusal olmanın çok ötesinde bilimsel verilere göre hareket etmek sanki çok daha doğru olurdu…) 

- Yükseköğretime katılmanın eğitim almak ya da meslek sahibi olmanın ötesinde kazanımları bulunmaktadır. 

(Üniversite mezunu sayımızın artması elbette çok önemli. Ama çok daha önemli olan gençlerin hayalleri ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalifiye insan gücü olmalıydı!..) 

- Bugün tüm dünyaca ve akademik çevrelerce yükseköğretimde yer almanın sosyal, kültürel, ekonomik pek çok katkısının bulunduğu kabul edilen bir gerçektir. 

(Ama nasıl bir eğitim?..) 

- Bu minvalde seçkinci bir yükseköğretim anlayışından toplumun her kesimi için kapsayıcı, erişilebilir ve çoğulcu bir yükseköğretim anlayışına geçmenin önemine bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. 

(Keşke girdiler kadar çıktılar için de biraz kafa yorulsaydı. Örneğin son 5 yıl içinde üniversiteden mezun olanların ne kadarı iş bulabildi?) 

- Ülkemizin geleceği olan gençlerimizin yükseköğretime erişimlerinin artmasını sevindirici bir haber olarak değerlendiriyorum. 

(Elbette sevindirici ama ne kadarı istediği bölüme girebildi, ne kadarı mezuniyette de aynı mutluluğu yaşayabilecek?..) 

- Yeni dönemde yerleşen adaylarımızın tamamını içtenlikle tebrik ediyorum. ( Yerleşen adaylar kadar yerleşemeyenleri, halen öğrenci ya da mezun olanları da canı gönülden kutluyoruz. Ortada bu bir sorun varsa, ki var, bu konuda en masum olan sizsiniz. Koşullar ne olursa olsun sakın üzülmeyin. Bir çıkış yolu her zaman İçin vardır…) 

Önümüzde 20 yıl içerisinde bugünkü mesleklerin yüzde 70’i yok olacakken ve hemen her alanda milyonlarca üniversite mezunu varken, bu kervana yenilerini eklemek ne kadar akıllıca?.. Ben işin içinden çıkamadım, ne olur siz karar verin...


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)