adscode
adscode
adscode
adscode
adscode
adscode

EĞİTİMDE CEVAP BEKLEYEN SORULARLA YAZ TATİLİ….

Bir eğitim öğretim yılını daha geride bıraktık. Öğretmenler ve öğrenciler tatilin keyfini çıkarmaya başladı demek istiyoruz ancak, pek de tatilin keyfini çıkaracak gibi değiller. Neden mi? Eğitim sisteminde cevabını bulamamış sorular ve sorunlar nedeniyle… 

ikegitmeni@hotmail.com




Bu yıl lise giriş sınavına 1 milyon 29 bin 555 öğrenci girdi. Yaklaşık 8. sınıf öğrencilerin %85.08 sınava girmiş oldu.  TEOG sınav sisteminin kaldırılmasının amacı, öğrencileri sınav stresinden kurtarmaktı. Acaba öğrenciler sınav stresinden kurtuldular mı? TEOG sisteminin yerine getirilen yeni sistemle öğrenciler;  evine en yakın okula kayıt yaptıracaklardı.  Peki, öğrenciler evine yakın kayıt yaptırabilecek okul bulabiliyorlar mı? İllere göre sınavla öğrenci alabilecek lise sayıları ve türleri azalmış, liseler;  nitelikli ve niteliksiz diye kategorilere ayrılmıştı. Yapılan bu değişikliklere gerekçe olarak da okullar arasındaki nitelik farkını gidermek olduğu ileri sürülmüştü. Acaba okulları kategorilere ayırarak okullar arasındaki nitelik farkları giderildi mi, yoksa eski köklü ve sınavla öğrenci alan okullar; sınav kalktığı için niteliksizleşti mi? Okullar, hangi kriterlere göre nitelikli ve niteliksiz kapsamına alınıyor? Sınavlı ve sınavsız okullar hangi kriterlere göre belirleniyor? Proje okulu adı altında bazı okulların sınav kapsamına alınması, bu okulları diğer okullara göre daha başarılı mı yapıyor ya da sınavla başarılı öğrenciler alındığı için bu okullarda çok fazla çaba sarf etmeden doğal başarı mı sağlanıyor? Bu yıl LGS sınavında 565 öğrenci, tüm sorulara doğru cevap vererek birinci oldular. Ancak yüzde 1 ve 2 lik dilimlerde yer almalarına rağmen istediği okula kayıt olamayan öğrenciler çıkarsa şaşırmamak gerekir. LGS sınavlarında iyi sonuç almış ancak; istedikleri okullara kaydolamayacakları için hayalleri, sevinçleri ve beklentileri boşa çıkacak öğrencilerin yaşayacakları ruh halleri nasıl tanımlanacak? Hani geleceğimiz olan çocuklarımızın hayallerine, sevinçlerine, umutlarına sınavlarla prangalar vurulmayacaktı? Hani her öğrenci istediği okulda okuyacaktı?  Okullardaki ikili(sabahçı-öğlenci) eğitim öğretim sistemini sonlandırmak adına 40-50 kişilik sınıflarda eğitim gören öğrencilerin dramını nereye koyacağız? Eğitim öğretimde 2019-2020 de tamamen normal eğitim öğretime geçmek adına valilerin eğitim bölgelerindeki okulları birleştirerek soruna çözüm bulma arayışları ne kadar doğru bir yaklaşım? İkili eğitim öğretimin devam ettiği okullarda yeni okul yapılarak sorunların çözülmesi gerekirken bir yazılı emirle okulları ilkokul ya da ortaokul diye ayırmak, öğrencileri uzak bölgelerdeki okullara transfer etmek, sorunu ne kadar çözer? Bu düzenlemeler yapılırken; öğretmenlerinden ayrıldığı için konsantrasyonu bozulan öğrencilerin, okul evine uzak olduğu için servis ücreti vermek zorunda kalacak olan velilerin durumu göz önüne alınmaz mı? Eğitimde sayılar ile oynayarak mı, nitelik arttırarak mı sorunlar çözülür ya da başarı sağlanır? Eğitimin alarm zilleri çalacak en ivedi sorunları; LGS sistemi ve ikili eğitimden normal eğitime geçecek okullara ilişkin sorunları olup, Milli Eğitim Bakanlığının bu sorunlara biran önce el atması gerekmektedir. Altyapısı hazır olmayan okulların dağıtılarak normal eğitime geçmeleri, eğitimde yeni sorunlara yol açmaktadır. TEOG yerine getirilen yeni sistem eğitimde daha ağır yaralar açmadan revize edilmeli ve sınav sistemi dışına çıkarılan başarılı okulların niteliksizleşmesine göz yumulmamalıdır. Okulları nitelikli niteliksiz kategorilere ayırmak yerine;  tüm okulların fiziki alt yapısı, insan kaynağı ve diğer zayıf yönleri analiz edilmeli ve okullar arasındaki nitelik farkları giderilmelidir. Mesleki ve Teknik Liseleri proje kapsamına almak ve bu okulları güçlendirmek, elbette ki olumlu bir yaklaşım ancak, öğrencilerin mesleki teknik liselerine olan ilgileri ölçülüyor mu? Bu okullara talep ne durumda? Mesleki teknik liselerin sektörle buluşturulmaları ve istihdam koşulları detaylandırılmalıdır. Asgari ücret ölçeğinde işe girme garantisi, öğrenciler için çok da özendirici olmadığı gibi, sektör için sadece ucuz insan kaynağı sağlama dışında uzun vadede mesleki tekniğin liselerinin nitelikli öğrencileri barındırmasına önemli bir katkı da sağlamayacaktır. Bu nedenle; sektörle yapılan anlaşmaların tekrar gözden geçirilmesi, Milli Eğitim Bakanlığının yapılan protokollerde öğrenciler lehine daha cazip özendiricilerin yer almasına dikkat etmesi gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının açıklamış olduğu ve 2020 - 2021 eğitim öğretim yılında hayata geçireceği yeni lise modeli de öğretmenler arasında kaygıya neden olmaktadır. Kamuoyu ile paylaşılan modelde bazı branş derslerinin birleştirilmesi, zorunlu derslerin ve seçmeli derslerin yeniden şekillenmesi kafaları karıştırmıştır. Resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler birleştirilerek seçmeli dersler kapsamına alınması; biyoloji, fizik, kimya gibi fen grubu derslerinin birleştirilmesi ve 9.sınıfta seçmeli kapsamında değerlendirilmesi; öğretmenlerin yapılacak olan değişiklileri kaygıyla izlemelerine neden olmaktadır. İkili eğitim öğretimden normal eğitim öğretime geçecek olan okullardaki öğretmenlerin kaygılı bekleyişleri de sürmektedir. Bazı illerde valiliklerce öğrenci sayısı az ya da az talep gören okullara; ikili eğitim öğretim yapılan okullarının ilkokul ya da ortaokul öğrencilerinin aktarılmasıyla sorun çözülmeye çalışılıyor. Bu durum; öğrencilerde ve velilerde mağduriyetler yarattığı gibi öğretmenlerde de isteği dışında başka okullarda görevlendirilmelerine ya da norm fazlası öğretmen durumuna düşürdüğü için kaygıya neden olmaktadır. Kafaların karışık, soruların cevap beklediği yaz tatilinde öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin sorularına; beklentileri doğrultusunda cevap bulmaları ümidiyle…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    2 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (2)