adscode
adscode
adscode
adscode

Demokratik Toplum İçin, Kamusal Demokratik Eğitim ve Okul Gereklidir!

Demokratik ve güçlü toplumun temelinde nitelikli insan vardır. İnsanların nitelikli ve demokrat olmasında aldığı eğitimin nitelikli ve bilimsel, eğitim gördüğü okulların demokratik olmasının etkisi bü

alaaddindincer@egitimajansi.com




Bütün bu ögeler arası bağların güçlü olması okullar ve eğitimde bulunması gereken ölçütlere bağlıdır. Ölçütler belirlenirken ön yargılardan uzak, evrensel ilke ve değerler esas alınmalıdır. Bugünün dünyasında eğitimde yeni arayışlar hız kesmeden devam etmektedir. Ülkeler eğitim sistemlerini bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre yeniden düzenlemekte, eğitim verdikleri insanların baş döndürücü bir hızla yaşanan bu dönüşümü yakalayabilmesi için büyük yatırımlar yapmaktadır. Hükümetlerin eğitim politikalarının stratejik temeli okulları sosyal, ekonomik ve siyasal tercihler doğrultusunda ayrıştırmaya dayanmamalıdır.

Günümüzde bunun böyle yaşanmadığının pek çok somut örneği bulunmaktadır. Ayrıştırmanın en görünür olanlarını özel okullara sunulan teşviklerde görmekteyiz. Teşvikler arsa, arazi, vergi muafiyeti derken dört yıldır hizmet satın alma adına aktarılan kamusal kaynaklar ile daha belirgin bir hal almaya başladı. Kapitalist küreselleşmenin oluşturduğu yeni sermaye birikim modelinin yapılandırılmasına yönelik geliştirilen politikalar eğitim ve bilim alanını kuşatan bir düzeye ulaştı. Bakanlığın ve Hükümetin 5 yıllık stratejik plan hedefleri arasında yer alan hedeflerde en çok yaklaşılan hedefin özel öğretim kurumlarındaki artış oranlarında görülmektedir.

Özel Okula Teşvik Çok, Kamu Okuluna Sabun Bile Yok!

Ülkeler, eğitime yapılan yatırım ve harcamanın aynı zamanda insana ve ülkelerin geleceğine yapılmış yatırım olacağı gerçeğinden hareketle plan ve programlar yapmaktadırlar. Ülkemizde de son yıllarda genel bütçeden eğitim ve bilim alanına ayrılan bütçelerde önemli artışlar olmuştur. Ancak artışların okullar arası eşitsizlikleri çözmeye yetmediği de bir gerçek. Özel öğretim kurumlarına önemli oranda kaynak aktarımı yapılırken, kamu okullarına ayrılan ödenekler yetersiz kalmaktadır. Yeterli ödenek ayrılmayan ve kaynak bulamayan kamu okulları ödeneksizlik nedeniyle çoğu zaman sabun bile alamamaktadır. Kamu okulları bu ihtiyaçlarını okul aile birliklerinin oluşturmaya çalıştığı kaynaklardan karşılamak zorunda kalmaktadır. Oysa aşağıda yazılı ölçütlerin bütün okullarda bulunması eğitime erişim noktasında her yurttaşın hakkı olmalıdır. Kamu okullarında bu ölçütlerin tamamının bulunması ise ancak genel bütçeden okullara doğrudan aktarılacak ödenekler ile mümkün olabilecektir.

Kamusal Demokratik Okulda Bulunması Gereken Ölçütler;

*Çağdaş ve bilimsel esaslara dayalı eğitim ve öğretim yapılmalıdır. Okul bahçelerinin ve oyun alanlarının çocukların rahat hareket edebileceği, oyun oynayabileceği genişlikte ve uygunlukta düzenlenmesine özen gösterilmelidir. Okulların iç mekan dizaynının eğitim bileşenlerinin görüş ve önerileri doğrultusunda yapılandırılmasına özen gösterilir.

