adscode
adscode
adscode
adscode

Sınavların Öğrenci Devamsızlığına Etkileri!

Okul devamsızlığı özellikle liselerde önemli bir sorun alanı olmaya devam etmektedir.

alaaddindincer@egitimajansi.com




Okul devamsızlığı özellikle liselerde önemli bir sorun alanı olmaya devam etmektedir. Devamsızlık Bakanlığın açıkladığı yıllık faaliyet raporlarında çözüm bulunması gereken önemli bir sorun alanı olarak görülmektedir. Nitekim bu sorun 2016 Yılı Faaliyet Raporunda da geniş bir biçimde yer almaktadır. Raporda yer alan bulgulara göre okul türlerinin tamamında ağırlıklı ortaöğretimde olmak üzere devamsızlık oranı ortalama %13.22 oranında çıkmaktadır. MEB’in 2015-16 istatistiklerinde yer alan sayılara göre ilkokul, ortaokul ve liselerde 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci sayısı 1 milyon 917 bin 702 olarak hesaplanmaktadır. . Devamsızlık oranları geçmiş yıllara göre azalmakla birlikte özellikle 8 ve 12.sınıf ağırlıklı olmak üzere çözülmesi gereken önemli bir sorun olma özelliğini korumaya devam edilmektedir.

Öğrenci devamsızlığı sorunu PİSA Raporlarında öğrencilere yönelik değişik sorular bağlamında sorgulanmış Türkiye’deki devamsızlığın OECD ortalamasının çok üzerinde olduğu saptanmıştır. Okulu asma, dersi kırma ve derse geç gelme göstergeleri üzerinden devamsızlık durumu rapora yansıtılmıştır. PİSA Uygulamasının yapıldığı tarih itibariyle son iki haftada en az 3 defa derse geç kaldığını söyleyen öğrenci oranlarına bakıldığında özellikle Türkiye de okulu astığını ve dersi kırdığını söyleyen öğrenci oranlarının OECD ortalamamasından yüksek olması dikkat çekmektedir. Buna göre okulu asma Türkiye 17,2 OECD 5,dersi kırma Türkiye 15 OECD 6,6,derse geç kalma Türkiye 16,6 OECD 15,4’tür.Toplamda bu üç tür devamsızlık konusunda 15 yaş üzeri öğrencilerde Türkiyeli öğrencilerin devamsızlık oranı %48,8,OECD Ortalaması %27’dir. Kaynak PİSA 2015 Raporu.

Öğrencilerin devamsızlığı ile ilgili elde edilen veriler PISA 2012 verileri ile karşılaştırıldığında tüm gün okulu asan öğrenci oranında %3,3’lük bir azalma olduğu ve bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir

PISA 2015 ve PISA 2012 yılları arasında öğrenci devamsızlığı oranlarındaki değişim (%)

 

Okulu

Dersi

Derse Geç

 

Asma

Kırma

Kalma

OECD

2

2,7

5

 

 

 

 

Türkiye

-3,3

0,3

2,8

image*İstatistiksel olarak anlamlı farklar koyu olarak gösterilmiştir. *Değişim, PISA 2015-PISA 2012 şeklinde hesaplanmıştır. Kaynak, PİSA Raporu

Devamsızlığın Nedenleri

Devamsızlığa akademik, ekonomik ve sosyal gerçeklere dayanan pek çok nedeni bulunmaktadır. Okulda geçirilen ders zamanlarının nitelikli bir süreç olarak yaşanması akademik başarı üzerinde önemli bir faktördür. Bu nedenle öğrencilerin okulda geçirdikleri zaman kadar bu zamanının nitelikli öğrenme/öğretme süreçlerini geliştiren ve güçlendiren bir zaman olarak yaşanması çok önemlidir. Dezavantajlı grupların yaşadığı bölgelerde bulunan okullarda öğrenci devamsızlığı oranları azımsanmayacak düzeydedir. Devamsızlık dezavantajlı grupların yanı sıra avantajlı grupların yaşadığı bölgelerde bulunan okullarda da oldukça yüksek oranlardadır. Devamsızlığa bazı okul türlerinde özellikle sınav zamanlarında göz yumulması devamsızlık etki etmektedir.

