adscode

Biten Eğitim Yılının, Bitmek Bilmeyen Sorunları!

​16 Eylül 2013’te başlayan eğitim yılı 13 Haziran 2014’te bitiyor. Yıl boyunca süren eğitim gündemleri, düzenlemeler ve değişiklikler ile çözüm bekleyen sorunlara ilişkin tartışmalar yıla damgasını vu

alaaddindincer@egitimajansi.com




Eğitim alanının tarafları ile bu alanın muhataplarının çoğu zaman son dakikada haberdar olduğu düzenlemeler gelecekte de çok tartışılacak gibi görünmektedir. Tartışmaların başında, dershanelerin dönüşümünü öngören yasa ile TEOG sınavları gelmektedir. Bu iki tartışma konusunun çoğu zaman diğer sorunları gölgede bıraktığını söyleyebiliriz.

Bu yıl yaşanan tartışmalar, düzenlemeler ve sorunları başlıklar halinde sıralayarak her birine kısaca değinmekte, ne aşamada olduğunu kamuoyuyla paylaşmakta yarar görüyoruz.

Dershanelerin dönüşümü, içinde birçok değişikliği öngören yasa özellikle 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ardından hızla Meclise getirilerek içine başkaca düzenlemeler eklenerek yasallaştırıldı. Ancak yasanın yürütmesinin durdurulması istemli olarak Anayasa Mahkemesi’ne taşınması, iptalinin gündemde olması nedeniyle bütün dikkatler bu yasanın üzerine çevrilmiş oldu. Yasa içerisinde yer alan; görevde 4 yılını dolduran okul idarecilerinin görevlerine son verilmesi, özel okullara teşvik, aday öğretmenlerin adaylık sürecinin sonunda tekrar yazılı ve sözlü sınavlara girecek olması eleştirilen, tartışılan ve karşı çıkılan maddeler oldu. 

TEOG sınavları, yılda iki dönemde olmak üzere 6 dersten merkezi sınavlara girmek yoluyla ortaöğretime geçiş sürecini belirleyen sınavlar çok tartışıldı. Sınavların güvenilir olmasından, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin sınav zorunluluğu içine alınmasına kadar bir dizi sınav uygulaması eleştirilerin odağında yer aldı. Bu yıl 8.sınıflara gelecek yıllarda 6 ve 7.sınıflara uygulanacak sınavlar çoktan seçmeli soru ölçekleriyle çocukların ilgi, yetenek, potansiyel ve yönelimlerinden çok sıralama ve eleme yapmaya, alan belirlemeye hizmet eden bir işlev görecek gibi görünmektedir. Eğitimciler, adaletsizlikleri, ayrımcılığı ve çocukların ruhsal gelişim süreçlerini olumsuz etkileyecek sonuçlar üreteceğini ifade etmektedirler.

Öretmen ve derslik açıkları, eğitim sisteminin kadim sorunu olan öğretmen açıkları ile derslik ihtiyacı bu yılda kapatılamadı. İkili ve birleştirilmiş sınıflarda eğitim ülke genelinde aygın olarak uygulanmaya devam etmektedir. 10600 okulda ikili,7400 okulda birleştirilmiş sınıflı dersliklerde eğitim yapılmaktadır. MEB Norm Kadro hesaplama sistemine göre öğretmen açıkları 125 bin olarak görünmektedir. Bu yıl ataması düşünülen toplam 45 bin öğretmen bu açıkları kapatmaya yetmeyecektir. Yaklaşık 65 bin öğretmenin ücret karşılığı görev yaptığını düşündüğümüzde atanacak sayı yeterli olmayacaktır.