*Uluslararası ölçekte eğitim alanında yaşanan gelişmeler takip edilir, uygun bilimsel yöntemler ve yaklaşımlar uygulanır olmalıdır.

*Öğrenci, öğretmen, veli ve yöneticiler arasında sağlıklı bir iletişim kurulmalıdır.

*Okul yaşantısında bütün bileşenlerinin söz ve karar sahibi olduğu bir mekanizma vardır.

*Karar alma süreçleri şeffaftır, katılıma açık bir yönetim anlayışı benimsenmektedir.

*Okulda görev yapan çalışanlar kendilerini yenileyebilmek için düzenli aralıklarla işlevsel hizmet içi eğitim almaktadır. Okullarda destek hizmeti veren personel hizmetin gerektirdiği yeterliliklere sahiptir.

*Derslikler en fazla 24 öğrenciye uygun olarak yapılmıştır, eğitim ve öğretim tam gün olacak şekilde düzenlenmiştir.

*Müfredat; öğrencilerin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanmıştır.

*Eğitim ve öğretim bireysel farklılıklar dikkate alınarak yapılmakta, öğrenciler ilgi ve yetenek düzeylerine uygun olarak yönlendirilebilmektedir.

*Öğrencilerin kendilerini geliştirmesi ve sosyal hayata uyum sağlamlarına yardımcı olacak sosyal aktivitelere katılımlarını sağlayacak mekanlar vardır.

*Sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetler için uygun alanlar oluşturulmuştur.

*Eğitim ve öğretimi kolaylaştırıcı teknolojik donanımlara öğrencilerin kolay ve ücretsiz ulaşabilmeleri sağlanmaktadır.

*Düzenli olarak sanatsal ve kültürel açıdan öğretici geziler düzenlenmekte öğrencilerin estetik değerler kazanmasının olanakları sağlanmıştır.

*Öğrencilerin psikolojik ve sosyal ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ağırlık verilmiştir. Okulda bu alanda uzmanlar istihdam edilmektedir.

*Dil öğretimi evrensel bir gereklilik olarak benimsenmiş, bu alana daha fazla önem verilmektedir.

*Öğrenciler tarafından kullanılan kantinler; en yakın sağlık kuruluşu ya da belediyelerin ilgili birimleri tarafından düzenli olarak denetlenmekte, kantinlerin öğrencilerin gelişim dönemlerine uygun ve besin değeri yüksek sağlıklı ürünleri satmaları sağlanmıştır.

*Okulun bütün alanlarının sağlığa uygunluk koşullarının yeterli düzeyde olması sağlanmıştır.

*Okul çevresinde ki trafik akışına okul yönetimi ve emniyet birimleri tarafından dikkat edilmektedir.

*Okul bünyesinde kadrolu çalışanlardan oluşan sağlık birimleri oluşturulmuştur.

*Okul yönetimlerinin belirlenmesinde okulun eğitim bileşenlerinin seçme ve seçilme haklarını güvenceye alan bir yöntem benimsenmektedir. Okulda hiç kimse farklılığından dolayı kendini ötekileştirilmiş ve ayrımcılığa uğramış hissetmez.

*Kamusal demokratik okul, öğrencilerin kendi yaşamları, öğrenimleri ve okulları için sorumluluk alabileceklerine güvenilen bir okuldur. Böyle bir okulda, öğrenciler kendi aktivitelerini ve birlikte çalışmak istedikleri kişiyi seçerler. Çocuklar ve gençler demokratik yurttaşlığın tüm hak ve sorumluluklarının bilincinde olurlar, düşünce özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü ve yapacakları aktiviteleri seçme özgürlüğünü, sadece okuduklarından değil, gerçek anlamda uygulayarak kazansınlar; kendilerini bizzat etkileyen kuralları öğrenciler oylar ve kural ihlalinde jüri görevi görürler.

