adscode
adscode
adscode
adscode

EĞİTİMDE KATILIMCILIK VE TAKIM ÇALIŞMASI

Okullar, eğitim sisteminin en önemli uygulama merkezleridir. Eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığı okul örgütlerini; öğretmenler, okul yöneticileri, öğrenciler ve veliler oluşturmaktadır.

ikegitmeni@hotmail.com




Okul örgütleri, toplumsal yapının en önemli unsurunu oluşturmaktadır. Okul örgütleri, girdilerini toplumdan alan ve çıktılarını da yine topluma veren açık sistemlerdir. Toplumsal yapının gelişmesi ve değişmesinde en etkili dinamikleri oluşturan okul örgütlerindeki katılımcılık ve takım çalışması; demokrasi kültürünün de gelişmesine önemli katkıları olacaktır. Peki, okul örgütlerinin katılımcılık düzeyi nedir? Okullarda etkili takım çalışması yapılmakta mıdır?

 

Eğitim sisteminde katılımcılık denilince ne anlıyoruz?


Katılımcılık kavramı, siyasal, sosyal, ekonomik, örgütlenme gibi birçok alanla doğrudan ilgilidir. Katılım sözcüğü, “Bir kararın hazırlanması, geliştirilmesi, uygulanması ve denetlenmesi aşamalarında, o karardan etkilenen kurum ya da kişilerin güçleri oranında karar sürecine katılma” anlamında kullanılmaktadır. Eğitim sisteminde ise katılımcılık, eğitim paydaşlarının karar sürecine katılımını ifade eder. Demokrasi kültürünün temelini de katılımcılık oluşturmaktadır. Eğitim sisteminde katılımcılığın geliştirilmesi, eğitim sisteminde daha etkili kararlar alınması ve kararların daha etkili uygulama alanları oluşturması açısından önemlidir. Eğitim sisteminde katılımcılığın geliştirilmesi, toplumda demokrasi kültürünün geliştirilmesinde de önemli katkılar sunacaktır.


Okullarda katılımcılık, okul paydaşlarının okuldaki karar sürecine katılımını ifade etmektedir. Okul örgütlerini; okul yöneticileri, öğretmenler, diğer çalışanlar, öğrenciler, öğrenci velileri oluşturmaktadır. Okul yönetimi ile ilgili yasal mevzuat incelendiğinde, okul paydaşlarının bazı kurul ve komisyonlarla karar sürecine katıldığı görülmektedir. Okul örgütlerinde karar sürecine katılmayı gerektiren kurul ve komisyonlar; ilköğretim ve ortaöğretim kurumları yönetmelikleri, özel yönetmelik ve yönergelerde ifade edilmektedir. Peki, okullarda katılımcılığın yetki ve etki düzeyi nedir?


Okul örgütlerindeki katılımcılık, kurul ve komisyonlar düzeyinde olmaktadır. Peki, okul örgütlerinde katılımcılığın temelini oluşturan kurul ve komisyonlarda etkili kararlar alınıyor mu? Okullarda kurul ve komisyonlarda etkili kararların alınması, kurul ve komisyonların etkili takım çalışmasına bağlıdır.


Takım kelimesine küme, grup, ekip, komite vb. çok değişik anlamlarda yüklenilebilmektedir. Takım; ortak amaçları gerçekleştirmek için, etkinlikleri en üst düzeyde işbirliği içerisinde yapan insanların oluşturduğu çalışma gruplarıdır.


Grup ise belirli bir amaç doğrultusunda bir araya gelen, birbirlerini etkileyen ve birbirlerine bağımlı olan iki ya da daha fazla kişinin oluşturduğu çalışma topluluğudur.


Gruplarda bireysellik ön plandadır. Takımlarda karşılıklı bağımlılık üst düzeydedir. Gruplarda başarı bireylerin tek tek yaptıklarının toplamı kadardır. Takımlarda ise başarı takımı oluşturan üyelerinin toplamından daha yüksektir. Takım üyelerinin toplamının oluşturduğu güce ise takım sinerjisi denir.