YGS /LYS arası zaman devamsızlığın yoğunlaştığı dönemdir. Sistemin sınav odaklı yapılanmasının yarattığı hoşgörülü yaklaşımlar devamsızlığı teşvik eden nedenler arasındadır. Akademik başarısızlık ve okul ikliminin yarattığı mutsuzluk duygusu devamsızlığı kışkırtan bir işlev görmektedir. Aile, arkadaş ve sosyal çevrenin çocuğa yönelik olumsuz tutumlara yarattığı duygusal kırılmalar devamsızlık nedenleri arasında sayılması gereken bir faktördür. Özellikle tarımla geçinen ve tarımda çalışmanın yaygın olduğu bölgelerde devamsızlığın daha fazla olduğu görülmektedir.

Gelecek kaygısı, öğrenci özerkliğinin sınırlılığı, okul güvenliğine ilişkin fiziki-psikolojik tartışmalar ile katı disiplin uygulamaları okullarda algılanan stresi, dolayısıyla devamsızlığı artırmaktadır. Özellikle ortaöğretimde gözlenen yüksek devamsızlık oranlarının açık lise uygulaması dahil öğrencilerin kariyer amaçlılığında gözlenen sorunlar, okulların bu yaş grubu için sosyal çekiciliğinin düşük olması, üniversiteye girişle ilgili umutsuzluk ve akademik yılmazlık davranışları kapsamında ele alınması önemsenmelidir.

Devamsızlığı Azaltmaya Yönelik Çözüm Önerileri

Gelişim sorunu yaşayan ve kişilik gelişimi dahil bu süreci okul çatısı altında sağlıklı tamamlayamayan bireyler suç, aile çatışması, boşanma, üretime katılmama vb. sorunlarla farklı başlıklar altında tekrar toplumu ve kurumları daha fazla meşgul etmektedir. Mutsuzluk ve istenmeyen davranışlarda artışla konu başka artçı etkiler de üretmektedir. Okul eğitimi bir ekosistem olarak bütün eğitim bileşenlerinin katılımını esas alan uygulamaları ile bir bütünlük içinde, esneklik ve özendirici bir gelişim çekiciliği sunabilen yapıda inşa edilmelidir.

Öğrenciler öğretim dışında sosyal, kişisel ve fiziksel talepleri için okul sistemine karşılık bulabilmelidir. Aidiyet, sorunlarına duyarlılık, kendini ifade etme, amaç üretebilme, sosyal bağlar kurabilme, kariyer planlama dahil sağlanacak öğrenci merkezli uygulamaların daha işlevsel sonuçlar doğuracağı göz ardı edilmemelidir. Aynı zamanda aile, bürokrasi, üniversiteler, sivil toplum, meslek odaları ve öğretmenlerin bu konuda özel bir ilgi oluşturmaları devamsızlığı azaltmaya katkılar sağlayabilir. Değişik zamanlarda denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiş projelerin yenilenip güncellenerek uygulanması, bu alanda farkındalık ve katılım üretecek başkaca ciddi projelerin gündeme alınması gerekmektedir. Devamsızlığı önlemek adına, devamsızlığın fazla olduğu okullarda daha fazla sosyal- sanatsal ve kültürel faaliyet uygulanmalarına gidilmelidir. OBP uygulaması yeniden gözden geçirilmelidir.Öğrencilerin hedef ve gelecek planı yapmalarını sağlayacak etkinlikler düzenlenmelidir.

Sonuç olarak,12 Martta yapılacak YGS, sonraki aylarda yapılacak TEOG ve LYS öğrenci devamsızlığı sorununun sınavlara dayanan boyutunu oluşturmaktadır. Sınavların yarattığı baskı ve stresin çocuklar üzerinde yarattığı psiko-sosyal etkileri azaltacak önlemlerin yaşam bulması gerekmektedir. Öğrenci devamsızlığının diğer nedenlerini ortadan kaldırarak çocukların okula dair aidiyet duygularını geliştirecek zengin seçenekli programlara ihtiyaç olduğu görülmektedir. Kız/kadın öğrencilerin devamsızlık oranının yüksek olmasına neden olan etkileri kaldırmaya dönük projelere pozitif ayrımcılık ilkesi gereği olarak öncelik tanınmalıdır. Yukarıda sıralanan önerilerin yaşam bulması öğrenci devamsızlığı oranlarında geçen yıllara göre görülen azalmasının yarattığı olumlu iklimi geliştirecektir.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)