*Kamusal demokratik okulda personel, yönetmek için değil, yardım etmek için vardır. Onlar okulun yetişkin üyeleridir. Okula, tecrübe ve bilgeliklerini, okul ve öğrenciler için vaatlerini sunarlar. Personel, kelimenin geniş anlamıyla öğretir fakat genelde kendilerine “öğretmen” demezler, çünkü farkındadırlar ki, öğrenciler oyun oynarken, keşfederken, birbirleriyle çalışıp sosyalleşirken, yetişkinlerden çok daha fazla, birbirlerinden bir şeyler öğrenirler.

*Kamusal demokratik okullar, demokratik şekilde yönetir, okulda genelde haftada bir her öğrenci ve personelin oy kullandığı toplantılar düzenlenir. Her yaştan okul üyelerinden oluşan bir jürinin yer aldığı okul toplantılarında, okulun tüm davranış kuralları belirlenir ve bunları özendirme yolları konusu üzerinde durulur. Kısacası, kamusal demokratik bir okul, öğrencilerin karışık yaşlardaki arkadaşlarıyla öğrenme avantajına sahip oldukları, kendilerinin yönettiği bir öğrenmeye ayarlı demokratik şekilde yönetilen bir okuldur.

Yorum ve Sonuç, toplumsal gelişme ve dönüşümlerde eğitimin etkisinin olduğu dünyada genel kabul görmektedir. Bu dönüşümlere etki eden eğitimin çağın gerektirdiği özelliklerde düzenlenmesi mutlaka kamu eliyle yürütülmelidir. Kamunun boşalttığı alanları özel sektör eliyle doldurmak, sınıfsal ayrışmaların kategorik olarak yaşandığı toplumlarda etkin yararlanma ilişkisi varsıllara fayda sağlar. Genel Bütçeden ve Eğitim Bakanlığının bütçesinden Eğitim Bakanlığının yatırımlarına ayrılan payda azalma, yurttaşların eğitim maliyetini üstlenmede daha çok yükümlülük altına girmesine yol açar.

Göstergeler, kamusal parasız eğitimin hızla paralı eğitime dönüştüğünü göstermektedir. Bölgeler, iller, okullar ve toplumsal kesimler arası eşitsizlikler düşünüldüğünde, toplumdaki gelir grupları açısından varsılların lehine yoksulların aleyhine bir sonucun oluştuğunu görmekteyiz. Eğitim harcamalarının finansman kaynaklarına göre dağılımı eğitimde maliyetin faturasının her geçen yıl veliye daha çok yüklendiğini, değişik uluslararası veriler ülkemiz velilerinin yaptığı harcama oranlarının bizim gibi gelişmekte olan ülkelerden yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Avantajlı ve dezavantajlı olma durumu yeni kayıt ve mezun öğrenci sayılarında artış ya da azalmalara etki yapar. Okula devam etmeyen çocuk sayısında artışa kademeler arası geçişlerde sorunlar yaşanmasına neden olur.

 

Son yıllarda yaşanan gelişmelere ve sonuçlara baktığımızda; fırsat eşitsizliğinin daha da yakıcı bir sorun olduğunu söylemeliyiz. Okulların ve eğitimin demokratikleşmesi konusunda ileri adımların atılmadığı, atılımların gerçekleşmediği yapılan kimi düzenlemelerin göstermelik olmaktan öteye geçmediği de bir gerçek. Zengin ile yoksulun eğitim harcaması arasındaki farkın 600 kata çıktığı bir ülkede, eğitim hizmetinden toplumun tüm kesimlerinin eşit düzeyde yararlanması ve bu hizmetin temel bir insan hakkı olduğu sürekli akılda tutulması gerekmektedir. Eğitim sistemi ve okullar demokratik ve kamusal olduğu sürece bireyler demokrat, toplum demokratik olabilir.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)