444’lük sistem, uygulamaya girdiği tarihten bu yana yoğun eleştirilere tabi tutulan yasa ile var olan sorunlara yeni sorunlar eklenmiş, yasa aynı zamanda değişik kesimler açısından mağduriyetler yaşanmasına neden olmuştur. Yasanın uygulama süreçleriyle beraber önümüzdeki yıllarda da mağduriyetlerine devam edeceği anlaşılmaktadır. Yasa kimi okullara giden öğrencilere büyük avantajlar sağlarken, eğitimin yükünü çeken kimi okullarda okuyan çocuklara dezavantajlar yaşatmaktadır. Aradan üç yıl geçmesine rağmen hala okul birleştirmelerinde ve dönüşümlerinde sorunlar yaşanmaktadır.

Müfredat içerikleri, seçmeli dersler, öğretmen dağılımları, bilimi esas alma, sanat ve estetik değerler yaratma, analitik felsefe, eleştirel düşünme eğitimi sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Tüm süreçler din eğitimi eksenli örgütlenmektedir. Program içeriklerinde, cinsiyet ayrımcılığı, asimilasyon ve şovenizmin etkiler sürmektedir. Açık lise öğrenci sayısında görülen aşırı artış (Son rakam 1,5 milyon) ister istemez çocuk işçiler ve gelinler tartışmasını, örgün öğretimden kaçışın yaşanmakta olduğunu hafızaya kaydetmemize yol açmaktadır.

Fatih projesi, Fatih projesi büyük propagandaya ve reklama dayalı olarak topluma sunuldu. Hükümetin “çılgın” projeleri arasında yer aldı. Ancak, aradan geçen üç yılın sonunda akıllı tahtaların dağıtımı ve bir kısım alt yapı hazırlıkları dışında bir arpa boyu bile yol alınamadığı görüldü. Tablet bilgisayar dağıtımı hedeflerin çok uzağında kaldı. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin tamamına ulaştırılması amaçlanan dağıtımda sadece %5’lik bir dağıtım oranı gerçekleştirilebildi. Bu tempo ile gidilirse projenin tamamlanması 2023 yılını bulabilir. Bu kadar uzun zamana yayılacak bir faaliyetin çocuklarımıza yarar yerine zarar vereceğini eğitimle ilgilenen herkes bilir.

Okullarda yaşanan şiddet ve çocuk istismarları, şiddet bir toplumsal olgu ve yaşam biçimi olmayı sürdürmektedir. İstismarlar ve şiddet iç karartmaya ve kanatmaya devam etmektedir. İstismarlar çeşitli düzey ve boyutlu yaşanırken, şiddet hem eğitimcilere hem de çocuklara yönelik yaygınlığını korumaktadır. Zararlı madde kullanımı ve bağımlılığı ortaokul sıralarına kadar inmiş durumda. Tüm uyarılara ve önlemlere rağmen yapılan değişik araştırmalar gelişmelerin tehlike sinyalleri veren boyutlara ulaştığını gösterektedir.

Soruşturma, sürgün ve cezalar, haksızlıklara ve hak arama eylemlerine katılan öğrenci ve eğitim emekçilerine yönelik “cadı avı” niteliğine dönüşmüş uygulamalar sürmektedir. Anti demokratik uygulamalar sistematik bir hal almış durumdadır. Özgürlükleri ve katılımı içine sindirememiş kimi yöneticilerin mobing dahil taraflı uygulamaları isyan ettirecek noktaya ulaşmış durumda Alo 147 hattında ihbarcılık ve fişleme, sicil karartma ve siyasi amaçlı kara propaganda yaygın bir haldedir.

Sonuç olarak, yukarıda sıralanan konu başlıkları bu eğitim yılının öne çıkan önemli sorunları olarak sıralanmıştır. Listeyi uzatmak mümkündür. Asıl sorun sorunların sıralanmasından çok, sıralanan sorunları çözme iradesinin zamana yayılarak uzatılmasıdır. Oysa eğitim bu türden oyalamalara, ihmallere, uzatmalara ve ertelemelere bırakılmayacak önemde temel bir alandır.   08.06.2014 Alaaddin DİNÇER/Eğitimci
 
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)