Okul örgütlerinde kurul ve komisyonların çoğu, sene başı öğretmenler kurulunda yapılan görevlendirmelerle oluşturulmaktadır. Okul örgütlerinde öğretmenler kurulu, öğretmenlerin karar sürecine katılımına olanak sağlayan en önemli toplantıdır. Eğitim öğretim ile ilgili birçok konun görüşüldüğü öğretmenler kurulları; gündem maddelerinin yoğunluğu nedeniyle, öğretmenler tarafından, “biran önce bitse de çıksak” söylemiyle tanımladıkları ve sıkıldıkları toplantılar olarak anılmaktadır. Öğretmenler kurulunda, kurul ve komisyonlara yapılan görevlendirmeler ise çoğunlukla resen yapılmaktadır. Okullarda öğretmenlerin karar sürecine daha etkili katılması için öğretmenler kurulu gündem maddelerinin günlere yayılması, öğretmenler kurulunun bir gün yerine, bölünerek birkaç kurula dönüştürülmesi gerekmektedir. Okul örgütlerinde, eğitim öğretim sürecini yürüten öğretmenlerin karar sürecine daha etkili katılmaları için okul yönetimi ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Daha önce yürürlükte olan eğitim bölgeleri ve eğitim kurulları yönergesi revize edilmeli, eğitim kurullarında alınan kararlar, danışma kurulu kararı niteliği yerine, bağlayıcı kararlar olmalıdır. Eğitim kurumları yönetmeliklerinde, öğretmenlerin okul yönetimine daha etkin katılımı için yasal mevzuatta düzenlemeler yapılmalıdır.


Okullarda bulunan öğretmenler kurulu, zümre öğretmenler kurulu, sınıf öğretmenleri kurulu, disiplin kurulu, sınav komisyonları, satın alma komisyonu ile okul yönetimince kurulacak komisyonlar gibi çalışma grupları da takım çalışması gerektiren çalışma gruplarıdır. Çağdaş eğitim örgütlerinde, eğitim öğretim faaliyetleri takım çalışması esasına göre yapmalıdır.


Eğitim sistemimizde öğrencilerin karar sürecine etkili bir katılımından söz etmek mümkün değildir. Eğitim kurumları yönetmeliklerinde; sınıf başkanlığı, disiplin kurulu ve onur kurulu üyelikleri ile öğrencilerin karar sürecine katılımı olsa da etkili ve yeterli bir katılımdan söz etmek zor. Demokrasi ve okul meclisi yönergesi ise yürürlükten kaldırıldı. Öğrenci velilerinin okul yönetimlerine katılımı, okul aile birliklerindeki görevleri ve okulun ilgili yönetmeliklerindeki görevleri ile sınırlıdır. Öğrencilerin ve öğrenci velilerinin okul örgütlerinde daha etkin katılımı için yasal düzenlemelere ve okul yönetim sistemlerinde köklü değişimlere ihtiyaç vardır.


OECD PISA 2015 sınavına işbirlikçi problem çözme alanını eklemiştir. OECD, PISA 2015 kapsamında 51 ülkede 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin takım çalışması yaparken, problem çözme becerilerini değerlendirdi. PISA, ilk uluslararası “işbirliğine dayalı problem çözme değerlendirmesi” raporuna göre Türkiye, 35 OECD ülkesi arasında son sıraya yerleşirken; genel sıralamada 51 ülke arasındaysa sadece Peru, Brezilya, Karadağ ve Tunus’un önüne geçerek sondan beşinci oldu. Rapor, Türkiye’de öğrencilerin grup çalışmasını sevmediğini de ortaya koymaktadır. Raporda yalnız çalışmak yerine bir takımın parçası olmayı tercih edenlerin oranı ise yüzde 48’de kaldı. Listenin ilk sırasında ise Singapur var. PISA'nın patronu Andreas Schleicher'e göre Türkiye'nin düşük performansının nedeni, eğitim sisteminin, öğrencilerin sınavlarda gösterdiği bireysel başarılarla sınırlandırılmasından kaynaklandığını ifade etti.


Eğitim sistemi, toplumsal sisteme önemli girdiler veren, temel sistemdir. Eğitim sisteminde katılımcılık ve takım çalışması anlayışının geliştirilmesi, toplumsal sistemde de işbirliği ve demokrasi kültürünün gelişmesine önemli katkı sunacaktır. Toplumsal kültürün gelişmesine katkı sağlayacak güçlü bir eğitim sistemi için okul örgütlerinde, katılımcılık ve takım çalışmasına ağırlık verilmelidir. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)